Akşamdan taş fırına sürülen keşkek, yaklaşık 12 saatlik zahmetli bir sürecin ardından hazır hale geliyor. Yapılan arkeolojik bulgular, bu kadim yemeğin geçmişinin 2 bin 500 yıl öncesine uzandığını ortaya koyuyor.
Kuzu gerdan eti, ilikli kemik, nohut, yarma ve tereyağıyla hazırlanan keşkek; besleyici ve tok tutucu özelliğiyle özellikle bayram sabahları ve düğünlerde vazgeçilmezler arasında yer alıyor. Günün her öğününde tüketilebilen bu lezzet, Türk mutfağının en eski yemeklerinden biri olarak kabul ediliyor.
Oluz Höyük’te 2 bin 500 yıllık iz
Amasya’daki Oluz Höyük kazılarında, içinde kemik ve tahıl kalıntıları bulunan bir toprak çömleğin gün yüzüne çıkarılmasıyla keşkeğin tarihinin Pers dönemine kadar uzandığı kayda geçti. Saray mutfağında kullanıldığı değerlendirilen, yaklaşık 30 santimetre uzunluğundaki tencerenin 30 kişilik yemek pişirecek kapasitede olduğu belirlendi.
“Kutsal bir yemek geleneği”
Gurme Yaman Kesim, keşkeğin köklerinin Hitit dönemine dayandığını belirterek, “Aslına uygun malzeme ve doğru pişirme yöntemi çok önemli. Binlerce yıllık, Hititlerin krallarına ve tanrılarına sunduğu kutsal bir yemekten söz ediyoruz. Bugün de bayram ve düğünlerde aynı coşkuyla tüketiliyor” dedi.
İyi keşkeğin sırrı çeperinde
‘Geçmişten Günümüze Amasya Mutfağı’ kitabının yazarı Kesim, taş fırın keşkeğinin başarısının yüzeyinde oluşan çeperle anlaşıldığını vurgulayarak, “Çeperde kabuklanma ve kolajenin ortaya çıkması, keşkeğin ideal şekilde piştiğinin göstergesidir” ifadelerini kullandı.
“Dünyanın en uzun süre hazırlanan yemeklerinden biri”
Amasya Yalıboyu Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Selçuk Başün ise, coğrafi işaretli usule uygun pişirilen keşkeğin dünyadaki en uzun süre hazırlanan yemeklerden biri olduğuna dikkat çekti. Başün, “Odun ateşiyle ısınan taş fırında, toprak küp içinde 12 saat pişiyor. Menülerimizde yer alıyor ve en çok beğenilen yemeklerimizin başında geliyor” diye konuştu.