Doğaya tek bir zarar bile vermeden dere yataklarında altın tozu arayan çift, şimdi Türkiye’nin dört bir yanındaki macera severlere öncülük ediyor.
Kazma Yok, Delme Yok: Tamamen İlkel ve Doğal Yöntemler
Geleneksel madenciliğin aksine, kırıntı madenciliğinde doğaya zarar verecek hiçbir ağır iş makinesi veya delici alet kullanılmıyor. Sadece suyun akışını ve kumun yönünü değiştirerek altın tozlarına ulaştıklarını belirten Duygu Yılmaz, yöntemin sırrını şu sözlerle anlatıyor:
"Kırıntı madenciliği, doğaya hiçbir tahribat vermeden, tamamen ilkel yöntemlerle kumun içerisindeki kırıntı madenleri gün yüzüne çıkarma işlemidir. Bu çalışmalar sonucunda demir ve altın tozları elde ediyoruz. Biz yıllardır bu işle uğraşmanın yanı sıra, meraklılarına ekipman desteği de sağlıyoruz."
Hem Aile Aktivitesi Hem De Ek Gelir
Kırıntı madenciliğinin son dönemde özellikle aileler için harika bir hafta sonu aktivitesi haline geldiğini vurgulayan Yılmaz, bu hobinin ekonomik getirisinin de küçümsenemeyecek boyutta olduğunu ifade etti. Türkiye'nin farklı illerinden çok güzel başarı hikayeleri aldıklarını söyleyen Duygu Yılmaz:
"Giresun’da ekipman sağladığımız üç genç, derelerden günde 4 ila 6 gram arasında altın çıkarıyor. Tokat’taki bir başka müşterimiz ise motorlu cihazla tam 36 gram altın elde ettiğini paylaştı. Bu iş sadece bir hobi değil, ciddi bir kazanç kapısı. Kadınlar da bu durumdan çok memnun; eşlerinin kahvehaneye gitmesi yerine doğada ailecek vakit geçirip ev ekonomisine katkı sağlamasını destekliyorlar" dedi.
"İlk Başta Çekiniyorlardı, Şimdi Akın Ediyorlar"
Ordu'da bu işin öncülüğünü üstlenen Ömer Yılmaz ise ilk başlarda insanların dere yataklarında arama yapmaya çekindiğini, ancak zamanla bu algıyı kırdıklarını belirtti. Yılmaz, "İlk yıllarda bir çekingenlik vardı ancak bizim turlarımızı ve başarılarımızı gördükçe insanlar cesaretlendi. Şimdi farklı illerde arama ekipleri kuruluyor, insanlar gruplar halinde doğaya çıkıyor" diye konuştu.
Altını Bulmanın Sırrı: Doğadaki İzleri Takip Etmek
Türkiye’deki birçok akarsu yatağının bu madenciliğe uygun olduğunu belirten Ömer Yılmaz, altın avcılığının püf noktalarını da paylaştı. Derelerdeki doğal oluşumların kendilerine rehberlik ettiğini söyleyen Yılmaz, şunları ekledi:
"Derelerin 'koltuk' yaptığı, yani suyun yön değiştirdiği virajlar ile doğal kaya kuyuları altın tozlarının biriktiği en önemli noktalardır. Doğadaki bu izleri doğru takip edenler sadece altına değil; değerli ve yarı değerli doğal taşlara da ulaşabiliyor."
Doğayla baş başa kalırken bütçesine katkı sağlamak isteyenlerin yeni gözdesi olan kırıntı madenciliği, Yılmaz çiftinin öncülüğünde Karadeniz'de yepyeni bir akım başlatmış durumda.