Gündem

"İfade vermek" ile "bilgisine başvurulmak" aynı şey mi?

Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında sanatçı Hayko Cepkin'in "ifadeye çağrılacağı" yönünde çıkan haberler, kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Cepkin ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "ifadeye gitmiyorum, bilgime başvurulacak" diyerek haberlerde kullanılan ifadeye tepki gösterdi.

Abone Ol

Peki hukuk açısından "ifade vermek" ile "bilgisine başvurulmak" aynı anlama mı geliyor?

Hukuken farklı kavramlar

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) bakımından "ifade", suç şüphesi altında bulunan şüphelinin, Cumhuriyet savcısı veya kolluk tarafından dinlenmesi anlamına geliyor. Bir kişinin "ifade vermesi", o kişinin soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla dinlendiği anlamını taşıyabiliyor.

Buna karşılık "bilgisine başvurulması" ise daha geniş bir kavram olarak değerlendiriliyor. Bir kişi, soruşturmanın aydınlatılması amacıyla tanık, bilgi sahibi ya da olay hakkında açıklama yapabilecek kişi sıfatıyla dinlenebiliyor. Bu durumda kişi hakkında doğrudan suç isnadı bulunduğu sonucu çıkarılamıyor.

Her ifade şüphelilik anlamına mı gelir?

Uygulamada kamuoyunda "ifadeye çağrıldı" ifadesi çoğu zaman, ilgili kişinin soruşturmanın şüphelileri arasında olduğu algısını oluşturabiliyor. Oysa hukukçular, soruşturma süreçlerinde kişilerin farklı sıfatlarla dinlenebileceğine dikkat çekiyor.

Bir kişinin;

  • şüpheli sıfatıyla ifadesi alınabilir,
  • tanık olarak dinlenebilir,
  • bilgi sahibi olarak beyanına başvurulabilir,
  • mağdur veya müşteki sıfatıyla açıklama yapması istenebilir.

Bu nedenle, yalnızca "savcılığa çağrıldı" veya "beyan verecek" bilgisinden hareketle kişinin şüpheli olduğu sonucuna varmak hukuken doğru kabul edilmiyor.

Hayko Cepkin neden itiraz etti?

Hayko Cepkin'in itirazının temelinde de bu hukuki ayrım bulunuyor. Sanatçı, hakkında çıkan "ifadeye çağrıldı" haberlerinin kamuoyunda kendisinin soruşturmanın şüphelileri arasında olduğu algısını oluşturabileceğini belirterek, kendisinin yalnızca bilgisine başvurulacağını ifade etti.

Bu açıklama, soruşturmalarda kullanılan hukuki terminolojinin kamuoyuna aktarılırken ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gündeme getirdi.

Haber dilinde dikkat edilmesi gereken nokta

Hukukçular, soruşturma aşamasında kişilerin statüsünün doğru aktarılmasının masumiyet karinesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Kişinin hangi sıfatla savcılık veya kolluk makamları tarafından dinleneceği netleşmeden "ifadeye çağrıldı", "şüpheli olarak ifade verecek" gibi ifadelerin kullanılması, yanlış algılara yol açabiliyor.

Bu nedenle gazetecilik açısından en güvenli yaklaşım, resmi makamların açıklamalarını esas almak ve kişinin soruşturmadaki hukuki sıfatını kesinleşmemişse varsayıma dayalı ifadelerle tanımlamamaktır.

{ "vars": { "account": "G-3HWH7J6WBF" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }