Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 'Muharrem ayı, asırlardır milletimizin ortak hafızasında derin anlamlar taşıyan müstesna bir zaman dilimidir. Bu ay vesilesiyle geçmişimizi anımsıyor, değerlerimizi yeniden düşünüyor ve geleceğe hangi ilkelerle yürüyeceğimizi muhasebe ediyoruz' dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Muharrem ayı dolayısıyla düzenlenen 'Muharrem Ayı Oruç Açma ve Lokma Paylaşımı Programı'nda vatandaşlarla bir araya geldi. Başkent Öğretmenevi'nde düzenlenen program kapsamında oruç açan vatandaşlarla sohbet eden Bakan Tekin, birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları verdi. Tekin, Muharrem ayının paylaşma, kardeşlik ve toplumsal dayanışma açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirten Tekin, farklılıkların zenginlik olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Bunun yanı sıra Muharrem ayının asırlardır Türk milletinin hafızasında geniş bir yere sahip olduğunu dile getiren Tekin, geçmişte yaşanılan acıların tekrarının yaşanmaması için millet ve ümmet olarak bir arada olmaları gerektiğini kaydetti.
'Muharrem ayı, asırlardır milletimizin ortak hafızasında derin anlamlar taşıyan müstesna bir zaman dilimidir'
Muharrem ayının bereketli ve özel bir zaman dilimi olduğunu belirten Tekin, 'Bizleri birlik içinde bir millet yapan, bu topraklarda yoğrulmuş müşterek hatıralar, ortak sevinçler, ortak acılar ve nesilden nesile aktarılan değerlerimizdir. Geçmişin tecrübesini, geleceğin ufkuyla buluşturan milli hafızamız, bizlerin istikamet pusulasıdır. Bizleri asırlardır aynı ülke etrafında bir arada tutan, aynı ezana kulak veren, aynı bayrağın gölgesinde buluşan, aynı tarih şuuru ve kader birliğiyle geleceğe yürüyen ruh da işte bizim bu ortak hafızamızdır. Aynı kültürel kodlarımız, aynı emanetin varisi olmak ve aynı yarına birlikte inanabilmek hepimizi kardeş kılar. Geçmişten devraldığımız bu büyük miras, bugünümüzün gücü, yarınlarımızın ise en sağlam teminatıdır. Muharrem ayı, asırlardır milletimizin ortak hafızasında derin anlamlar taşıyan müstesna bir zaman dilimidir. Bu ay vesilesiyle geçmişimizi anımsıyor, değerlerimizi yeniden düşünüyor ve geleceğe hangi ilkelerle yürüyeceğimizi muhasebe ediyoruz' diye konuştu.
'Kerbela, asırlardır yüreklerimizi taşıdığımız ortak kaderimizdir'
Kerbela'yı doğru ve güvenilir bir şekilde ele almak gerektiğini dile getiren Tekin, 'Zira milletlerin hafızasında bazı hadiseler vardır ki yaşandıkları dönemin sınırlarını aşarak nesiller boyunca ortak bir bilinç ve sorumluluk kaynağı haline gelir. Kerbela, asırlardır yüreklerimizi taşıdığımız ortak kaderimizdir. Hazreti Hüseyin'in maruz kaldığı büyük acı yüzyıllardır gönüllerimizde derin bir üzüntü olarak yaşamaya devam etmektedir ve elbette Kerbela'yı tarihi bir hadise olarak değerlendirmek eksik olacaktır. Kerbela, çağları aşan bir vicdan çağrısıdır. Bu büyük hadise bize adaletin ehemmiyetini işaret eder. Hakkaniyetin ne kadar kıymetli olduğunu öğretir. Hazreti Hüseyin'in şahsında temsil edilen cesaret, sadakat ve ahlaki duruş, bugün de insanlığa yol gösteren en güçlü ilkelerden birisi olmaya devam edecektir. Asıl mesele yaşananlardan değer çıkarmak ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için vicdanlarımızı diri tutabilmektir. Kerbela'yı doğru anlamak, adaleti savunmayı, hakkı gözetmeyi, insan onuruna sahip çıkmayı gerektirir' şeklinde konuştu.
'Sofralar etrafında kurulan muhabbet, gönüller arasındaki mesafeleri azaltır'
Millet ve ümmet olarak birlik ve beraberliğin önemsenmesinin kardeşlik kelimesine uygun olacağını aktaran Tekin, 'Ülkemizde son yıllarda güçlenen karşılıklı anlayış ve diyalog zemini de bu bakımdan son derece kıymetlidir. Şüphesiz ki bu iklim kendiliğinden oluşmadı. Bugün burada böylesine güçlü bir kardeşlik iklimi içerisinde bir araya gelebiliyorsak eğer, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu kararlı iradenin ve inançlar üzerindeki engelleri kaldırma yönündeki yaklaşımının büyük bir payı vardır. Farklı gönüller arasındaki karşılıklı anlayışın güçlenmesi adına atılan adımlar, bugün burada şahitlik ettiğimiz bu samimi ikliminin oluşmasını sağlamıştır. Bugün gerçekleştirdiğimiz lokma paylaşımı da kardeşlik hukukumuzun ve gönül birliğimizin en güzel sembollerinden birisidir. Lokma, paylaşmanın, dayanışmanın ve gönül birliğinin ifadesidir. Aynı lokmayı paylaşmak, aynı kaderi paylaşabilme iradesinin de göstergesidir. Sofralar etrafında kurulan muhabbet, toplumun farklı kesimleri arasında köprüler kurar, gönüller arasındaki mesafeleri azaltır, birlik duygusunu kuvvetlendirir' ifadelerini kullandı.
Düzenlenen programa Bakan Tekin'in yanı sıra, Anadolu Vakıflar Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Ali Ayyıldız, MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım ve vatandaşlar katıldı. Ayrıca Ayyıldız, programın başında Bakan Tekin'e hediye takdim etti.