Sağlık

Takviye Edici Gıdada Rekor Büyüme: Türkiye Pazarı 1 Milyar Doları Aştı

Pandemiyle birlikte değişen yaşam alışkanlıkları, Türkiye’de takviye edici gıda sektörünü hızla büyüttü. Sağlıklı yaşam bilincinin yaygınlaşması ve koruyucu sağlık yaklaşımının güçlenmesiyle birlikte pazar hacmi 2025 yılı itibarıyla 1 milyar dolara ulaştı.

Abone Ol

Sektör verilerine göre Türkiye’de takviye edici gıda pazarı, pandemi sonrasında her yıl ortalama yüzde 15 büyüme kaydetti. Aynı dönemde Türkiye’nin takviye gıda ihracatının yaklaşık 300 milyon dolar seviyesine çıktığı tahmin ediliyor. Küresel ölçekte ise pazar büyüklüğü 200 milyar doların üzerine çıkarken, sektörün 2030 yılına kadar yıllık ortalama yüzde 9,1 büyüme ile 308 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Sektör temsilcileri, tüketicilerin artık yalnızca hastalık dönemlerinde değil, günlük yaşamda da sağlığı destekleyici ürünlere yöneldiğine dikkat çekiyor. Artan bireysel farkındalık, takviye edici gıdaları düzenli tüketimin bir parçası haline getirirken, bu talep üretici firmaları da yeni yatırımlar ve kapasite artışlarına yönlendiriyor. Büyüyen sektörün, istihdam ve yatırımlar yoluyla ekonomiye önemli katkı sağladığı ifade ediliyor.

Kişi Başı Harcama Hâlâ Düşük, Potansiyel Yüksek

Türkiye pazarında doygunluk oranının halen düşük olması, sektörde önemli bir büyüme alanı olduğuna işaret ediyor. Avrupa ve ABD’de kişi başı yıllık takviye edici gıda harcaması 100 doların üzerine çıkarken, Türkiye’de bu rakam hâlâ tek haneli seviyelerde bulunuyor. Bu tablo, hem yerli hem de uluslararası firmaların Türkiye’ye yönelik yatırım iştahını artırıyor.

Sektör temsilcileri, Türkiye’nin sahip olduğu zengin biyoçeşitliliği “gizli bir avantaj” olarak değerlendiriyor. Bu ilginin, küresel ilaç ve gıda devlerinin Türkiye’deki faaliyetlerini genişletmesine ve yerli markalara olan ilgiyi artırmasına yol açtığı belirtiliyor.

En Hızlı Büyüyen Alan: Probiyotik Takviyeler

Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği Başkanı Samet Serttaş, Türkiye takviye edici gıda pazarının 2030 yılına kadar 1,5 milyar dolara ulaşmasının öngörüldüğünü söyledi. Serttaş’a göre sektör, çift haneli büyüme oranlarıyla dikkat çekiyor.

Kategori bazında bakıldığında, bitkisel ve geleneksel takviyeler 2,4 milyar TL’lik satış hacmiyle yüzde 37 büyüme kaydetti. Bitkisel olmayan takviyeler ise 4,5 milyar TL ile pazarın en büyük payını oluşturdu. Bu grupta balık yağı ve omega yağ asitleri 1,27 milyar TL’ye, kombinasyon ürünler 1,17 milyar TL’ye, mineral takviyeleri ise 507 milyon TL’ye ulaştı.

2025 yılında en dikkat çekici artış ise probiyotik takviyelerde yaşandı. Bu segment, yüzde 119,3’lük büyüme ile sektörün en dinamik alanı haline geldi. Sindirim sistemi ve bağışıklık sağlığına yönelik artan tüketici ilgisi, bu yükselişin temel nedeni olarak gösteriliyor.

Eczaneler Lider, E-Ticaret Hızla Yükseliyor

Takviye edici gıda satışlarında eczaneler liderliğini korurken, yaygın eczane ağı ürünlere erişimi kolaylaştırıyor. Eczacılara duyulan güven, özellikle premium ve klinik destekli ürünlerin bu kanal üzerinden sunulmasını güçlendiriyor.

Öte yandan e-ticaret, 2025 yılında en hızlı büyüyen satış kanalı oldu. Küresel ölçekte online satışların, takviye edici gıda pazarındaki payı yüzde 37’ye ulaştı.

Anti-Aging ve Hücresel Sağlık Öne Çıkacak

Önümüzdeki dönemde anti-aging ürünler, pazar büyümesinde belirleyici olacak alanlardan biri olarak görülüyor. Hücresel sağlığı destekleyen ve NAD+ odaklı takviyelere olan ilginin hızla arttığı ifade ediliyor.

Serttaş, artan iç talep, yeni üretim yatırımları ve lojistik avantajlarla Türkiye’nin takviye edici gıdada bölgesel bir üretim merkezi olma yolunda ilerlediğini belirterek, Anadolu’nun endemik bitkilerinin bilimsel temelli formülasyonlarla hem iç pazarda hem de ihracatta önemli bir rekabet avantajı sunduğunu vurguladı.

{ "vars": { "account": "G-3HWH7J6WBF" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }