Analistler, ABD’den gelen ekonomik verilerin “ne çok güçlü ne de çok zayıf” bir görünüm sunduğunu, bunun hisse senetlerini desteklerken dolar üzerinde yeterli yukarı yönlü ivme yaratmadığını ifade etti. Enflasyon baskılarındaki gevşeme ve zayıflayan işgücü talebinin, ABD Merkez Bankası’na (Fed) ek faiz indirimleri için alan tanıdığı vurgulandı.
10 Ocak’ta sona eren haftaya ilişkin ilk işsizlik başvurularının beklenmedik şekilde 200 binin altına gerileyerek Kasım ayından bu yana en düşük seviyeye indiğine dikkat çekildi. Bu durum, işten çıkarmalarda bir artış yaşanmadığını gösterse de, 2025 yılı istihdam artışının büyük bölümünün eğitim ve sağlık hizmetleri sektöründe yoğunlaşması nedeniyle aşağı yönlü risklerin sürdüğü kaydedildi.
Öte yandan ABD Hazine Bakanlığı’nın Uluslararası Sermaye (TIC) verilerine göre, yabancı yatırımcılar Kasım ayına kadar olan 12 aylık dönemde uzun vadeli ABD menkul kıymetlerinde rekor düzeyde 1 trilyon 569 milyar dolarlık alım gerçekleştirdi. Bu rakamın, aynı dönemdeki ABD ticaret açığını gölgede bıraktığı belirtildi.
BBH analistleri, Trump yönetiminin ABD ticaret açığını daraltmaya yönelik politikalarının, daha az doların yurtdışına çıkmasına yol açacağını ve bunun da yabancı fonların ABD varlıklarına geri dönme ihtiyacını azaltarak dolar üzerinde yapısal baskı yaratacağını değerlendirdi.