Ekovitrin Yönetim Kurulu Başkanı Gazeteci Kamuran Abacıoğlu'na konuşan Ümit Kalko, Türkiye'de eğitim sektörünün yapay zekâ, dijitalleşme ve değişen öğrenci profiliyle büyük bir dönüşümden geçtiğini belirtti. Kalko ayrıca 80 bine yakın öğrencisi, 400 şubesi ve 12 bin çalışanıyla sektöre yön veren yatırımları ve eğitimin geleceğine dair vizyonunu paylaştı.
2030'un Çocuklarına 2000'lerin Modeli Yetmez
Çocukların doğrudan dijital dünyanın içine doğduğunu vurgulayan Ümit Kalko, yeni neslin öğrenme biçimlerinin ve dikkat sürelerinin önceki kuşaklardan tamamen farklı olduğunu ifade etti. Eski yöntemlerle yeni neslin yetiştirilemeyeceğini belirten Kalko, eğitim sisteminin hızla dönüşmesi gerektiğini vurguladı:
-
Yeni Nesil Teknolojiler: Yapay zekâ destekli öğrenme, hibrit modeller, sanal/artırılmış gerçeklik ve kişiselleştirilmiş platformlar sisteme entegre edilmeli.
-
Yapay Zekâ ve Öğretmen Rolü: Yapay zekâ öğretmenin rakibi değil, en güçlü yardımcısıdır. Teknoloji rehberlik eden, ilham veren öğretmenin yerini alamaz; ancak ölçme-değerlendirme ve kişiye özel programlarla öğretmeni güçlendirir.
-
Kişiselleştirilmiş Eğitim: "Aynı yaşa aynı içerik" anlayışı yerine, "aynı potansiyele farklı yollar" yaklaşımı benimsenmeli.
Özel Okullar Sektörün Yenilikçi Laboratuvarlarıdır
Özel okulların sadece alternatif değil, yeniliklerin sisteme yayıldığı laboratuvarlar olduğunu söyleyen Kalko, sektörün mevcut durumuna ve beklentilerine dikkat çekti:
-
Sektörel Destek Talepleri: Yüksek enflasyon ve artan maliyetler (%70'i öğretmen/personel gideri) nedeniyle KDV oranlarının gözden geçirilmesi, SGK yükünün azaltılması ve ruhsat harçlarının kaldırılması talep ediliyor.
-
Kontenjan ve Teşvik: Özel okullardaki boş kontenjanların değerlendirilmesi için velilere finansal destek modellerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.
-
Anadolu Yatırımları: Eğitim yatırımlarının sadece büyük şehirlerle sınırlı kalmaması gerektiği, Anadolu'nun her şehrinde büyük bir potansiyel bulunduğu belirtildi.
Geleceğin Okulları ve Yükseköğretimde Vizyon
Bab-ı Âli toplantılarında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Bilal Erdoğan'ın katılımıyla Maarif Modeli ve yapay zekâ entegrasyonu gibi konuların istişare edildiğini belirten Kalko, önümüzdeki dönemin hedeflerini şu şekilde özetledi:
-
2030'un Okul Yapısı: Tek tip eğitimden uzak, esnek, girişimcilik ve proje odaklı, sosyal ve duygusal iyi oluşu merkeze alan bir yapı kurulacak.
-
Dönüşen Üniversiteler: Yükseköğretim sadece diploma veren değil; sağlık, yazılım, yapay zekâ ve biyoteknoloji alanlarında iş dünyasıyla entegre çalışan bir yapıya bürünecek.
-
Küresel Vizyon: Türkiye ve Kıbrıs'ın bölgesel bir eğitim merkezi olması hedeflenirken; İngiltere, Orta Asya ve Avrupa odaklı çalışmalarla öğrencilere dünya vatandaşlığı vizyonu kazandırılacak.
Sürdürülebilir Eğitim Sempozyumları ile Türkiye genelinde ortak bir öğrenme kültürü oluşturmayı amaçladıklarını belirten Ümit Kalko, 2026-2027 eğitim-öğretim yılına güçlü bir enerji, yeni yatırımlar ve kalite odaklı yönetim anlayışıyla hazır olduklarını ifade etti.
TÖDER Başkan Yardımcısı ve eğitim girişimcisi Ümit Kalko’nun eğitimdeki büyük dönüşümü, yapay zekâ entegrasyonunu ve sektörün geleceğini değerlendirdiği bu çok özel röportajın tüm detayları, Ekovitrin dergisinin Ağustos sayısında!
Türkiye’de eğitimin geleceğine ışık tutan bu kapsamlı kapak dosyasını ve dergimizin yeni sayısını Türkiye genelindeki tüm satış noktalarından temin edebilir ya da Türk Telekom E-Dergi platformu üzerinden dijital olarak keyifle okuyabilirsiniz.