Ekovitrin Dergisi Nisan 2026

DOÇ. DR. CEM OĞULTÜRK:İKİNCİ BİR SURİYE VAKASINA ASLA MÜSAADE EDEMEYİZ!

ABD VE İSRAİL’İN İRAN’A KARŞI BAŞLATTIĞI SAVAŞ KARŞISINDA TÜRKİYE’NİN DURUMUNU DEĞERLENDİREN İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ (İAÜ) ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. CEM OĞULTÜRK, “TÜRKİYE, SURİYE'DE YAŞANAN DENEYİMDEN DERS ÇIKARMIŞTIR. SINIRINDA İKİNCİ BİR SURİYE VAKASININ YAŞANMASINA, YENİ BİR ETNİK VEYA MEZHEPSEL ÇATIŞMANIN SINIRLARINI TEHDİT ETMESİNE ASLA MÜSAADE ETMEZ” DEDİ.

Abone Ol

Ortadoğu'da hızla yayılan ABD-İran çatışması, bölgedeki dengeleri kökünden sarsmaya devam ediyor. İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Oğultürk, çatışmanın bölgesel ve küresel etkilerini, NATO'nun pozisyonunu ve Türkiye'nin güvenlik stratejilerini kapsamlı bir şekilde analiz etti. Oğultürk, savaşın etnik veya mezhepsel bir yapıya evrilmesi durumunda, Türkiye'nin sınır güvenliğini sağlamak için müdahale etmekten çekinmeyeceğinin altını çizdi.

TRUMP ÇİN’DEN GEMİ İSTEDİ!

ABD ve İsrail tarafından başlatılan saldırıların NATO'nun 5. maddesini işletmeyeceğini belirten Doç. Dr. Oğultürk, ittifak üyelerinin tutumuna dikkat çekti. Birçok NATO ülkesinin, özellikle de İngiltere gibi askerî destek sağlayabilecek ülkelerin, bu çatışmanın bir parçası olmayacaklarını açıkça beyan ettiklerini söyledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO ülkelerinden savunma harcamalarını yüzde 5'e çıkarmalarını istemesini hatırlatan Oğultürk, “Trump, NATO ülkelerini ticari bir ortak gibi görüyor. Ancak Avrupalı müttefikler, doğrudan kendilerini hedef almayan bir savaşta ABD'nin ve İsrail'in yanında yer almayı reddetti” ifadelerini kullandı. Trump'ın Çin'den bile gemi göndermesini istemesinin absürtlüğüne vurgu yapan Oğultürk, bu durumun ABD'nin Hürmüz Boğazı ve Körfez bölgesindeki sıkışmışlığının bir göstergesi olduğunu belirtti.

TÜRKİYE ARABULUCULUK ROLÜNE HAZIR

Türkiye'nin bölgedeki barışçıl rolüne değinen Doç. Dr. Oğultürk, Türkiye'nin NATO'nun en güçlü ikinci ordusuna sahip olmasına rağmen komşusu İran ile barışçıl ilişkilerini sürdürmeye önem verdiğini vurguladı. Savaş öncesinde Umman'da başlayan arabuluculuk görüşmelerinin Türkiye'de devam etmesi için girişimlerde bulunulduğunu hatırlatan Oğultürk, Türkiye'nin savaşın başından beri çatışmaların yayılmasını engellemek için çaba sarf ettiğini söyledi. Türkiye'nin, ABD ve İran için güvenilir bir müttefik ve komşu olarak, savaşın sonunda yapılabilecek müzakerelere ev sahipliği yapabileceğini belirtti.

TÜRKİYE'NİN KIRMIZI ÇİZGİSİ

Çatışmaların uzaması durumunda bölgede yaşanabilecek tehlikelere karşı ciddi uyarılarda bulunan Doç. Dr. Oğultürk, savaşın ekonomik etkilerinden öte, etnik ve mezhepsel bir boyuta taşınması riskine dikkat çekti. İran'daki Kürt, Arap ve Beluç gibi etnik grupların kışkırtılmasının, bölgede büyük bir kaosa yol açabileceğini söyledi. İsrail'in, Irak'taki Kürt grupları, özellikle PKK'yı, İran'a karşı harekete geçirmeyi isteyebileceğini ve Trump'ın da bu senaryoya sıcak bakabileceğini belirten Oğultürk, Türkiye'nin bu tür bir gelişmeye asla sessiz kalmayacağını vurguladı. Oğultürk, “Türkiye, Suriye'de yaşanan deneyimden ders çıkarmıştır. Sınırında ikinci bir Suriye vakasının yaşanmasına, yeni bir etnik veya mezhepsel çatışmanın sınırlarını tehdit etmesine asla müsaade etmez. Eğer savaş bu yöne evrilirse, Türkiye'nin kendi güvenliğini sağlamak için gerekli adımları atmaktan ve müdahale etmekten çekinmeyecektir” dedi.

{ "vars": { "account": "G-3HWH7J6WBF" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }