BİST
95852
ALTIN
190.976
DOLAR
4.6622
STERLİN
6.1791
EURO
5.4311

“Kendinizi değiştirin, kurumlarınızı değiştirin”

Perakende Günleri 2016’nın son oturumlarında iş dünyasında yaratıcılığın sıradışı ismi Fredrik Haren zorlukları aşmak ve sürekli gelişim için yaratıcılığın yol haritasını çizerken Esas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı ise değişimden evrime geçiş üzerine konuştu.

“Kendinizi değiştirin, kurumlarınızı değiştirin”

Perakende Günleri 2016’nın son oturumlarında iş dünyasında yaratıcılığın sıradışı ismi Fredrik Haren zorlukları aşmak ve sürekli gelişim için yaratıcılığın yol haritasını çizerken Esas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı ise değişimden evrime geçiş üzerine konuştu.

24 Kasım 2016 Perşembe 17:46
1001 Okunma
“Kendinizi değiştirin, kurumlarınızı değiştirin”
Perakende Günleri’nin 24 Kasım’daki ikinci gün son oturumunun konukları “The Idea Book” ile Tüm Zamanların En İyi 100 İş Dünyası Kitabının yazarı Fredrik Haren ve Esas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı oldu.

 

Kitap okumayı bırakıp facebook’ta vakit geçirir olduk

Yaratıcılığın en elzem ve uygun olduğu sektörlerden birinin perakende olduğunu söyleyen Fredrik Haren, yapılan bir araştırmaya göre dünya ortalaması %45’i, ‘yaratıcı mısınızdır?’ sorusuna “ben yaratıcıyım” cevabını veriyor. Yaratıcılığınızı ne kadar beğendiğinizle, yaratıcılığının önemini kavramış olmak arasında ciddi bir tutarsızlık var Dünya’da. Yaratıcı olmak için özgüvene ve kendine inanmana ihtiyaç var. Türk insanının bu anlamda ciddi bir özgüveni var. Bu nedenle yaratıcılık açısından en uygun ülkelerden birisi de Asya ile Avrupa’ya uzanan ve bir çok kültürü bir arada bulunduran Türkiye’dir. İnsanoğlunun geçmişinde hiç yoktan, yeni bir şey gelmemiş, hep bilgi ve enformasyon birleştirici güç olmuş. Bu değişim döneminde yaratıcılık ön planda, buna fikir algılaması diyorum, çünkü bu değişimi algılamak ve ona göre hareket etmek gerekiyor. İnsanlar artık kitap okumuyorlar, kitap okumayı bırakıp, akıllı telefonlarımızda facebook’a giriyoruz ve oyunlar oynuyoruz. İnsanoğlu’nun algılayabilieceği, anlamlandıralabileceğinin çok ötesinde teknolojik gelişmeler oluyor. Kendisini değiştirin, kurumlarınızı değiştirin, kendinizi zorlayın.

 

Olmadan oldum demeyeceksin

Perakende Günleri 2016’nın kapanış konuşmacısı olan Esas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı: “Merkez Bankası faizi yükseltti. Adana’da şehitlerimiz var. Birlik ve beraberlik zamanı. Benden bir ilham verici konuşma yapmam istendi. İçinde bulunduğumuz ortamlarda ilham vermek çok kolay değil. Ancak madem biz perakendenin AVMcinin liderleriyiz, bizim moralimizi bozmamamız ve ilham vermemiz lazım. Sadece böyle yaparsak arkamızdan gelenler olumlu etkilenir. Cesaret, açık sözlülük ve girişim. Konuşmamın başlıkları. Cesaret kelimesi Fransızca kökenli. Kalbin gücü demekmiş. Bunu bir meditasyon seansında öğrendim. Korkmayla alakası yok, cesur olmak gün ve gün, tam bize uyuyor. Beni anons eden genç kardeşim girişimci olarak çağırdı. Tevazu göstermiyorum. Evet, dünyanın en iyi girişimcisiyim. Bunların hepsi bir yana ben bir yana. Nasıl biliyor musunuz? Çünkü ben annem ve babamı doğru seçmişim. Hedeflerde cesur olacağız. İkinci konum: 10 bin saat çalış, 10 bin defa dene… Ancak o zaman olur. Çello çalanlarla ilgili Pablo Casalz diye 20. yüzyılın ilk yarısının en önemli sanatçısı bu konuda. Adam 97 yaşında ölüyor. 93 yaşına kadar her gün üç saat çalışıyor. Etrafındakiler buna soruyor. Sen bu yaşa geldin niye çalışıyorsun? Çünkü yavaş yavaş gelişim gösteriyorum. Sonra dersiniz olduk mu olmadık mı? Abdullah Kiğılı abi ile konuşuyoruz. 1938 yazıyor dükkanın önünde. Ben kendimle ilgili bir örnek vereyim: 18 yaşında üniversiteye girdim. Sonra New York’a taşındım. İki sene önemli bir bankada çalıştım. Sonra önemli bir üniversitede finans masterı yaptım. Türkiye’ye dönmeden New York’ta parka bakan apartmanımda kendimi şöyle değerlendiriyordum: Türkiye senin gibi bir evladı olduğu için çok şanslı. Niye? Yaş 25, genler tamam, iyi okumuşum, iyi tecrübem var. Türkiye’ye dönünce ne oldum biliyor musunuz? Akbank Bahçekapı Şubesi’ne veznedar. Küçümsediğim için değil; olmadan oldum demeyeceksin. Yani sokağı tanımak babamın en büyük katkılarından biriydi. Ben de değişimi geliştireceğim Fredrick’in anlattığı. Evrilme diye anlatacağım ben. Tecrübe bazen bir dezavantaj oluyor. O nedenle evrilmeyi bilmemiz lazım. Müşterilerimiz evriliyor, biz de evrilmek durumunda kalıyoruz. Fredrick’e Emirates ile ilgili iki konuda eklemek istiyorum: 15 değişik lisan konuşmanın en önemli gerekçesi, Dubai’nin yerel nüfusun az olması. O nedenle böyle bir kalabalık var. Pegasus’ta da 17-18 lisan var ama tek tük. Kendimizden örnek vermek istiyorum: 29 Ekim 2006 yılında Antep uçuşlarına başladık. İşin gereği PR çalışması için Antep’e gittik. Orada konuşma bitti ve bir bayan sinirli bir şekilde ayağa kalktı. Size bir soru soracağım: İnternet adresini çok kullanıyorsunuz, biz ne satacağız. Sizin işiniz eğer sadece bilet satmayla kalırsa küçülmeniz gerekecek. Şimdi geldiğimiz noktada havayolunda ciromuzun yüzde 55’ini internet üzerinden yapıyoruz. Yüzde 19’u da mobilden. 10 senede. Evrilirken misafirin ne istediğini anlamamız lazım. Mobile kayışta evrilmeyi yeteri kadar hızlı yapamadığımız açık ve net. İkinci bir örnek evrilmeyle ilgili: 77 cm örneği. Havayolunun biri çıktı dedi ki ‘Bizimki 77 cm’. Bizimki de, yani neden anlatıyorum. Çünkü o mu daha çok reklam yaptı ben mi bilmiyorum. Biz, dedim ki, bizimki 77 cm değil. Ama bizimki zamanında kalkıyor. Tabi o zaman daha az trafik vardı. Misafirin ne istediğini çok iyi anlamak için bu örneği verdim. Misafirin ne istediğini anlamazsan kendine göre ürün yaparsın ve işleri geliştiremezsin. Son olarak iki konum var. Birisi, eğer hakikaten hata yapmak istemiyorsan bunu bir tane formülü var: Denemek çok önemli. 2004 yılında dedim. Bunların hepsini taçlandıran ise temiz ticaret bence. Ne yaparsak yapalım temiz ticarete önem verelim. Dedim ya cenazene kaç kişi gelecek. Bunları yaparken temiz ticaret çok önemli. Babamla aramda geçen diyalog: ‘Baba’ dedim, ‘biz bir şeyleri yanlış yapıyoruz.’ ‘Neden oğlum’, dedi. ‘Yatırım yapıyoruz. 30-40 milyon. Başkaları 2 milyar 3 milyar.’ Dedi ki, ‘kim bunlar?’ İsimlerini söyledim. Babam hiçbirini tanımıyor. Sonra bana, 70’lerden kalma bir şeyler anlatmaya başladı. O zamanlarda bir sürü isim vardı. Onların da hiçbirini ben tanımıyorum. Kalıcı olalım ama birlik ve beraberliğimizi yitirmeyelim” dedi.
Son Güncelleme: 24.11.2016 17:47
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner268