BİST
93419
ALTIN
243.842
DOLAR
6.4985
STERLİN
8.0788
EURO
7.3766

"Türkiye'de Özel Sektör: Sürdürülebilir Kalkınma" paneli

Başbakan Yardımcısı Şimşek: Hiç döviz geliri olmayanların döviz cinsinden borçlanması hususunu tekrar birtakım kurallara bağlama gibi çalışmalar yapabiliriz.

"Türkiye'de Özel Sektör: Sürdürülebilir Kalkınma" paneli

Başbakan Yardımcısı Şimşek: Hiç döviz geliri olmayanların döviz cinsinden borçlanması hususunu tekrar birtakım kurallara bağlama gibi çalışmalar yapabiliriz.

13 Aralık 2016 Salı 15:02
947 Okunma
İSTANBUL (AA) - Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, hedge konusunda ne yapabilirizin çalışmasını başlattıklarını belirterek, "Belki önümüzdeki dönemde tüketicilerde olduğu gibi makro ihtiyati bir çerçeveyi burada oturtmamız gerekecek. Çünkü, 'Bu özel sektör bizi ilgilendirmez' diyemeyiz." dedi. Şimşek, Uluslararası Finans Kurumunun (IFC - International Finance Corporation) Türkiye ofisinin açılışının 30'uncu yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen "Türkiye'de Özel Sektör: Sürdürülebilir Kalkınma" başlıklı panelin açılışında yaptığı konuşmada, kadınların eğitime ve iş gücüne katılmasının Türkiye için olmazsa olmaz olduğunu belirterek, "Nüfusumuzun yarısını kısmen dahi olsa ihmal ederek, arzuladığımız başarıyı yakalayamayız." dedi. Şu anda Kalkınma Bankası'nı yeniden yapılandırma çabaları olduğunu aktaran Şimşek, son dönemde yaptıkları düzenlemelere değindi.  Şimşek, Ar-Ge desteklerinin tek başına yetmediğini, bunun ticarileşmesine yönelik mekanizmaların kurulması gerektiğini işaret ederek, aynı zamanda üniversitelerin sayısının artmasının da yeterli olmadığını, buralarda bir zihniyet devrimi gerektiğini dile getirdi. Eğitimin öneminden de bahseden Şimşek, "Belki dördüncü sınıftan sonra bir yıl ara verip sadece dil öğretmek lazım erken aşamada." diye konuştu. Şimşek, meslek liselerinin özel sektör gibi yönetilmesi, belki de devredilmesi gerektiğine dikkati çekerek, o nedenle okul bazlı bütçelemenin önemli olduğunun altını çizdi. 

Yargıya yönelik yaptıkları reformları anlatan Şimşek, geçen sene genel kamu bütçesinde dengeyi sağladıklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Artık yeni milli geliri esas alırsanız, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) 4'te biri düzeyinde bir borçluluğumuz var. Burada önemli olan konu şu; verginin tabana yayılması, kayıt dışılıkla mücadele... Kayıt dışılığın olduğu yerde rekabetin önünde engellerin olduğu yerde, biz verimlilikten, inovasyondan bahsedebiliriz ama arzuladığımız sonuçları elde edemeyiz. Kamunun düzenleyici, denetleyici rolünün güçlendirilmesi, ama özelleştirme yoluyla özel sektöre daha büyük alan açılması gerek. Bu esastır. İyi kurgulanması lazım."   

"Bütün şokları yaşadık, ben artık yaşamadığımız bir şok bilmiyorum"
Başbakan Yardımcısı Şimşek, "Bu Anayasa değişikliği inşallah Türkiye için bir dönüm noktası olur. Hızlı bir şekilde normal gündeme, rutine, reforma döneriz ve bu zor dönemi büyük bir fırsata dönüştürürüz." dedi. Türkiye'yi Türkiye yapan çekici faktörlerin hiçbirinde bir azalma olmadığını aktaran Şimşek, bir çok krizi yaşayarak gördüğüne işaret ederek, "Temkinli olmayı anlarım, ama kötümser olmayın. Neden? Çünkü bu ülkenin temelleri halen sağlam. Belki siyasi belirsizlik var diye düşünenler var. Ama bu ülkede güçlü bir hükümet var. Milletimiz geleceğine sahip çıktı ve darbe girişimini bertaraf etti. Bu Türkiye'nin önemli bir kazanımıdır." diye konuştu.

"Bütün şokları yaşadık, ben artık yaşamadığımız bir şok bilmiyorum." diyen Şimşek, bütün yaşananlara rağmen Türkiye'nin bu sene yüzde 2'nin üzerinde büyüdüğünü ifade etti. Şimşek,  Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) revizyon uygulaması ile ilgili, revize edilen bu rakamların AB normlarında olduğuna dikkati çekerek, "Eurostat'ın bütün normlarını, standartlarını uyguladık. O konuda en ufak bir tereddüt olmasın, kafalarda bir şüphe olmasın. Aslında bütün AB üyeleri bunu yaptılar, biz 2 yıl gecikmeli yapıyoruz. O normlara göre baksanız, küresel kriz sonrası dönemde Türkiye yüzde 6 civarında büyümüş. Çok güçlü büyümüş." değerlendirmesinde bulundu. Özel sektöre daha çok sahip çıkacakları bilgisini de veren Şimşek, IFC'nin özel sektörün gelişmesinde en büyük partnerleri olduğunu söyledi.

Şimşek, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Biliyorum; açık pozisyon, kur, şirketlerin zora girmesi… Adım attık. Hazine garantileriyle 250 milyar liralık kredi açtık. Bu aslında hem bankacılık sektörüne destektir, hem reel sektöre destektir. İnşallah bunu bütçeyi bozmadan, bütçenin kendi içinde yapacağımız aktarımlarla bu riski iyi yöneteceğiz. Dediğim gibi şu anda çalışıyoruz, sonraki aşama bu kur riskinin daha iyi yönetilmesi, açık pozisyonların daha iyi yönetilmesi. Hedge konusunda ne yapabilirizin de çalışmasını başlattık. Belki önümüzdeki dönemde tüketicilerde olduğu gibi makro ihtiyati bir çerçeveyi burada oturtmamız gerekecek. Çünkü, 'Bu özel sektör bizi ilgilendirmez' diyemeyiz. Bu özel sektör Türkiye'yi bu noktaya getirmiştir, bu özel sektörle biz güçlüyüz, özel sektörün sorunları bir anlamda devletin sorunlarıdır. Bunları birlikte yapacağız. Ama aşırı risk almayı da bir takım kurallara bağlamamız gerekebilir önümüzdeki dönemde."

"(Döviz borçlanmalarına kısıtlama) Bu konuları da tartışmalıyız"
Mehmet Şimşek, konuşmasından sonra gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin, "Özel sektörün borçlanması konusunda 'Belki bir kontrol mekanizması getirilir' dediniz." şeklindeki ifadesi üzerine Şimşek, "Bu konuları çalışmamız gerekir dedim. Önümüzdeki dönemin gündeminden bahsediyordum. Bu konuda bir çalışma başlatabiliriz. Makro ihtiyati bir çerçevede bir taraftan bu finansal hedge'ing yapılmasının önünü nasıl açarız, nasıl teşvik ederiz ona bakacağız. Bir taraftan da tabii ki özellikle hiç döviz geliri olmayanların döviz cinsinden borçlanması hususunu tekrar birtakım kurallara bağlama gibi çalışmalar yapabiliriz dedim. Yapabiliriz dedim. 2017 gündeminden bahsettim." şeklinde konuştu. Şimşek, "Bankalar açısından mı yaparsanız şirketler açısından mı?" şeklindeki soru üzerine ise şu anda zihinsel ölçekte çalışmalara başladıklarını ancak henüz ortada bir çerçeve olmadığını aktardı. "Döviz borçlanmalarına bir kısıtlama gelebilir mi?" sorusu üzerine Şimşek, "Ben kısıtlama gelir demedim. Bu konuları da tartışmalıyız, bu konulara da bakmalıyız. Yani birtakım kurallara tabi tutmalıyız." diye konuştu. Şimşek, Bireysel Emeklilik Sistemine (BES) otomatik katılıma ilişkin, "Yakında açıklarız, oranlarını sonra paylaşırım, önemli ölçüde banka mevduatı... Onun bir kısmı nakit ihtiyacını, çıkışları karşılayabilmesi için reverse repo, bir kısmı da Hazine'nin çok kısa vadeli enstrümanlarını, yani maksimum 180 güne kadar, o da nakde yakındır. Ama büyük bir kısmı en azından, yüzde 60 ve fazlası muhtemelen bakacağız, son kararı vereceğiz, ama mevduata." dedi. Söyledikleriyle genel bir çerçeve çizmek istediğini dile getiren Şimşek, konuların tartışılması ve üzerinde çalışılması gerektiğini, henüz sınırlamalara ilişkin bir şey söylemediğini bildirdi.

Anadolu Haber Ajansı

Son Güncelleme: 13.12.2016 15:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.