Çevresel kaygılarla fitili ateşlenen gösterilerin 9. gününde, binlerce protestocu başkent Tiran’daki Başbakanlık binası önünde toplanarak Başbakan Edi Rama’yı istifaya çağırdı.
Çevre İsyanından Siyasi Hesaplaşmaya
Ülkenin güneyinde yer alan ve flamingolar, Akdeniz fokları ile deniz kaplumbağalarının hayati yuvalama alanı olan Zvernec bölgesi ile Adriyatik'teki Sazan Adası'nı kapsayan 1,4 milyar euroluk lüks tatil köyü projesi, Arnavutluk halkını sokağa döktü. ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in yatırım şirketiyle bağlantılı olduğu belirtilen projeye karşı ellerinde şişme flamingolar ve Arnavutluk bayraklarıyla yürüyen kitleler, doğa katliamına dur demek için seslerini yükseltti.
Ancak ilk günlerde çevre koruma ve milli hassasiyetlerle başlayan gösteriler, kısa sürede boyut değiştirerek ülkeyi on yıllardır yöneten siyasi elitlere ve yolsuzluk iddialarına karşı kitlesel bir öfke patlamasına dönüştü. Başbakanlık binası önünde toplanan binlerce kişi, hem iktidarı hem de ana muhalefeti hedef alarak, "Rama istifa", "Rama hapse, Berisha hapse" ve "Bu vatan bizim" sloganları attı.
"Sokak Protestolarıyla Ülkeye Yön Verilemez"
Yükselen istifa seslerine ve "Flamingo Devrimi" pankartlarına rağmen geri adım atmayacağını açıklayan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ise projeyi hayata geçirmekte kararlı olduklarını vurguladı. Uluslararası basına konuşan Rama, şu ifadeleri kullandı:
"Bu çok güzel bir proje olacak ve bunu mutlaka gerçekleştireceğiz. Ben ülkeyi geliştirmek ve bu tür büyük projeleri hayata geçirmek için seçildim; farklı fikirleri olanların yönlendirmesiyle hareket etmek için değil. Arnavutluk’a sokak protestoları ile yön verilemez."
Hükümet kanadı, oteller, lüks villalar, rezidanslar ve bir marinayı içeren dev kompleksin ülkede ciddi bir istihdam yaratacağını, yabancı sermayeyi çekeceğini ve turizme çağ atlatacağını savunuyor. Protestocular ise projenin Akdeniz'in en önemli biyolojik çeşitlilik merkezlerinden birini yok edeceğini ve ihale sürecinin şeffaf olmadığını ileri sürüyor.
Tiran-Tahran Hattında "Dezenformasyon" Gerilimi
Gösterilerin büyümesi üzerine Başbakan Edi Rama’dan dikkat çeken bir dış politika hamlesi geldi. Rama, Arnavutluk'u sarsan bu protestoların arkasında İran'ın olduğunu iddia etti. 2022 yılından bu yana siber saldırılar ve Arnavutluk'un İranlı muhalif bir gruba ev sahipliği yapması nedeniyle Tahran ile diplomatik ilişkileri kesik olan Tiran yönetimi, İran’ı ülkeye karşı "hibrit savaş" yürütmek ve dezenformasyon kampanyası tezgahlamakla suçladı.
İran cephesinden ise bu iddialara yalanlama gecikmedi. Suçlamaları kesin bir dille reddeden İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, "Arnavutluk yetkilileri, kendi halkının meşru ve makul taleplerine yanıt vermek yerine, İran aleyhinde gülünç iddialar ortaya atıyor" diyerek Tiran hükümetine tepki gösterdi.
Talepleri karşılanana kadar meydanları terk etmeyeceklerini belirten protestocular, gösterilerin önümüzdeki günlerde şiddetini artırarak devam edeceğini ilan etti. Kıyı şeridindeki ekolojik dengeyi koruma mücadelesi olarak başlayan süreç, Arnavutluk'un yakın tarihindeki en ciddi siyasi krizlerden birine evrilmiş durumda.