Araştırma, büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının ardından orta ölçekli üreticilerin ekonomik görünümüne ışık tutarken, sanayicilerin üretim faaliyetlerini sürdürmesine rağmen finansman maliyetleri, yüksek faiz ve küresel talepteki zayıflığın sektörde baskı oluşturmaya devam ettiğini gösterdi.
İSO verilerine göre, İkinci 500 şirketlerinin üretimden satışları 2025 yılında yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya yükseldi. Ancak üretici enflasyonundan arındırıldığında bu artış reel olarak yalnızca binde 2 seviyesinde kaldı. Böylece son üç yıldır süren reel daralma sona erse de büyüme oldukça sınırlı gerçekleşti.
Araştırmada ihracat tarafındaki tablo da dikkat çekti. Türkiye'nin toplam sanayi ihracatı artış gösterirken, İSO İkinci 500 şirketlerinin ihracatı yüzde 0,3 gerileyerek yaklaşık 15,9 milyar dolar seviyesinde kaldı. Bu durum, orta ölçekli sanayi kuruluşlarının küresel rekabette pazar payını korumakta zorlandığını ortaya koydu.
Raporda kârlılıkta nominal artış yaşansa da finansman yükünün şirketlerin üzerinde ağır baskı oluşturmaya devam ettiği vurgulandı. Faaliyet kârı artmasına rağmen finansman giderleri daha hızlı yükseldi ve finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı yüzde 86,7 seviyesine çıktı. Bu tablo, sanayicinin elde ettiği kazancın büyük bölümünü kredi ve faiz maliyetlerine ayırmak zorunda kaldığını gösterdi.
Şirketlerin borçlanma eğiliminde de dikkat çekici artış yaşandı. Toplam borçlar yüzde 50'nin üzerinde büyürken, özkaynak artışı daha sınırlı kaldı. Böylece borçların aktifler içindeki payı yeniden yüzde 50'nin üzerine çıktı ve şirketlerin finansman ihtiyacının giderek arttığı görüldü.
Araştırmada teknoloji yatırımlarına ilişkin veriler ise iki farklı tablo ortaya koydu. Yüksek teknoloji yoğunluklu üretimin toplam katma değer içindeki payı son yılların en yüksek seviyesine ulaşırken, AR-GE harcaması yapan şirket sayısında gerileme yaşandı. Bu durum, sanayinin dönüşüm sürecinin devam ettiğini ancak yatırımların finansman sıkıntısı nedeniyle istenilen hızda ilerlemediğini gösterdi.
İstihdam cephesinde ise çalışan sayısı yüzde 2,2 azalırken, ücretlerde önemli artış kaydedildi. Aynı dönemde halka açık şirket sayısının 43'e yükselmesi, sanayi kuruluşlarının sermaye piyasalarına ilgisinin sürdüğünü ortaya koydu.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, araştırmanın değerlendirmesinde Türk sanayisinin tüm ekonomik zorluklara rağmen üretim gücünü koruduğunu belirterek, sürdürülebilir büyüme için üretimi, yatırımı ve teknolojik dönüşümü destekleyen finansman politikalarının kritik önem taşıdığını ifade etti.