Dünya altın ticaretinin yüzde 20’sinden fazlasının gerçekleştiği Dubai, İran savaşı nedeniyle resmen durma noktasına geldi. Başta Afrika ülkeleri olmak üzere ürettikleri altını Dubai üzerinden dünya pazarına sunan ülkeler alternatif ararken, mücevher sektörü hükümete Dubai’ye alternatif olarak İstanbul’u öne çıkartmayı önerdi. Mücevher İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ayhan Güner, “Mücevher sektörüne kota, vergi koymayı bırakıp daha büyük düşünelim. İstanbul dünyanın altın ve mücevher merkezi olabilir” dedi.
Mücevher İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ayhan Güner, gazetecilerle bir araya geldiği basın toplantısında, mücevher üretiminde kullanılan hammaddelerden birisi olan pırlanta ithalatına yüzde 20 ÖTV getirilmesi teklifi üzerine önemli açıklamalarda bulundu.
"Pırlantaya Vergi Yok" İddiaları Asılsız
Pırlantalı mücevherde gerek yerli üretimde gerekse ithalatta vergi uygulandığını belirterek “Pırlantaya vergi yok” sözlerini asılsız olarak değerlendiren Güner, Türkiye’nin 2014 yılında açılan Elmas Borsası ile pırlantalı mücevher üretiminde dünya çapında çok iddialı bir konuma geldiğini belirtti. Türkiye’nin en değerli ihracat kalemi olan mücevher ihracatında 20-30 milyar dolar ihracatı hedeflediklerini söyledi.
Hükümetin pırlantaya ek vergi düzenlemesiyle ilgili olarak Ankara’da komisyonda sunum yaparak bilgi verdiğini anlatan Güner, istihdam ve üretim tehlikesine şu sözlerle dikkat çekti:
“Mücevher sektöründe 250 binin üzerinde insan çalışıyordu, kota nedeniyle bu sayıda ciddi bir düşüş yaşadık. Oysa 100 binin üzerinde yeni istihdam planları yapıyorduk sektör olarak. 50 binin üzerinde insan da pırlantalı mücevher üretiminde, mağazalarında çalışıyor. Halihazırda yurt dışından pırlantalı mücevher ithalatında yüzde 47,5 vergi var. Bu da sektörün gerek iç pazara gerekse ihracatta başarılı olmasını sağladı. Ancak şimdi mücevher üretiminde kullanılacak ham elmasa yüzde 20 ÖTV getirilmesi çok ciddi zarar verecektir. Özel Tüketim Vergisi, tüketimi vergilendirmesi gerekirken üretimde kullanılan taşlara vergi getirilmesi tüketimi değil, üretimi vergilendiriyor.”
Savaş Ortamı İhracatı Vurdu
Türkiye’nin mücevher ihracatının yüzde 43’ünün halihazırda savaştan doğrudan etkilenen ülkelere yapıldığını anlatan Güner; 2025 yılında yapılan 7 milyar 905 milyon dolarlık ihracatın yüzde 42,8’i olan 3 milyar 384 milyon dolarlık kısmın 18 bölge ülkesine yapıldığını belirtti ve şöyle devam etti:
“Birleşik Arap Emirlikleri de İran’a savaş ilan etti. Şimdi bu ülkelere bırakın mal göndermeyi, orada mahsur kalan insanlar bile ülkelerine gidemiyorlar. Dolayısıyla hem savaş ve istikrarsızlık ortamı hem de lojistik olarak bu ülkelere erişimin kapalı olması nedeniyle ticaret durmuştur. Bunun kısa süre içinde sektörümüze dünya çapında yansımaları olacaktır. Elbette öncelik insan yaşamı, savaşları bu nedenle asla istemiyoruz; ancak hayat devam ediyor, ticaret savaşta da barışta da devam ediyor ve hatta ticaret barışın teminatı, bu savaşın da nedenidir.”
"ÖTV Gelirse Turiste de Mal Satamayız, Satış Yurtdışına Kaçar"
Altın kotasının altın takı üreticilerini, elmas hammaddesine getirilen ÖTV’nin de pırlantalı takı üreticilerini küçülmeye zorlayacağını belirten Güner, bu adımların sonunda ihracatın yerini kaçakçılığın ve ithalatın alacağını anlattı. Türkiye’de satılan pırlantalı mücevherlerin yüzde 25’inin turiste yapıldığını belirten Güner, “Antalya dünyanın en çok 5 yıldızlı oteline ev sahipliği yapıyor. Her otelin içinde bir mücevher mağazası var. Yüzde 20 ÖTV ile ihracat da yapamayız, turiste de mücevher satamayız; bu karar uygulanırsa satış Türkiye’den çıkar, yurt dışına gider” uyarısında bulundu.
Hedef: 300 Milyar Dolarlık Pazarda İstanbul'u Merkez Yapmak
Türkiye’nin dünya çapında güçlü ve rekabetçi bir mücevher sektörüne sahip olduğunun altını çizen Güner, “Türkiye mücevherde küresel merkez olabilecek potansiyele sahip. Ancak bunu yüksek vergilerle değil, doğru politikalarla başarabiliriz” diyerek İstanbul’u Dubai’ye alternatif olarak önerdi:
“50 bin kişilik istihdam sağlayan bir sektörü kotalarla, yeni vergilerle zora sokmak yerine, Türkiye’yi altın ve mücevher ticaretinin merkezi yapacak adımlar atmalıyız. Bu sektör bunu yapmaya muktedirdir, biz Türkiye’ye güveniyoruz. Bakınız bugün Dubai dünya altın ticaretinin yüzde 20’sinin gerçekleştiği bir merkez. Afrika ülkeleri altınlarını alıp buraya getiriyor ve küresel sisteme buradan giriş yapıyorlar. Şu anda bu ülkeler de zor durumda. İstanbul gerek Altın Borsası gerekse Elmas Borsası ile doğan boşluğa talip olabilir. Buna uygun düzenlemeleri yaparak İstanbul’u altın ve mücevher ticaretinin merkezi haline getirebiliriz. Biz bunun için göreve talibiz.”
Güner, 300 milyar doların üzerindeki küresel pazarda yaşanan tıkanmaya çözüm bulurken Türkiye ekonomisine de kazandırıp, ülkemizi zenginleştirebileceğimizi belirterek sözlerini tamamladı.