Palandöken, borcu bulunduğu için kredi alamayan binlerce esnafın adeta çıkmaza sürüklendiğini ifade ederek, “Borcu var diye kredi verilmezse esnaf borcunu nasıl ödeyecek? İnsanlar borçlarını kapatmak için krediye ihtiyaç duyuyor. Ancak ‘borcun varsa kredi alamazsın’ deniliyor. Bu anlayışın sürdürülebilir bir yanı yok” dedi.
Esnafın yalnızca ticari değil, aynı zamanda temel yaşam giderleriyle de mücadele ettiğini vurgulayan Palandöken, “Elektrik, su, doğalgaz borçları birikiyor, çocuğunun okul taksiti var, dükkânına mal alması gerekiyor, çalışanının maaşını ödemek zorunda. Krediye erişim engellendiğinde bu yük daha da ağırlaşıyor” diye konuştu.
Krediye erişimin kısıtlanmasının zincirleme olumsuz etkilere yol açacağına dikkat çeken Palandöken, “Esnaf krediye ulaşamazsa maliyetler artar, bu da ürün fiyatlarına yansır ve enflasyonu tetikler. Aynı zamanda istihdam azalır, esnaf ailesinin geçimini dahi sağlayamaz hale gelir” ifadelerini kullandı.
“Esnafı rahatlatacak bir sistem kurulmalı”
Mevcut kredi uygulamalarının esnaf ve sanatkâr için ciddi bir sorun haline geldiğini söyleyen Palandöken, öncelikle borçların yapılandırılması, ardından da krediye erişimin sağlanması gerektiğini belirtti. “İnsan borcunu ödemek için borçlanıyor, faiz ödüyor ama ‘önce borcunu öde’ deniliyor. Bu borç nasıl ödenecek? Mutlaka makul ve uygulanabilir bir çözüm yolu bulunmalı” dedi.
Palandöken, “Borçlu esnafa kredi verilmez” anlayışı yerine, borçların zamana yayılarak ödenebileceği bir sistemin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu engelleme bir an evvel kaldırılmalı. Esnafın nefes alacağı, üretimini ve istihdamını sürdürebileceği bir sistem kurulmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.