Özellikle Hürmüz Boğazı’nda devam eden aksaklıkların enerji arzına ilişkin endişeleri artırmasıyla birlikte yeni haftaya petrol fiyatlarındaki yükseliş damga vurdu. Brent petrolün yeniden 100 dolar seviyesinin üzerine yerleşme eğilimi göstermesi, piyasalarda enerji kaynaklı risk priminin güç kazandığına işaret etti.
Buna karşın küresel piyasalarda uzun süredir etkili olan “en kötü senaryonun geride kaldığı” ve sürecin sonunda diplomatik çözüm bulunabileceği beklentisi fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam ediyor. Petrol fiyatlarında zaman zaman sert yükselişler görülse de hisse senedi piyasalarında panik havası oluşmaması dikkat çekiyor. Nitekim Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi gün içinde yüzde 0,47’ye varan kayıp yaşamasına rağmen sonraki işlemlerde toparlanarak günü yüzde 0,47 artışla tamamladı.
Washington ve Tahran’dan gelen son açıklamalar ise çözüm sürecinin kısa vadede kolay olmayabileceğine işaret ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın son teklifini “kabul edilemez” olarak değerlendirmesi, Tahran yönetiminin ise yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki rolünün tanınması gibi taleplerinde geri adım atmaması müzakere sürecinin kırılganlığını koruduğunu gösteriyor.
İran’ın uranyum stokunun bir bölümünü üçüncü bir ülkeye devretmeye açık olduğu yönündeki haber akışı dikkat çekerken, nükleer programın tamamen sona erdirilmesine yönelik taleplere karşı çıkılması taraflar arasındaki temel görüş ayrılıklarının sürdüğünü ortaya koyuyor.
Piyasaların odak noktasında ise Hürmüz Boğazı’ndaki aksamanın süresi ve bunun enerji fiyatları ile enflasyon beklentilerine etkisi bulunuyor. Suudi Aramco’dan yapılan değerlendirmelerde, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması durumunda bile petrol piyasasının normale dönmesinin aylar sürebileceği yönündeki uyarılar, enerji tarafındaki risk priminin kısa vadede kolay kolay ortadan kalkmayacağı beklentisini güçlendirdi.
Öte yandan diplomasi kanalının tamamen kapanmamış olması küresel risk iştahındaki bozulmayı sınırlayan unsurlar arasında yer alıyor. ABD Başkanı Trump’ın Perşembe günü Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile gerçekleştirmesi beklenen görüşme piyasalar tarafından yakından takip edilirken, Çin’in İran üzerindeki ekonomik ve diplomatik etkisi olası müzakere süreci açısından kritik görülüyor.
Uzmanlar, somut bir ilerleme sağlanmadığı sürece enerji fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının devam edebileceğine dikkat çekerken, yükselen petrol fiyatlarının küresel enflasyon görünümünü yeniden bozabileceği ve merkez bankalarının faiz indirimlerine ilişkin beklentileri daha temkinli hale getirebileceği değerlendiriliyor.