Ekonomi

Türkiye’ye 2026’nın ilk yarısında 4,2 milyar dolarlık yatırım geldi: Hollanda zirvede

Türkiye, 2026 yılının ilk yarısında uluslararası doğrudan yatırımlar açısından 4,2 milyar dolarlık giriş kaydetti. Yatırımlarda Avrupa ülkelerinin ağırlığı sürerken, Hollanda yüzde 23’lük payla Türkiye’ye en fazla yatırım yapan ülke oldu.

Abone Ol

Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 13 Ağustos’ta açıkladığı Ödemeler Dengesi İstatistikleri sonrasında 2026 yılının ilk yarısına ilişkin uluslararası doğrudan yatırım verilerini yayımladı.

Verilere göre, haziran ayında Türkiye’ye 210 milyon dolarlık uluslararası doğrudan yatırım girişi gerçekleşti. Böylece 2026’nın ocak-haziran dönemindeki toplam giriş 4,2 milyar dolara ulaştı.

Ancak toplam rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31 geriledi. 2003 yılından bu yana Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırımların toplam büyüklüğü ise 292 milyar doları aştı.

Yatırım sermayesinde düşüş sınırlı kaldı

İlk altı aydaki 4,2 milyar dolarlık toplam UDY girişinin 3,7 milyar doları yatırım sermayesinden oluştu. Aynı dönemde borçlanma araçları 1,7 milyar dolarlık, yabancıların Türkiye’de gerçekleştirdiği gayrimenkul alımları ise 1,3 milyar dolarlık giriş sağladı.

Buna karşın yatırım tasfiyelerinin 2,4 milyar dolarlık aşağı yönlü etkisi toplam rakam üzerinde önemli bir baskı oluşturdu.

Dikkat çeken nokta ise yatırım sermayesindeki gerilemenin toplam UDY’deki düşüş kadar sert olmaması oldu. Yatırım sermayesi yılın ilk yarısında yalnızca yüzde 6 azalırken, toplam uluslararası doğrudan yatırım girişindeki yüzde 31’lik gerilemede özellikle haziran ayında gerçekleşen yüksek tutarlı tasfiye işlemleri etkili oldu.

Ticaret sektörü yatırımlarda ilk sırada

Yatırım sermayesi girişlerinin sektörlere göre dağılımında toptan ve perakende ticaret öne çıktı.

İlk altı ayda bu sektöre 847 milyon dolarlık yatırım geldi. Böylece toptan ve perakende ticaret, toplam yatırım sermayesi girişlerinden yüzde 23 pay aldı.

Bilgi ve iletişim sektörü yüzde 13'lük payla ikinci sırada yer alırken, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 12'lik payla üçüncü sırada bulundu.

Bu tablo, Türkiye'ye yönelik yabancı sermayede ticaretin yanı sıra dijitalleşme, iletişim ve finans sektörlerinin de önemli çekim merkezleri olmaya devam ettiğini gösterdi.

Türkiye’ye en fazla yatırımı Hollanda yaptı

Yatırımın kaynağı olan ülkelere bakıldığında listenin zirvesinde Hollanda yer aldı.

2026'nın ilk altı ayında Türkiye'ye gelen yatırımlarda Hollanda'nın payı yüzde 23 oldu. Almanya ve ABD yüzde 15'er payla Hollanda'nın ardından gelirken, Birleşik Krallık yüzde 11, Birleşik Arap Emirlikleri ise yüzde 10 pay aldı.

Böylece Türkiye'ye yönelen yabancı sermayede Avrupa ülkelerinin ağırlığı dikkat çekti. 2003-2025 döneminde Türkiye'ye gelen toplam uluslararası doğrudan yatırımlarda yüzde 59 paya sahip olan AB-27 ülkelerinin payı, 2026'nın ilk yarısında yüzde 52 olarak gerçekleşti.

Hollanda neden zirvede?

Hollanda'nın listenin başında yer alması ilk bakışta dikkat çekici olsa da ülkenin Türkiye'ye yönelik yatırım akışlarında uzun süredir önemli bir konuma sahip olduğu görülüyor. Hollanda merkezli şirketlerin Türkiye'deki yatırımları ve Avrupa merkezli sermayenin Hollanda üzerinden gerçekleştirdiği yatırımlar bu sıralamada etkili olabiliyor.

Öte yandan yalnızca ülke bazındaki sıralamaya bakarak yatırımın nihai kaynağı veya yatırımcının ekonomik milliyeti konusunda kesin bir değerlendirme yapmak yanıltıcı olabilir. Çok uluslu şirketlerin yatırım yapılarında holding ve finans merkezlerinin kullanılması, sermayenin geldiği ülke ile yatırımın nihai sahibinin farklı olabilmesine neden olabiliyor.

Türkiye yabancı yatırımda ivme arıyor

2026'nın ilk yarısındaki 4,2 milyar dolarlık giriş, Türkiye'nin uluslararası sermaye açısından hâlâ önemli bir destinasyon olduğunu ortaya koyarken, yıllık bazdaki yüzde 31'lik gerileme dikkat çekiyor.

Özellikle tasfiye işlemlerinin toplam rakam üzerindeki etkisi, yatırım performansını değerlendirirken yalnızca toplam UDY rakamına değil, yatırım sermayesinin niteliğine ve sektör dağılımına da bakılması gerektiğini gösteriyor.

Türkiye açısından yılın ikinci yarısında doğrudan yatırımların yeniden ivme kazanıp kazanmayacağı, yabancı sermaye girişlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik olacak.

{ "vars": { "account": "G-3HWH7J6WBF" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }