Dünya

Almanya’da 8 Türk’ün öldürüldüğü NSU davasında erken tahliye

Almanya’da 2000 ile 2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldüren aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı Terör Örgütü’ne (NSU) yardım etmekten 10 yıl hapis cezası alan Ralf Wohlleben’in cezasının üçte ikisi tamamladıktan sonra kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesi ile serbest kaldığı ortaya çıktı.

Abone Ol

Almanya’da 2000 ile 2007 yılları arasında 8'i Türk 10 kişiyi öldüren en az iki bombalı saldırı düzenleyen ve 15 banka soygunu yapan aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı Terör Örgütü’ne (NSU) ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde 2013'te başlayan ve 11 Temmuz 2018'de sona eren davada NSU terör örgütüne yardım ve yataklık etmekten suçlu bulunan Ralf Wohlleben’in 10 yıllık hapis cezasını tamamlayıp Saksonya-Anhalt eyaletinde bulunan Burg Yüksek Güvenlikli Cezaevinden çıkarak serbest kaldığı ortaya çıktı. 2018 yılında hüküm giyen Wohlleben’in cezasının üçte ikisi tamamladıktan sonra kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesi ile serbest kaldığı öğrenildi. Alman medyasındaki haberleri teyit eden Federal Savcılığa göre, Wohlleben gözetim altında kalmaya devam edecek.

9 kişinin ölümüne yardım etti 10 yıllık hapis ile kurtuldu
Almanya Federal Savcılık Ofisi sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, 51 yaşındaki Wohlleben'in bugün itibariyle on yıllık cezasının tamamını çektikten sonra serbest bırakıldığı bildirildi. Wohlleben, NSU üyeleri Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos'un dokuz göçmen kökenli insanı öldürmek için kullandığı silahı NSU için temin etmişti. 51 yaşındaki Wohlleben'in serbest bırakılmasının ardından, NSU'nun şiddet içeren suç serisiyle bağlantılı olarak yalnızca aşırı sağcı Beate Zschape hapiste kaldı.

NSU terör örgütü
Almanya'da 2000-2007'de 8'i Türk 10 kişiyi öldüren, en az iki bombalı saldırı düzenleyen ve 15 banka soygunu yapan NSU terör örgütü üyelerinin varlığı ve cinayetlerdeki rolü 4 Kasım 2011'de ortaya çıktı. NSU üyelerinden Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos, 4 Kasım 2011'de bir banka soygununun ardından saklandıkları karavanda ölü bulunmuş, intihar ettikleri ileri sürüldü. Ardından devam eden süreçte ülkenin son yıllarda karşı karşıya kaldığı en acımasız aşırı sağcı terör örgütü ağı belirlenmişti. Terör örgütünün hayattaki tek üyesi Beate Zschaepe, örgüt arkadaşlarının ölümü üzerine hücre evini ateşe vermiş ve polise teslim olmuştu. Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde 2013'te başlayan ve 5 yıldan fazla süren NSU terör örgütü davasında karar 11 Temmuz 2018'de açıklanmış, baş sanık Beate Zschaepe ömür boyu hapse çarptırılmış, örgüte yardım ve yataklık yapan 4 sanık da 2,5 ile 10 yıl arasında hapis cezası almıştı.
Bugün serbest bırakılan ve davada en önemli ikinci sanık olan Wohlleben, NSU terör örgütünün işlediği 9 cinayette kullanılan Ceska 83 tipi silahı tedarik ederek örgütü yardım ve yataklık suçundan 10 yıl hapse mahkum olmuştu. Wohlleben’in cezasının üçte ikisi tamamladıktan sonra kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesi ile serbest kalacağı ortaya çıkmıştı.

NSU'nun hayattaki tek üyesi de hapisten çıkış yolu arıyor
Ömür boyu hapse mahkum olan Beate Zschaepe de geçen yılın sonuna doğru aşırı sağcılıktan kurtulma amacıyla yürütülen bir programa başvurmuş ve kabul edilmişti. Almanya'daki yasalar gereği ömür boyu hapis cezası alanların durumunun yeniden gözden geçirilmesi uygulaması kapsamında kendi durumunun ele alınacağı Kasım 2026’daki mahkemedeki duruşma öncesi hakimlerin kararını etkilemeyi amaçlayan Beate Zschaepe’nin 15 yıllık hapis cezasını tamamladıktan sonra erken tahliye amacıyla bu adımı attığı ileri sürülmüştü.

{ "vars": { "account": "G-3HWH7J6WBF" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }