Hürmüz Boğazı’nın trafiğe kapanması ve bölgedeki stratejik petrokimya tesislerinin hedef alınmasıyla birlikte, hammadde fiyatları kontrolsüz bir yükselişe geçti.
Savaşın İkinci Haftasında Tedarik Zinciri Kırıldı
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarında ikinci hafta geride kalırken, dünya petrol trafiğinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması lojistik ve hammadde krizini derinleştirdi. Ham petrol fiyatlarındaki öngörülemez artış, doğrudan petrokimya türevlerine yansıdı. Sektörden gelen verilere göre, özellikle sanayinin temel girdisi olan Alçak Yoğunluk Polietilen (AYPE) gibi kritik ürünlerde zam oranı kısa sürede %60 seviyelerine ulaştı.
Konuyla ilgili olarak sektör temsilcileri: "Eğer savaş ve bölgedeki tesislerin vurulması devam ederse, sektörümüz Cumhuriyet tarihinin en ciddi hammadde krizlerinden biriyle karşı karşıya kalacaktır." yorumunu yapıyor.
Etiketlere %40 Yansıdı
Artan maliyet baskısı, üretim bandından çıkan son ürüne de hızla yansıdı. Sektör temsilcileri, maliyet artışlarını absorbe edemediklerini belirterek bitmiş ürünlerde %20 ile %40 arasında fiyat artışları yapıldığını bildirdi.
Yerli Üretim İhtiyacı Karşılamaktan Uzak
Sektörün içinde bulunduğu darboğazın en büyük nedenlerinden biri de hammadde arzındaki dışa bağımlılık. Uzmanlar ve sektör paydaşları şu uyarılarda bulunuyor:
-
Petkim Yetersiz Kalıyor: Türkiye’nin dev yerli üreticisi Petkim, mevcut durumda iç pazar ihtiyacının yalnızca %7’sini karşılayabiliyor.
-
Dışa Bağımlılık Riski: Geri kalan %93’lük kısmın ithalatla karşılanması, Hürmüz Boğazı gibi rotaların kapanması durumunda üretimin durma noktasına gelmesine neden olabilir.
-
Süreklilik Endişesi: Savaşın uzaması durumunda ambalaj sektöründe tedarik krizinin sadece fiyat artışıyla kalmayıp, ürün bulunabilirliği sorununa (kıtlık) dönüşmesinden endişe ediliyor.