banner397

banner363

banner380

banner381

banner396

banner388

banner403

banner389

banner404

Kızılhaç yerine Kızılay'ı dünyaya kabul ettiren bilim insanı: Kırımlı Aziz Bey

Tıbbiyede yetişen Türk bir ilim adamı olan Kırımlı Aziz Bey, Türk Tıp Tarihinde olduğu kadar Türk Kimya Tarihinde de önemli bir yere sahiptir. Osmanlı’nın ilk kimya tarihçisi olan ve Tıbbiye’de eğitim dilinin Türkçeleştirilmesi için mücadele eden Aziz Bey, Avrupa’daki bilimsel gelişmeleri de yakından takip ederek ülkemizde bilimin gelişmesine büyük katkılar sağlamıştır.

Hikayeler 06.07.2020, 12:20
2021
Kızılhaç yerine Kızılay'ı dünyaya kabul ettiren bilim insanı: Kırımlı Aziz Bey


 

Kırımlı Saraç İdris Efendi’nin oğlu olan Aziz Bey, 1840 yılında İstanbul’da doğdu. Babasının Kırımlı olmasından dolayı kendisine de “Kırımlı” Aziz Bey denildi. Tıbbiye-i Şahane’yi 1865 de kolağası rütbesiyle bitirdikten sonra aynı okulda iç hastalıkları üzerinde çalışmaya başladı. Aynı yıl sivil tıbbiyeye müdür olarak atandı ve burada umumi emraz (genel hastalıklar), tıbbi kimya, hikmeti tabiiye (fizik) ve dâhili emraz (iç hastalıkları) derslerini okuttu. İyi bir doktor olduğu kadar iyi bir edebiyatçı da olan Aziz Bey, tıp kimyası ve genel hastalıklarla ilgili yazılar da yazdı. Yabancı dillerden alınan terimleri Türkçeye uygun şekilde yazan Aziz Bey’in kitapları uzun yıllar tıp okullarında ders kitabı olarak okutulmuştur. 

Uluslararası Kızılhaç Örgütü Henry Dunant tarafından 1864’de kuruldu ve daha sonra Paris, Berlin, Viyana gibi Avrupa’nın büyük merkezlerinde yaygınlaşmaya başladı. 1865 yılında Paris’te açılan Sağlık Sergisi ile birlikte, Uluslararası Kızılhaç Konferansı da toplandı. Bu konferansa ülkemizi temsilen Mekteb-i Tıbbiye (Tıp Fakültesi) öğretim üyelerinden Dr. Abdullah Bey katılmıştı. Abdullah Bey, Paris’ten dönünce Kızılhaç türü bir örgütün kurulması için gerekli girişimleri başlattı ise de hemen başarıya ulaşamadı. Fakat zorluklar kendisini yıldırmadı. Abdullah Bey sabırlı, inançlı ve ısrarlı çalışmalar sonunda Osmanlı toplumunda da Kızılhaç türü bir örgütün gerekliliğini ve önemini anlatmayı başarabildi.

Abdullah Bey, hekimlerin en önemli görevlerinin insan sağlığını korumak olduğunu vurgulayarak, cephedeki yaralı askerlerin tedavi edilerek yaşama kavuşturulmasının hekimler için bir insanlık borcu olduğunu söyledi. Osmanlı tabiplerinin büyük çoğunluğu Abdullah Bey’in fikirlerini onayladılar. Daha sonra Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa, Mekteb-i Tıbbiye Nazırı Marko Paşa ve Dr. Kırımlı Aziz Bey’in yardımları ile toplam 66 üyeden oluşan “Mecruhin ve Mardayı Askeriyeye İmdat ve Muavenet Cemiyeti" adı ile Kızılay’ın temelini oluşturan bir örgüt kurmayı başardı.

Kızılhaç’ın Osmanlı Devletince benimsenmesini engelleyen faktörlerden biri de amblemiydi. Kızılhaç ambleminin din ve mezhepler ile ilgisi olmadığının defalarca duyurulmasına rağmen, yine de Hıristiyanlığı çağrıştırdığından Müslümanlar arasında itici rol oynadığı belirlenmişti. İşte bu konuda yazılarıyla mücadele eden ve sonunda Türklerin Kızılhaç karşılığı olarak beyaz üzerine kırmızı yarım aylı bayrak kullanmalarını benimseten Kırımlı Aziz Bey olmuştur.

KIZILAY'IN KURUCULARINDAN

Osmanlı’da 1827’de modern tıp fakültesi açılmasına rağmen doktor sayısı ülkenin ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde değildi. Bu nedenle yabancı ülkelerden doktorlar getiriliyordu ve tıp Fransızca olarak okutuluyordu. Dönemin padişahı II. Mahmud tıbbın Fransızca olarak okutulmasındaki amacın Fransızcayı tahsil ettirmek değil, tıp bilimini yavaş yavaş öğrenerek kendi dilimize almak olduğunu söylüyordu. Ancak bunu yapmak kolay olmadı. O dönemde Fransızca yayınlara önem veriliyor ve Türkçe tıp kitabı basılmıyordu. 

Aziz Bey’e göre yeterli sayıda Türk hekim olmamasının ve Türk çocuklarının Tıbbiye’ye ilgi duymamasının sebebi, fakültedeki öğretim dilinin Fransızca olmasıydı ve bu yüzden tıp öğretim dili Türkçeleştirilmeliydi. Aziz Bey bunu yapabilmek için büyük çaba sarf etti. Arkadaşlarından Mehmet Nuri Bey ve Dr. İbrahim Vahit Bey ile birlikte Fransızca ders kitaplarını Türkçeye tercüme ederek tıbbiyedeki öğretim dilinin Türkçe yapılmasına çalıştılar.

O dönemde Türkçenin tıp dili olmak için yetersiz olduğu ve Türkçe tıp eğitimi verilemeyeceği gibi yaygın bir görüş hâkimdi. Kırımlı Aziz Bey’in tıp eğitimini Türkçeleştirme çabaları böyle bir ortamda başlamıştı. Aziz Bey, 1862’de arkadaşlarıyla birlikte Cemiyet-i Tıbbıye-i Osmaniye’yi kurdu ve tıp derslerinin Türkçe olarak da yapılabileceğini kanıtladı. Bu cemiyetin amacı tıp kitaplarını Türkçeye çevirmek ve halkın yararına olan tıbbi konuları Türkçe olarak yazmaktı. 

Aziz Bey ve arkadaşlarının çabaları sonunda 1866 yılında Tıp Fakültesi’nde öğretim dili Türkçe olmuştu. Cemiyet-i Tıbbıye-i Osmaniye’nin, tıp dilinin Türkçeleştirilmesinde büyük katkıları olmuştur. Askeri Tıbbiye’de de Fransızca olarak verilen dersler 1871 yılında Türkçeye çevrilmiştir. Cemiyetin bu başarıları Türkçe tıp dili olmaz diyenlere de büyük bir cevap olmuştur. 

Aziz Bey ve Cemiyet-i Tıbbıye-i Osmaniye, P.H. Nysten’in Fransızca yazılmış bir tıp sözlüğü olan “Dictionnaire de Medecine” adlı eserini, Lûgat-ı Tıbbiye adıyla Türkçeye çevirdi. Bu sözlük o dönemde yazılan en büyük tıp sözlüğüydü. 1868 yılında da Kimya-yı Tıbbi adlı bir kitap yayınlamış ve bu kitabın giriş bölümünde 69 sayfayı kimya tarihine ayırmıştır. Aziz Bey bu kitapta kimya sembollerini ve denklemleri Latin harfler yerine Türkçe harflerle yazmıştır. 

İki cilt olarak yazılan Kimya-yi Tıbbi’nin ilk cildinde kimyanın genel kavramları tanıtılmış, deneylerde kullanılan aletler betimlenmiş ve ametaller anlatılmıştır. 

Kitabın ikinci cildinde metaller kimyası anlatılmıştır. Ayrıca bu ciltte spektral analize (maddelerin yaydığı ışınları inceleyerek, maddeyi oluşturan elementleri nitel ve nicel olarak inceleme) geniş yer vermiştir. Kırımlı Aziz Bey Bunsen Beki’den (gazın uygun miktarda havayla yanmasını sağlayan, ayarlanabilir laboratuvar aracı) ve Spektroskop’dan (görünür ışık kaynağının kimyasal yapısının belirlenmesine olanak tanıyan araç) da bahsetmiştir. Bunsen Beki’den “Bunzen kandili” diyerek bahseden Aziz Bey, Bunsen Beki’yi Türkiye’de ilk tanıtan kişi olmuştur. 

Aziz Bey, önsözünde tıpta Türkçe eğitime geçiş döneminden bahsettiği İlm-i Emrâz-ı Umûmiyye adlı bir kitap yazmıştır. Bu kitabın konusu ise patolojidir. Aziz Bey bu kitapta hastalıkların tanımı, sebepleri, belirtileri ve teşhis yöntemleri ile ilgili genel bilgilere yer vermiştir. Kitapta patolojinin önemini belirtmek için şöyle yazmıştır: “Patoloji, şanlı bir bilim dalı olup, dilsiz kaldığı yerde doktorlar dahi ileri derecede cahildir”. Kitabın sonuna da “Feth-i Meyyit” (otopsi) bölümü ekleyerek otopsi tekniğini açıklamıştır.

Tıbbiyede yetişen Türk bir ilim adamı olan Kırımlı Aziz Bey, Türk Tıp Tarihinde olduğu kadar Türk Kimya Tarihinde de önemli bir yere sahiptir. Avrupa’daki bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek ülkemizde bilimin gelişmesine büyük katkılar sağlamıştır. 

Kırımlı Aziz Bey 1878 yılında, daha 38 yaşındayken oldukça genç ve verimli olduğu bir dönemde akciğer vereminden vefat etmiştir. Gerek bilim hayatı gerekse sosyal yardımlaşma alanlarında öncülük yapmış olan Aziz Bey, öldükten sonra Edirnekapı dışındaki mezarlıkta toprağa verilmişse de, bu bölgede yeni yollar yapılırken mezarı kaybolmuştur. Kaybolan mezarı yerine 2012'de Eyüp’te Defterdar Camii avlusunda Kızılay tarafından sembolik bir anıt mezar yapılmıştır.

Türk Tıp ve Kimya Tarihine önemli katkıları olan Kırımlı Aziz Bey’in en büyük hizmeti Kızılay’ın kuruluşunda olmuştur. Türk Kızılay’ının temelini oluşturan “Mecruhin ve Mardayı Askeriyeye İmdat ve Muavenet Cemiyeti”nin (Asker, Hasta ve Yaralılara İmdat ve Yardım Derneği) kuruluşunda önemli rol oynamıştır. Uluslararası Kızılhaç Örgütü’ne bağlı olan derneğin sembol olarak Kızılhaç yerine Kızılay‘ı kullanmasını önermiş ve Kızılay amblemini çizmiştir. Böylece Kızılay’ın kurulmasına ve hizmete geçmesine büyük katkıları olmuştur.

Kaynak: Kızılay’ın Kurucularından Kırımlı Dr. Aziz Bey

Yorumlar (0)
banner378
29°
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 32 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. Balıkesirspor 33 38
13. İstanbulspor 32 37
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Sheffield United 35 54
7. Wolverhampton 34 52
8. Arsenal 34 50
9. Burnley 35 50
10. Tottenham 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 35 51
8. Valencia 35 50
9. Granada 35 50
10. Athletic Bilbao 35 48
11. Osasuna 36 48
12. Levante 35 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24
Namaz Vakti 12 Temmuz 2020
İmsak 03:40
Güneş 05:36
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:44
Yatsı 22:30