Finans

Bankacılık Sektörü Kârı Son Çeyrekte Güçlü Artış Gösterdi

BDDK verilerine göre sektör kârı çeyreklik bazda %23 arttı, faiz indirimleri net faiz marjını destekledi.

Abone Ol

BDDK’nın açıkladığı aylık verilere göre, bankacılık sektörünün 2025 yılının son çeyreğine ilişkin kârlılığı güçlü seyrini sürdürdü. Ekim–Kasım döneminde sektör net kârı, bir önceki çeyreğin Temmuz–Ağustos dönemine kıyasla %23 artarak 173,2 milyar TL’ye yükseldi. Aynı dönemde net dönem kârı, geçen yılın aynı dönemine göre ise %45 artış kaydetti.

Mevsimsel etkilerle eylül ayında görece yüksek gelen enflasyon verilerine rağmen, enflasyon beklentilerindeki düşüş eğiliminin sürmesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirimlerine devam etmesini sağladı. Kasım ve Aralık aylarında %1’in altında gerçekleşen aylık enflasyon verileri, dezenflasyon sürecine yönelik beklentileri güçlendirdi. Bu gelişmeler doğrultusunda TCMB, yılın son çeyreğinde politika faizini toplam 250 baz puan indirerek %38 seviyesine çekti.

BDDK haftalık verilerine göre (26 Eylül–26 Aralık 2025), sektör genelinde TL cinsi krediler bir önceki çeyreğe göre %10’a yakın büyüme kaydetti. Yabancı para kredilerde ise dolar bazında yaklaşık %3’lük artış gözlendi. TL mevduatlar, TL kredilerin bir miktar altında büyürken, yabancı para mevduatlarda yüksek tek haneli artışlar dikkat çekti. Düşen faizlerle birlikte mevduat maliyetlerinde gerileme yaşanırken, net faiz gelirleri artış gösterdi.

Çoğu bankanın enflasyon beklentisinin Ekim–Ekim TÜFE’ye yakın gerçekleşmesi nedeniyle TÜFE endeksli menkul kıymetlerde belirgin bir etki görülmedi. Buna karşın, ücret ve komisyon gelirlerindeki büyümede bu çeyrekte yavaşlama gözlendi. Swap faizlerindeki düşüşle artan swap kullanımı, swap maliyetlerini yükseltirken; operasyonel giderler dönemsel etkilerle çift haneli artışlar kaydetti. Karşılık giderleri kârlılık üzerinde kısmi baskı oluştururken, yüksek vergi karşılıkları da kâr artışını sınırladı. Öte yandan, Aralık sonunda VUK kapsamında enflasyon muhasebesinin uygulanmamasına karar verildi.

Azalan fonlama maliyetleriyle birlikte son çeyrekte net faiz marjında genişleme beklenirken, TÜFE endeksli tahvil getirilerinde gerçekleşme ve tahmin farkı nedeniyle Vakıfbank’ta belirgin artış öngörülüyor. Net ücret ve komisyon gelirlerindeki büyümenin yavaşlaması beklenmekle birlikte, Halkbank ve Garanti BBVA’nın bu alanda görece güçlü performans sergilemesi bekleniyor.

Diğer faaliyet gelirlerinde tahsilatlar, sorunlu kredi satışları ve karşılık iptallerine bağlı olarak bankalar arasında ayrışmalar yaşanabileceği belirtiliyor. Swap maliyetlerindeki artışın devam ettiği çeyrekte, Yapı Kredi’nin ticari zararının yüksek kalabileceği, analiz kapsamındaki tüm bankaların ticari zarar yazmasının beklendiği ifade ediliyor. Karşılık giderlerinde de bankalar arasında farklılaşma öngörülürken, Vakıfbank’ın yaklaşık 4 milyar TL serbest karşılık ayırabileceği tahmin ediliyor.

Operasyonel giderlerde dönemsel etkilerle artış beklenirken, İş Bankası’nın giderlerinin görece yüksek gerçekleşebileceği öngörülüyor. İştirak gelirlerinin ise banka kârlılıklarını desteklemeyi sürdürmesi bekleniyor. Son çeyrekte yüksek efektif vergi oranları dikkat çekerken, İş Bankası’nın vergi tarafında daha sınırlı etkilenmesi bekleniyor.

Ziraat Yatırım Menkul Değerler’in değerlendirmesine göre, takip edilen bankalar arasında en yüksek kâr artışının Vakıfbank’ta gerçekleşmesi beklenirken, en belirgin kâr daralmasının Yapı Kredi Bankası’nda görülmesi öngörülüyor. Nominal bazda en yüksek kârın ise Garanti BBVA tarafından açıklanması bekleniyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde takip edilen bankaların toplam kârının bir önceki çeyreğe göre %3,9 artarak 97,5 milyar TL’ye ulaşacağı tahmin ediliyor. Söz konusu rakam, yıllık bazda ise %41,4’lük güçlü bir artışa işaret ediyor.

{ "vars": { "account": "G-3HWH7J6WBF" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }