Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden Kayseri’de aspir üretiminin katma değerini artırmaya yönelik çalışmalar yeni bir aşamaya taşındı. Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Kayseri Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünün iş birliğinde yürütülen ve ORAN Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen proje kapsamında aspir yağının özellikleri bilimsel analizlerle incelendi.
“Bozkırın Altın Damlası” adı verilen çalışma ile aspir yağının diğer bitkisel yağlarla karşılaştırılması ve elde edilen sonuçların tüketiciye ulaştırılması amaçlandı.
Aspir yağını değerli kılan ne?
Aspir yağının öne çıkan özelliği, yağ asidi bileşiminde linoleik asidin yüksek oranda bulunabilmesi. Bilimsel çalışmalarda farklı aspir çeşitlerinden elde edilen yağlarda linoleik asit oranlarının önemli ölçüde değişebildiği, bazı örneklerde yaklaşık yüzde 70 seviyesine ulaştığı bildiriliyor. Aspir yağında ayrıca tokoferoller, yani E vitamini ailesinden bileşenler de bulunuyor.
Linoleik asit, vücudun kendi başına yeterli miktarda üretemediği ve beslenme yoluyla alınması gereken esansiyel bir omega-6 yağ asidi. Bu nedenle aspir yağı, doğru miktarda ve dengeli bir beslenme içerisinde kullanıldığında yağ asidi çeşitliliğine katkı sağlayabiliyor.
Ancak uzmanların dikkat çektiği önemli bir nokta var: Aspir yağı ilaç değil. İnternette zaman zaman “zayıflatır”, “hastalıkları tedavi eder” veya “tek başına kolesterolü düşürür” şeklinde iddialar ortaya atılsa da bunları genel ve kesin sağlık sonuçları olarak değerlendirmek doğru değil.
Nitekim insanlarla yapılan bazı çalışmalarda aspir yağı tüketiminin belirli kan yağları üzerinde etkileri gözlemlense de kilo verme konusunda kesin bir sonuç ortaya koyan güçlü kanıt bulunmuyor. Bir klinik çalışmada aspir yağı vücut kitle indeksinde veya toplam yağ kütlesinde belirgin bir azalma sağlamamıştı.
Mutfakta nasıl kullanılıyor?
Aspir yağı, diğer bitkisel yağlar gibi yemeklerde, salatalarda ve gıda üretiminde kullanılabiliyor. Yağın bileşimi, üretildiği aspir çeşidine ve işleme yöntemine göre değişebildiği için kullanım özellikleri de farklılık gösterebiliyor.
Özellikle yüksek oleik asit içeren aspir çeşitleri, yağın oksidatif dayanıklılığı açısından dikkat çekiyor. Bu nedenle aspir yağı yalnızca beslenme amacıyla değil, gıda teknolojisi açısından da araştırılan bitkisel yağlardan biri.
Kozmetik ve sanayide de kullanılıyor
Aspirin kullanım alanı mutfakla sınırlı değil. Aspir tohumundan elde edilen yağ; kozmetik, farmasötik ve çeşitli endüstriyel uygulamalarda da değerlendirilebiliyor. Yağın içerdiği yağ asitleri ve tokoferoller, farklı ürünlerin formülasyonlarında kullanılmasını mümkün kılıyor.
Bu özellik aspirin yalnızca bir tarla ürünü değil, işlenerek daha yüksek katma değer oluşturabilecek bir hammadde olarak görülmesini sağlıyor.
Kayseri’de hedef: Tarladan markaya
Kayseri’deki çalışmanın dikkat çeken yönlerinden biri de ürünün yalnızca yetiştirilmesine değil, işlenmesine, analiz edilmesine ve markalaştırılmasına odaklanılması.
Kentte daha önce nadas ve atıl tarım arazilerinin değerlendirilmesi amacıyla üreticilere aspir tohumu desteği verilirken, Ağırnas’ta kurulan soğuk sıkım tesisiyle aspir yağının bölge içerisinde işlenmesinin önü açıldı.
Kayseri Valiliği himayesinde yürütülen proje kapsamında faaliyete geçirilen tesisin günlük 500 litre aspir yağı üretim kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor.
Böylece ortaya yalnızca aspir üretimini artırmaya yönelik değil; tohumdan yağa, laboratuvar analizinden markalaşmaya kadar uzanan bir üretim zinciri çıkıyor.
“Altın damla” neden önemli?
Aspir, özellikle kuraklığa dayanıklılığı ve farklı tarım alanlarında değerlendirilebilmesi nedeniyle Türkiye’de alternatif yağ bitkilerinden biri olarak öne çıkıyor.
Kayseri açısından ise asıl potansiyel, ürünün yalnızca tarladan satılması yerine yağa dönüştürülerek markalı ve katma değerli bir ürüne çevrilmesinde yatıyor.
Laboratuvar analizleriyle ürünün bileşiminin ortaya konulması da bu sürecin önemli bir parçası. Çünkü tüketicinin karşısına “sağlıklı olduğu söylenen” bir ürün yerine, içeriği ve özellikleri analizlerle ortaya konulmuş bir ürün çıkarmak, güven açısından daha güçlü bir zemin oluşturuyor.
Kayseri’nin “Bozkırın Altın Damlası” olarak tanıttığı aspir yağı için bundan sonraki hedef ise üretimi artırmak kadar bilimsel veriyi, yerel üretimi ve markalaşmayı bir araya getirerek pazarda daha güçlü bir yer edinmek.
Aspir yağıyla ilgili proje kapsamında hazırlanan analiz ve araştırma sonuçları da “Bozkırın Altın Damlası” platformunda kamuoyuyla paylaşılıyor.