Finans

Küresel ve Türkiye Ekonomisinde 2025’in Özeti, 2026’nın Yol Haritası

Merkez bankaları, enflasyon ve jeopolitik riskler 2026’da da piyasaların ana gündemi olacak.

Abone Ol

2025 yılı, dünyada ve Türkiye’de para politikalarının ve enflasyonla mücadelenin öne çıktığı bir yıl olarak geride kaldı. Merkez bankalarının faiz kararları, küresel risk iştahındaki dalgalanmalar ve jeopolitik gelişmeler piyasaların yönünü belirlerken, 2026 yılına ilişkin beklentilerde de enflasyon görünümü ve para politikalarına açılacak alan ön plana çıkıyor.

2025’te Piyasaların Ana Gündemi Para Politikaları Oldu

2025 yılı boyunca küresel piyasalarda Fed, ECB ve BoE’nin faiz adımları yakından izlenirken; Türkiye’de ise TCMB’nin dezenflasyon süreci ve para politikası yönü öne çıktı. Yılın ilk yarısında ABD Başkanı Donald Trump’ın tarife söylemleri küresel piyasalarda tedirginliğe yol açarken, müzakere süreçleri ve istisnalarla birlikte ikinci yarıda risk iştahı yeniden toparlandı.

Yılın son çeyreğinde ise ABD’de yaşanan hükümet kapanması ve artan jeopolitik riskler, küresel piyasalarda volatiliteyi artıran başlıca unsurlar oldu.

Türkiye’de 2025: Dezenflasyon ve Politika Dönüşü

Türkiye’de 2025 yılı, TCMB’nin Nisan ayında yaptığı 350 baz puanlık faiz artışı ve ardından gelen faiz indirimleriyle dikkat çekti. Yıl genelinde toplam 1.050 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştirilirken, rezervlerde toparlanma ve KKM’den çıkış süreci piyasalar tarafından olumlu karşılandı.

Risk primindeki (CDS) gerileme, dış finansmana erişim koşullarını desteklerken; TL tahvil piyasasına yabancı ilgisi de yıl içinde dalgalı bir seyir izledi. Tarım ve gıda fiyatları ise iklim etkileri nedeniyle enflasyon üzerindeki baskıyı sürdüren başlıklar arasında yer aldı.

2026’da Piyasalar Ne Bekliyor?

2026 yılında piyasalarda en kritik başlığın enflasyon görünümü ve buna bağlı para politikaları olacağı öngörülüyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz indirim hızının, tahvil piyasası ve TL varlıkların performansı üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

Küresel ölçekte ise Fed ve ECB’nin politika duruşu, risk iştahını ve sermaye akımlarını şekillendirecek. Özellikle Fed Başkanı Jerome Powell’ın 15 Mayıs 2026’da görev süresinin sona erecek olması, yeni Fed başkanına ilişkin beklentileri artırıyor.

2026’da Öne Çıkması Beklenen Başlıklar

  • Enflasyon verileri ve eşik seviyeler

  • TCMB’nin faiz indirim süreci ve reel faiz görünümü

  • TL tahvillerine yabancı ilgisi

  • Faiz–kur–enflasyon dengesi

  • Küresel para politikalarında gevşeme beklentileri

  • ABD Kasım 2026 ara seçimleri

  • Tarife politikaları ve ticaret anlaşmaları

  • Orta Doğu ve Rusya-Ukrayna hattındaki jeopolitik gelişmeler

  • Altın ve emtia piyasalarında güvenli liman talebi

2026 Merkez Bankası Takvimleri Yakından İzlenecek

TCMB, 2026 yılında 8 Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı gerçekleştirecek. Ayrıca yıl boyunca dört Enflasyon Raporu sunumu yapılacak. Fed ve ECB’nin faiz toplantıları ile ekonomik projeksiyonları da küresel piyasalar açısından kritik önem taşıyor.

Öte yandan MSCI endeks gözden geçirmeleri, 2026 yılında da özellikle Türkiye hisseleri ve gelişmekte olan piyasalar açısından yatırımcıların radarında olacak.

Sonuç: 2026’da Belirsizlikler Kadar Fırsatlar da Var

2026 yılı, hem küresel hem de Türkiye ekonomisi açısından enflasyonla mücadele, para politikası adımları ve jeopolitik risklerin dengelendiği bir yıl olmaya aday. Merkez bankalarının vereceği mesajlar, küresel sermaye akımları ve TL varlıkların performansı üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.

{ "vars": { "account": "G-3HWH7J6WBF" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }