banner596

Futbolda bir ilk: evli çift beraber takım yönetiyor

Daha önce futbol sahalarında hiç görülmemiş bir olay Kocaeli’de meydana geldi. Tuğba-Göktan Arpacı çifti, Süper Amatör Ligi takımlarından Şirinspor’un teknik sorumluluğunu üstlendi. Böylelikle ilk kez bir futbol takımını karı-koca beraber çalıştırırken takım içi aile ortamına katkısı görenlerin ilgisini çekiyor.

Spor 08.09.2022, 10:55 08.09.2022, 11:12
Futbolda bir ilk: evli çift beraber takım yönetiyor

Daha önce futbol sahalarında hiç görülmemiş bir olay Kocaeli’de meydana geldi. Tuğba-Göktan Arpacı çifti, Süper Amatör Ligi takımlarından Şirinspor’un teknik sorumluluğunu üstlendi. Böylelikle ilk kez bir futbol takımını karı-koca beraber çalıştırırken takım içi aile ortamına katkısı görenlerin ilgisini çekiyor.

Kocaeli’de Süper Amatör Lig 1. Küme’de mücadele eden Şirinspor, Türkiye’de eşi benzeri görülmemiş bir modele imzasını attı. Takımın teknik sorumluluğunu karı-koca beraber üstleniyor. Kartepe ilçesinin Şirinsulhiye mahallesinde bulunan takım, yeni oluşumuyla beraber aile ortamının örneklerini sunuyor.

Geçtiğimiz sezonlarda takımın kalesini koruyan Göktan Arpacı, talihsiz bir sakatlıkla futbolu bıraktı. Kulüp başkanı Hasan Cebeci, Göktan Arpacı’ya takımın teknik sorumluluğunu üstlenmesi için teklif sundu. Kararı düşünen Göktan Arpacı, eski profesyonel basketbolcu olan aynı zamanda spor akademisi mezunu olan eşi Tuğba Arpacı ile beraber teklifi kabul etti. Teknik sorumluluğu Göktan Arpacı üstlenirken, yardımcı antrenörlük ve kondisyonerliği de Tuğba Arpacı üstleniyor. Alt yapıyı da beraber yöneten genç çift, sporcuları antrenmana getiren ailelerin de takdirini topluyor. Yeni deneyimlerinin heyecanını paylaşan Arpacı çifti, açıklamalarda bulundu.

“Yepyeni bir serüvene başladım”

Öğrenmeye ve yeni şeyler denemeye her daim meraklı olduğunu belirten Tuğba Arpacı, “Küçüklüğümden beri istediğim şeyleri öğrenme çabası içerisine oldum. Anneme yardım etmek için mutfağa giriyordum, annem beni kovuyordu ama babaannem geri alıyordu. Yani, bir şekilde giriyordum. Ya da örgü ördüklerinde ben de merak edip hemen öğreniyordum. Lisede de basketbol takımındayken bir yandan korfbolu da öğrenmiştim. Kocaeli Üniversitesinde öğrenciyken milli takıma seçildim. Üniversite okurken kendini ne kadar geliştirebilirsen ilerisi için iş sektörün o kadar geniş oluyor. Kendimi elimden geldiğince geliştirmeyi hedefledim. Zumba ve plates belgelerimi aldım. Özel eğitimler ve yüzme dersleri veriyorum. Şimdi de yepyeni bir futbol serüvenine başladım” dedi.

“Futbolda kendimi geliştirip bir takım yönetmeyi istiyorum”

Kazanacağı deneyimlerle ileride tek başına bir kadın ya da erkek takımı çalıştırma fikrine de sıcak baktığını belirten Tuğba Arpacı, “Burası çok güzel bir köy takımı ve bu köy takımında çok güzel potansiyeller var. Sadece erkek değil kadın sporcular için de bu potansiyel geçerli. Ben de çeşitli sertifikalarımı aldıktan sonra burada bir oluşum yapıp belki kadın takımı ortaya çıkarabilirim. Açıkçası istiyorum ve bunun için gerekli ilk basamak belgemi aldım. İkinci basamak belgemi de almayı hedefliyorum. Bu daha ilk senemiz. Kendim ne kadar çok şey öğrenebilirsem hepsi artı oluyor. Burada çeşitli aktiviteler yapmayı hedefliyoruz. Gerek kadın takımı gerekse çocuklara jimnastik ya da başka branşlarda eğitimler vermek gibi yani, futbolda kendimi geliştirip bir takım yönetmeyi istiyorum. Genelde kadınlar daha naif, daha kibar oluyor. Ben aksine sporculuğun vermiş olduğu bir şeyle sahaya girdiğim anda o naifliği, kibarlığı bir kenara bırakıyorum. Hiç kimsenin gözünün yaşına bakmıyorum ve antrenmanların hepsi benim için aynı değerde. Aynı disiplinde devam ederek antrenmanlarımı yaptırıyorum. O yüzden neden olmasın, belki bir erkek takımının başında da ben olabilirim” diye konuştu.

“Annelik duygusuyla, çocuğumu eğitiyormuş gibi davranıyorum”

Takım tarafından kendisinin teknik sorumluluğunun saygıyla karşılandığını belirten Arpacı, “Antrenmanlara ilk başladığımızda bana karşı inanılmaz bir saygı vardı. Aynı şekilde annelik duygusuyla zaten çocuğumu eğitiyormuş gibi elimden gelen verimi sağlamaya çalışıyorum. Davranışımı o şekilde sergiliyorum. Başladığım günden beri hiç kimsenin bir saygısızlığını ya da kötü sözünü görmedim. İlk serüvenimiz olduğu için biz de yeni göreceğiz aslında ama işin içinde kadın olunca herkes söylediği sözlere, yaptığı davranışlara biraz daha dikkat ediyor. Takımda önce Göktan’ın sözü geçiyor. Evde de onun sözü geçiyor. Bir şey söylediğimde ‘Tamam hayatım’ diyor ve netice olarak onun sözü geçmiş oluyor” şeklinde konuştu.

“Saha içerisinde daha fazla vakit geçiriyoruz”

İlkleri yaşadıklarını söyleyen ve eşiyle zaman geçirme açısından da durumu değerlendiren Arpacı, “Açıkçası karı-koca tarafından çalıştırılan benim bildiğim de başka bir takım yok. İlkleri yaşıyoruz. İnşallah güzel sonuçlar elde ederiz bu modelle. Evde çocuk olduğu için ben genelde çocukla ilgileniyorum. Göktan da genelde maç ve maç analizleri izliyor. Saha içerisinde daha fazla vakit geçiriyoruz. Aslında bu benim işime geliyor. Çünkü öbür türlü Göktan yine olmayacaktı. Şimdi onunla beraber vakit geçirmiş oluyorum. Bu durum da beni çok sevindiriyor. Havalar güzel olduğunda kızımızı da getiriyoruz. Onun da spor içerisinde büyümesini istiyoruz. Spor ortamının içerisinde büyümesinin çocuğun gelişiminde çok olumlu bir rol oynayacağını düşünüyorum. Futbol denilince akla hep erkek geliyor ama işin özüne bakınca çok özel kadın futbol sporcularımız var. Çok güzel takımlar var. Türkiye’de de yavaş yavaş bu oluşumlar devam ediyor. Biz bir ilk olacağız ve belki de bizden feyiz alıp başka takımlar da bu modelle ilerleyebilir” ifadelerine yer verdi.

“Aile ortamı oluşturmak istedik”

Şirinspor Teknik Sorumlusu Göktan Arpacı, “İşin en güzel yanı, hep birlikte olmamız. Sürecin nasıl başladığına bakacak olursak da zaten eşimin profesyonel basketbolculuk geçmişi vardı. Ben de bunun meyvesini burada kullanmak istedim. Daha doğrusu, oynadığım senelerde bence en büyük eksiklik futbol takımlarında bir kadrolaşma olmamasıydı. Ben kendim senelerce kalecilik yaptım ama pek kaleci antrenörü yoktu. Başkanımıza böyle bir proje sunduk, kaleci antrenörümüz de olsun, kondisyonerimiz de olsun şeklinde. Eşimi kondisyonerlik kısmında da kullanmak istedim çünkü geçmişinden kaynaklı çok fazla bilgisi var. Süreç, başkanımızın da bize güvenmesiyle bu şekilde başladı. Aile ortamı oluşturmak istedik. Futbolda, amatör liglerde özlenen bir şeydi bu. Eşimle de çalışma hayatımızdan dolayı çok fazla zaman geçiremiyorduk. En azından şimdi birlikte zaman geçirme fırsatı yakalıyoruz. Öbür türlü hiçbir şekilde zaman geçiremiyorduk. Burada şöyle bir artımız var, kadın figürünün olması antrenmanlarda argo kelimesini tamamen ortadan kaldırdı” dedi.

“Eşim, erkek futbol takımı çalıştırmak için izin istese saygı duyardım”

İlerisi için bir kadın takımı oluşturmalarının gündemde olduğunu söyleyen ve eşinin de tek başına takım çalıştırmasını nasıl karşılayacağı konusunda da açıklama yapan Arpacı, “Başkanımız bize sonsuz kredi veriyor. Eğer bir oluşum olursa bu köyde bir kadın futbol takımı tabii ki de düşünüyoruz. Belki Kocaeli’nin lokomotifi olan Kocaeli Kadın Futbol Kulübü’nden sonra ikincisi biz oluruz. Bölgede olması gerektiğine de inanıyorum ve bu konuya sıcak bakıyorum. Eşim, bir erkek futbol takımı çalıştırmak için izin istese saygı duyardım. Çünkü bilgisi, donanımı bana göre çok çok daha iyi. Ben senelerdir amatörde oynadım. Amatördeki gelişim çok daha farklı ama onun almış olduğu akademik eğitim daha geniş çaplı olduğu için saygı duyardım” diye konuştu.

“Aile ortamı oluşması beni çok gururlandırdı”

Takımda oluşmaya başlayan aile ortamının kendisini çok mutlu ettiğini söyleyen Şirinspor Başkanı Hasan Cebeci de durumu değerlendirdi. Cebeci, “Antrenörümüz Göktan bizim 2 sene kalemizi korudu. Geçen sene son maçta, play-off maçının 20. dakikasında kolu omzundan çıktı. Göktan da hocalık lisansını aldı. Ben de ona, ‘Gel bir yerden başla. Şampiyon yapmanın ya da küme düşürmenin hiçbir önemi yok ama sen bizim çocuğumuz oldun’ dedim. O da düşünmek için süre istedi. 1 ay sonra eşiyle beraber yanıma geldi. Eşi Tuğba Hanım da kulübün birkaç maçına geldiğini söyledi. Spor akademisini bitirmişti. Ben de o zaman, ‘Tamamdır, ben ikinizi buldum’ dedim. İkisiyle beraber hem alt yapıyı hem üst yapıyı götürebileceğimizi söyledim ve kabul ettiler. Takımımda aile ortamı olması çok önemli. Hem bana gelen sporcularda hem de teknik heyette bir aile ortamı oluştuğu için ben bu konuda çok gururlandım” şeklinde konuştu.

Yorumlar (0)