TÜGAP (Girişimci Acenteler Platformu) Kurucu Başkanı Abdulcelil Alkış, döviz bazlı birikimli ve prim iadeli hayat sigortalarının, aileler için miras niteliğinde bir güvence sunduğunu vurguladı.
Alkış, finansal başarının sadece gelir artışıyla değil, devletin sunduğu vergisel avantajların doğru yönetimiyle mümkün olduğunu belirterek; bordrolu çalışanların maaşlarından kesilen vergileri uzun vadeli döviz varlığına dönüştürebileceğine dikkat çekti.
"Ertelemenin Bedeli: Her Yıl İçin 5 Bin Dolar Kayıp"
Genç profesyoneller arasında sigortanın bir "masraf" olarak görülmesinin büyük bir finansal hata olduğunu ifade eden Alkış, sistemde kalma süresinin önemini çarpıcı verilerle açıkladı:
"25 yaşında sisteme giren bir birey ile 35 yaşında başlayan arasındaki fark, sağlanan koruma açısından 170 bin dolarlık devasa bir kayıptır. Analizlerimize göre; sisteme girmeyi ertelediğiniz her yıl, gelecekteki tazminatınızdan aslında 5 bin doları siliyorsunuz."
Vergi Avantajı ile "Sıfır Maliyetli" Yatırım
Gelir Vergisi Kanunu'nun 63. ve 89. maddelerine atıfta bulunan Alkış, yüksek gelir grubundaki çalışanlar için yüzde 40’a varan vergi iadesi imkanının altını çizdi. Bu sistemde ödenen primlerin vergi matrahından düşülmesi, bir nevi devletin primin yarısını finanse etmesi anlamına geliyor.
Alkış, sistemin işleyişini ve sunduğu güvenceleri şu şekilde özetledi:
-
Kritik Hastalık Teminatı: Kanser, kalp krizi veya organ nakli gibi durumlarda toplu ödeme yapılır.
-
Döviz Bazlı Birikim: Poliçe süresi sonunda herhangi bir risk gerçekleşmezse, ödenen primler döviz cinsinden iade alınır.
-
Miras Niteliği: Yaşam kaybı durumunda aileye döviz bazlı yüksek bir tazminat bırakılır.
Yastık Altı Varlıklar Sisteme Kazandırılmalı
Türkiye'nin ekonomik büyümesi için yastık altında bekleyen 400-500 milyar dolarlık varlığın finansal sisteme dahil edilmesinin bir zorunluluk olduğunu belirten Alkış, sigorta acentelerinin bu süreçte bir "köprü" görevi gördüğünü söyledi.
TÜGAP'ın 2026 projeksiyonuna göre; bireylerin sigortayı bir maliyet değil, döviz bazlı bir varlık olarak görmesi ve şirketlerin bu sigortaları çalışanlarına bir "yan hak" olarak sunması, toplumsal refahın artırılmasında anahtar rol oynayacak.