banner397

banner363

banner380

banner381

banner396

banner388

banner403

banner389

banner404

"APPLE ŞİFRE SAVAŞINI KAYBEDECEK"

Amerikalı uzmanlar, Apple ile ABD hükümeti arasındaki "şifre savaşının", şirketin aleyhine sonuçlanacağını öngörüyor. Teknoloji hukuku uzmanı Hurwitz "Apple şifre savaşlarını kaybedecek" dedi.

Dünya 22.02.2016, 09:26 22.02.2016, 11:26
6683
WASHINGTON - GÜLBİN YILDIRIM

Amerikalı hukuk uzmanları, Apple ile ABD hükümeti arasında giderek kızışan "şifre savaşının", teknoloji şirketinin aleyhine sonuçlanacağını öngörüyor.

Apple’ın, ABD Federal Soruşturma Bürosuna (FBI), Aralık 2015'te California'nın San Bernardino kentinde 14 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıyı düzenleyen teröristlerden Seyid Rıdvan Faruk'a ait iPhone'nun şifresini kırmak için yardım etmeyi reddetmesi, kişisel gizlilik ile ulusal güvenlik arasındaki tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.

Apple, FBI'nın yardım talebini tüm dünyadaki müşterilerinin kişisel güvenliğini tehlikeye atacağı için geri çevirdiğini öne sürerken, ABD hükümeti bu iddiaya şiddetle karşı çıkarak, şirketin sadece piyasadaki itibarını korumak için kanunları hiçe saydığını savunuyor.

ABD Adalet Bakanlığı ise güvenlik güçlerince öldürülen teröristin telefonunun şifresini kırmaya yönelik mahkeme kararına karşı çıkan Apple'ın yasal olarak zorlanmasını talep etti.

Şimdi, Apple'ın bu hamleye nasıl cevap vereceği ve davanın nasıl sonuçlanacağı, gelecekteki benzer durumlara örnek teşkil edeceğinden tüm dünyada merakla bekleniyor. 

FBI, Apple'dan tam olarak ne istiyor

Apple ile FBI arasındaki "şifre savaşı" son bir haftada ülkenin çok konuşulan gündem maddesi olmasına karşın hadisenin karmaşık ve teknik yapısı, bazı önemli noktaların muğlak kalmasına yol açtı.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Nebraska Üniversitesi Hukuk Fakültesi Profesörü Justin Hurwitz, FBI'nın Apple'dan basında yer aldığı gibi Faruk'a ait telefonun şifresini değil, şifreyi kırmayı zorlaştıran ve bu süreçte tüm bilgilerin silinmesine neden olacak iki spesifik fonksiyonu kaldırmasını istediğini vurguladı.

Teknoloji ve ticaret hukuku alanlarında uzman Hurwitz, "Apple'ın iPhone tasarımı, FBI için sorun yaratan birkaç özelliğe sahip. Bunlardan biri, her yanlış şifre girildiğinde uzayan bekleme süresi. Bu özellik, FBI'nın şifreyi kırmasını zorlaştırıyor. İkinci ve daha problematik özellik ise 'cihazın hafızasını otomotik silme' fonksiyonu. Eğer biri iPhone'a 10 kez yanlış şifreyle girmeye çalışırsa telefon, içindeki tüm bilgileri kendi kendine imha ediyor" değerlendirmesinde bulundu.

Los Angeles'taki federal hakimin, Apple'ın, Faruk'un kullandığı iPhone'daki bu iki fonksiyonu etkisiz kılmasına hükmettiğini ancak bu talebin şirketin iddia ettiği gibi tüm iPhone'ların kodlamasını zayıflatmak ile eş değer tutulamayacağını dile getiren Hurwitz, "Yargıç, Apple'dan iPhone'un kodlamasını zayıflatmasına ya da kırmasına hükmetmedi, sadece FBI'nın, telefonu bilgisayara bağlayıp şifreyi kırmayı denemesine imkan tanımayan iki spesifik fonksiyonu etkisiz hale getirecek kodlamayı yazmasını emretti. Dolayısıyla Apple mahkemenin kararına uysa dahi FBI'nın şifreyi kırması gerekiyor" diye konuştu. 

Apple, bu fonksiyonları niye tasarladı

Hurwitz, Apple'ın iPhone'lara neden bu fonksiyonları eklediğinin de önemli bir soru olduğunu vurgulayarak, bu özelliklerin Edward Snowden skandalından sonra tasarlandığına dikkati çekti.

ABD Ulusal Güvenlik Ajansının (NSA) eski çalışanlarından Edward Snowden'in sızdırdığı belgelerle kurumun toplu gözetleme ve izleme faaliyetlerini ortaya çıkardığını hatırlatan Hurwitz, "Apple, Snowden olayının ardından hem felsefi hem de ticari nedenlerle müşterilerine telefonlarının ABD hükümetince izlenemeyeceğini garanti ederek, bu fonksiyonları uygulamaya soktu" ifadelerini kullandı.

"Apple şifre savaşını kaybedecek"

Hurwitz, bu özelliklerin, kanıtların yok edilmesine imkan sağladığını ileri sürerek, "Apple'ın kaybedeceğini düşünüyorum çünkü bence Apple bu fonksiyonları emniyet kuvvetlerinin faaliyetlerini engellemek için kasten tasarladı" görüşünü paylaştı.

Dünyadaki hiçbir ülkenin, vatandaşlarına yüzde yüz özgürlük ve gizlilik tanımadığının altını çizen Hurwitz, Apple'ın yüzde yüz kişisel gizlilik vaadinin yerel ve ulusal güvenlik gibi istisnai durumlarla örtüşmediği yorumunu yaptı.

Hurwitz, "Muhtemelen DAEŞ bağlantıları olan bir teröristten, bir kitlesel katilden söz ediyoruz. Bu kişi öldü ve telefonu iş verenine aitti. Yasal açıdan FBI'nın telefona erişim hakkı olduğuna hiç şüphe yok. FBI da bu çok açık ve kolay bir dava olduğu için kamuya açıkladı" dedi.

"Apple kodlamayı yazmalı ama FBI'ya vermemeli" 

Apple'ın, istenen kodu yazmayı kabul etmesi ancak hiçbir şekilde FBI'nın kontrolüne bırakmaması gerektiğini belirten Hurwitz, şunları kaydetti:

"Apple, istenen kodu yazmalı ancak hiçbir şart altında FBI'ya vermemeli veya vermeye zorlanmamalı. Kodun kontrolü her zaman Apple'da kalmalı. Apple'ın yenilgisi gelecekteki benzer durumlara örnek teşkil edecek. Eğer Apple, ABD'de iş birliği yapar ya da yapmaya zorlanırsa bu, diğer ülkelere bir örnek oluşturabilir. Diğer ülkeler de Apple'a bunu ABD için yapabiliyorsan bizim için de yapmak zorundasın diyebilir.

Şifre savaşı, FBI için her şekilde kazan-kazan durumuyla sonlanacak Ya mahkemede kazanacaklar ve böylece telefona erişebilecekleri açıkça belirlenmiş olacak ya da mahkemede kaybedecek ama Kongre'de kazanacaklar. Çünkü Kongre'ye gidip, 'bakın bu terörizmle ilgili, kitlesel katillerle ve Apple'ın, otoritelerin önünü kesmesiyle ilgili, bunu önlemek için bir yasa çıkarın' diyecekler. Kongre zaten bu konuya ilişkin yasa tasarısı üzerinde birkaç yıldır çalışıyordu ancak şimdiye kadar bir şey yapmadılar. Bu dava teraziye, Kongre'yi FBI'nın istediği düzenlemeyi çıkarmaya itecek büyüklükte bir ağırlık koyabilir. FBI da bunun için durumu kamuoyuna açıkladı çünkü Kongre'yi harekete geçirecek bir şey varsa onun bu dava olduğunun farkındalar." 

"Apple telefon satıyor, özgürlük değil" 

Brookings Enstitüsü Kıdemli Uzmanı Benjamin Wittes de Apple'ın kişisel özgürlükler konusunda çizgiyi aştığını düşünen uzmanlar arasında yer alıyor.

Wittes, "Apple telefon satıyor, özgürlük değil" başlıklı makalesinde, "Apple'ın, müşterilerinin özgürlükleri için savaştığına yönelik öz-sunumu, sadece kendi kendini tebrik etme saçmalığı" değerlendirmesinde bulundu.

FBI'nın, DAEŞ bağlantılı olabilecek bir katliamın soruşturulmasında Apple'dan yardım alabilmek için her yolu denemesinin gayet normal ve öngörülebilir olduğunu vurgulayan Wittes, "Apple'ın teknolojiyi ve yasal boşlukları kullanarak kendine dokunulmazlık alanı yaratmaya çalıştığı" iddiasını gündeme getirdi.

Söz konusu makelede, Apple'ın şifre savaşına yol açan özellikleri kasten tasarladığı savunulurken, "Apple, Snowden'ın sızdırdığı bilgilerin ardından tüm materyalleri şifrelemeye karar verdi ve bunların şifresinin ancak kullanıcıların özel olarak verecekleri bir emirle çözülmesini sağladı" ifadeleri kullanıldı.

Wittes, şirketin bu kararı, hükümetin tüm uyarılarına rağmen aldığını ve söz konusu uygulamaların bu tür sorunlara yol açacağının bilindiğini ileri sürerek, Kongre'nin gerekli yasal düzenlemeyi çıkartarak, gelecekte benzer olayların yaşanmasına izin vermeyeceği öngörüsünü paylaştı.

Apple neden itiraz etti

Apple'ın Üst Düzey Yöneticisi (CEO) Tim Cook ise mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada, şirketin, FBI'nın taleplerini yerine getirmesinin dünyadaki bütün iPhone'ların güvenliğini tehlikeye atacağını ve FBI'nın, kendilerinden her telefonun kilidini açabilecek bir "arka kapı" programı yapmasını istediğini belirtmişti. 

Cook, FBI'nın bu arka kapıyı sadece söz konusu telefon için kullanacağını iddia ettiğini fakat bunun garantisinin olmadığını, arka kapının dünya üzerindeki tüm iPhone telefonların güvenlik önlemlerini aşmak için kullanılabileceğini dile getirmişti.

Daha önce Apple'ın, FBI'nın, San Bernardino soruşturması kapsamında istediği bilgileri, gerekli mahkeme emirlerini sunduktan sonra ABD hükümetine teslim ettiğini hatırlatan Cook, son talebi, özgürlük ve bağımsızlık haklarının bir ihlali olarak tanımlamıştı.
Kaynak: Anadolu Haber Ajansı
Yorumlar (0)
banner378
25°
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 32 66
2. Trabzonspor 32 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 32 56
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 32 42
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 32 39
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Denizlispor 32 35
14. Konyaspor 32 33
15. Malatyaspor 32 32
16. Çaykur Rizespor 32 32
17. Kayserispor 32 32
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 36 57
6. Getafe 36 54
7. Real Sociedad 36 54
8. Athletic Bilbao 36 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 36 36
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24
Namaz Vakti 14 Temmuz 2020
İmsak 03:43
Güneş 05:37
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:43
Yatsı 22:29