Piyasalarda fiyatlamanın merkezinde ise Orta Doğu kaynaklı haber akışı yer alıyor. ABD ile İran arasında geçici bir ateşkes ihtimaline yönelik diplomatik temaslar, risk iştahını kısmen artırırken, enerji fiyatları üzerinden oluşan enflasyon baskısını da sınırlıyor. Bu durum, faiz getirisi olmayan altına olan talebi destekleyen unsurlar arasında öne çıkıyor.
Ancak sahadaki gelişmeler iyimserliği sınırlıyor. Bölgedeki askeri hareketlilik ve karşılıklı saldırıların sürmesi, yatırımcıların temkinli kalmasına neden oluyor. Bu tablo, güvenli liman talebini canlı tutarken aynı zamanda dalgalı fiyat hareketlerini beraberinde getiriyor.
Öte yandan, ABD Merkez Bankası’nın para politikası beklentileri altın üzerinde baskı oluşturan önemli bir faktör olmaya devam ediyor. Piyasalarda faiz indirim ihtimalinin zayıflaması ve yıl sonuna doğru daha sıkı bir politika beklentisinin güçlenmesi, ABD dolarını destekleyerek altının yükselişini sınırlıyor.
Teknik görünüm ise kısa vadede temkinli iyimserliğe işaret ediyor. Analistlere göre 4.600 dolar seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması, yukarı yönlü hareketin ivme kazanmasına zemin hazırlayabilir. Bu senaryoda 4.637 dolar ve ardından 4.700 dolar üzeri seviyeler gündeme gelebilir.
Aşağı yönlü hareketlerde ise 4.470 dolar ilk destek olarak öne çıkarken, 4.400 dolar altına sarkılması durumunda satış baskısının derinleşebileceği belirtiliyor.
Sonuç olarak altın fiyatları, bir yandan jeopolitik riskler ve güvenli liman talebiyle destek bulurken, diğer yandan güçlü dolar ve sıkı para politikası beklentileriyle dengeleniyor. Bu hassas denge, kısa vadede fiyatlamaların haber akışına duyarlı ve oynak kalmaya devam edeceğine işaret ediyor.