banner397

banner363

banner380

banner381

banner396

banner361

banner388

banner403

banner389

banner404

12.12.2019, 16:43 173

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyareti

ABD ile Türkiye’nin komşu ülkeler haline dönüştüğü İkinci Körfez Savaşı sonrasında iki ülke NATO ittifakı içerisinde bir partner, aynı zamanda çıkarları birbiriyle örtüşmeyen sanal iki müttefik ülke olmaya başlamışlardır. Türkiye’nin hem ABD ile ilişkileri, hem de Rusya ile ilişkileri aynı anda sürdürmesinin güçlükleri somut gerçekler şeklinde ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin Suriye’de güvenli bölge oluşturma girişimini her iki ülke ile görüşerek yapmaya çalışması ile sorunlar su yüzüne çıkmaya başlamıştır. Daha önce Rusya’dan S-400 füze sistemi almasıyla hızlanan ABD ile gergin ilişkiler günümüzde Suriye sorununda ABD’nin PYD/YPG ile beraber çalışması ile had safhaya ulaşmıştır.

Trump’ın, Türkiye’nin Suriye’de icra ettiği “Barış Pınarı Harekâtı” öncesinde, 9 Ekim 2019’da yazdığı mektup sıradan, diplomatik teamüllere uymayan ve tehdit dolu bir mektup olmuştur. Bu mektupta kullanılan dil bir şirket patronunun rakip veya hasım şirket patronuna karşı bile yazılamayacak bir üslupla oluşturulmuştur. Bu mektupta “Gel anlaşalım, sert bir adam olma, aptal olma” şeklindeki ifadeler dikkat çekmektedir. 1964 yılında Başkan Johnson’un Cumhurbaşkanı İnönü’ye yazdığı “Kıbrıs Sorunu” ile ilgili mektup ise tehdit içermekle beraber “Tek taraflı harekete geçemezsiniz, Sovyetler müdahale ederse yanınızda olmayacağız, sert tepki göreceksiniz, Kıbrıs’ta bizim silahları kullanamazsınız” gibi cümleler o tarihte büyük bir krize neden olmuştur.  Bu mektup Türk Amerikan ilişkilerinin yönünü değiştirmiş ve Türk kamuoyunda fevkalade olumsuz olarak karşılanmıştır. Ardından da Türkiye göreceli olarak NATO’ya daha az bağımlı politikalar izlemeye başlamıştır. Cumhurbaşkanı İnönü bu mektuba karşılık “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de o dünyada yerini alır” cevabı vermiştir.

Başkan Erdoğan ise 13 Kasım 2019’da ABD’ye gittiğinde “Bu mektupları sayın başkana takdim ettim” demiştir. İkinci bir mektubun varlığından da söz edilmektedir. İkinci mektup henüz kamuoyuna açıklamamıştır. Bu mektupların eşliğinde ve gergin bir ortamda başlayan görüşmelerden önemli bir sonuç çıkmasa da senatör Lindsey Graham “Bu ilişkiyi kurtarmayı umuyorum. Fakat bunun mümkün olduğunu sadece zaman gösterecek” diyerek ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin düzelmesinin zamana yayıldığını belirtmiştir. İki ülke arasındaki keskin tezat şeklinde cereyan eden farklı görüşlerin birçok konuda devam ettiği anlaşılmaktadır.

Sıcak bir karşılamanın yapıldığı görüşmelerde yeni bir sayfanın hâlihazırdaki sorunlar ile açıldığı ifade edilmiştir. S-400 ve F-35 konularında yaşanan sorunların bir sınama olduğu, bunun üstesinden ancak diyalog ile gelinebileceği belirtilmiştir. Terörizm konusuna da odaklanan Türkiye’nin; Erdoğan’ın “ABD’de 400 dönüm arazide yaşayan Fethullah Gülen’in oradan başka yerleri idare etmesi kabul edilebilir değildir” şeklindeki sözleri özellikle dikkat çekmektedir. Erdoğan, Mazlum Kobani adındaki teröristin ABD gibi bir ülkenin başkanı tarafından muhatap alınmasını üzüntüyle karşıladığını, bu teröristin yüzlerce insanın öldürülmesine sebep olduğunu belirtmiş ve CIA tarafından bu kişinin terörist olduğunun belgelendiğini söylemiştir. Buna karşılık Senatör Graham, İŞİD’i yenilgiye uğratanların Türkiye olmadığını, bu işi yapanların SDG (Suriye Demokratik Güçleri) ve büyük ölçüde Kürtler olduğunu söylemiştir. Ayrıca Graham, Türkiye’ye yaptırımlar konusunda “Hiç kimsenin yapamadığını Türkiye yaptı, kongreyi bir araya getirdiniz” demiştir. Erdoğan ise YPG/PYD örgütlerinin PKK’nın yan kuruluşları olduğunu ve bu teröristler ile Kürtleri birbirlerinden ayırdıklarını, sığınmacılar arasında Arap, Türkmen, Süryani, Yezidilerin dışında 350.000 civarında Kürt de olduğunu söylemiştir.

Basın toplantısı sırasında medya ilgili ilginç bir konuşma geçmiştir. Trump’ın Erdoğan için soru alırken “Türkiye’den sadece dost canlısı gazeteciler sorsun lütfen” ve ardından “Onlardan çevrede fazla yok” sözleri dikkat çekicidir. Erdoğan Sabah Gazetesi Yazarı Hilal Kaplan’ı soru sorması için seçmiştir. Hilal Kaplan sorusunu Trump’a yöneltmiş ve “Abdullah Öcalan’ın manevi evladı olan Mazlum Kobani’yi bu görüşme sonrası halen Beyaz Saray’a davet etmeyi düşünüyor musunuz” şeklinde bir soru sormuştur. Trump, Mazlum Kobani ile birlikte çalıştıklarını söylemiş ve ardından “Sizin harika başkanınınız ile de beraber çalışıyoruz” demiştir. Ardından farklı Kürt gruplarının farklı tanımlandığını, ama kısa sürede önemli ilerlemeler kat ettiklerini söylemiştir. Türkiye’nin harika bir ülke ve en fazla askeri ürün sattıkları ülkelerden bir tanesi olduğunu,  Türkiye’nin elindeki en iyi silahları ABD’nin ürettiğini söylemiştir. Ardından Başkan Erdoğan’ı kastederek “şimdi başkana soru sorabilirsiniz, sorduğun soru ile gazeteci olduğuna ve Türk hükümeti için çalışmadığınıza emin misiniz” sorusuna karşılık Hilal Kaplan “Ben mi? Tamam. Çok isterdim” şeklinde cevaplandırmıştır.

Trump, Türkiye’nin iyi bir NATO müttefiki olduğunu ve ABD olarak Türkiye ile iyi ilişkiler gerçekleştirmeye çalıştıklarını söylemiştir. Erdoğan ise DEAŞ ile mücadele ettiklerini, Barış Pınarı harekâtında PKK/YPG’ ye ağır darbe vurduklarını ve ABD ile mutabakatlarının devam ettiğini eklemiştir. ABD Kongresinde Ermeni tasarısının yeniden gündeme getirilmesi konusunda da 104 yıl önce savaş şartlarında yaşanmış bir mesele olarak bu konuda kararın siyasiler tarafından değil tarihçiler tarafından verilmesi gerektiğini belirtmiştir. ABD Başkanı Trump, S400 ve F-35 konularında Erdoğan’la birlikte senatörlerle görüşeceğini söylemiştir. Fakat görüşme sonrasında bir ilerleme kaydedilmediği anlaşılmaktadır. Trump, Başkan Erdoğan’ın “4 milyon mülteciye bakıyoruz” sözleri üzerine Türkiye’nin bu konuda ciddi harcama yaptığını ve Avrupa’nın bu konuda gerekeni yapacağını umduklarını ifade etmiştir.

Görüşme sonrasında yapılan değerlendirmelerde Trump’ın Erdoğan’ı, ABD ile Türkiye gerilimine rağmen, dost olarak karşıladığı ve Suriye’deki ateşkes nedeniyle Erdoğan’a teşekkür ettiği yazılmıştır. Alman medyasından Spiegel Online gazetesi “Patron Kim?” başlığı altında yapılan analizde “dünyanın en güçlü ülkesinin başkanı Erdoğan gibiydi, Türkiye Cumhurbaşkanı bu fırsattan istifade ederek basın mensuplarına önünde ABD’ye öğüt verdi ve eleştirdi” şeklinde yazmıştır. ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin yeniden iyileştirmesi niyetiyle yapılan görüşmelerin sonucu büyük bazı sorunların tamamen aşılamadığını ve zamana yayıldığını göstermektedir. Suriye, sığınmacılar, PYD/YPG, S-400, F-35 gibi büyük sorunların ertelenmiş olduğu gözükmektedir. Bu görüşmelerin olumlu sonuçlarından bir tanesi Senatör Graham’ın ABD Senatosu’nun gündeminde bulunan Ermeni Tasarısı oylamasına karşı görüş bildirerek oylamanın bloke edilmesine neden olmasıdır. Graham, senatörlerin tarihi yeniden yazmamaları ve onu olduğundan farklı göstermemeleri gerektiğini ifade ederek Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bu konuda aynı fikirde olduğunu göstermiştir. Bu görüşmenin en çarpıcı tarafı ise iki lider arasında kurulmuş olan kişisel bağdır. Yani ülkelerin arasında sorunlar olmasına rağmen liderlerin anlaşması 2 ülke arasındaki ilişkilerin hızla düzelmesi için çok iyi bir başlangıçtır.

Yorumlar (0)
banner378
30°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 29 58
3. Sivasspor 29 53
4. Galatasaray 29 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 29 35
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Malatyaspor 30 29
15. Çaykur Rizespor 29 29
16. Kayserispor 29 28
17. Konyaspor 29 27
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 31 57
2. Bursaspor 32 55
3. Adana Demirspor 31 54
4. Erzurum BB 31 53
5. Akhisar Bld.Spor 31 51
6. Fatih Karagümrük 31 50
7. Altay 31 50
8. Ümraniye 31 44
9. Keçiörengücü 31 44
10. Giresunspor 31 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. Balıkesirspor 31 35
13. İstanbulspor 31 34
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 31 30
16. Osmanlıspor 31 24
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 31 12
Takımlar O P
1. Liverpool 32 86
2. Man City 32 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 33 48
9. Burnley 33 46
10. Tottenham 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 32 42
13. Crystal Palace 33 42
14. Southampton 32 40
15. Brighton 33 36
16. West Ham 32 30
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 32 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 33 74
2. Barcelona 33 70
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 33 54
6. Getafe 33 52
7. Real Sociedad 33 50
8. Athletic Bilbao 33 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 33 44
12. Levante 33 42
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 33 25
20. Espanyol 33 24
Namaz Vakti 05 Temmuz 2020
İmsak 03:33
Güneş 05:31
Öğle 13:14
İkindi 17:13
Akşam 20:47
Yatsı 22:36