Hükümet tarafından yapılan yazılı açıklamada, SDG’nin Halep kentinde herhangi bir askeri varlığının bulunmadığını teyit etmesinin, şehirdeki güvenlik ve askeri konularda hiçbir rol üstlenmediğinin açık bir kabulü olduğu belirtildi. Açıklamada, Halep’te güvenliğin sağlanması ve halkın korunmasına ilişkin tüm sorumluluğun anayasa ve yürürlükteki yasalar çerçevesinde Suriye devleti ve yasal kurumlara ait olduğu ifade edildi.
“Kürt vatandaşlar da dahil olmak üzere tüm vatandaşların korunması, devletin pazarlık kabul etmez münhasır sorumluluğudur” denilen açıklamada, güvenlik önlemlerinin belirli bir etnik grubu hedef aldığı yönündeki iddiaların kesin bir dille reddedildiği kaydedildi.
Hükümet, gerginlikten kaçarak devletin kontrolündeki bölgelere sığınanların tamamının Kürt vatandaşlar olduğuna dikkat çekerek, bunun vatandaşların devlete duyduğu güvenin ve SDG’nin iddialarının asılsızlığının en açık göstergesi olduğunu vurguladı.
Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri çevresinde alınan güvenlik önlemlerinin sivilleri koruma ve silahlı faaliyetleri engelleme amacı taşıdığı belirtilen açıklamada, sivillerin siyasi ve medyatik çekişmelere alet edilmesine ve gerilimi artıran kışkırtıcı söylemlere karşı çıkıldığı ifade edildi.
Açıklamanın devamında, Halep’te kalıcı çözümün ancak devletin egemenliği ve toprak bütünlüğü esas alınarak, silahlı grupların yerleşim alanlarından çıkarılmasıyla mümkün olabileceği kaydedildi.
SDG: “Halep’te Askeri Varlığımız Yok”
Öte yandan SDG, Halep’e yönelik saldırıları reddederek kentte herhangi bir askeri varlıklarının bulunmadığını ve güvenlik sorumluluğunu iç güvenlik güçlerine devrettiklerini öne sürmüştü.