YENİ ANAYASA HUKUKÇULARA BIRAKILACAK KADAR UCUZ BİR METİN DEĞİLDİR

Abone Ol


CANLI ANAYASA
Bir yıldan fazla bir süredir yeni anayasa hazırlamakla meşgulüz. Gelişmekte olan bir toplum olarak uzlaşı kültürümüzün eksikliği yeni bir metnin ortaya çıkmasına engel olmuştur. Oysaki insani değerlerimizi göz önünde bulundurarak uluslararası örnek alınacak bir anayasa yapabiliriz. Bu, coğrafyamızın beş binlik geçmişini ve gelecekteki 120 yıllını kapsayan CANLI BİR ANAYASA olabilir.

Canlı anayasa toplumun gelişmesine paralel olarak kendiliğinden gelişen metindir. Başka bir deyimle toplumun ihtiyaçlarına göre değişen anayasadır. Toplum belirli dönemlerde ihtiyaç gereği iktidar kıldığı idareye anayasayı da değiştirecek yetkiyi vermiştir. Bu yetki canlı anayasanın özüdür. Yani canlı anayasa ilk maddesi %75, ikinci maddesi %65 ve üçüncü maddesi %55’in üzerinde bir halk oyuna sahip siyasi parti veya partiler tarafından mecliste her an değiştirilebilmelidir.

İlk madde cumhuriyet, insan hakları ve ilkeleri; ikinci madde hukuk, maddi ve manevi haklar; üçüncü madde idari haklar olmalıdır. İnsan hakları hukuktan önce gelmelidir. İnsan hukuk için değil hukuk insan için vardır. 1876’tan bu yana adına anayasa dediğimiz batı metinlerini sadece değiştirmekle kalmadık bunun neticesi olarak 2000 yılında duvara çarptık. Son 150 yılda Türk insanı aklı, zekası, seviyesi, kapasitesi, vizyonu ve dinamizmi gereği bulunduğu pozisyonun çok gerisindedir. Bunun nedeni öncelikli olarak askeri anayasalar, siyasi olarak Büyük Britanya ve ekonomik olarak ta Petroldür. Petrolün mevcudiyeti Osmanlı İmparatorluğu’nu yıktı ve yıkmakla kalmadı, Büyük Britanya’nın dünya politikasını yönlendirmesiyle cumhuriyetimizin dünya üzerindeki etkinliğini de azalttı. 19. yy. ve öncesi ganimetler değerli maden, taşlar, baharatlar ve vergiler olurken 20. yy. da petrol ve türevleri oldu. Önümüzdeki yüzyılda yine petrol ve genetik materyaller önemini koruyacaktır.

Bu gelişmelere uygun anayasayı ise geçmişteki anayasalarımızı madde madde inceleyerek ve değiştirerek hazırlayamayız. Ancak bu CANLI ANAYASA ile mümkündür. Bu anayasa ile şu anda sayısını bile bilmediğimiz anayasal kurumlar yasal kurumlar haline gelecektir.

BAŞKANLIK İDARESİ
Gelişmekte olan bir toplum olarak halkımızın yarısının oyunu da alsanız mevcut anayasa ve onun getirmiş olduğu bürokratik güç halkınızın size verdiği iktidar gücünü kullanmayı engellemektedir. Bunu aşmanın yolu BAŞKANLIK idaresinden geçmektedir. Bu da kafi gelmiyor; başkanın diğer ülkeler karşısında daha ağırlıklı olabilmesi için en az %60’lık bir halk oyunun arkasında olmasını hissetmesi ve bunu diğer ülkelerinde görmüş olması gerekiyor. 
Daha basit cümlelerle; CANLI ANAYASA ve bunun içerdiği başkanlık uygulanmalıdır. Yalnız bu başkanlık hukuki sorumlulukta taşımalıdır. Yani yıllardır siyasilerin belirttiği gibi sandıkta hesaplaşmanın haricinde başkanın seçilirken taahhüt ettiği konulardan da hukuki olarak sorumlu olması gerekmelidir. 
Bu siyasi irade ve cesarete sahip son 75 yılda karşımıza çıkan ve son 10 yılda bunu ispatlayan Sayın ERDOĞAN’dan başkası olamaz.
{ "vars": { "account": "G-3HWH7J6WBF" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }