Özkaya, icra süreci henüz tamamlanmayan 83 karar bulunduğunu, bu dosyaların büyük bölümünde sürecin devam ettiğini, bir kısmında ise teknik nedenlerle gecikmeler yaşandığını söyledi.
“Kararların bağlayıcılığı konusunda sorun yok”
AYM ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasına ilişkin soruları yanıtlayan Özkaya, Anayasa’nın 153. maddesinin açık olduğunu belirterek kararların bağlayıcılığı konusunda kurallar çerçevesinde bir sorun bulunmadığını ifade etti.
Ortada sistemsel bir problem görmediğini vurgulayan Özkaya, “Yorum farklılıkları devreye girebiliyor ancak kurallar bağlamında bir eksiklik söz konusu değil” dedi.
Bireysel başvurularda kapsam vurgusu
Bireysel başvuru sistemine de değinen Özkaya, AYM’nin yalnızca anayasal teması bulunan temel hak ve özgürlüklere ilişkin başvuruları incelediğini belirtti. Kanun yolu şikâyeti niteliğindeki binlerce başvurunun ise esasa girilmeden reddedildiğini kaydetti.
HDP kapatma davasında “sona yaklaşıldı” mesajı
Halkların Demokratik Partisi hakkında açılan kapatma davasına ilişkin soruya da yanıt veren Özkaya, dosyanın kapsamının oldukça geniş olduğunu söyledi.
520 kişi hakkında 4 bin eylemin dava gerekçesi yapıldığını, 451 kişi hakkında siyasi yasak talep edildiğini belirten Özkaya; dosyada 840 sayfalık iddianame, 60 klasör ek ve yaklaşık 200 GB dijital materyal bulunduğunu aktardı. Dört raportörün görevlendirildiğini ifade eden Özkaya, teknik anlamda dosyada sona gelindiğini ve esas incelemesine başlanma aşamasına yaklaşıldığını dile getirdi.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin suç duyurusu
Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından AYM üyeleri hakkında yapılan suç duyurusuna ilişkin değerlendirmede bulunan Özkaya, Anayasa Mahkemesi tarafından herhangi bir sözlü ya da fiili eylemde bulunulmadığını, sürecin söz konusu kararın alınmasıyla sınırlı kaldığını ve sonrasında bir gelişme yaşanmadığını söyledi.
Can Atalay kararları
Can Atalay hakkında verilen üç ayrı AYM kararına da değinen Özkaya, milletvekili sıfatı devam ettiği sürece yargılamanın durması gerektiği yönündeki iki ihlal kararında imzası bulunduğunu belirtti.
Üçüncü kararda ise teknik gerekçelerle karşı oy kullandığını ifade eden Özkaya, çoğunluğun önceki iki ihlal kararını gözeterek esasa girilmesi yönünde farklı bir yorum benimsediğini aktardı.
Demirtaş ve AİHM kararları
Selahattin Demirtaş hakkında AİHM tarafından verilen ihlal kararına ilişkin konuşan Özkaya, AYM’nin bireysel başvuru kapsamında AİHM kararlarının gereğinin yerine getirilip getirilmediğini incelediğini, ancak AİHM kararlarının icrasını temin etme yetkisinin bulunmadığını vurguladı.
“Yürürlüğün durdurulması” ve yapay zekâ açıklaması
AYM’nin geçmişte kullandığı yürürlüğün durdurulması yetkisine ilişkin de açıklama yapan Özkaya, Anayasa ve ilgili kanunlarda bu konuda açık hüküm bulunmadığını, mahkemenin geçmişte içtihat yoluyla bu müesseseyi uyguladığını belirtti. 2014’ten bu yana bu yönde karar verilmediğini kaydeden Özkaya, konunun yeniden değerlendirilebileceğini söyledi.
Mahkemede yapay zekâ kullanımına ilişkin bilgi veren Özkaya ise sistemin 2026 yılının Eylül ayında devreye alınmasının hedeflendiğini açıkladı. Yapay zekânın ilk aşamada bireysel başvuru formlarının okunması, özetlenmesi ve kategorize edilmesinde kullanılacağını belirten Özkaya, üretilen çıktılara hukuki değer atfedilmeyeceğini, tüm çalışmaların raportörler tarafından kontrol edileceğini ifade etti.
Yapay zekânın yalnızca ilk inceleme aşamasında devrede olacağını vurgulayan Özkaya, esas inceleme aşamasında ihlal olup olmadığına ilişkin hukuki değerlendirmelerde sistemin kullanılmasının şu an için söz konusu olmadığını söyledi.