banner363

banner453

banner454

banner403

01.03.2014, 15:08 5138

YENİ ENERJİ DEVİ ABD

Dünyanın Stratejik Dengeleri ve Ekonomik Haritası Değişecek mi? 

Geçtiğimiz yüzyılda Dünya savaş ve siyasi tarihine damga vurarak derin izler bırakan eski İngiltere Başbakanı Winston Churchill, “Bir damla petrol bir damla kandan daha kıymetlidir” demişti. ABD uzun yıllardır süper gücünü koruyabilmek ve Dünya liderliğini sürdürebilmek için enerjiye olan bağımlılığını azaltmanın yollarını aradı durdu. Gereksinimi alternatif kaynaklardan kesintisiz, ucuz ve güvenli biçimde elde etmeye çalıştı.  Bunun için sessizce çok yönlü politikalar geliştirerek derin ve gizemli stratejiler üretti. Arka arkaya bitiremediği savaşlar başlattı. Bir varil petrol için, tüm Ortadoğu defalarca baştan sona kanla yıkandı. Milyonlarca insan öldü.
Bu savaşlar Churchill’in ‘kapitalizmin can suyu petrolün insan kanından daha değerli olduğu’ savını haklı çıkardı. Küresel sistemin en büyük ekonomisine ve gelişmiş sanayisine sahip olan ABD, Dünya’da kullanılan enerjinin 1/3’ünü tek başına tüketiyor. Yani bu tüketimin yüzde 30’unu ithal yoluyla temin ediyor. Ve yakın zamana kadar tükettiği petrolün sadece 1/3'ünü ise kendisi üretiyordu. Eğer bu durum böyle devam etseydi bu üretim hızı ile Amerika’nın kendi iç rezervleri 10-11 yıl sonra kuruyarak bitecek, enerjide tamamen dışa bağımlı bir ülke haline gelecekti. Bu da ABD’nin süper gücünün bitmesi ve dünya liderliğinin sona ermesi demekti.
Kaba bir hesapla petrol fiyatlarındaki her 1 dolarlık artış; İran’a 1 milyar dolar,
Rusya’ya 2 milyar dolar, Suudi Arabistan’a ise 3 milyar dolar kazandırırken,
ABD 4 milyar dolar kayba uğruyordu. Bu durum enerji maliyeti yüzünden ekonomisi sürekli tekme yiyen Amerika’nın hep aleyhine işliyordu. 

ENERJİNİN YENİ PATRONU
Son birkaç yıldır bu tablo beklenmedik biçimde değişmeye başladı. İşler tersine döndü. Artık Amerika için, küresel sistemin tüm dengelerini yerinden oynatacak, Dünyanın ekonomik haritasını baştan sona değiştirecek bir dönem başlıyor. ABD, enerji alanında bir devrimi gerçekleştiriyor. 
2000′li yılların başından bu yana alternatif enerji kaynakları üzerinde çalışmalarını yoğunlaştıran ABD, kaya gazından maliyeti düşük doğal gaz ve petrol üretmeyi başardı. Yaptığı yatırımlarla her geçen gün üretimi arttırarak Dünyada bugün en fazla kaya gazı üreten lider ülke konumuna geçti. Uluslararası Enerji Kurumu'na (EIA) göre, bu sayede ABD, 60 yıldan bu yana ilk defa enerji ithal ederken bugün ihraç eden, satan ülke oldu. 2014’ün başında ulaştığı üretim kapasitesiyle Rusya’yı geride bırakan ABD şu anda Dünyanın en büyük doğal gaz üreticisi konumuna yükselerek birinci sıraya oturdu. Ürettiği toplam doğal gaz miktarı Suudi Arabistan, İran ve Katar'ın toplam üretimini epey geçti. Ve ABD 1997’ten beri ilk defa ithal ettiğinden fazla petrol üretmeyi başardı. Enerjide kendi kendine yeten bir ülke olma imkanını yakaladı. 2008`den beri %56 artan petrol üretimiyle 12 OPEC üyesi ülkenin 8’inin toplam üretimini geride bıraktı. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, ABD önümüzde ki yıl  (2015)  Suudi Arabistan ve Rusya'yı da geçerek dünyanın en büyük lider petrol üreticisi konumuna yükselecek.

ABD EKONOMİSİ AYAKALANACAK
Enerji devrimi sayesinde kendi kendine yeterli hale gelen ABD’nin, 1960’lardan bu yana ekonomide devam eden düşüş trendi artık rota değiştirerek tersine dönecek. Muazzam bir borç yükü altında ezilen, savunma harcamalarının kısıldığı ve rekabet gücünü kaybetmiş bir ülke konumundan kurtularak hızla ekonomik iyileşme dönemine girecek. Bu olumlu gelişmelerin ilk etkileri daha şimdiden görülmeye başlandı bile. Örneğin son dönemde Amerika yıllık petrol ithalatı faturasından 100 milyar dolar tasarruf etti. Cari fiyatlarla, Amerikan petrol üretimindeki bu yükseliş sayesinde ikinci bir 100 milyar dolarda maliyet faturasından düştü. Buna ilaveten, petrol endüstrisindeki bu alışılmadık devrim, iki milyondan fazla Amerikalıya istihdam yarattı. Yıllardır enerji satın alarak zarar eden Amerika bu kez Dünya’ya enerji satarak zenginleşebilecek.  Bu durum ABD`ye beklenmedik bir avantaj sağlayacak. Dünya ekonomisindeki rekabet gücü dengesini tamamen değiştirip kendi lehine bir üstünlük kazandıracak.

HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK
Bu gelişmenin küresel etkileri ise devasa boyutlarda olabilir. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Küresel finans ve ekonomik sistemin ezberleri bozulacak. ABD’deki kaya gazı odaklı petrol ve gaz üretiminin yarattığı jeostratejik deprem, dünyanın stratejik dengelerini alt üst edecek bir potansiyele sahip. Çin, Avrupa, Rusya ve Ortadoğu'nun ekonomik ve siyasi geleceğini derinden etkileyerek, yeniden şekillenmesine yol açacak bir sürecin başlangıcındayız. ABD’nin son yıllarda ulusal güvenlik ve savunma stratejilerinde önemli değişikliğe gitmesi ve Ortadoğu’da izlediği ‘şahin’ politikalardan ‘güvercin’ konumuna geçerek kendi kovuğuna çekilmesi boşuna değil.

Yorumlar (0)