Saral, üreticinin eline geçecek toplam tutarın en az 38 TL olması gerektiğini vurgulayarak, özellikle son dönemde gübre, işçilik ve nakliye giderlerindeki artışın üretimi zorlaştırdığını ifade etti. Bölge halkı için çayın temel geçim kaynağı olduğunu hatırlatan Saral, mevcut ekonomik şartlarda üretimin sürdürülebilirliğinin risk altında olduğunu dile getirdi.
Destekleme ödemesi kritik rol oynuyor
Çay üreticileri arasında “artı para” olarak bilinen destekleme ödemelerinin önemine değinen Saral, bu ödemelerin genellikle gübre alım dönemine denk geldiğini ve çiftçiye nefes aldırdığını söyledi. Desteklerin, üreticinin borç yükünü hafifletmede önemli bir işlev gördüğünü belirten Saral, bu uygulamanın devam etmesi gerektiğini ifade etti.
“Destek taban fiyata dahil edilmemeli”
Saral, geçmişte destekleme tutarının taban fiyatın içine dahil edilerek açıklanmasının çeşitli sorunlara yol açtığını da dile getirdi. Bu durumun özel sektör alımlarında kayıt dışılığı artırdığını, ürünlerin borsaya yeterince tescil edilmemesine neden olduğunu ve kamu gelirlerinde kayıplar oluşturduğunu belirtti. Ayrıca gerçek üretim miktarının sağlıklı şekilde tespit edilemediğini ve piyasa dengesinin olumsuz etkilendiğini söyledi.
Talepler bakanlığa iletildi
Bölgedeki ziraat odalarının üreticilerin taleplerini ilgili kurumlara ilettiğini kaydeden Saral, sürecin yakından takip edildiğini belirtti. Üreticinin beklentilerinin karşılanmasının hem bölge ekonomisi hem de çay tarımının geleceği açısından kritik olduğuna dikkat çekti.