Otovitrin

Stellantis’ten 60 Milyar Euro’luk Dev Hamle!

Stellantis Büyüme ve Kârlılığı Hızlandıracak Yeni Beş Yıllık Stratejik Planını Açıkladı!

Abone Ol

Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, yeni 5 yıllık stratejik planı FaSTLAne 2030’u kamuoyuna duyurdu. Yeni plan, Stellantis’in müşteri odaklı yaklaşım ve disiplinli sermaye tahsisi doğrultusunda; ikonik markalarını, küresel ölçeğini ve güçlü bölgesel köklerini bir araya getiren benzersiz yapısından güç alıyor. Şirketin büyüme ve kârlılığı hızlandırmayı hedeflediği 60 milyar Euro değerindeki FaSTLAne 2030 planı, 6 temel yapı taşı üzerine inşa edilecek.

Mobilitenin her alanına yatırım yapan dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, büyüme ve kârlılığı hızlandırmayı hedefleyen 60 milyar Euro değerindeki beş yıllık stratejik planı FaSTLAne 2030’u tanıttı. Şirketin Auburn Hills’te bulunan Kuzey Amerika Genel Merkezi’nde düzenlenen Investor Day’in sabah oturumunda, Stellantis liderliği geleceğe yönelik stratejisinin altı temel yapı taşını paylaştı.

Altı temel yapı taşı belirlendi!

Şirketin, müşteriyi merkeze koyma önceliği ile bölgelerin ve markaların en yüksek getiriyi sağlayabileceği alanlara sermayenin disiplinli şekilde yönlendirilmesi yaklaşımı üzerine inşa ettiği FaSTLAne 2030 planı, 6 temel yapı taşı üzerine inşa ediliyor:

· Benzersiz marka portföyünün daha etkin ve stratejik yönetimi

· Küresel platformlara, güç aktarma sistemlerine ve teknolojilere yatırım

· Stellantis’in temel güçlü yönlerini tamamlayan iş birlikleri

· Üretim altyapısının optimize edilmesi

· Operasyonel mükemmeliyet

· Bölgelerin ve yerel ekiplerin güçlendirilmesi

FaSTLAne 2030’un, şirket genelinde aylar süren disiplinli çalışmaların sonucunda ortaya çıktığını söyleyen Stellantis CEO’su Antonio Filosa, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu strateji uzun vadeli, sürdürülebilir kârlı büyümeyi desteklemek amacıyla tasarlandı. Yaptığımız her işin merkezine müşteriyi koyan bu plan, ‘insanları sevdikleri ve güvendikleri marka ve ürünlerle buluşturmak’ olan amacımızı, sahip olduğumuz benzersiz güçlü yönlerden güç alarak hayata geçirecek. Güçlü bir insan kaynağına, küresel ölçeğin sağladığı güce, insanlarla bağ kuran ve ilham veren eşsiz markalara sahibiz. Bölgelerimizin ve bayi iş ortaklarımızın güçlü yerel kökleri sayesinde müşterilerimizin farklı ihtiyaçlarına en doğru şekilde yanıt verebiliyoruz. Bunun yanı sıra inovasyon ve operasyonel mükemmeliyete yönelik kararlı odağımızla hareket ediyoruz. Tüm bu güçlü yönlerimiz sayesinde müşterilerimize heyecan, işlevsellik ve ulaşılabilirliği bir arada sunabilecek benzersiz bir konumdayız. Buna ek olarak, ‘kazan-kazan’ anlayışıyla kurduğumuz iş birliklerinin giderek artan katkılarıyla birlikte, FaSTLAne 2030 hedeflerimizi gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğumuz tüm unsurlara sahibiz.”

2030’a kadar 60’tan fazla yeni araç lansmanı yapılacak!

Antonio Filosa, Stellantis liderlik ekibi üyeleriyle birlikte, Investor Day’in strateji oturumunda FaSTLAne 2030 planının temel yapı taşlarını detaylı şekilde paylaştı.

1) Benzersiz marka portföyünün daha etkin yönetimi:

Şirketin marka portföyü ve ürün planı yönetimine yönelik yaklaşımı; sermaye verimliliğini en üst seviyeye çıkarmak, mükerrer yatırımları önlemek ve kârlılığı desteklemek amacıyla yeniden yapılandırıldı. Bu dönüşüm kapsamında, 2030 yılına kadar tüm markalar ve farklı güç aktarma teknolojileri genelinde 60’tan fazla yeni araç lansmanı ve 50 önemli model yenilemesi gerçekleştirilecek. Bunlar arasında 29 bataryalı elektrikli araç (BEV), 15 şarj edilebilir hibrit veya menzil uzatmalı elektrikli araç, 24 hibrit elektrikli araç ve 39 içten yanmalı motorlu/mild hibrit araç yer alıyor. Bu yeniden odaklanan yaklaşım doğrultusunda Stellantis, en yüksek ölçeğe ve en güçlü kârlılık potansiyeline sahip dört küresel markasını; Jeep, Ram, Peugeot ve FIAT olarak konumlandırıyor. Çok bölgeli güçlü varlık gösteren bu markalar, tüm yeni küresel ürünlerin ilk lansman markaları olacak. Plan kapsamındaki marka ve ürün yatırımlarının yüzde 70’i bu markalara ve Stellantis’in ticari araç iş birimi olan Pro One’a yönlendirilecek.

Şirketin bölgesel ölçekte güçlü konumlanan beş markası; Chrysler, Dodge, Citroën, Opel ve Alfa Romeo ise kendi pazarlarındaki güçlü konumlarını sürdürürken aynı küresel altyapılardan faydalanacak ve marka kimliklerini daha da güçlendirerek müşterilerine benzersiz deneyimler sunacak. DS ve Lancia Fransa ve İtalya’da köklü geçmişe sahip tarihi markalar olarak öne çıkıyor. Bu markalar, Citroën ve FIAT tarafından yönetilecek ve özel uzmanlık markaları olarak geliştirilecek. Şirket ayrıca, güçlü ürün gamı ve eşsiz müşteri mirasıyla saf lüks segmentte konumlanan Maserati markasının geleceğini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda markanın ürün ailesine iki yeni E-segment model eklenecek. Detaylı yol haritası ise Aralık 2026’da Modena’da paylaşılacak. Konuyla ilgili bilgi veren Antonio Filosa, “Stellantis bünyesindeki her marka, FaSTLAne 2030 taahhütlerimizin hayata geçirilmesinde net ve stratejik bir rol üstlenecek” diye konuştu.

Üretimin yüzde 50’si 3 küresel platformda!

2) Küresel platformlara, güç aktarma sistemlerine ve teknolojilere yatırım:

Şirketin küresel ölçeği, en önemli güçlü yönlerinden biri olarak öne çıkıyor. Stellantis önümüzdeki beş yıl içerisinde küresel platformlar, güç aktarma sistemleri ve yeni teknolojilere 24 milyar Euro’nun üzerinde yatırım yapacak. Bu rakam, söz konusu dönemdeki toplam Ar-Ge ve sermaye yatırımlarının yüzde 40’ını oluşturuyor. Platformlar; verimlilik ve rekabetçiliği artırmak amacıyla modüler bir yapıda tasarlanıyor. 2030 yılı itibarıyla küresel yıllık üretim hacminin yüzde 50’si, tamamen yeni STLA One dahil olmak üzere üç küresel platform üzerinde gerçekleştirilecek. Modüler tasarım yaklaşımının somut bir örneği olan STLA One, maksimum ortak kullanım ve rekabetçilik sağlamak amacıyla sıfırdan geliştirilen yeni bir mimari olarak dikkat çekiyor.

Güç aktarma sistemleri ise müşterilere daha fazla tercih özgürlüğü sunacak. Stellantis; yeni hibrit modeller, yeni bataryalı elektrikli araçlar ve yüksek verimliliğe sahip içten yanmalı motorlarla çoklu enerji stratejisini genişletecek. 2030 yılına kadar küresel yıllık üretim hacminin yaklaşık yüzde 50’si, çok bölgeli güç aktarma çözümleriyle donatılacak ve enerji esnekliği ürün gamının temel unsurlarından biri olacak. “İnsan odaklı teknoloji” yaklaşımı, FaSTLAne 2030 planının merkezinde yer alıyor. Stellantis’in teknoloji stratejisi basit bir prensibe dayanıyor: Teknoloji, yalnızca gerçek müşterilerin günlük yaşamını iyileştirdiği ölçüde anlam taşıyor. Teknoloji, yalnızca teknoloji uğruna geliştirilmiyor. Yapay zekânın (AI) tüm teknoloji altyapısına entegre edildiği yeni bir dönemi başlatan plan kapsamında, küresel teknolojiler birinci sınıf iş ortaklarıyla birlikte geliştirilecek ve ardından her bölgedeki marka ve ürünlere yerel olarak uyarlanacak. Bu kapsamda geliştirilecek başlıca teknolojiler şunlar olacak:

• STLA Brain: Stellantis’in ölçeklenebilir merkezi bilgi işlem ve yazılım mimarisi

• STLA SmartCockpit: Müşterilerin araçlarıyla etkileşim biçimini yeniden tanımlayacak yeni nesil kokpit teknolojisi

• STLA AutoDrive: Şirketin ölçeklenebilir otonom sürüş sistemi

Tüm bu teknolojilerin 2027 yılında devreye alınması planlanıyor. 2030 yılı itibarıyla küresel yıllık üretim hacminin yüzde 35’i bu teknolojilerden en az biriyle donatılmış olacak. Bu oranın 2035 yılına kadar yüzde 70’in üzerine çıkması hedefleniyor.

Hedef ortak geliştirme ortak finansman!

3) Stellantis’in temel güçlü yönlerini tamamlayan iş birlikleri:

İkonik markaları, küresel ölçeği ve güçlü yerel köklerinden oluşan benzersiz yapısıyla Stellantis, kendi alanlarının en güçlü oyuncularını bünyesine çekebilecek ve “kazan-kazan” anlayışına dayalı iş birlikleriyle değer yaratımını hızlandırabilecek ayrıcalıklı bir konumda bulunuyor. Şirket; yeni iş birlikleri kurarak veya mevcut ortaklıklarını genişleterek ürünleri birlikte geliştirmeyi ve ortak finansman sağlamayı hedefliyor. Bu yaklaşım sayesinde yeni pazarlara erişim sağlanması, teknoloji seçeneklerinin artırılması, üretim kapasitesi kullanımının iyileştirilmesi ve tedarik rekabetçiliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bu iş birliklerine ilişkin örnekler arasında şunlar yer alıyor:

• Yüzde 51’i Stellantis’e ait olan Leapmotor International aracılığıyla şirket, Leapmotor ile küresel ölçekte büyüyen yenilikçi bir ticari iş birliği modeli oluşturdu. Önümüzdeki dönemde Stellantis ve Leapmotor’un satın alma süreçlerinde güçlerini birleştirerek tedarikçi ağlarından ortak fayda sağlaması ve maliyet rekabetçiliğini artırması hedefleniyor. Taraflar ayrıca, yaklaşan “Made-in-Europe” gereklilikleri doğrultusunda Madrid ve Zaragoza fabrikalarında kapasite paylaşımıyla başlayacak endüstriyel iş birlikleri planlıyor.

• Tarihi iş ortağı Dongfeng ile Stellantis, Çin merkezli DPCA ortak girişimi kapsamında yeni bir iş birliği dönemini başlatıyor. Bu kapsamda Çin ve diğer bölgelerde satışa sunulmak üzere iki Peugeot ve iki Jeep modelinin üretimi gerçekleştirilecek. Ayrıca şirket, yüzde 51 hissesi Stellantis’e ait olacak Avrupa merkezli yeni bir ortak girişim kurmayı planlıyor. Bu yapı kapsamında dağıtım, mühendislik, satın alma ve kapasite paylaşımı alanlarında iş birliği yapılması hedeflenirken, ilk adımın “Made-in-Europe” gereklilikleri doğrultusunda Rennes fabrikasında atılması planlanıyor.

• Tata ile kurulan iş birliği kapsamında şirket; üretim, tedarik zinciri, ürün geliştirme ve teknoloji alanlarında yaratılacak sinerjiler sayesinde Asya Pasifik, Orta Doğu-Afrika ve Güney Amerika bölgelerindeki rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

• Jaguar Land Rover ile ise ABD’de ürün ve teknoloji geliştirme alanlarında iş birliği sinerjilerinin değerlendirilmesi planlanıyor.

• Bilgi işlem mimarisi, yazılım, gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS), yapay zekâ ve batarya teknolojileri alanlarında Stellantis; iç yetkinliklerini tamamlamak ve araç geliştirme süreçlerini hızlandırmak amacıyla Applied Intuition, Qualcomm, Wayve, NVIDIA, Uber, Mistral AI ve CATL dahil olmak üzere birçok stratejik iş ortağıyla çalışmalarını sürdürüyor.

2030’a kadar tam kapasiteye ulaşılacak!

4) Optimize edilmiş üretim altyapısı:

FaSTLAne 2030 kapsamında, şirketin üretim kapasitesi kullanım oranının tüm bölgelerde önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. Bu artışın; ürün atağıyla desteklenen hacim büyümesi ve hedef odaklı yerel aksiyonlar sayesinde sağlanması planlanıyor. Bu kapsamda Avrupa’da, üretim kapasitesinin 800 bin adedin üzerinde azaltılması öngörülüyor. Bu dönüşüm; Poissy gibi tesislerin yeniden yapılandırılması ve Madrid, Zaragoza ile Rennes’deki iş birliklerinden yararlanılmasıyla gerçekleştirilecek. Tüm bunlar yapılırken üretim istihdamının korunması hedefleniyor. Avrupa’daki kapasite kullanım oranının 2030 yılında yüzde 60’tan yüzde 80’e yükselmesi bekleniyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise üretim hacmindeki artış sayesinde kapasite kullanım oranının 2030 yılı itibarıyla yüzde 80’e ulaşması öngörülüyor. Orta Doğu ve Afrika bölgesinde de plan; ürün yerlileştirme stratejisini temel alıyor ve 2030 yılına kadar tam kapasite kullanımına ulaşılması hedefleniyor.

5) Operasyonel mükemmeliyet:

FaSTLAne 2030; tüm bölgelerde hız, kalite ve verimliliğin artırılmasına yönelik kararlı bir uygulama odağıyla hayata geçirilecek.

• Ürün geliştirme alanında şirket, araç geliştirme süreçlerini önemli ölçüde hızlandırmayı hedefliyor. Günümüzde 40 aya kadar uzayabilen geliştirme sürelerinin 24 aya indirilmesi amaçlanıyor.

• Kalite alanında ise FaSTLAne 2030, son 12 ayda kaydedilen önemli iyileşmeler üzerine inşa edilecek ve plan dönemi boyunca tüm bölgelerde en üst çeyrek performans seviyesine ulaşılması hedeflenecek.

• Maliyet rekabetçiliği tarafında, kısa süre önce devreye alınan çok yıllı Value Creation Program (VCP), 2025 baz yılına kıyasla 2028 yılına kadar yıllık 6 milyar Euro maliyet azaltımı sağlamayı hedefliyor. Program ayrıca ticari performans dahil olmak üzere şirket genelinde gelir artışı fırsatları yaratmayı amaçlıyor.

• Yapay zekâ (AI) ise operasyonel yetkinliklerin dönüşümünde temel bir kaldıraç görevi üstlenecek. Halihazırda şirket operasyonlarında 120’den fazla yapay zekâ uygulaması aktif olarak kullanılıyor.

Konu hakkında açıklama yapan Antonio Filosa, şunları söyledi: “FaSTLAne 2030’un başarısı, Stellantis ekibimizin güçlü yetkinlikleri ve yüksek bağlılığı üzerine inşa ediliyor. Tüm paydaşlarımızın yararına sürdürülebilir ve kârlı büyüme sağlamak için tek bir ekip olarak, sahada ve kararlılıkla çalışacağız.”

Bölgesel dinamikler yeni fırsatlar doğuruyor!

6) Bölgelerin ve yerel ekiplerin güçlendirilmesi:

Otomotiv sektörü, özünde bölgesel dinamiklerle şekillenen bir iş alanıdır; çünkü müşterilerin ihtiyaç ve beklentileri pazardan pazara farklılık gösterir. Güçlü ve köklü yerel varlığı sayesinde Stellantis, bu fırsatları değerlendirmek için benzersiz bir konumda yer alıyor. Geçtiğimiz yıl boyunca karar alma süreçleri büyük ölçüde bölgelere devredildi ve böylece şirketin hizmet sunduğu müşterilerle bağı daha da güçlendirildi. Aynı zamanda sendikalar, bayiler, tedarikçiler, iş ortakları ve yerel topluluklarla uzun yıllara dayanan yapıcı ilişkiler önemli ölçüde güçlendirildi. FaSTLAne 2030 ile birlikte artık her bölge, Stellantis’in küresel ölçeğinden yararlanarak kendi pazar dinamiklerine ve müşterilerinin farklı beklentilerine en uygun özel planları belirleme ve uygulama yetkisine sahip olacak.

Kuzey Amerika: Kuzey Amerika’da şirket; yüzde 25 gelir büyümesi ve yüzde 8-10 AOI marjı hedefliyor. Bu hedefler doğrultusunda:

• 11 tamamen yeni araç ve yüzde 35 daha fazla hacim ile pazar kapsamasının yüzde 50 genişletilmesi,

• 40 bin dolar altı yedi yeni ürün ve 30 bin dolar altı iki yeni ürünle ürün gamının güçlendirilmesi,

• Value Creation Program aracılığıyla maliyet rekabetçiliğinin artırılması hedefleniyor.

Bölgenin pazar fırsatları ve kârlı büyüme potansiyeli doğrultusunda, marka ve ürün yatırımları için ayrılan 36 milyar Euro’nun yüzde 60’ı Kuzey Amerika’ya yönlendirilecek.

Hedef yüzde 15 gelir artışı!

Genişletilmiş Avrupa: Şirket genişletilmiş Avrupa bölgesinde; yüzde 15 gelir büyümesi ve yüzde 3-5 AOI marjı hedefliyor. Bu hedefler kapsamında:

• Marka portföyünün yeniden yapılandırılması, markalar arasındaki farklılaşmanın daha da güçlendirilmesi, C-segmenti ürün atağı ve Avrupa’da üretilecek yeni nesil şık ve erişilebilir şehir odaklı elektrikli araçlardan oluşan yenilikçi E-Car model ailesinin devreye alınması planlanıyor. Üretim ilk olarak Pomigliano d’Arco tesisinde başlayacak,

• Tamamen yeni STLA One platformuyla maliyet rekabetçiliğinin artırılması,

• Üretim hacmi artışı, tesis dönüşümü ve kapasite paylaşımı sayesinde kapasite kullanım oranlarının yükseltilmesi hedefleniyor.

Güney Amerika: Şirket bölgede; Brezilya ve Arjantin’deki lider konumunu güçlendirerek, pickup ürün atağı başlatarak ve bölgedeki diğer ülkelerde büyümesini hızlandırarak yüzde 10 gelir büyümesi ve yüzde 8-10 AOI marjı hedefliyor.

Orta Doğu ve Afrika: Stellantis, Orta Doğu ve Afrika bölgesinde ürün yerlileştirme stratejisi ve Asya’daki iş birliklerinden gerçekleştirilecek ithalatların artırılmasıyla yüzde 40 gelir büyümesi ve yüzde 10-12 AOI marjı hedefleniyor.

Asya Pasifik: Asya Pasifik bölgesinde şirket; stratejik iş birliklerinden yararlanarak düşük varlık yoğunluklu büyüme modeli oluşturmayı ve diğer bölgeleri desteklemek amacıyla ürün ihracatını artırmayı hedefliyor. Bu doğrultuda yüzde 4-6 AOI marjı öngörülüyor.

{ "vars": { "account": "G-3HWH7J6WBF" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }