banner596

Stoltenberg: “Finlandiya veya İsveç’e yönelik herhangi bir saldırıya NATO’nun tepki vermemesi düşünülemez”

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında, “Finlandiya veya İsveç’e yönelik herhangi bir saldırıya veya saldırgan eyleme NATO’nun tepki vermemesi düşünülemez” dedi.

Politika 25.11.2022, 14:26
Stoltenberg:  “Finlandiya veya İsveç’e yönelik herhangi bir saldırıya NATO’nun tepki vermemesi düşünülemez”

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında, “Finlandiya veya İsveç’e yönelik herhangi bir saldırıya veya saldırgan eyleme NATO’nun tepki vermemesi düşünülemez” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Romanya’nın başkenti Bükreş’te 29-30 Kasım’da düzenlenecek NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesi Brüksel’de gazetecilerle bir araya geldi. Stoltenberg konuşmasında, “NATO Dışişleri Bakanları önümüzdeki hafta Bükreş’te bir araya gelecek. Avrupa-Atlantik barışını ve güvenliğini tehdit etmeye devam eden Rusya’nın Ukrayna’daki yasa dışı savaşını ele alacağız. Rusya Devlet Başkanı Putin Ukrayna’da başarısız oluyor ve daha vahşice karşılık veriyor” dedi. Rusya’nın Ukrayna genelinde sivil altyapıya yönelik kasıtlı füze saldırılarının Ukraynalıların soğukta kalmasına, elektrikten ve gıdadan mahrum bırakılmasına yol açtığını belirten Stoltenberg, “Bu, Ukrayna için kış mevsimine korkunç bir başlangıç. Bunlar aynı zamanda artan enerji ve gıda fiyatları ile birlikte Avrupa’nın geri kalanı ve tüm dünya için zor zamanlar demek” ifadelerini kullandı. Stoltenberg, “Evet, hepimiz Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşının bedelini ödüyoruz. Ama ödediğimiz bedel paradır. Ukraynalıların ödediği bedel ise kan. Eğer Putin’in kazanmasına izin verirsek önümüzdeki yıllarda hepimiz çok daha yüksek bir bedel ödeyeceğiz. Bu, dünyamızı daha tehlikeli hale getirirdi ve hepimiz daha savunmasız durumdayız. Dolayısıyla Ukrayna’yı desteklemek bizim güvenlik çıkarımızadır” şeklinde konuştu.

“Müzakere masasında ne olacağı, savaş alanında ne olduğuna bağlıdır”

Stoltenberg, “Bu savaşın ne hakkında olduğunu hatırlamamız gerekiyor. Rusya saldırgandır. Ukrayna ise saldırganlığın kurbanı. Tabi ki Ukrayna’nın kendini savunma hakkı var. Ukrayna’nın bu hakkı korumasına yardım ediyoruz. Saldırgan kazanırsa, baskı ve otokrasi, özgürlük ve demokrasiye üstün gelirse kalıcı bir barış olmayacak. Savaşların çoğu müzakerelerle biter. Ancak müzakere masasında ne olacağı, savaş alanında ne olduğuna bağlıdır. Bu nedenle barışçıl çözüm şansını artırmanın en iyi yolu Ukrayna’yı desteklemektir. Yani NATO, ne kadar sürerse sürsün Ukrayna’nın yanında olmaya devam edecek. Geri adım atmayacağız” dedi.

“Ukrayna’nın Sovyet dönemi teçhizatından modern NATO standartlarına geçişine yardımcı olacağız”

NATO müttefiklerinin benzeri görülmemiş bir şekilde askeri destek sağladığını belirten Stoltenberg, “NATO, Çerçeveli Yardım Paketi aracılığıyla yakıt, tıbbi malzeme, kışlık ekipman ve insansız hava aracı sinyal bozucuları sağlıyor. Müttefiklere katkıları için teşekkür ederim. Bükreş’teki toplantımızda daha fazlasını isteyeceğim. Uzun vadede Ukrayna’nın Sovyet dönemi teçhizatından modern NATO standartlarına, doktrini ve eğitimine geçişine yardımcı olacağız. Ukrayna’nın en acil ihtiyaçlarını ve uzun vadeli desteğimizi görüşmek üzere (Ukrayna) Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ile bir araya geleceğiz” dedi. Stoltenberg, “Bosna Hersek, Gürcistan ve Moldova dışişleri bakanlarıyla da görüşeceğiz. Üç ortağımız çok farklı şekillerde Rus baskısıyla karşı karşıya. Bu nedenle toplantımızda bağımsızlıklarını korumalarına yardımcı olmak ve savunma yeteneklerinin güçlendirilmesi için adımlar atacağız” ifadelerini kullandı.

“Sadece Çin değil, tüm otoriter rejimlere karşı bağımlılığımızı değerlendirmeliyiz”

NATO Dışişleri Bakanları ile Bükreş’te NATO’nun dayanıklılığını güçlendirmenin yollarının ve Çin’in yol açtığı zorlukların ele alınacağını da aktaran Stoltenberg, “Çin düşman değil. Ancak askeri modernizasyonu hızlandırıyor. Arktik bölgesinde, Batı Balkanlar’da, uzayda ve siber alanda varlığını artırıyor. Ayrıca NATO müttefiklerinin kritik altyapılarını kontrol etmek istiyor. Ukrayna’daki savaş Rus gazına olan tehlikeli bağımlılığımızı ortaya çıkardı. Bu nedenle sadece Çin değil, tüm otoriter rejimlere karşı bağımlılığımızı değerlendirmeliyiz. Riskleri yönetmeliyiz. Güvenlik açıklarımızı azaltmalı, dayanıklılığımızı artırmalıyız” şeklinde konuştu.

Finlandiya ve İsveç Dışişleri Bakanlarının da Bükreş’teki toplantıya katılacağını söyleyen Stoltenberg, “Üyelik sürecini tamamlamanın ve onları ittifakımızın tam teşekküllü üyeleri olarak karşılamanın zamanı geldi. Bu onları daha ve Avrupa-Atlantik bölgesini daha güvenli, ittifakımızı daha güçlü hale getirecek” dedi.

“Çin düşmanımız değil, ama bizimle aynı değerleri paylaşmıyor”

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Stoltenberg, Rusya’nın İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üye olmasına başından beri karşı çıktığını ve engel olmaya çalıştığını ifade etti. Çin ile ilişkiler üzerine gelen bir soruya yanıt veren Stoltenberg, “Çin düşmanımız değil, ama bizimle aynı değerleri paylaşmıyor. Git gide Rusya ile daha yakın çalıştıklarını da görüyoruz” diyerek NATO’nun Çin ile ilişkilerinde Rusya faktörünü dikkate aldığına vurgu yaptı. Avrupa Parlamentosu’nun Rusya’yı terörü destekleyen ve terör yöntemleri kullanan ülke olarak nitelendirmesine yönelik görüşü sorulan Stoltenberg, Rusya’nın saldırılarının Ukrayna’da çok zarar bıraktığını, NATO üyesi ülkelerinin sahada askerle yer almayacağını, ancak silah desteği ve askeri eğitim yoluyla Ukrayna’ya destek vermeye devam edeceğini söyledi. Stoltenberg, “Spesifik silahlar ve hava sistemleri gibi konularda kararlar ülkelerin inisiyatifindedir” dedi.

“Finlandiya veya İsveç’e yönelik herhangi bir saldırıya veya saldırgan eyleme NATO’nun tepki vermemesi düşünülemez”

İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurularıyla ilgili soruyu yanıtlayan Stoltenberg, iki ülkenin başvurusu sonrası imzalanan katılım protokollerinin Türkiye ve Macaristan dışında 28 üye ülkenin meclislerinde onaylandığını hatırlatarak, “Şimdiye kadar bu, NATO’nun modern tarihindeki en hızlı katılım süreci oldu. Tabi ki geriye kalan iki müttefiki de mümkün olan en kısa sürede katılım protokolünü onaylamaya davet ediyorum” dedi. Kasım ayı başında İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde bu konunun da gündeme geldiğini hatırlatan Stoltenberg, görüşmede Finlandiya ve İsveç’in Türkiye ile Haziran ayında imzaladığı üçlü memorandumun gerekliliklerini yerine getirdiğini söylediğini aktardı. Stoltenberg, “İsveç, terörle ilgili mevzuatını güçlendirdi, Anayasa’yı değiştirdi ve ayrıca Türkiye’ye silah ihracatının kaldırıldığını belirtti. Hem Finlandiya hem de İsveç, bu konularda Türkiye ile uzun vadeli bir iş birliğinde kararlı. Tüm müttefiklerin iki ülkenin üyelik başvurusunu onaylayacağından eminim. Ne kadar erken olursa o kadar iyi. Finlandiya ve İsveç üyeliğinin NATO’yu güçlendireceğini, transatlantik güvenliğini güçlendireceğini, uzun yıllardır NATO’nun ortağı olduklarını ve tüm ittifakı güçlendirmeye yardımcı olacak önemli yeteneklere sahip olduklarını biliyoruz. NATO bölgedeki varlığını artırdı. ABD ve İngiltere dahil birkaç NATO müttefiki, Finlandiya ve İsveç’e güvenlik garantileri sundu. Finlandiya veya İsveç’e yönelik herhangi bir saldırıya veya saldırgan eyleme NATO’nun tepki vermemesi düşünülemez” ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)