banner363

banner453

banner454

banner420

Serebral Palsi Nedir?

Serebral palsi, yani beyin felci insan vücudundaki kasların hareketlerini, tonusunu veya vücudun duruşunu etkileyen bir grup fiziksel engel durumuna verilen isimdir. Serebral Palsi çoğunlukla doğumdan önce olmak üzere olgunlaşmamış beynin gelişmesi sırasında meydana gelen hasardan kaynaklanır.

Sağlık 07.10.2021, 09:01
Serebral Palsi Nedir?

Bu sebeple serebral palsinin belirti ve semptomları bebeklikte veya okul öncesi yıllarda ortaya çıkar. Genel olarak hareket bozukluklarına ve bunlarla ilgili anormal reflekslere, uzuvların ve gövdenin gevşekliğine veya sertliğine, anormal pozisyonda durmaya, istemsiz hareketlere, kararsız yürümeye veya bunların bir kombinasyonuna neden olur.

Serebral palsi geçiren bireyler yutma problemleri yaşayabilirler ve genellikle göz kaslarındaki bir dengesizlik nedeniyle gözlerini aynı nesneye doğru odaklamakta güçlük çekebilirler. Ayrıca kaslardaki kasılmanın sertliği nedeniyle bireyin vücudunun çeşitli eklemlerinde hareket aralığını azalmış olabilir.

Serebral palsinin günlük faaliyetler üzerindeki etkisi bireyden bireye büyük farklılıklar gösterir. Bazı vakalarda bireyin normal yürümesi mümkünken, diğer vakalarda yardım gerekli olabilir. Bazı bireylerde normal veya normale yakın zihinsel gelişim gözlemlenirken, diğerlerinde zihinsel engellerin çıkması mümkündür. Eş zamanlı görülen diğer durumların arasında epilepsi, körlük veya sağırlık da olabilir.

Nedenleri

Serebral Palsi Neden Olur?

Serebral palsi, çoğunlukla çocuk doğmadan önce beyin gelişiminde ortaya çıkan bir anormallik veya bozulmadan dolayı meydana gelen hasardan kaynaklanır. Birçok vakada bu hasarın tam nedeni bilinmemektedir. Beyin gelişimi ile ilgili sorunlara yol açabilecek çeşitli faktörler mevcuttur:

Annede görülen enfeksiyonların gelişmekte olan fetüsü etkilemesi.

Anormal gelişime yol açan kalıtsal gen mutasyonları.

Beynin içinde veya çevresinde iltihaplanmaya neden olan bebek enfeksiyonları.

Bir kaza veya düşmeden kaynaklanan kafa travması.

Fetal inme, yani gelişmekte olan beyne kan akışında bozulma.

Rahimde veya yenidoğan olarak beyin kanaması.

Zorlu bir doğum nedeniyle beyne giden oksijende eksiklik, ani asfiksi.

Bunlarla birlikte bir takım faktörler serebral palsi riskini artırabilir. Bunların arasında öncelikle anne sağlığı bulunmaktadır. Hamilelik sırasında bazı enfeksiyonlar veya toksik maruziyetler, bebekte serebral palsi riskini önemli ölçüde artırabilir. 

Sitomegalovirüs virüsü grip benzeri semptomlara neden olur ve ilk aktif enfeksiyonun hamilelik sırasında gerçekleşmesi durumunda doğum kusurlarına yol açabilir. Kızamıkçık viral bir enfeksiyondur ve aşı ile önlenmesi mümkündür. Uçuk, yani herpes hamilelik sırasında rahim ve plasentayı etkileyerek anneden çocuğa geçebilir.

Enfeksiyon tarafından tetiklenen iltihaplanma, doğmamış bebeğin gelişen sinir sistemine zarar verebilir. Toksoplazmozis kontamine gıdalarda, toprakta ve enfekte kedilerin dışkısında bulunan bir parazitten kaynaklanır ve bebekte serebral palsi gelişimine neden olabilir. Annede görülen zika virüsü enfeksiyonu, bebeğin kafa boyutlarının normalden küçük olmasına yani mikrosefaliye ve serebral palsinin gelişmesine neden olabilir.

Frengi cinsel yolla bulaşan bakteriyel bir enfeksiyondur ve bebekte serebral palsi gelişimine neden olabilir. Bunların yanı sıra anne sağlığında serebral palsi riskini artırabilecek diğer durumlar arasında tiroid sorunları, zihinsel engeller veya havale nöbetleri veya metil cıva gibi toksinlere maruz kalma yer alır.

Çeşitli bebek hastalıkları da yeni doğmuş bir bebekte serebral palsi riskini büyük ölçüde artırabilir. Bakteriyel menenjit enfeksiyonu beyni ve omuriliği çevreleyen zarlarda iltihaplanmaya neden olabilir. Viral ensefalit ise benzer şekilde beyni ve omuriliği çevreleyen zarlarda iltihaplanmaya neden olur.

Sarılık cildin sararması olarak gözlemlenir. Bu durum, "kullanılmış" kan hücrelerinin vücudun normal faaliyetleri esnasında ürettiği bazı yan ürünleri kan dolaşımından filtrelenmediğinde ortaya çıkar ve şiddetli veya tedavi edilmemiş sarılık serebral palsiye neden olabilir. Son olarak bebeğin rahimde inme geçirmesi nedeniyle gerçekleşen beyin kanaması serebral palsiye neden olabilir.

Hamilelik ve doğumla ilgili çeşitli faktörler de serebral palsi riskini artırabilir. Ancak bunların potansiyel katkısı sınırlıdır. Doğum başlangıcında ters, yani ayakları önde gelen bebeklerde serebral palsi gelişmesi ihtimali daha yüksektir. 2.5 kg ağırlıktan daha hafif bebeklerde de serebral palsi riski yüksektir.

Ancak ağırlık arttıkça bu risk azalır. Rahimi paylaşan bebek sayısının artması serebral palsi riskini artırabilir. Dahası bir ya da daha fazla bebeğin ölmesi, sağ kalanlarda riski artırır. Erken doğum sonucunda 28 haftadan daha kısa sürede doğan bebekler serebral palsi riski daha yüksektir. Bir bebek ne kadar erken doğarsa, serebral palsi riski o kadar büyük olur.

Serebral Palsi İle Ortaya Çıkabilecek Komplikasyonlar Nelerdir?

Serebral palsiden kaynaklanan kas zayıflığı, kas spastisitesi ve koordinasyon sorunları, çocuklukta veya yetişkinlikte bir dizi komplikasyona yol açabilir:

Kontraktür, şiddetli kas sıkılaşması yani spastisite nedeniyle kas dokusunun kısalmasına verilen isimdir. Kontraktür kemiklerin büyümesini engelleyebileceği gibi kemiklerin bükülmesine ve eklem deformitelerine ya da tam veya kısmi çıkıklara neden olabilir.

40'lı yıllarda Serebral palsi olan çoğu bireyin durumun vücutlarına yüklediği fazladan stres nedeniyle kırklı yaşlarından itibaren erken yaşlanmanın türlerinden bir tanesinden etkilendiği gözlemlenmektedir.

Yutma veya beslenme sorunları, serebral palsi olan bireylerde, özellikle bebeklik döneminde beslenmeyi zorlaştırabilir ve yetersiz beslenmeye yol açabilir. Bu hem büyümeyi hem de kemikleri zayıflatabilir. Bazı vakalarda çocuğun yeterli beslenmesi için bir beslenme tüpüne ihtiyacı vardır.

Serebral palsi olan bireylerde depresyon gibi zihinsel sağlık koşulları gözlemlenebilir. Sosyal izolasyon ve engellerle başa çıkma zorlukları depresyona katkıda bulunabilir.

Serebral palsi olan bireylerde yaygın olarak kalp veya akciğer hastalıklarıyla solunum bozuklukları gelişebilir.

Eklemler üzerindeki baskı veya kas spastisitesinden eklemlerin anormal hizalanması, kireçlenme adı verilen ağrılı dejeneratif kemik hastalığının erken başlamasına neden olabilir.

Düşük kemik yoğunluğuna, yani osteopeniye bağlı kırıklar, hareketsizlikten, beslenme eksikliklerinden ve epilepsi ilacı kullanımı gibi faktörlerden kaynaklanabilir.

Serebral Palsi Nasıl Önlenir?

Serebral palsi vakalarının çoğu ne yazık ki önlenemez, ancak çeşitli risk faktörlerini azaltmak mümkün olabilir. Hamile olan ve hamile kalmayı planlayan bireyler, hem sağlıklı kalmak hem de hamilelik komplikasyonlarını en aza indirmek için çeşitli önlemler alabilir.

Aşılanmak önemlidir. Tercihen hamile kalmadan önce kızamıkçık gibi hastalıklara karşı aşılanmak, fetal beyin hasarına neden olabilecek bir enfeksiyonu önleyebilir.

Birey kendisine iyi bakmalıdır. Hamilelik dönemine ne kadar sağlıklı girilirse, serebral palsi ile sonuçlanan bir enfeksiyon geliştirme olasılığı o kadar düşük olur.

Doğum öncesi bakıma erkenden başlamak ve sürekli  devam ettirmek önemlidir. Hamilelik sırasında doktora düzenli ziyaret yapılması hem ebeveyn hem de bebek için sağlık risklerini azaltmanın en iyi yollarından birisidir. Düzenli doktor ziyaretleri, erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve enfeksiyon gibi komplikasyonları önlemeye yardımcı olabilir.

Güvenlik önlemlerini aksatmamak gereklidir. Araçlar için özel çocuk koltuğu, bisiklet kaskı, yatak çevresine emniyet parmaklıkları gibi önlemlerin yanı sıra ve çocuğa uygun gözetim sağlayarak kafa yaralanmalarının önüne geçmek mümkün olabilir.

Hamilelik öncesinde, süresince ve sonrasında alkol, tütün ve yasa dışı uyuşturuculardan kaçınmak zaruridir. Bu faktörlerin hepsi serebral palsi riskiyle doğrudan ilişkilendirilmiştir.

Belirtiler

Serebral Palsinin Belirtileri Nelerdir?

Serebral palsinin belirti ve bulguları, beyindeki hasarın konumuna ve ağırlığına göre büyük ölçüde değişebilir. Serebral palsi ile bağlantılı hareket ve koordinasyon problemleri  şunlardır:

Aşırı salya akıtma veya yutma problemleri.

Ayak parmakları üzerinde yürüme, çömelerek yürüme, dizleri çaprazlayarak yürüme, geniş adımlarla yürüme veya asimetrik yürüme gibi yürüyüş zorlukları,

Denge ve kas koordinasyonu eksikliği (ataksi).

Düğme iliklemek veya eşya almak gibi ince motor becerilerinde zorluk çekmek.

Emme veya yeme sırasında güçlükler.

Hareket sırasında vücudun bir tarafını tercih etmek, örneğin hep aynı el ile uzanmak, veya emeklerken bir ayağı sürüklemek.

Havale ve titreme nöbetleri.

Kas tonusunda çok sert veya çok yumuşak olma gibi değişiklikler.

Kolları yukarı itme, oturma veya emekleme gibi motor becerileri kazanmada gecikme.

Konuşma gelişiminde gecikmeler veya konuşma güçlüğü.

Normal refleksleri olan, ancak sürekli sert kaslar (sertlik).

Öğrenme zorlukları.

Sert kaslar ve abartılı refleksler (spastisite).

Titreme veya istemsiz hareketler.

Yavaş, kıvranma şeklinde hareketler.

Serebral palsi bireyin tüm vücudunu etkileyebilir veya vücudun bir tarafına ya da tek bir uzva odaklanmış etki gösterebilir. Serebral palsi oluşturan beyin bozukluğu zaman içerisinde değişiklik göstermez. Bu nedenle semptomlar genellikle ilerleyen yaşla birlikte daha ağır bir hal almaz.

Bununla birlikte, bazı vakalarda çocuk büyüdükçe, bazı belirtiler daha belirgin bir hal alabilir veya daha hafifleyebilir. Kas kısalması ve kas sertliği durumları aktif bir şekilde tedavi edilmezse daha ağır bir hal alabilir. Serebral palsi ile ilişkili beyin anormallikleri çeşitli nörolojik sorunlara da katkıda bulunabilir:

Ağız hastalıkları.

Anormal dokunma veya ağrı algıları.

Çeşitli zihinsel engel türleri.

Görme ve duyma güçlüğü.

Havale ve titreme nöbetleri.

İdrar kaçırma.

Ruh sağlığı sorunları.

Çocuğun gelişimindeki gecikmeler veya hareketlerindeki bozukluklar için hızlı bir teşhis konulması önemlidir. Eğer çocuğun çevresiyle ilgili farkındalık kaybı, bedensel hareketlerinde bir anormallik, anormal kas tonusu, koordinasyon bozukluğu, yutma güçlüğü, veya göz kaslarında uyumsuzluk gözlemlendiyse veya bunlarla ilgili endişeler mevcutsa mutlaka bir çocuk doktoruna danışılması gereklidir. 

Tanı Yöntemleri

Serebral Palsi Nasıl Teşhis Edilir?

Serebral palsi belirtileri ve semptomları hafif başlayarak zamanla daha belirgin hale gelebilir, bu nedenle doğumdan birkaç ay sonrasına kadar tanı konmaması mümkündür. Bununla birlikte doktor çocukta serebral palsi olduğundan şüphelenirse, çocuğunuzun belirti ve semptomlarını değerlendirecek, büyümeyi ve gelişimi izleyecek, çocuğunuzun tıbbi geçmişini gözden geçirecek ve fizik muayene yapacaktır.

Doktor bu aşamada bireyi ve çocuğu beyin ve sinir sistemi rahatsızlıkları olan çocukların tedavisi için eğitilmiş bir uzmana yani bir pediyatrik nöroloğa, pediatrik fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanına veya çocuk gelişim uzmanına yönlendirebilir. Teşhis koymak ve diğer olası nedenleri dışlamak için bir dizi test gerekli görülebilir.

Bu testlerin arasında öncelikle beyin taramaları gelir. Beyin görüntüleme teknolojileri, beyindeki hasar veya anormal gelişim alanlarını ortaya çıkarabilir. MRG, yani Manyetik Rezonans Görüntüleme taraması, çocuğun beyninin ayrıntılı 3B veya enine kesit görüntülerini üretmek için radyo dalgalarını ve manyetik alanları kullanır.

Bu sayede MRG büyük olasılıkla  çocuğun beynindeki olası lezyonları veya anormallikleri tanımlayabilir. Ağrısız olan bu test gürültülüdür ve tamamlanması bir saat kadar sürebilir. Çocuğa tarama öncesinde bir yatıştırıcı veya hafif bir genel anestezi uygulanabilir.

Kraniyal ultrason bebeklik döneminde gerçekleştirilebilir ve beynin görüntülerini üretmek için yüksek frekanslı ses dalgaları kullanır. Ultrason MRG kadar ayrıntılı bir görüntü oluşturmaz, ancak hızlı ve ucuz olduğu için kullanılabilir. Bu sayede bir ön değerlendirme yapılmasını sağlayabilir.

Çocuğun havale nöbeti geçirdiği şüphesi varsa, bir EEG yani elektroensefalogram durumu daha derinlemesine değerlendirebilir. Epilepsili bir çocukta da havale nöbetleri gelişebilir. EEG testinde, çocuğun kafa derisine bir dizi elektrot takılır ve beyindeki elektriksel aktivite kaydedilir. Epilepside normal beyin dalgası modellerinde değişiklik olması yaygın görülür.

Beyin taramalarının yanı sıra yapılacak laboratuvar tahlillerinde kullanılacak kan veya idrar örnekleri sayesinde genetik veya metabolik problemlerin saptanması mümkün olabilir.

Serebral palsi teşhisi konulduğu durumda, birey bozuklukla ilişkili diğer durumların varlığını belirlemek üzere daha fazla testin uygulanması için uzmanlara yönlendirilebilir. Bu testler sayesinde görme, işitme, konuşma, zihinsel gelişim ve hareket konularındaki sorunlar belirlenebilir.

Tedavi Yöntemleri

Serebral Palsi Nasıl Tedavi Edilir?

Serebral palsi olan çocuklar ve yetişkinler, bir tıbbi bakım ekibiyle uzun süreli bakım ihtiyacı duyarlar. Çocuğun tıbbi bakımını sağlayacak ekibin içinde durumun ağırlığına göre bir çocuk doktoru veya psikiyatrist ile muhtemelen bir çocuk nöroloğunun yanı sıra, çeşitli fiziksel ve ruhsal terapi uzmanları da bulunabilir. 

Serebral palsinin tedavi sürecinde asıl hedef bireyin semptomlarının en aza indirgenmesi ve hayat kalitesinin en yukarıda tutulmasıdır. Bunun için kas gerginliğini azaltabilen ilaçlar, işlevsel yetenekleri geliştirmek, ağrıyı tedavi etmek ve spastisite veya diğer serebral palsi semptomlarıyla ilişkili komplikasyonları yönetmek için kullanılabilir.

Doktor tarafından çeşitli ajanlar sürekli kasılan belirli bir kası tedavi etmek için kas ve sinir enjeksiyonu şeklinde uygulanabilir. Bu enjekte edilen ajanların yan etkileri arasında enjeksiyon bölgesinde hissedilen ağrı ve hafif grip benzeri semptomlar olabilir. Daha ciddi yan etkilerin görüldüğü vakalarda ise nefes alma ve yutma güçlüğü gözlemlenebilir.

Kasları gevşetmek için oral kas gevşeticiler sıklıkla kullanılır. Ancak bu amaçla kullanılan ilaçların bir kısmı bağımlılık riski taşıdığı için uzun süreli kullanılmak üzere önerilmez. Bu ilaçların yan etkileri arasında uyuşukluk, tansiyon değişiklikleri ve karaciğer hasarı riski bulunur.

Bazı vakalarda omuriliğe bir tüp ile ilaç pompalanması mümkündür. Bu pompa cerrahi bir müdahale ile karın derisinin altına implante edilir. Çocuğun salya akıtmasını kontrol altına almak için ilaç verilmesi mümkündür.

Serebral palsi tedavisinde ilaçların yanı sıra çeşitli terapiler de önemli bir rol oynar. Öncelikle fizik tedavi sürecinde yapılan kas eğitimi ve egzersizler çocuğun kas gücünün, esnekliğinin, dengesinin, motor gelişiminin ve hareketliliğinin artmasına yardımcı olabilir. Bu esnada ebeveyn çocuğun evde yıkanması ve beslenmesi gibi günlük ihtiyaçlarını nasıl güvenle sağlayabileceğini de öğrenebilir.

Hem fiziksel hem de mesleki terapistler doğumdan sonraki ilk bir - iki yıl boyunca, baş ve gövdede hareket kontrolü, emekleme, yuvarlanma ve kavrama gibi konularda destek sağlar. Daha sonra, her iki terapist de tekerlekli sandalyenin gerekliliğinin değerlendirmelerini gerçekleştirir. Çocuğun yürümesine ve kas gelişimine yardımcı olması için diz bağları, ya da ateller önerilebilir.

Mesleki terapistler, çocuğun evde, okulda ve toplumdaki günlük aktivitelerde ve rutinlerde bağımsızlık kazanmasına yardımcı olmak için çalışır. Çocuk için önerilen adaptif ekipmanların arasında yürüteçler, dört ayaklı bastonlar, oturma sistemleri veya motorlu ve tekerlekli sandalyeler bulunabilir.

Konuşma dili patologları, çocuğun açıkça konuşmasına veya işaret dilini kullanarak iletişim kurma yeteneğini geliştirmesine doğrudan yardımcı olabilir. Eğer iletişim zorluğu halen mevcutsa bilgisayar ve ses sentezleyici gibi iletişim cihazlarının kullanımını da öğretebilirler. Konuşma terapistleri ayrıca yeme ve yutma ile ilgili zorlukları da ele alabilirler.

Bazı vakalarda terapötik ata binme veya spor gibi düzenli veya uyarlanabilir rekreasyonel veya rekabetçi spor aktiviteleri serebral palsi olan bireye fayda sağlayabilir. Bu tür terapi çocuğun motor becerilerini, konuşmasını ve duygusal refahını geliştirmeye yardımcı olabilir.

Kas gerginliğini azaltmak veya spastisitenin neden olduğu kemik anormalliklerini düzeltmek için, özellikle de ciddi kontraktürleri veya deformiteleri olan çocukların kollarını, kalçalarını veya bacaklarını doğru pozisyonlarına yerleştirmek için kemikler veya eklemler üzerinde ortopedik cerrahi müdahale gerekebilir.

Cerrahi prosedürler ayrıca kontraktürlerle kısaltılmış kasları ve tendonları uzatabilir. Bu düzeltmeler sayesinde bireyin hissettiği ağrı azalabilir ve hareket kabiliyeti artabilir. Bu sayede bir yürüteç, atel veya koltuk değneği kullanımı kolaylaşabilir.

Seçici dorsal rizotomi yani sinir liflerinin kesilmesi, diğer tedavilerin yardımcı olmadığı bazı ciddi vakalarda spastik kaslara hizmet eden sinirlerin kesilmesiyle kasların gevşemesi ve ağrının azalması mümkün olabilir. Ancak bu prosedür uyuşmaya neden olabilir.

Serebral Palsi İle Yaşam

Bir çocuğa serebral palsi gibi bir engellilik teşhisi konulduğunda, tüm aile yeni zorluklarla karşı karşıya kalır. Bununla başa çıkmak için çeşitli adımları atmak önemlidir. Öncelikle çocuğun bağımsızlığı teşvik edilmelidir. Ne kadar küçük olursa olsun bağımsızlık konusunda her türlü çaba teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.

Ebeveyn çocuğun sağlık bakım ekibinin en önemli parçasıdır. Ebeveyn çocuk adına konuşmaktan çekinmemeli ve doktorlarınız, terapistlere ve öğretmenlere sorular sorup bilgi edinmekten korkmamalıdır. 

Bir destek çemberi bireye ve ailesine serebral palsinin etkileriyle başa çıkmada büyük fayda sağlayabilir. Doktor, toplumdaki destek gruplarını, organizasyonları ve danışmanlık hizmetlerini bulmaya yardımcı olabilir. Bu sayede benzeri durumdaki diğer bireylerin deneyimlerinden faydalanmak mümkün olabilir.

Yorumlar (0)