Yeni dönemle birlikte, sahte belgeyi “bilmeden kullandığını” öne süren mükelleflere yönelik yaklaşım değişecek. Belgenin bilinçli kullanıldığı esas alınacak ve bu fiil vergi kaçakçılığı kapsamında değerlendirilecek. Bu durumda, mükellefler üç kat vergi ziyaı cezası ile karşı karşıya kalacak.
Teminat ve Haciz Uygulaması
Sahte belge kullandığı tespit edilen mükelleflerden, kamu alacaklarını garanti altına almak için teminat istenecek. Riskli görülen şirketler için ise teminat verilememesi halinde ihtiyati haciz gündeme gelecek.
Vergi Denetim Kurulu bünyesindeki Risk Analiz Merkezi tarafından kullanılan KURGAN sistemi, yapay zekâ destekli analizlerle mal ve hizmet hareketlerinin gerçekliğini sorgulayacak. Riskli bulunan işletmeler, depolarındaki malları göstermek, satış belgelerini ibraz etmek veya üretim kayıtlarıyla işlemlerini kanıtlamak zorunda kalacak.
Denetimler Hızlanacak
Bundan sonraki süreçte denetim ekipleri, özellikle faal işletmelere yoğunlaşacak. Para hareketleri, envanter sayımları ve yoklamalar sonucunda sahte belge kullandığı netleşen mükellefler hakkında doğrudan işlem yapılacak.
Sadece belge kullananlar değil, belge düzenleyenler de yakın takibe alınacak. Aylar süren inceleme süreçleri, yapay zekâ ve makine öğrenmesi sayesinde hızlanacak. Böylece zincir halinde sahte belge düzenleyen ve kullanan kişi ya da şirketler kısa sürede tespit edilip cezalandırılacak. Ayrıca bu faaliyetler, “kara para aklama” boyutuyla da değerlendirilecek.
Şimşek: Sürece Uyum İçin Zaman Tanıyoruz
Bakan Mehmet Şimşek, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Vergi sisteminde en büyük sorunlardan biri sahte belgeler. Bu nedenle risk odaklı yeni tedbirleri devreye alıyoruz. 1 Ekim’den itibaren sistem uygulanmaya başlayacak. Bu tarihe kadar mükelleflerimizin sürece uyum sağlamasını bekliyoruz.”