Borusan Heavy Proje Ve Ağır Taşımacılık Grup Müdürü Berk Can, Ekovitrin’in sorularını yanıtladı. Borusan Heavy olarak tüm süreçleri uçtan uca teknik bir denetim yaklaşımıyla yönettiklerini belirten Can, “Uzman kadromuz güzergâhtaki fiziksel engelleri, teknik riskleri ve operasyonel ihtiyaçları büyük bir hassasiyetle değerlendirir” ifadelerini kullandı. Can, “Borusan Heavy olarak Türkiye’yi bir transit noktadan stratejik bir operasyon merkezine dönüştüren yapının içinde yer alıyoruz” diye konuştu.
Bazen bir yükü taşımak, aslında bir “proje değil bir risk matematiği” olur. Sizin için ağır taşımacılık hangi noktada lojistik olmaktan çıkıp mühendisliğe dönüşüyor?
Borusan Heavy için ağır taşımacılık her adımı hesaplanmış bir mühendislik operasyonudur. Süreç bizim için teklif aşamasında başlar ve o andan itibaren yalnızca lojistik değil, proje matematiği olarak ilerler. Güzergâhı yol şartları, köprü mukavemeti, altyapı ve ekipman uygunluğu üzerinden detaylı biçimde analiz ederiz. Borusan Heavy’nin gücü, olası riskleri daha sahaya çıkmadan öngörmesi ve Borusan’ın köklü mühendislik kültürüyle bunları yönetebilmesidir. Bizim için başarı, yükü taşımak değil; güven, kalite ve verimlilik imzasıyla teslim etmektir.
Bir rüzgâr türbini kanadı ya da dev bir endüstriyel parça yola çıkmadan önce, perde arkasında kimsenin görmediği hangi kritik kararlar veriliyor? Bize o görünmeyen hazırlık sürecini anlatır mısınız?
Borusan Heavy olarak tüm süreçleri uçtan uca teknik bir denetim yaklaşımıyla yönetiyoruz. Ağır taşımacılıkta başarı, yük hareket etmeden önce yapılan hazırlıkla belirlenir. Bizim ölçümüz metreler değil, milimetrelerdir. Uzman kadromuz güzergâhtaki fiziksel engelleri, teknik riskleri ve operasyonel ihtiyaçları büyük bir hassasiyetle değerlendirir. Yol iyileştirmeleri, statik analizler, izin süreçleri ve paydaş koordinasyonu bu hazırlığın temel parçalarıdır. En küçük ölçüm hatasının bile süreci etkileyebileceğini bildiğimiz için her adımı Borusan Heavy standartlarında planlarız. Bu görünmeyen hazırlık, sahadaki kusursuzluğun asıl garantisidir.
Sahada işler genelde planla gerçek arasında farklı ilerler. Sizi en çok zorlayan operasyon tipi ne oldu ve o süreç size ne öğretti?
Ağır taşımacılıkta saha, her zaman planla birebir ilerlemez; hava koşulları, teknik değişkenler ve izin süreçleri farklı senaryolar yaratabilir. Borusan Heavy olarak biz bu durumu bir belirsizlik olarak değil, yönetilmesi gereken bir risk disiplini olarak ele alıyoruz. Bu nedenle ana planlarımızı yalnızca ideal koşullara göre değil, olası zorlukları kapsayan alternatiflerle birlikte hazırlıyoruz. Borusan Heavy olarak kurumsal refleksimizin temelinde; çevik karar alma yeteneği, deneyimli kriz yönetimi ve paydaşlarımızla kurduğumuz şeffaf iletişim kanalları yer almaktadır. Şeffaf iletişim ise bizim için en önemli konuların başında geliyor. Sapma anlarında müşteriyi anlık olarak bilgilendiriyor, çözümü hızla devreye alıyoruz. Her zorlu süreci, operasyonel standartlarımızı güçlendiren bir öğrenme alanına dönüştürüyoruz.
“Birden fazla büyük proje aynı anda” ifadesi kulağa güçlü geliyor ama sahada bu ne demek? Operasyon yönetimini bir orkestraya benzetsek, siz hangi enstrümanı yönetiyorsunuz?
Eş zamanlı olarak birden fazla büyük ölçekli projeyi yönetme kabiliyeti, Borusan Heavy’nin operasyonel kas gücünü ve ölçeklenebilir yapısını simgeliyor. Farklı coğrafyalarda, geniş bir makine parkı ve uzman teknik ekiplerle aynı kalite standartlarında hizmet vermek, yüksek bir koordinasyon becerisi gerektiriyor. Proje sayısı arttıkça risk yönetimi de büyür; biz bu noktada her projeyi kendi içinde ayrı bir mühendislik konusu olarak ele alıyor, bütünde Borusan Heavy’nin hedefleriyle uyumlu bir yapı kuruyoruz. Bu ekosistemi bir orkestraya benzetmek gerekirse, benim rolüm tüm bu teknik ve operasyonel bileşenleri ortak bir stratejik hedef doğrultusunda birleştiren şef batonudur. Her ekip kendi uzmanlığını en iyi şekilde ortaya koyarken, Borusan Heavy’nin güven veren sesi her projede aynı netlikte duyulur.
Borusan Limanı’nın çoklu faaliyet yapısı içinde proje kargo tarafı bir merkez gibi çalışıyor. Bu merkez olma hali size hız mı kazandırıyor yoksa daha fazla sorumluluk mu yüklüyor?
Borusan Port’un çoklu faaliyet yapısı, proje kargo süreçlerinde bizim için yalnızca bir merkez değil, aynı zamanda stratejik bir güç odağıdır. Liman, nakliye, vinç ve kurulum gibi farklı disiplinleri tek çatı altında birleştirerek müşterilerimize uçtan uca bir operasyon avantajı sunuyoruz. Özellikle rüzgâr enerjisi gibi hassasiyet ve hız gerektiren sektörlerde bu yapı büyük fark yaratıyor. Müşterilerimiz tek noktadan, Borusan’ın kurumsal güvencesiyle yönetilen bir çözüm bekliyor. Bu model bize operasyonel çeviklik kazandırırken, aynı zamanda tüm süreci Borusan kurumsal güvencesiyle yönetmenin sorumluluğunu da yüklüyor.
Ağır yük taşımacılığında başarı çoğu zaman ekipmandan çok “karar anı refleksi” ile ölçülür. Sizi sektörde ayrıştıran refleks nedir?
Ağır yük taşımacılığında başarı, yalnızca ekipman gücüyle ölçülmez; asıl farkı yaratan karar anındaki refleks ve o refleksi yöneten ekiptir. Borusan Heavy olarak bizi sektörde ayrıştıran en önemli unsur, ekipmanın önüne uzman insan kaynağını koymamızdır. En gelişmiş ekipman bile, doğru zamanda doğru kararı verecek deneyimli bir ekip olmadan yeterli olmaz. Bizim yaklaşımımızda iş sağlığı ve güvenliği her zaman ilk sırada yer alırken, hızlı ama kontrollü karar alma becerimiz Borusan’ın kurumsal kültürünün doğal bir sonucudur. Bu nedenle biz yalnızca yük taşımıyor; teknik yetkinliği yüksek, güven odaklı ve çözüm üreten bir mühendislik gücü yönetiyoruz.
Türkiye artık sadece transit değil, üretim ve ihracat projelerinde de ağır lojistiğin merkezi olmaya başladı. Sizce bu dönüşümün en kritik kırılma noktası ne oldu?
Türkiye’nin ağır lojistikte üretim ve ihracat projelerinde merkez ülke haline gelmesindeki en kritik kırılma noktası, küresel ticaretin yalnızca hız değil, operasyonel esneklik ve mühendislik güvenliği de istemeye başlamasıdır. Jeopolitik belirsizlikler ve geleneksel rotalardaki tıkanmalar, çok modlu taşımacılığı daha da önemli hale getirdi. Borusan Heavy olarak biz bu dönüşümün yalnızca tanığı değil, güçlü aktörlerinden biri konumundayız. Türkiye’nin stratejik coğrafi avantajını, ağır yük elleçleme kabiliyetimiz ve ileri mühendislik çözümlerimizle birleştiriyoruz. Karayolu, denizyolu ve demiryolu entegrasyonunu uçtan uca yöneterek müşterilerimize maliyet ve zaman avantajı sağlıyoruz. Borusan Heavy olarak Türkiye’yi bir transit noktadan stratejik bir operasyon merkezine dönüştüren yapının içinde yer alıyoruz.
Son olarak; ağır yük taşımacılığında “taşınan şey” aslında sadece yük değil, bir ülkenin sanayi kapasitesi diyebilir miyiz? Borusan Heavy kendini bu kapasitenin neresinde konumlandırıyor?
Kesinlikle diyebiliriz. Ağır yük taşımacılığı, bir ülkenin sanayi kapasitesinin ve teknolojik olgunluğunun sahadaki somut göstergelerinden biridir. Bizim taşıdığımız her yük aslında Türkiye’nin üretim gücünü, mühendislik vizyonunu ve küresel rekabetçiliğini temsil ediyor. Borusan Heavy olarak kendimizi yalnızca bir taşımacılık şirketi değil, Türkiye’nin sanayi kalkınmasının ve enerji dönüşümünün stratejik çözüm ortağı olarak konumlandırıyoruz. Son altı yıldır sürdürdüğümüz teknoloji, insan kaynağı ve ekipman yatırımlarıyla en karmaşık projeleri taşınabilir hale getiriyoruz. Yükler büyüdükçe biz de kapasitemizi büyütüyor, Türkiye’nin sanayi gücünü dünyanın dört bir yanına güvenle ulaştırıyoruz.