Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan savaş, bölgesel ve küresel güvenlik mimarisini derinden etkilediğini belirterek, "Bu kaotik ortamda kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; tüm gelişmeleri yakından ve çok boyutlu bir şekilde takip etmekte, savunma ve güvenliğimizi sağlamak için hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm önlemleri kararlılıkla almaktadır. Bu kritik dönemde şu gerçek artık net bir şekilde görülmüştür. Yalnızca güncel askeri hareketliliğe odaklanmak yeterli değildir. Karşı karşıya olduğumuz tablo; dünya güvenlik mimarisini, caydırıcılık dengesini ve askeri doktrinleri yeniden şekillendirme potansiyeline sahiptir. Modern savaş doktrininin en gelişmiş harp teknolojileriyle harmanlandığı bu yeni nesil konsept; bizlere her zaman hazır ve etkin bir orduya sahip olmanın yanı sıra bu orduyu destekleyecek güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayii ekosisteminin varlığının da ne denli hayati olduğunu kanıtlamıştır" dedi.
SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı. Yerli ve milli ürünler vitrine çıktığı fuarın açılışına Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi, Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Savunma Sanayi Başkanı Haluk Görgün, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve çok sayıda ziyaretçi katıldı.
Programda Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de bir konuşma yaptı. Küresel güvenlik ortamının belirsizleştiği, çatışma ve savaşların pek çok coğrafyada aynı anda vuku bulduğu, hassas bir dönemden geçildiğini belirten Bakan Güler, "Özellikle son dönemde tanıklık ettiğimiz ve bölgemizi doğrudan etkileyen Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan savaş, bölgesel ve küresel güvenlik mimarisini derinden etkilemiştir. Yakın dönemde meydana gelen bu çatışma ve savaşlar güvenlik doktrininde bizlere çok kritik veriler sunarken sorumluluklarımızı da bir o kadar artırmıştır. Bu kaotik ortamda kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; tüm gelişmeleri yakından ve çok boyutlu bir şekilde takip etmekte, savunma ve güvenliğimizi sağlamak için hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm önlemleri kararlılıkla almaktadır. Bu kritik dönemde şu gerçek artık net bir şekilde görülmüştür. Yalnızca güncel askeri hareketliliğe odaklanmak yeterli değildir. Karşı karşıya olduğumuz tablo; dünya güvenlik mimarisini, caydırıcılık dengesini ve askeri doktrinleri yeniden şekillendirme potansiyeline sahiptir. Modern savaş doktrininin en gelişmiş harp teknolojileriyle harmanlandığı bu yeni nesil konsept; bizlere her zaman hazır ve etkin bir orduya sahip olmanın yanı sıra bu orduyu destekleyecek güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayii ekosisteminin varlığının da ne denli hayati olduğunu kanıtlamıştır" dedi.
Bakan Güler'den Çelik Kubbe vurgusu
1980'li yıllara kadar savunma sanayii alanında büyük ölçüde tedarikçi olan Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyoner liderliğinde ortaya konulan kararlı politikalar ve doğru yatırımlar sayesinde artık kendi sistemlerini tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğunu belirten Bakan Güler, "Bu gelişim vizyonuyla; kara platformlarımızda modern teknolojileriyle donatılmış araçlarımız sahada yüksek hareket kabiliyeti sergilerken, denizlerimizde ise milli gemilerimiz ve insansız deniz araçlarımızla hak ve menfaatlerimiz kararlılıkta korunmaktadır. Tüm bunların yanında Türk savunma sanayinin asıl büyük devrimi, dünyada harp doktrinlerini yeniden yazdıran, gökyüzünün yeni hakimleri olan insansız hava araçlarımızla gerçekleşmiştir. Bugün İHA, SİHA ve stratejik seviyedeki TİHA teknolojilerimiz; sahip oldukları yapay zeka, hassas vuruş gücü ve yüksek irtifa kabiliyetleriyle küresel ölçekte etkiler oluşturmuş özellikle de Türk mühendisliğinin neleri başarabileceğini tüm dünyaya en çarpıcı şekilde göstermiştir. İnsansız sistemlerde ulaştığımız bu mümtaz seviye hava savunma stratejilerimizde de bizi çok daha ileri bir safhaya taşıma yoluna sokmuştur. Gök vatanımızı koruma irademizin en somut yansıması olan Çelik Kubbe bütünleşik hava savunma sistemimiz de bu stratejik aklı yansıtmaktadır. Hava savunma sistemlerimizin birbirleriyle tam bir uyum içinde çalışacağı bu yapı Türkiye'nin teknolojiye istikamet veren bir aktör haline gelme yolunda emin adımlarla ilerlediğinin de ispatıdır" diye konuştu.
"Türkiye müttefiklerine silah sistemleriyle birlikte teknoloji ve sürdürülebilir bir güvenlik ekonomisi sunmaktadır"
Türk savunma sanayii ürünlerinin bugün sadece kataloglarda değil dünyanın en zorlu çatışma bölgelerinde de kendini ispat etmiş sistemler olduğunu ifade eden Bakan Güler, "NATO standartlarında geliştirdiğimiz milli hassas güdümlü mühimmatlarımız, yabancı muadillerine göre sunduğu düşük maliyet avantajıyla orduların askeri kabiliyetlerini doğrudan artırmaktadır. Ekonomik maliyetin asimetrik bir silah haline geldiği bu çağda Türkiye; müttefiklerine silah sistemleriyle birlikte teknoloji ve sürdürülebilir bir güvenlik ekonomisi de sunmaktadır. Gururla söylemeliyim ki bu büyük dönüşüm Türkiye'nin yeni nesil harp anlayışlarını şekillendiren bir stratejik merkez haline gelmesini sağlamıştır. Bir zamanlar sınırlı ölçüde takip edebildiğimiz teknolojilerde bugün fikri mülkiyeti bize ait özgün ve yüksek katma değerli çözümler ortaya koymaktayız. SAHA EXPO gibi platformlar bu özgün çözümlerin uluslararası pazarda hak ettiği yeri bulması ve stratejik ortaklıkların kurulması için benzersiz bir zemin teşkil etmektedir" dedi.
"Türkiye sadece kendi sınırlarında değil bölgesel ve küresel barışı da tahkim eden en önemli unsurlardan biri olmayı sürdürecektir"
Bu çağda yerinde saymanın, geride kalmak olduğunu belirten Bakan Güler, "Dolayısıyla asimetrik tehditlere karşı hazırlıklı olmak adına İHA ve SİHA teknolojileri, otonom deniz ve kara platformları ile uzay ve siber savaş elektronik harp alanlarındaki imkan ve kabiliyetlerimizi daha üst seviyelere en hızlı şekilde taşıma gayretlerimizi artırmalıyız. Gerçek şu ki bugünün ve geleceğin dünyasında güç merkezi teknolojiyi öncü bir şekilde üretip daha yeni buluşlara imza atanlarda olacaktır. Bu bilinçle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başta Savunma Sanayii Başkanlığımız olmak üzere tüm paydaşlarımızla uyum içerisinde, etkin, verimli ve koordinasyona dayalı çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Çok iyi biliyoruz ki Türkiye; ordusu ve savunma sanayii ile ne kadar güçlü olursa, yarınlarımız da bir o kadar güvenli olacaktır. Diplomasi ve güvenlik politikalarımızı askeri yeteneklerle entegre ederek, uluslararası iş birliklerimizi de güçlendirmeye devam edeceğiz. Böylece Türkiye sadece kendi sınırlarında değil bölgesel ve küresel barışı da tahkim eden en önemli unsurlardan biri olmayı sürdürecektir" ifadelerini kullandı.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "sürdürülebilir savunma sanayii"ne vurgu yaptı
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Türkiye sadece kendi sınırlarında değil bölgesel ve küresel barışı da tahkim eden en önemli unsurlardan biri olmayı sürdürecektir" dedi.
Bunlar da ilginizi çekebilir