2014 YILINA GİRERKEN

Abone Ol


TÜRKİYE, İLK 9 AYDA YÜZDE 4 BÜYÜDÜ
Bize göre bu beklentiler oldukça iyimser petrol fiyatlarının baskısının artarak devam etmesi halinde, dolar ve faiz gereken değerin altında seyrederken yukarı doğru baskılı olabileceği bekleniyor. Bir başka konu halen elektrik enerjimizin yüzde 50'si doğal gazdan, yüzde 27'si kömürden, (termal) yüzde 17'si Hidrolik santralden yüzde 7'si ise rüzgar jeotermal vb. kanallardan elde edilmekte. Halkın sosyal gelişmesi; huzuru, imalat sanayimizin can damarı olan elektrik enerjisi konusunda yaşanmışı muhtemel fiyat artışı, kesinti ve kısıntı beklentisi düşündürücüdür. Son olarak açıklanan (TUİK) büyüme oranlarına gelince iç talep, özel sektör, yatırımları ve stok değişimlerinin etkisiyle üçüncü çeyrekte yüzde 4,4 ve ilk dokuz ayda yüzde 4 büyümemiz sevindirici olsa da sağlıklı büyümede önem taşıyan imalat sanayi ve ihracat öncülüğü hedefimizin dikkatle incelenmesi gerekir. Umut bağladığımız net ihracatımızın etkisi 2012 yılında yüzde 4,1 iken bu yıl üçüncü çeyrekte yüzde 2,2'ye gerilemiş durumda olup en hızlı düşüş ihracatımızda önemli yeri olan dayanıklı tüketim mallarımızda izlenmekte. Sanayimizin performansında da önemsenecek ölçüde düşüş izleniyor. Ekim 2013 ayında geçen aya göre yüzde 9,8, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 düşüş var mevsim ve takvim etkilerinden arındırılsa bile Eylül'e göre yüzde 3,1 düşüş, geçen yıla göre yüzde 0,7 gibi ihmal edilebilir bir artış sergileniyor. Son on yılda GSMH ile kişi başına milli gelirdeki büyümeye nedenli sevinirsek sevinelim GSMH içinde önemli yer tutan sanayi ve tarımdaki gelişmelere de dikkat etmemiz gerekir. Ekonomimizin itici gücü olan sanayimiz büyüse de GSMH içinde ki oran gerilemektedir. 1998 cari fiyatlarla GSMH içinde sanayimizin payı yüzde 23,9 iken 2012 yılında yüzde 15,6'ya, tarım da ise yüzde 12,1'den yüzde 7,7'ye gerilemiş olup, hizmet sektörü ağırlıklı bir büyüme izlenmektedir. TBMM'de görüşülmekte olan bütçe tartışmalarının ışığında 2014 yılının 2013 yılından çok farklı olmayacağı anlaşılmaktadır. Ancak; 2014 yılının endişe doğuran farkı; yaşayacağımız yerel seçimler başta olmak üzere Cumhurbaşkanı seçimi ve genel seçimlerin doğuracağı belirsizlikler, gerginlikler sonucu doğabilecek ekonomik risklerdir.

Özet olarak:
a) Siyasi istikrarı bozucu davranışlardan uzaklaşarak kesimler arasında sosyal barışı sürdürmeliyiz.
b) Yatırım – Üretim – İhracat hedefli politikalardan taviz vermeden gerekli önlemleri hızla gecikmeden almalıyız.

Sonuç;
En iyisi bütün kesimlerin ihtiyatlı ve sağduyulu davranmasıdır.

*Ekovitrin dergi Aralık 2013
{ "vars": { "account": "G-3HWH7J6WBF" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }