Evliyalar şehri olarak bilinen Sivas, sınırları içindeki çok sayıda türbesiyle dikkat çekiyor. Kentin farklı noktalarında bulunan bu türbeler, sadece mimarileriyle değil, aynı zamanda ardındaki hikâyeleriyle de öne çıkıyor. Tarih araştırmacısı Denizli, kent merkezinde Akkaya Kayası üzerinde yer alan ve halk arasında "Yukarı Tekke" olarak bilinen türbede metfun olan Abdülvahhab Gazi Hazretleri’ni aktardı.
“Kılıç Kuşanmış Bir Allah Dostu”
Denizli, Abdülvahhab Gazi Hazretleri’nin Battal Gazi’nin silah arkadaşı olan gazi dervişlerden biri olduğunu belirtti. “731 yılında Bizanslılara karşı cihat ederken şehit düşmüş ve buraya defnedilmiştir” diyen Denizli, Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde de Gazi’den bahsedildiğini hatırlattı.
Abdülvahhab Gazi’nin adındaki “Gazi” unvanının, Allah dostu, ata binen ve kılıç kuşanmış bir Alperen olduğunu gösterdiğini vurgulayan Denizli, onun sadece savaşçı değil, aynı zamanda manevi bir rehber olduğunu dile getirdi.
Naaşı Rüya Üzerine Bulundu
Denizli, Gazi’nin cenazesinin yıllar sonra bulunduğunu aktardı: “Emeviler döneminde Anadolu’ya fetih için gelen savaşçılar arasında yer alan Abdülvahhab Gazi, Sivas Soğuk Çermik yakınlarında Bizans askerleriyle yapılan savaşta Ahmet Turan Gazi ile birlikte şehit olmuştur. Ahmet Turan Gazi, Soğuk Çermik’teki bir tepeye defnedilirken, Abdülvahhab Gazi’nin naaşı Mısmılırmak Deresi tarafından Sivas’a kadar sürüklenmiştir.
Uzun yıllar kumların içinde kalan Gazi’nin cenazesi, Allah dostu bir zatın rüyasında ‘Kumların içinde beni bulun ve Akkaya Tepesi’ne defnedin’ vasiyeti üzerine yer tespit edilerek çıkarılmış ve halk tarafından Akkaya Kayası’na defnedilmiştir. Türbesi ve adıyla anılan bir cami yaptırılmıştır.”
Sivas’ın Manevi Sahibi
Denizli, türbenin Sivas halkı ve il dışından gelen ziyaretçiler tarafından sıkça ziyaret edildiğini belirterek, şunları söyledi: “Burası Sivas’ın manevi sahibi, bir ilim-irfan merkezi. Bir zamanlar tekke olarak kullanılan cami, 1970’li yıllarda yeniden inşa edilmiştir. Caminin içinden Gazi’nin kabrine ulaşırken, camekânın içinde Kanuni Sultan Süleyman Han’ın oğullarından Beyazıt, Osman ve Abdullah adında üç oğlunun kabirleri de bulunuyor. Allah hepsinin mekanını cennet eylesin.”