İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada duruşma savcısı, celse arasında esas hakkındaki mütalaasını sundu. Daha önce iddianamede “hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüse yardım etme” suçlaması yöneltilen Barım için bu kez doğrudan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan en ağır ceza istendi.
“Sanatçılar üzerinden planlama ve yönlendirme”
Savcılık mütalaasında, Barım’ın Gezi Parkı eylemleri sürecinde sanatçılar üzerinden planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu öne sürüldü. Eylemlerin sosyal medya ve sahada sistemli şekilde organize edildiği belirtilirken, Barım’ın kitleleri etkileme potansiyeli bulunan sanatçı ve oyuncular adına aktif rol aldığı iddia edildi.
Mütalaada, Barım’ın Gezi Parkı davasının ana aktörleri olarak gösterilen isimlerle eylemler öncesinde iletişim kaydının bulunmadığı, ancak hazırlık ve başlangıç sürecinde sık ve sistemli irtibat kurduğu vurgulandı. Bu görüşmelerin tesadüfi olmadığı ileri sürüldü.
Yargıtay kararı da dayanak gösterildi
Savcılık, Osman Kavala, Mehmet Ali Alabora ve Çiğdem Mater Utku ile birlikte hareket ettiği iddia edilen Barım’ın, Gezi Parkı olaylarında sanatçılar camiası adına organizasyon ve yönlendirme faaliyetleri yürüttüğünü savundu.
Mütalaada, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2023/12611 Esas ve 2023/6359 Karar sayılı ilamına atıf yapılarak, söz konusu eylemlerin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçunu oluşturduğu ifade edildi.
Tahliye edilmişti
Ayşe Barım, Gezi Parkı eylemlerine sanatçıları yönlendirdiği ve “cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüse yardım ettiği” iddiasıyla tutuklanmış ve hakkında 30 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
1 Ekim’de tahliye edilen Barım hakkında ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verilmişti. 248 gün tutuklu kalan Barım’ın davasında karar duruşmasının yarın görülmesi bekleniyor.