banner409

banner363

banner380

banner381

banner396

banner388

banner403

banner389

09.01.2019, 16:45 795

Yeni yılda bakış açısı ve görüş mesafesi

Yeni yılın ilk ayını karşılıyoruz, bu yılın hepimiz için sağlıklı, bereketli ve bol kazançlı bir yıl olmasını temenni ediyorum.

2019 yılına girerken dünya ekonomilerinde özellikle zor bir süreçten geçileceği; yapılan tahminler, açıklanan uluslararası raporlar ile ifade edilmeye başlandı. Genel itibarla, şirketler cephesinde özsermaye yeterlilik rasyolarının çok düşük olduğu, banka kredilerinin finansmanı ile yüksek borç yükleri aslında hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin de reel ekonomileri adına bir risk unsuru oluşturmaya başladı. Diğer taraftan risk unsurunun yüksek olduğu bir yılın içinde her zaman fırsatları da barındırdığı aşikar.

Ülkemiz için baktığımızda; ilk 3 ay seçim süreci sonrası, geçtiğimiz yılın ortasından beri sıkışan likitidenin piyasaya daha fazla finansman destek modellerinin sunulması gerekliliğini de net ortaya koymaktadır. Asgari ücretin 2.020 TL’ye çıkması piyasa adına güzel bir gelişmedir ancak özel sektörün borçluluk oranlarının bu denli yüksek olması, döviz ve faizlerde yaşanacak olası hareketlilik yine şirketleri sıkıntılı duruma sokabilir.

Hem gıda hem de gıda dışı perakende sektöründe “orta direk” markaları olarak bilinen piyasa oyuncularının; son 3 aydır daha önce kendilerinden alışveriş yapmayan daha yüksek sosyo-ekonomik gelir grubuna sahip olan belli müşterilere de hitap etmeye başladığı bilgileri rakamlarla gelmeye başladı. Aslında bu nokta vatandaşların harcama alışkanlıkları sürecinde önümüzdeki yılda daha temkinli olacağı anlamına gelmektedir.

Her zaman ifade ettiğimiz nokta; hareket berekettir, bereketin olması da piyasada likitidenin artmasıyla mümkündür. Burada ‘’tonik etkisi’’ diye ifade edilen geçici tedbirlerin de bundan sonra da iyi netice veremeyeceği anlamına gelmektedir. Enflasyon, kur, faiz sarmalını yok eden yegane unsur önce vatandaşın motivasyonun yükselmesidir, bu psikolojiyi de tazeleyen nedenler piyasaya nakit girişinin artırılarak, yatırım yapılacak alanların ‘’üretim’’ bazlı hale gelmesi ve istihdamın sürdürülebilir olmasından geçmektedir.

The Economist ‘in ‘’Intellegence Unit’’ son raporunda 2019’da dünya ekonomisine ilişkin paylaştığı rapordan bazı önemli noktaları paylaşmanın yararlı olacağı düşüncesindeyim.

Dünya ticaretinin büyüme hızının 2017'de yüzde 5,2'den 2018’de yüzde 4'e düştükten sonra bu eğilimi koruyarak, 2019'da yüzde 3,4'e gerilemesini bekliyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), son "Dünya Ekonomisinde Durum" (World Economic Outlook- Ekim 2018) raporunda gelişmiş ekonomilerde ekonomik etkinliğin, 2018 yılının ilk yarısında, 2017 yılına göre hız kesmeye başladığını saptıyor. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin'de ekonomik büyüme 2017 yılında yüzde 6,7'den 2018'de yüzde 6,5'e, 2019'da da yüzde 6 düzeyine gerilemesi bekleniyor.

 ABD'de genel hava bir ekonomik toparlanma devresinin sonuna gelindiği yönünde. Faizler yükseliyor, şirket kârlarında bir yumuşama görülüyor, bütçe açığı hızla arıyor.

 Çin ekonomisindeki yavaşlama eğiliminin bir diğer belirtisi de lüks tüketim harcamalarındaki gerileme. Çin lüks tüketici marka mallarına yılda 90 milyar dolar harcıyor. Ancak bu yıl Manhattan ve Paris'teki lüks mağaza sahipleri Çinli müşterilerin talebinde bir yumuşama gözlemliyorlarmış. Euromonitor ve Bain & Co gibi araştırma şirketleri de bu yıl Çinli tüketicinin harcamalarında daha çekingen davrandığına dikkat çekiyorlar. Çin ekonomisinin büyüme hızı son yıllarda gittikçe artan oranda kredi genişlemesine dayanıyor.

Almanya'da yönetime danışmanlık yapan Ekonomik Konsey ekonomistlerinin de, 2018 ve 2019 ekonomik büyüme beklentilerini sırasıyla, yüzde olarak, 2,3'ten 1,6'ya ve 1,8'den 1,5'e çektikleri görülüyor. Almanya Ticaret Odaları da ihracatın büyüme hızının bu yıl yüzde 2,8 ile geçmiş yılların ortalamasının yarısına gerilemiş olmasından yakınıyor. Ancak, Almanya'nın önde gelen ekonomi gazetesi Handelsblatt'a göre tüm bunlar, Almanya ekonomisinde bir yavaşlamaya işaret ediyor ama, bir resesyon sözkonusu değil.

 ABD, Çin ve Avrupa Birliği'nden (Almanya) sonra dünya ekonomisinin dördüncü ayağını Arjantin, Brezilya, Endonezya ve Güney Afrika gibi gelişmekte olan ekonomiler oluşturuyor. Bu alanda da ekonomik performanslara ilişkin, son haftalarda iyi haberlere çok sık rastlanmıyor. Bloomberg, analistlerin gelişmekte olan ülkelerin şirketlerinin karlarına ilişkin beklentilerini Nisan ayındaki son hesaplamalara göre yüzde 6 oranında düşürdüklerini aktarıyor. Conference Board ekonomistleri de gelişmekte olan ülkelere ilişkin ekonomik büyüme beklentilerini yüzde, 3,8'den 3,7'ye çekmişler.

Gelişmekte olan ülkelere yönelik beklentiler, iyimser olma çabalarına karşın, oldukça belirsiz. Bu ülkelerin dolar cinsinden borçlarının, 2008 sonunda dünya ekonomisinin yüzde 9'undan 2018 yılının başında yüzde 14'üne yükselmiş olması kaygı yaratıyor.

Özetle; sanayi devriminden sonra son 10 yılda dijitalleşme ile kırılım yaşayan dünya ekonomileri önümüzdeki 10 yılda ticaret savaşlarının çok ciddi manada kızışması ile anormal ölçüde katma değerlerinde farklılık yaratma peşine düşecekler. İzleyip beraber göreceğiz.

Yorumlar (0)
banner378
22°
açık
Namaz Vakti 15 Ağustos 2020
İmsak 04:30
Güneş 06:07
Öğle 13:14
İkindi 17:03
Akşam 20:10
Yatsı 21:41
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Ankara Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25