Verimli, X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
"Yalnız ben bu kadıncağıza çok üzülüyorum... Bu bir sanrıdır... Trump ola ki DNA verse ve kızı çıkmasa bile inanmayacaktır."
Paylaşım kısa sürede sosyal medyada çok sayıda kullanıcı tarafından paylaşılırken, Verimli'nin kullandığı "sanrı" kavramı da merak konusu oldu.
Sanrı nedir?
Sanrı (hezeyan), psikiyatride kişinin gerçeğe aykırı olmasına rağmen doğruluğuna sarsılmaz biçimde inandığı düşünceler olarak tanımlanır. Bu düşünceler, güçlü kanıtlarla aksi ortaya konulsa bile değişmeyebilir.
Uzmanlara göre sanrılar, kişinin eğitim düzeyi, kültürü veya dini inançlarıyla açıklanamayacak nitelikte olup, gerçeklikle bağdaşmayan ancak kişi tarafından kesin doğru kabul edilen inançlardır.
Sanrının belirtileri neler olabilir?
Sanrısı bulunan kişilerde görülebilecek bazı özellikler şunlardır:
- Gerçek dışı bir düşünceye kesin olarak inanılması,
- Aksi yöndeki somut kanıtların kabul edilmemesi,
- Çevresindekilerin açıklamalarını reddetme eğilimi,
- İnancın günlük yaşamı ve sosyal ilişkileri etkilemesi.
Uzmanlar, bu belirtilerin tek başına bir kişiye tanı koymak için yeterli olmadığını, psikiyatrik değerlendirmenin yalnızca uzman hekimler tarafından yapılabileceğini vurguluyor.
Sanrı hangi hastalıklarda görülebilir?
Sanrılar tek başına bir hastalık değildir. Psikiyatri literatüründe;
- Sanrısal bozukluk,
- Şizofreni,
- Bipolar bozukluğun bazı dönemleri,
- Ağır depresyonun psikotik özellik gösteren tabloları,
- Bazı nörolojik hastalıklar
gibi farklı klinik durumlarda görülebilir. Her sanrı aynı hastalığa işaret etmez ve kesin tanı için kapsamlı psikiyatrik değerlendirme gerekir.
Tartışmalar sürüyor
Donald Trump'ın kızı olduğunu öne süren Necla Özmen'in iddiaları sosyal medyada tartışılmaya devam ederken, Prof. Dr. Arif Verimli'nin "Bu bir sanrıdır" şeklindeki değerlendirmesi de psikiyatride kullanılan bu kavramın yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
Not: Bu haberde yer alan "sanrı" ifadesi, Psikiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli'nin sosyal medya paylaşımındaki kişisel değerlendirmesidir. Bir kişiye ilişkin kesin psikiyatrik tanı ancak yüz yüze klinik değerlendirme sonucunda konulabilir.