BİST
96455
ALTIN
222.078
DOLAR
5.6626
STERLİN
7.3539
EURO
6.5275
banner287

"Gıda Mühendisliğinde ilklere imza atıyoruz"

İstanbul Aydın Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haydar Özpınar, TÜBİTAK’la gerçekleştirdikleri antibiyotik direnç artışı projesiyle gıda mühendisliğinde Türkiye’de önemli bir çalışmaya imza attıklarını belirtiyor.

"Gıda Mühendisliğinde ilklere imza atıyoruz"

İstanbul Aydın Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haydar Özpınar, TÜBİTAK’la gerçekleştirdikleri antibiyotik direnç artışı projesiyle gıda mühendisliğinde Türkiye’de önemli bir çalışmaya imza attıklarını belirtiyor.

30 Ocak 2015 Cuma 15:07
8038 Okunma
İstanbul Aydın Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünde gıdayla ilgili tüm analizlerin yapılabileceği modern bir laboratuvara sahip olduklarını ifade eden İstanbul Aydın Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haydar Özpınar, “Gıdalarla ilgili tüm mikrobiyolojik ve moleküler araştırmaları yapabilecek bir altyapıya sahibiz. Gıdalardaki patojen mikroorganizmaları saptayabiliyoruz. Her türlü araç gerece sahibiz. Bu sayede gıda içeresindeki hileleri de saptamamız mümkün. Kısacası halk sağlığı alanında tüm analizleri yapabilecek ileri düzeyde teknolojik olarak iyi donatılmış laboratuvarlarımız mevcut” diye konuştu.

“TÜBİTAK’LA ORTAK  PROJE GELİŞTİRDİK”
Geniş spektrumlu beta-laktamaz içeren enterobakterilerin gıdalarda saptanması ve genlerinin ortaya çıkarılması konusunda TÜBİTAK’la ortak bir projeyi hayata geçirdiklerini kaydeden Prof. Dr. Haydar Özpınar, sözlerine şöyle devam etti: “Üç yıllık bir çalışmanın sonucunda TÜBİTAK’la gerçekleştirdiğimiz bu projede gıdalarda antibiyotiklere karşı dirençli mikroorganizmaları genleriyle birlikte saptıyoruz. Günümüzde antibiyotiklere karşı direnç gelişti. Yani çok eskiden bir antibiyotik kullanımından hastalık ortadan kalkabiliyordu. Ancak şimdi antibiyotiklere karşı direnç geliştiği için birkaç kutu antibiyotik kullanılmasına rağmen hastalıkla mücadele edilemiyor.

Mikroorganizmalar dünyanın en eski canlıları. Bunlar da kendilerini geliştirerek kendi düşmanları olan antibiyotikleri nasıl yenebiliriz diye kendilerini geliştiriyorlar. Buna bağlı direnç gösteriyorlar. Araştırmamızda beta-laktamaz antibiyotikler, yani üçüncü jenerasyondaki en etkili antibiyotiklerin etken maddesi, yapısında bulunan beta-laktamaz. Mikroorganizmalar beta-laktamazı tanıyarak enzimi oluşturuyorlar. Siz antibiyotik kullandığınız zaman bu mikroorganizmalar da beta-laktamaz enzim olduğu için bu antibiyotiği etkisiz hale getiriyorlar. Bu aslında biyolojik bir tehlike. Yani yediğimiz gıdalarla bu geniş spektrumlu beta-laktamaz içeren enterobakterileri veya diğer mikroorganizmaları alabiliyor muyuz. Araştırmalarımızın amacı buydu. Sonuç olarak gıdalarda; tavuk etlerinde, peynirdeki antibiyotiklere karşı dirençli bakterileri ve genlerini saptadık. Bu konuda ülkemizde yapılan ilk çalışma olduğu için ayrıca önemli olduğunu düşünüyoruz.”
Son Güncelleme: 02.02.2015 15:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.