<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ekovitrin Haber</title>
    <link>https://www.ekovitrin.com</link>
    <description>Türkiye ve dünyadan güncel ekonomi, finans, borsa, turizm, sağlık, iş dünyası ve politika haberleri ekovitrin.com farkıyla sizlerle</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ekovitrin.com/rss/tarim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 09 Aug 2026 03:26:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/rss/tarim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Üzümcünün kulağı TMO ve TARİŞ’te]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/uzumcunun-kulagi-tmo-ve-tariste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/uzumcunun-kulagi-tmo-ve-tariste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin üzüm üretim merkezlerinden Manisa’da üreticilerin gözü bu kez kuru üzüm fiyatlarına çevrildi. Sultani Çekirdeksiz üzümde kesim ve ihracat tarihlerinin açıklanmasının ardından üreticiler, TMO ve TARİŞ’in açıklayacağı avans ve kuru üzüm fiyatlarını beklemeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Manisa’nın önemli üzüm üretim merkezlerinden Sarıgöl’de üreticiler, yeni sezon öncesinde kuru üzüm taban fiyatının bir an önce açıklanmasını istiyor. Bağlarda yaş üzüm kesiminin başlamasıyla birlikte üreticilerin gözü, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve TARİŞ tarafından açıklanacak fiyatlara çevrildi.<br />
Sarıgöl Ovası’nda kaliteli üzümlerin yaş olarak ihracat ve iç piyasaya gönderilmesi için çalışmalarını tamamlayan üreticiler, kuru üzüm fiyatının erken açıklanmasının piyasaya yön vereceğini belirtti.<br />
<br />
"Yaş üzüm fiyatını kuru üzüm belirliyor"<br />
Üreticiler, kuru üzüm fiyatının kendileri açısından önemli bir referans olduğunu ifade ederek, "Biz yaş üzüm fiyatını kuru üzüm taban fiyatına göre belirliyoruz. Bu nedenle kuru üzüm fiyatının erken açıklanmasını istiyoruz. Üretim maliyetlerimiz ortada. Emeğimizin karşılığını alabilmek için açıklanacak fiyatı bekliyoruz" dedi.<br />
Manisa ve ilçelerindeki üzüm üreticileri de TMO ve TARİŞ’in yeni sezon kuru üzüm fiyatlarını bir an önce açıklamasını talep etti.<br />
<br />
Sarıgöl’de hasat yıl sonuna kadar sürecek<br />
Manisa’nın dünyaca ünlü Sultani Çekirdeksiz üzümünün önemli üretim merkezlerinden Sarıgöl’de bağlarda hasat çalışmaları devam ediyor. Ovada farklı bölgelerdeki üzümlerin olgunlaşma durumuna göre kesimlerin sürdüğü, hasat sezonunun yıl sonuna kadar devam etmesinin beklendiği bildirildi.<br />
Üreticiler, kuru üzüm fiyatının açıklanmasıyla birlikte hem yaş üzüm piyasasının hem de kuru üzüm piyasasının daha net bir şekilde şekillenmesini bekliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, TARIM</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/uzumcunun-kulagi-tmo-ve-tariste</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 21:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-aw763516-01.jpeg" type="image/jpeg" length="66521"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Giresun’da fındık hasadı başladı]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/giresunda-findik-hasadi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/giresunda-findik-hasadi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin önemli tarım ürünlerinden fındıkta, Giresun'un sahil kesimlerinde hasat başladı. Yıl boyunca bahçelerinde emek veren üreticiler, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte fındıklarını toplamaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hasat öncesi bahçelerdeki hazırlıklarını tamamlayan üreticiler, topladıkları fındıkları çuvallarla harman alanlarına taşımaya başladı. Sahil kesimlerinde başlayan hasadın, önümüzdeki günlerde orta ve yüksek rakımlardaki bahçelerde de devam etmesi bekleniyor.<br />
Fındık hasadına başlayan üreticiler, serbest piyasada oluşacak fiyatın açıklanan taban fiyatın üzerine çıkmasını umut ediyor. Geçen yıl serbest piyasada fındığın açıklanan fiyatın üzerinde alıcı bulduğunu hatırlatan üreticiler, bu yıl gerçekleşecek rekoltenin de açıklanan tahminlerin altında kalabileceğini belirterek, fiyatların 300 liranın üzerine çıkabileceğini ifade ediyor.<br />
<br />
"Açıklanan fiyat maliyetin altında kalabilir"<br />
Fındık üreticilerinden Nihat Öztürk, artan işçilik ve üretim maliyetlerine dikkat çekerek, açıklanan fiyatın üreticinin masraflarını karşılamada yetersiz kalabileceğini söyledi.<br />
Öztürk, "10 kilo fındık ancak bir işçinin günlük yevmiyesini karşılıyor. 50 kilo fındık ise bir bahçe temizliği yapan işçinin maliyetini ancak karşılar. Açıklanan fiyat, maliyetin altında kalabilir. Ancak serbest piyasada fiyatların yükseleceğini düşünüyorum" dedi.<br />
<br />
"Beklenen rekolte yok"<br />
Üretici Salih Demir ise hasat öncesinde daldaki fındığın önemli bir bölümünün döküldüğünü ve bu nedenle geçen yıldan daha fazla ürün beklemediklerini ifade etti.<br />
Yağışlı hava nedeniyle fındığın olgunlaşmasının geciktiğini belirten Demir, "Yağışlı havalar nedeniyle bu yıl fındık biraz geç oldu. Henüz tam olarak kızarmayan fındığı toplamaya başladık. Havaların yağışlı olması hem fındığın olgunlaşmasını geciktirdi hem de bazı ürünlerin çürümesine neden oldu. İlk dönemlerde ilaçlamalarımızı yapmamıza rağmen çotanakların yaklaşık yarısının içi boş. Dolayısıyla beklenen rekolte yok" diye konuştu.<br />
Giresun'da sahil kesimlerinde başlayan fındık hasadının, ürünlerin olgunlaşmasına bağlı olarak önümüzdeki günlerde orta ve yüksek rakımlardaki bahçelerde de yoğunlaşması bekleniyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, TARIM</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/giresunda-findik-hasadi-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-aw763203-02.jpeg" type="image/jpeg" length="98683"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üzüm üreticilerine kritik hasat uyarısı!]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/uzum-ureticilerine-kritik-hasat-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/uzum-ureticilerine-kritik-hasat-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’nın Salihli ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2026 yılı üzüm hasat sezonu öncesinde üreticilere yönelik önemli bir bilgilendirme yayımladı. Açıklamada, hasat döneminde verim, kalite ve gıda güvenilirliğinin sağlanabilmesi için üreticilerin belirlenen kurallara titizlikle uyması gerektiği vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Müdürlük, bitki koruma ürünlerinin etiketlerinde belirtilen hasat öncesi bekleme sürelerine mutlaka uyulmasını, yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünlerinin etiket tavsiyelerine uygun şekilde kullanılmasını istedi. Ruhsatsız veya kullanımı yasaklanmış bitki koruma ürünlerinin ise kesinlikle kullanılmaması gerektiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W763289 01" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/a-w763289-01.jpg" width="1000" /><br />
Açıklamada, bu sezon üzümde Brix (şeker oranı) değerlerinin düşük seyretmesi nedeniyle kalite ve verim kaybı yaşanmaması için hasadın, üzümlerin 20-22 Brix şeker oranına ulaştığı dönemde yapılmasının önem taşıdığı ifade edildi.<br />
Kurutmalık üzümlerde kaliteyi düşüren ve insan sağlığı açısından risk oluşturan Okratoksin-A oluşumunun önlenmesi amacıyla, hasat döneminde toprak işleme yapılmaması tavsiye edildi. Ayrıca hasat ve sergi aşamalarında çürük, küflü ve hasarlı üzümlerin sağlam üzümlerden ayrılması, kurutma işlemi tamamlanan üzümlerin ise pazarlamadan önce savrularak yabancı maddelerden temizlenmesi gerektiği bildirildi.<br />
Tarım ve Orman Müdürlüğü, hasat sırasında ve kurutma sergilerinde yalnızca sağlıklı üzümlerin sergiye serilmesi gerektiğini belirterek, çürük, küflü, ezik veya zarar görmüş salkımların mutlaka ayrılması, salkım inceltme işlemlerinde tanelerin zedelenmemesine özen gösterilmesi ve üzümlerin uygun şartlarda yeterli düzeyde kurutulmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.<br />
Yetkililer, üreticilerin bu kurallara uymalarının hem ürün kalitesini artıracağını hem de ihracatta gıda güvenilirliği açısından sorun yaşanmasının önüne geçeceğini belirterek, hasat sürecinde gerekli hassasiyetin gösterilmesini istedi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, TARIM</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/uzum-ureticilerine-kritik-hasat-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/a-w763289-03.jpg" type="image/jpeg" length="35784"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Coğrafi işaretli lezzette sezon açıldı: Ayaş domatesi dalından toplanıyor]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/cografi-isaretli-lezzette-sezon-acildi-ayas-domatesi-dalindan-toplaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/cografi-isaretli-lezzette-sezon-acildi-ayas-domatesi-dalindan-toplaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın coğrafi işaret tescili alan Ayaş domatesinde hasat sezonu başladı. Yol kenarında bulunan tarlalara gelen müşteriler, domatesleri toplayıp sofralarıyla buluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 2022 yılında coğrafi işaretle tescillenen Ayaş domatesi, yaz mevsiminin sonlarına doğru olgunlaşarak hasat edilmeye başlandı. Bölgeye özgü iklim ve toprak yapısıyla öne çıkan domatesler, hem pazar tezgahlarında hem de doğrudan tarladan tüketiciyle buluşuyor.<br />
<br />
Dalından sofraya doğal lezzet<br />
Ayaş'ta yıllardır sürdürülen uygulama kapsamında vatandaşlar, Beypazarı yolu üzerindeki tarlalara gelerek domateslerini kendi elleriyle topluyor. Üreticiler tarafından verilen poşetlere doldurulan ürünler tartılarak satışa sunulurken, ziyaretçiler domatesleri dalından koparıp tadına bakma imkanı da buluyor.<br />
<br />
"Diğer domateslere göre ekşi bir tadı vardır"<br />
Üretici Ekrem Orman, uzun zamandır baba mesleği olan domates yetiştiriciliği işini yaptıklarını ve babası vefat ettikten sonra sürdürmeyi devam ettiğini belirterek, "Ayaş domatesinin diğer domateslerden lezzet farkı var. Görünümü farklıdır, daha suludur. Aroması diğerlerine göre çok farklıdır. Diğer domateslere göre ekşi bir tadı vardır. Kabuğu incedir" dedi.<br />
<br />
Yağışlar hasadı geciktirdi<br />
Geçen yıla göre bu sezonu değerlendiren Ekrem Orman, "Bu sene bahar aylarında yoğun yağış aldık. Biraz da serin gitti. O yüzden hasat birazcık geri attı. Yağışlardan dolayı hafif hastalık da var ama yine de iyi, şükür" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Dönüme 5 ton civarında rekolte bekliyoruz, kilosu 50 lira"<br />
Yaklaşık 5 dönüm yere salatalık, karpuz, kavun ve biber çeşitleri ektiğini söyleyen Orman, "Şu anda ektiğimiz 8 dönüm civarında domates var. Dönüme 5 ton civarında rekolte bekliyoruz. Şu an için kilosu 50 lira civarında. İleri ki tarihte ne olur bilemem. Genelde düşüyor" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"Gelenler de memnun, biz de gelenlerden memnunuz"<br />
Ekrem Orman, yıllardır uyguladıkları sistemle vatandaşların doğrudan tarlaya gelerek kendi domateslerini topladığını dile getirerek, "Yol kenarında zaten tarlamız. Arabalarla geliyorlar. Çoluk çocuk herkes iniyor. Poşet veriyoruz, topluyorlar. Çıkışta tartıyoruz, alıp gidiyorlar. Toplarken herkes yiyebiliyor, tadına bakıyor. Gelenler de memnun, biz de gelenlerden memnunuz" diye konuştu.<br />
<br />
Ayaş domatesi sadece sezonunda yetişiyor<br />
Piyasada yılın büyük bölümünde ‘Ayaş domatesi' adıyla satış yapıldığını belirten Orman, gerçek Ayaş domatesinin yalnızca ağustos başı ile ekim ortası arasındaki dönemde yetiştiğini söyledi. Sezon dışında bu isimle satılan ürünlerin Ayaş domatesi olmadığını ifade eden Orman, gerçek ürünün tadı ve görünümüyle kolayca ayırt edilebildiğini dile getirerek vatandaşları uyardı.<br />
<br />
"Her geçtiğimizde alıyoruz"<br />
Tarladan alışveriş yapan vatandaş Eyüphan Orkoç ürünlerin tazeliğine dikkati çekerek, "Her geçtiğimizde alıyoruz. Ürünler taze, yeni toplanmış oluyor. Pazara gelene kadar yarı yarıya çürüyor. Burada toplar toplamaz alıyoruz. Kokusu, içi falan çok güzel. Burada olgunlaşmış malı topluyorlar. Olmamış malı toplamıyorlar, satmıyorlar" diye konuştu.<br />
<br />
"Arabanın içinde ayrı bir koku oluyor"<br />
Daha önce ailesiyle birlikte tarlaya gelerek domates topladığını söyleyen Orkoç, vatandaşlara da çağrıda bulunarak, "Buradan topladığımız domatesi, biberi arabaya koyduğumuz zaman arabanın içinde ayrı bir koku oluyor. Çok güzel kokuyor" ifadelerine yer verdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>TARIM, ANKARA</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/cografi-isaretli-lezzette-sezon-acildi-ayas-domatesi-dalindan-toplaniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/yeni-proje-133.jpg" type="image/jpeg" length="78926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da geçen yıl don vuran kiraz bahçelerinde bu yıl 80 tonluk rekolte bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/ankarada-gecen-yil-don-vuran-kiraz-bahcelerinde-bu-yil-80-tonluk-rekolte-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/ankarada-gecen-yil-don-vuran-kiraz-bahcelerinde-bu-yil-80-tonluk-rekolte-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da geçen sene zirai don nedeniyle verimde düşüş yaşayan kiraz üreticileri, yeni sezonda 80 ton rekolte bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çubuk ilçesine bağlı Kuruçay köyünde kiraz hasadı başladı. Geçmişte ‘Uluçay’ olarak bilinen ve zamanla su kaynaklarının azalmasıyla bugünkü adını alan köyde, geçen yıl yaşanan zirai donun etkileri bu sezon da hissediliyor. Üreticiler, verimde yaşanan kayıplara rağmen 200 dönümde hasat ettikleri kirazları kasalara yükleyerek, başta Ankara ve İstanbul olmak üzere birçok ile sevk ediyor. Kuruçay Köy Dernek Başkanı da olan üretici Lokman Öztürk, geçen yıl yaşanan don olayının kiraz ağaçlarını olumsuz etkilediğini belirterek, "Bu sezonki kiraz mevsimi, geçen senenin sancılarını çekiyor biraz. Geçen sene büyük bir don oldu. Bu olaydan dolayı meyvelerimiz dona tutulduğunda 3-4 senede kendisini zor toparlıyor. Bu toparlama esnasında işte bu sene bazı vişne, kiraz meyvelerimizde dallarda kurumalar, san dediğimiz bir olay var. Rüzgar vurması veyahut da böcek vurması gibi. Bundan dolayı bayağı bir meyvelerimiz toparlanamadı ama hamdolsun yine verene şükrediyoruz. Güzel olan, iyi olan yerler var, az olan yerler var, çok olan yerler var. Ortalama olarak da birbirini tamamlıyor" dedi.<br />
<img alt="Büyük Aw761776 01" class="detail-photo img-fluid" height="761" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-aw761776-01.jpeg" width="1280" /><br />
"70-80 ton arası rekolte bekliyoruz"<br />
Öztürk, bu yıl köy genelinde 70-80 ton arasında rekolte beklediklerini söyledi. Çubuk kirazının yıllar içerisinde aşılama yöntemiyle geliştirilerek bölgeye özgü bir ürün haline geldiğini vurgulayan Öztürk, "Çubuk'ta yetişmesinin önemi; daha evvelden atalarımızdan, sağdan soldan aldıkları numunelerden merakla ‘Bu nedir?' diye getirdikleri, Van kirazı, Napolyon kirazı var. Bunları aşılayarak bu hale getirmişler ve memleketimizde bu değişik bir tat olarak başlamış" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Büyük Aw761776 10" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-aw761776-10.jpeg" width="1280" /><br />
Kirazın şurup, reçel ve marmelat gibi farklı ürünlerle değerlendirildiğini ifade eden Lokman Öztürk, kiraz sapının da aktarlarda satışa sunulduğunu ve halk arasında özellikle eklem rahatsızlıklarına yönelik kullanıldığını dile getirdi. Öztürk, kirazın büyük emeklerle tarladan sofraya gittiğini belirterek, "Budamaları, sulamaları var. İlaçlama bazı zamanlarda bazı bakterilere karşı yapılmazsa bu kiraz ne büyür ne de gelişir. Sadece kendi halinde küçük bir mercimek kadar kalan yerlerde olabilir. Bunu da tabii piyasaya sürmemiz mümkün değil. Temmuz’un 15’inde kızarmaya başladı. Hasat yavaş yavaş başladı. 20 gün daha kiraz hasadına devam edebilen yerler olur. Yöresel olarak Akdeniz Bölgesi'nde daha erken olur, ortalara geldikçe hasat yaklaşır. Biz Ankara'nın kuzeyinde olduğumuz için, burası biraz daha serin olduğu için ağustosu çıkarabiliyoruz" ifadelerini kullandı.<br />
Hasadın aile bireylerinin birlikte çalışmasıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Öztürk, bahçede yaklaşık 12 kişinin görev yaptığını söyledi. Köy genelinde yaklaşık 200 dönüm alanda kiraz üretimi yapıldığını dile getiren Öztürk, üretim alanlarının her geçen yıl arttığını kaydetti.<br />
<img alt="Büyük Aw761776 08" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-aw761776-08.jpeg" width="1280" /><br />
"Halden vatandaşlarımızın sofrasına gitmeye başlar"<br />
Hasadı yapılan kirazların kasalanarak büyükşehirlere gönderildiğini söyleyen Öztürk, "Kasalama, paketleme işlemi yapılıyor. Bugün toplandı, yarın ya Ankara'ya ya İstanbul'a arabalarımız var. Arkadaşlar götürürler, yüklerler, piyasaya sürerler. Ankara haline, İstanbul haline gidenler var. Ankara halinde de ertesi gün vatandaşımızın sofrasına yavaş yavaş gitmeye başlar" diye konuştu.<br />
Kirazın kalite durumuna göre kilogram fiyatlarının değiştiğini söyleyen Öztürk, "Şu anda fiyatlar 100 ila 150 lira arası. Onların da büyükleri var, küçükleri var. Onlar zaten paketleme işlemi yapılırken ona göre alınıyor" ifadelerini kullandı.<br />
<img alt="Büyük Aw761776 05" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-aw761776-05.jpeg" width="1280" /><br />
"Bebeğe bakar gibi kirazına, dalına bakıyor"<br />
Öztürk, üreticilerin en fazla ilaç maliyetlerinden etkilendiğini vurgulayarak, "Hizmetten kaçmıyor vatandaşımız. Bebeğe bakar gibi kirazına, dalına bakıyor. Bir kırık, çürük, kuruma olduğu zaman o dalı temizliyor. İnsanoğlu bir kaza görür ya; o kazadan etkilendiği gibi kırık dalı, sararmış yaprağı gördüğü zaman o dal da üzülüyor. Kendini düşünceye sevk ediyor. Onun için üreticimiz onun bakımını yapıyor, kırıkları temizliyor" dedi.<br />
Kiraz üreticileri için en önemli ihtiyaçlardan birinin soğuk hava deposu olduğunu belirten Öztürk, ürünlerin sağlıklı şekilde muhafaza edilmesi ve pazarlama sürecinin kolaylaşması için bölgeye yaklaşık 100 ton kapasiteli bir soğuk hava deposu kazandırılmasını istediklerini söyledi. Öztürk, böyle bir yatırımın hem üreticinin ürün kaybını önleyeceğini hem de alıcıların doğrudan köyden ürün temin edebilmesine imkan sağlayacağını ifade etti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, TARIM, ANKARA</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/ankarada-gecen-yil-don-vuran-kiraz-bahcelerinde-bu-yil-80-tonluk-rekolte-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-aw761776-09.jpeg" type="image/jpeg" length="23127"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şeftali fiyatları 1 günde yarıya düştü]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/seftali-fiyatlari-1-gunde-yariya-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/seftali-fiyatlari-1-gunde-yariya-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli'nin Çivril ilçesinde şeftali hasadı sürerken, kilogramı 30 liradan satılan ürünün fiyatı bir gün içinde 15 liraya geriledi. Maliyetin altında kalan fiyatlar nedeniyle zor günler yaşayan üreticiler, yetkililerden çözüm bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin önemli şeftali üretim merkezlerinden biri olan Çivril'de hasat devam ederken, alım fiyatlarında yaşanan sert düşüş üreticiyi ekonomik olarak çıkmaza soktu. Hasadın ilk günlerinde kilogramı 30 liradan alıcı bulan şeftali, bazı tüccarların ihracattaki belirsizlikleri gerekçe göstererek alımları azaltacaklarını açıklamasının ardından 15 liraya kadar düştü.<br />
<br />
Maliyet fiyatın üzerinde kaldı<br />
Üreticiler, kilogram başına üretim maliyetinin yaklaşık 22 lira olduğunu belirterek mevcut fiyatlarla satış yapmaları halinde zarar ettiklerini söyledi. Geçen yıl zirai don nedeniyle ürünün az olmasıyla fiyatların 80 liraya kadar çıktığını hatırlatan çiftçiler, bu yıl yüksek rekolteye rağmen emeğinin karşılığını alamadıklarını ifade etti.<br />
<br />
Üretici destek bekliyor<br />
Çivril'de meyve hali ve güçlü bir üretici birliğinin bulunmamasının üreticiyi tüccar karşısında zayıf bıraktığını dile getiren çiftçiler, ürünlerini gerçek değerinde satabilecekleri bir sistem kurulmasını istedi.<br />
<br />
Düşük fiyatların sadece bu sezonu değil, gelecek yıllardaki üretimi de tehdit ettiğini belirten üreticiler, sürdürülebilir tarım politikaları ve üreticiyi koruyacak pazarlama mekanizmalarının hayata geçirilmesini talep etti. Kiraz üreticilerinin ardından şeftali üreticilerinin de bahçelerini terk etmek zorunda kalabileceklerini söyleyen çiftçiler, "Böyle devam edecekse üretim yapmanın anlamı kalmıyor." diyerek yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, TARIM</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/seftali-fiyatlari-1-gunde-yariya-dustu</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 08:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/a-w761532-06.jpg" type="image/jpeg" length="21795"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ordu'da fındık hasat tarihleri açıklandı: Sahil kesimi 10 Ağustos’ta başlayacak]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/orduda-findik-hasat-tarihleri-aciklandi-sahil-kesimi-10-agustosta-baslayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/orduda-findik-hasat-tarihleri-aciklandi-sahil-kesimi-10-agustosta-baslayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu'da 2026 yılı fındık hasat tarihleri sahil kesiminde 10 Ağustos, orta kesimde 17 Ağustos, yüksek kesimlerde ise 24 Ağustos olarak açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ticaret Bakanlığı Orta Karadeniz Gümrük ve Dış Ticaret Müdürlüğü Başkanlığı tarafından Ordu'nun 2026 yılı fındık hasat ve ihraç tarihleri belirlendi. Açıklanan takvime göre sahil kesiminde fındık hasadı 10 Ağustos'ta, orta kesimde 17 Ağustos'ta, yüksek kesimlerde ise 24 Ağustos'ta başlayacak.<br />
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, hasat tarihlerinin teknik komisyon tarafından bahçelerde yapılan incelemeler ve fındığın su oranı tespit edilerek belirlendiğini söyledi. Erken hasat edilen fındıkta randıman ve kilo kaybı yaşanacağına dikkat çeken Soydan, bunun üreticilere ekonomik olarak olumsuz yansıyacağını ifade etti. Üreticilere belirlenen toplama tarihlerine uymaları çağrısında bulunan Soydan, olgunlaşıp yere dökülen fındıkların toplanmasının hem randıman kaybını önlediğini hem de işçilik açısından avantaj sağladığını kaydetti.<br />
Öte yandan Ordu'da fındığın ihraç tarihleri de açıklandı. Buna göre sahil kesiminde 15 Ağustos, orta kesimde 22 Ağustos, yüksek kesimlerde ise 29 Ağustos itibarıyla fındık ihracatı yapılabilecek.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>TARIM, ORDU</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/orduda-findik-hasat-tarihleri-aciklandi-sahil-kesimi-10-agustosta-baslayacak</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 18:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/yeni-proje-107.jpg" type="image/jpeg" length="44171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım arazileriyle ilgili yeni düzenleme: Bağ evi şartı değişti]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/tarim-arazileriyle-ilgili-yeni-duzenleme-bag-evi-sarti-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/tarim-arazileriyle-ilgili-yeni-duzenleme-bag-evi-sarti-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım arazilerinin korunması ve kullanımına yönelik yeni düzenleme Resmi Gazete’de yayımlandı. Yapılan değişiklikle, tarımsal amaçlı yapılar ile tarım dışı kullanım başvurularının değerlendirilmesine ilişkin yeni esaslar belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan <strong>“Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”</strong> yürürlüğe girdi.</p>

<p>Düzenleme kapsamında, yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce yapılan başvurular için geçiş hükmü getirildi. Buna göre, daha önce Bakanlık birimlerine iletilen tarımsal amaçlı yapı ve tarım dışı kullanım talepleri, eski mevzuat hükümlerine göre değerlendirilecek.</p>

<p>Yeni düzenlemede tarımsal amaçlı yapılara ilişkin bazı kriterler de yeniden belirlendi. Özellikle tarım arazileri üzerine bağ evi yapılabilmesine ilişkin şartlarda değişikliğe gidildi. Daha önce 5 hektar olan asgari arazi büyüklüğü, yeni düzenlemeyle 2 hektara indirildi.</p>

<p>Böylece belirlenen şartları taşıyan daha küçük ölçekteki tarım arazileri için de bağ evi başvurularının önü açılmış oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yönetmelik, 4 Nisan 2026 tarihinden geçerli olmak üzere Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Gündem, TARIM</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/tarim-arazileriyle-ilgili-yeni-duzenleme-bag-evi-sarti-degisti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/yeni-proje-3-10.jpg" type="image/jpeg" length="43986"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Stoklar Azaldı, Talep Patladı! Sultandağı Vişnesinde Fiyatlar 100 TL'ye Koşuyor]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/stoklar-azaldi-talep-patladi-sultandagi-visnesinde-fiyatlar-100-tlye-kosuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/stoklar-azaldi-talep-patladi-sultandagi-visnesinde-fiyatlar-100-tlye-kosuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin en önemli vişne üretim merkezlerinden Sultandağı-Akşehir havzasında vişne hasadı başladı. Geçen yıl yaşanan zirai don nedeniyle azalan stoklar ve sanayicinin yoğun talebi, sezonun ilk fiyatlarını yukarı taşıdı. Tarlada kilogramı 80 liradan alıcı bulan pazarlık vişnesinin kısa süre içinde 100 liraya ulaşması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) bitkisel üretim tahminlerine göre, kiraz üretiminde artış beklenirken vişne rekoltesinin geçen yılki seviyelerde kalacağı öngörülüyor. Türkiye genelinde yaklaşık 200 bin ton olarak gerçekleşmesi beklenen üretimin önemli bir bölümünü Sultandağı-Akşehir havzası karşılayacak.</p>

<p>Bu yıl bölgede yaklaşık <strong>28 bin ton vişne</strong> hasadı hedefleniyor. Bunun <strong>15 bin tonunun Afyonkarahisar'ın Sultandağı ilçesinde</strong>, <strong>13 bin tonunun ise Konya'nın Akşehir ilçesinde</strong> üretilmesi bekleniyor.</p>

<h3>Zirai don stokları eritti, sanayi alıma yöneldi</h3>

<p>Geçen yıl etkili olan zirai don nedeniyle reçel, meyve suyu, dondurulmuş gıda ve pastacılık sektöründe kullanılan vişne stoklarının önemli ölçüde azalması, bu sezon sanayicinin alım iştahını artırdı. Özellikle kiraz sezonunda beklediği geliri elde edemeyen üreticiler, vişneden umutlu.</p>

<p>Hasadın başlamasıyla birlikte Sultandağı'nda sanayilik (şokluk) vişnenin kilogram fiyatı <strong>60 lira</strong>, pazarlık vişnesinin fiyatı ise <strong>80 lira</strong> seviyesinden işlem görmeye başladı.</p>

<h3>Yüksek aromasıyla sanayinin gözdesi</h3>

<p>Sultandağı ve Akşehir'de yetişen vişneler, sahip oldukları yüksek aroma, yoğun renk ve lezzet özellikleri sayesinde meyve suyu üreticileri başta olmak üzere gıda sanayisinin en çok tercih ettiği ürünler arasında yer alıyor. Sektör temsilcileri, kaliteli meyve suyu üretiminde Sultandağı vişnesinin önemli bir yere sahip olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Diğer önemli üretim merkezlerinden Kütahya'da hasadın sona yaklaşmasına rağmen sanayicinin yeterli miktarda ürün tedarik edememesi de talebi Sultandağı-Akşehir havzasına yönlendiriyor. Bu nedenle üreticiler ve tüccarlar, sezon ilerledikçe vişnenin kilogram fiyatının <strong>100 liraya kadar yükselmesini</strong> bekliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Üretici vişneden umutlu</h3>

<p>Sultandağı'na bağlı Yeşilçiftlik beldesinde üreticilik yapan Mustafa Akpınar, kiraz sezonunda bekledikleri kazancı elde edemediklerini belirterek vişnenin yüzlerini güldüreceğini söyledi.</p>

<p>Akpınar, "Kirazda istediğimiz fiyat oluşmadı, zararına ya da başa baş hasat yaptık. Vişne ise sezona iyi başladı. Pazarlık fiyatının 80 lira olması üretici için sevindirici. İnşallah bu sezon vişneden kazanacağız." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uzmanlar, düşük stok seviyeleri, güçlü sanayi talebi ve Sultandağı vişnesinin kalite avantajı sayesinde sezon boyunca fiyatların üretici lehine seyretmesinin beklendiğini belirtiyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, TARIM</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/stoklar-azaldi-talep-patladi-sultandagi-visnesinde-fiyatlar-100-tlye-kosuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 08:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-aw760145-02.jpeg" type="image/jpeg" length="46901"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fındık tüccarından uyarı: "Dalından toplamayın, yere dökülmesini bekleyin"]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/findik-tuccarindan-uyari-dalindan-toplamayin-yere-dokulmesini-bekleyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/findik-tuccarindan-uyari-dalindan-toplamayin-yere-dokulmesini-bekleyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alaplı’da fındık sezonu yaklaşırken üreticilere önemli uyarılar geldi. Fındık tüccarı Fındık Tüccarı Mehmet Koçak erken hasadın randıman ve kilo kaybına neden olabileceğini belirterek, "Acele etmeyin, fındığın olgunlaşıp yere dökülmesini bekleyin" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz Bölgesi’nin en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındıkta 2026 yılı hasat sezonu yaklaşırken, Alaplı’da Fındık Tüccarı Mehmet Koçak üreticileri erken hasat konusunda uyardı. Koçak, fındığın dalından erken toplanması yerine olgunlaşıp yere dökülmesinin beklenmesi gerektiğini belirterek, doğru hasat ve kurutma yöntemlerinin üreticinin kazancını doğrudan etkilediğini söyledi.<br />
<br />
"Erken hasat cebi yakar"<br />
Erken toplanan fındığın su oranının yüksek olması nedeniyle randıman ve kilo kaybı yaşanabileceğini ifade eden Koçak, üreticilerin açıklanacak resmi hasat tarihlerine mutlaka uyması gerektiğini vurguladı.<br />
Koçak, "Erken toplanan fındıklarda su oranı yüksek olduğu için hızlı su kaybıyla birlikte bezik oluşur. İyi kurutulmadığı takdirde bu durum randıman ve kilo kaybına neden olur. Bu da üreticimizin cebine girecek paranın azalması anlamına gelir. Bu nedenle acele edilmemesi gerekiyor" dedi.<br />
<br />
"Fındığın yere dökülmesini bekleyin"<br />
Fındığın tam olgunlaşmasının beklenmesinin hem kalite hem de işçilik açısından avantaj sağlayacağını belirten Koçak, "Bu sene fındığı daldan toplamaya bile gerek yok. Fındığın yere dökülmesini beklemek lazım. Böylece fındığın tam olgunlaşmasını beklemiş oluruz. Ayrıca daha az işçilikle hasadı gerçekleştirmiş oluruz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Kurutma ve depolamaya dikkat<br />
Hasat sonrası kurutma ve depolama işlemlerinin de büyük önem taşıdığını kaydeden Koçak, fındıkların naylon çuvallarda bekletilmemesi gerektiğini belirtti.<br />
Koçak, hasat edilen fındıkların aynı gün harmana getirilmesi gerektiğini belirterek, "Fındıklar kesinlikle naylon çuvallar içerisinde ve sıkışık vaziyette bahçede bekletilmemeli. Aksi takdirde küflenme ve çürüme başlayabilir. Yeşil kabuklu fındıklar toprakla temas ettirilmemeli ve yağmurdan korunmalıdır. Beton harmanlarda 15-20 santimetre kalınlığında serilerek güneşte 1-2 gün bekletildikten sonra patoza verilmelidir" diye konuştu.<br />
Koçak, üreticilerin doğru zamanda hasat yaparak fındığı uygun şartlarda kurutmaları ve depolamaları halinde bir yıllık emeklerinin karşılığını daha iyi alabileceklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></content:encoded>
      <category>TARIM</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/findik-tuccarindan-uyari-dalindan-toplamayin-yere-dokulmesini-bekleyin</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/yeni-proje-3-7.jpg" type="image/jpeg" length="25835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[10 yıllık araştırmanın sonuçları açıklandı: Fındıkta doğru çeşit ve rakım belirlendi]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/10-yillik-arastirmanin-sonuclari-aciklandi-findikta-dogru-cesit-ve-rakim-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/10-yillik-arastirmanin-sonuclari-aciklandi-findikta-dogru-cesit-ve-rakim-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen, rakım ve ekolojik koşullara göre en uygun fındık çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla 2016 yılında Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) desteğiyle başlatılan projenin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yürütülen "Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Adaptasyonlarının Belirlenmesi-II" projesi kapsamında düzenlenen "Çeşit Tanıtımı ve Bahçe Günü" etkinliği, Trabzon Vakfıkebir'deki örnek bahçede gerçekleştirildi.<br />
Etkinliğe Vakfıkebir Kaymakamı Kadir Ulusoy, Vakfıkebir Belediye Başkanı Fuat Koçal, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Enver İskenderoğlu, Ziraat odası Başkanları, Tarım Danışmanları, Trabzon İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinin teknik personeli ile çok sayıda üretici katıldı.<br />
Etkinlikte proje hakkında bilgi veren Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen, rakım ve ekolojik koşullara göre en uygun fındık çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla 2016 yılında Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) desteğiyle başlatılan projenin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.<br />
Yaklaşık 10 yıl süren çalışma kapsamında, fındık çeşitlerinin verim potansiyelleri ile verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen çiçeklenme ve yapraklanma dönemlerinin belirlendiğini ifade eden Bilgen, mevcut dikim sistemlerindeki yanlış uygulamaların da tespit edildiğini kaydetti.<br />
<img class="" height="1066" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w756464-01.jpg" width="1600" /><br />
Foşa fındık çeşidi her kategoride önde<br />
Araştırma sonuçlarına göre ilk erkek çiçeklenmenin Çakıldak, ilk dişi çiçeklenme ve yapraklanmanın ise Foşa çeşidinde gerçekleştiği belirlenirken, en geç yapraklanan çeşidin nisan ayının ilk haftasında yapraklanan Allahverdi olduğu tespit edildi.<br />
Bitki gelişimi açısından yapılan değerlendirmelerde Foşa çeşidinin en yüksek bitki boyuna sahip olduğu, Çakıldak'ın ise en kısa boylu çeşit olduğu belirlendi. Dip sürgünü oluşturma bakımından Çakıldak ilk sırada yer alırken, Foşa çeşidinin en az dip sürgünü oluşturduğu saptandı.<br />
Verim değerlendirmelerinde ise sahil (0-250 metre), orta kol (251-500 metre) ve yüksek kol (501-750 metre) olmak üzere üç farklı rakım grubunda da en yüksek verimin Foşa çeşidinden elde edildiği açıklandı.<br />
Araştırma kapsamında, ilkbahar geç donlarının etkili olmadığı bölgelerde Foşa ve Allahverdi, geç don riskinin bulunduğu yörelerde ise Çakıldak ve Allahverdi çeşitlerinin yetiştirilmesi önerildi.<br />
Etkinlikte ayrıca, deneme alanlarında eski bahçeler sökülmeden önce elde edilen verim değerlerinin, yeni çeşitlerin performansıyla birlikte çeşitlere bağlı olarak önemli ölçüde arttığına dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></content:encoded>
      <category>TARIM, GİRESUN, ORDU</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/10-yillik-arastirmanin-sonuclari-aciklandi-findikta-dogru-cesit-ve-rakim-belirlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/basliksiz-1-1092.jpg" type="image/jpeg" length="69920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Edirne'de üreticiler tarlasını dronla ilaçlıyor, güneş enerjisiyle suluyor]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/edirnede-ureticiler-tarlasini-dronla-ilacliyor-gunes-enerjisiyle-suluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/edirnede-ureticiler-tarlasini-dronla-ilacliyor-gunes-enerjisiyle-suluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne'nin Havsa ilçesi Şerbettar köyünde çiftçiler, tarımda örnek bir modele imza attı. Güneş enerjisi panelleriyle çalışan derin kuyu sistemi sayesinde elektrik faturası ödemeden çeltik tarlasını sulayan üreticiler, kuraklığın etkilerini de en aza indiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edirne'de son dönemlerde kuraklıkla boğuşan çiftçiler, özellikle çeltik (pirinç) üretimi için güneş enerjisi sistemlerine yönelmeye başladı. Şebeke elektriğinin olmadığı veya çok pahalı olduğu tarım arazilerinde pompalar doğrudan güneş panelleriyle çalıştırılarak, yeraltı veya akarsu suları çeltik tavalarına basılıyor. Toplam 160 güneş paneliyle 44 bin 500 watt enerji üreten sistem, 100 metre derinlikteki yer altı suyunu dalgıç pompa aracılığıyla yüzeye çıkararak, yaklaşık 75 dekarlık çeltik arazisinin sulanmasını sağlıyor. Üreticiler, aynı zamanda dronla ilaçlama yaparak, modern tarım uygulamalarını da tarlalarında kullanıyor.</p>

<p><img class="" height="600" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w756741-07.jpg" width="800" /><br />
Bölgede elektrik şebekesinin tarım arazisine uzak olması nedeniyle alternatif arayışına giren üretici Şaban Akdeniz, yaklaşık 8 yıl önce güneş enerjisine yatırım yapmaya karar verdi. Başlangıçta riskli görünen yatırımın bugün kendisini fazlasıyla amorti ettiğini belirten Akdeniz, sistem sayesinde hem enerji maliyetlerinden kurtulduklarını hem de sulama konusunda bağımsız hale geldiklerini söyledi.<br />
<img height="600" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w756741-02.jpg" width="800" /><br />
"Elektrik ücreti ödemiyoruz"<br />
Kurdukları sistem hakkında bilgi veren üretici Şaban Akdeniz, "Bu panellerle yer altından su çıkarıp çeltiğimizi suluyoruz. Elektrik enerjisi tarlamıza çok uzak olduğu için biz de böyle bir çözüm bulduk. Güneş panelleri sayesinde derin kuyu sondajı yaptık. Maliyetlerimiz düştü. Elektrik ücreti ödemiyoruz. Toplam 160 panelimiz var. Yaklaşık 44 bin 500 watt enerji üretiyoruz. Dalgıç pompa sayesinde 100 metre derinlikten suyu çıkarıyoruz. Yaklaşık 75 dekar arazimizi bu sistemle suluyoruz" dedi.<br />
Geçmişte aynı arazide ayçiçeği ve buğday yetiştirdiklerini ancak kuraklık nedeniyle istedikleri verimi alamadıklarını söyleyen Akdeniz, "Önceden burada kuru tarım yapıyorduk. Ayçiçeği, buğday ekiyorduk. Böyle bir deneme yaptık, işe yaradı. Yaklaşık 8 yıldır bu şekilde devam ediyorum" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="600" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w756741-03.jpg" width="800" /><br />
Güneş enerjisinin üretime büyük katkı sağladığını belirten üretici Okan Fidan ise, "Sulamada güneş panellerinden elde ettiğimiz enerjiyi kullanıyoruz. Bize çok kârlı geliyor. Borç harç bir şeyler yapıyoruz ama kendini amorti ediyor. Kuru tarımda istediğimiz verimi alamıyoruz. Bölgemizde bazen beklediğimiz yağışlar olmuyor, verim kaybı yaşıyoruz. Ama böyle sulu tarımla işimiz garanti oluyor" ifadelerini kullandı.<br />
Tarlada yalnızca sulama sistemi değil, bitki koruma uygulamalarında da teknoloji kullanılıyor. Çeltik ekili alanlar dronla ilaçlanarak, hem zamandan tasarruf ediliyor hem de ilaçlama işlemi daha homojen şekilde gerçekleştiriliyor. Böylece iş gücü ihtiyacı azalırken, modern tarım teknikleri sayesinde üretimde verimlilik artırılıyor. Kuraklık nedeniyle birçok üreticinin sulama konusunda zorlandığı dönemde, güneş enerjisiyle çalışan sistem çiftçiye önemli avantaj sağlıyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, TARIM, EDİRNE</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/edirnede-ureticiler-tarlasini-dronla-ilacliyor-gunes-enerjisiyle-suluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w756741-06.jpg" type="image/jpeg" length="12289"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vişne üreticileri taban fiyat ve fiyat istikrarı istiyor]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/visne-ureticileri-taban-fiyat-ve-fiyat-istikrari-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/visne-ureticileri-taban-fiyat-ve-fiyat-istikrari-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya'nın önemli vişne üretim merkezlerinden Şaphane ilçesinde hasat tüm hızıyla devam ederken, üreticiler her gün değişen alım fiyatlarının belirsizlik oluşturduğunu belirterek vişne için taban fiyat uygulaması talebinde bulundu. Şaphane Ziraat Odası Başkanı Talat Bilaloğlu, fiyat istikrarsızlığının üreticiyi mağdur ettiğini ifade ederek, devlet destekli bir taban fiyat sistemi oluşturulmasını istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şaphane Ziraat Odası Başkanı Talat Bilaloğlu, ilçede farklı kalite ve kullanım alanlarına göre suluk vişne, çokluk vişne ve halk arasında "hallik vişne" olarak bilinen reçel ve komposto yapımına uygun vişne çeşitlerinin bulunduğunu söyledi. Ürünün kalitesine göre fiyatların değiştiğini belirten Bilaloğlu, özellikle sanayide kullanılan suluk vişnenin ilçede en fazla üretilen ürün olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="1060" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/aw755493-01-1.jpg" width="1855" /><br />
Bilaloğlu, üreticilerin en büyük sıkıntısının fiyatların günlük olarak değişmesi olduğunu belirterek, "Üretici sabah bahçesine giriyor, işçisini tutuyor, ürününü topluyor. Elli liradan satacağını hesap ederek hasadını yapıyor. Ancak akşam ürünü teslim etmeye geldiğinde tüccar 'Bugün fiyat kırk liraya düştü' diyor. Üreticinin buna itiraz etme ya da müdahale etme şansı bulunmuyor. Her gün farklı fiyat uygulanması üreticiyi ciddi şekilde mağdur ediyor" dedi.<br />
Vişne üretiminde en büyük sorunun fiyat istikrarsızlığı olduğuna dikkat çeken Başkan Bilaloğlu, çay, fındık ve buğdayda olduğu gibi vişnede de taban fiyat uygulanmasını talep ettiklerini söyledi.<br />
<br />
"Üretici ürününü toplarken en az hangi fiyatın altına düşmeyeceğini bilmeli"<br />
İlçede vişnenin toptan kilo fiyatının 50 TL'nin altında alınmaya başlandığını kaydeden Başkan Talat Bilaloğlu, "Devletimiz çaya, fındığa ve buğdaya taban fiyat açıklıyor. Vişnede de aynı uygulamanın yapılmasını istiyoruz. Tarım Kredi Kooperatifi aracılığıyla ya da ilgili kurumlar tarafından üretici, alıcı ve sektör temsilcilerinin katılımıyla maliyetler dikkate alınarak bir taban fiyat belirlenmeli. Üretici ürününü toplarken en az hangi fiyatın altına düşmeyeceğini bilmeli." ifadelerini kullandı.<br />
Alım fiyatlarının belirlenmesinde üreticilerin görüşlerinin alınmadığını savunan Bilaloğlu, "Firmalar kendi aralarında fiyat belirliyor. Ancak üreticiye, Ziraat Odasına, belediyeye ya da muhtarlara maliyetler sorulmuyor. Bir kilogram vişnenin üretim maliyetinin ne olduğu hesaplanmadan fiyat belirleniyor. Üreticinin de içinde yer aldığı ortak bir fiyat belirleme mekanizması oluşturulmalı" diye konuştu.<br />
Şaphane'nin Türkiye'nin önemli vişne üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Talat Bilaloğlu, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ilçede yıllık yaklaşık 8 bin 500 ton vişne üretimi bulunduğunu, bu rakamın yeni dikim alanlarıyla birlikte 9 bin tona yaklaştığını söyledi. Üretimi artırmak için çiftçileri sürekli teşvik ettiklerini belirten Bilaloğlu, "Her yıl yeni bahçeler kuruluyor. Allah'ın izniyle önümüzdeki yıllarda üretimimiz daha da artacak. Şaphane merkezinin yanı sıra Karamanca, Çamköy, Gaipler ve İnceğiz köylerinde de yoğun vişne üretimi yapılıyor. İlçe genelinde köylerle birlikte binin üzerinde üreticimiz vişne yetiştiriciliği yapıyor" dedi.<br />
<br />
"Ürün bol ama fiyat yeterli değil"<br />
Hasat yapan üreticiler de ürün miktarından memnun olduklarını ancak fiyatların maliyetleri karşılamakta yetersiz kaldığını dile getirdi. Üreticiler, özellikle işçilik maliyetlerinin her geçen yıl arttığını belirterek, "Fiyatlar sürekli değişiyor. İşçi ücretleri çok yüksek. Bugün on lira denilen iş yarın on beş, ertesi gün yirmi lira oluyor. Gübre, ilaçlama, sürüm ve bakım maliyetleri de arttı. Ürün dalında kalmasın diye topluyoruz ama fiyat düşünce emeğimizin karşılığını alamıyoruz" ifadelerini kullandılar.<br />
Hasadın oldukça verimli geçtiğini belirten üreticiler, "Bu yıl vişne rekoltesi çok yüksek. Mahsul bol ve kaliteli. Elli liralık fiyat üreticiyi memnun ediyordu. Ancak fiyat bunun altına düştüğünde sadece işçilik masrafı çıkıyor. Kendi emeğinizle toplarsanız belki zarar etmiyorsunuz ama işçi çalıştırınca kazanç kalmıyor" diye konuştular.<br />
Şaphaneli üreticiler, hem yüksek rekoltenin hem de kaliteli ürünün karşılığını alabilmek için alım fiyatlarında istikrar sağlanmasını ve vişnede devlet destekli taban fiyat uygulamasının hayata geçirilmesini talep ettiler. Üreticiler, bu sayede hem emeğin korunacağını hem de vişne üretiminin sürdürülebilir hale geleceğini dile getirdiler.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, TARIM</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/visne-ureticileri-taban-fiyat-ve-fiyat-istikrari-istiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w755493-08.jpg" type="image/jpeg" length="65244"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fındık Üreticilerine Kritik Uyarı: Erken Hasat Geliri Azaltabilir]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/findik-ureticilerine-kritik-uyari-erken-hasat-geliri-azaltabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/findik-ureticilerine-kritik-uyari-erken-hasat-geliri-azaltabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz'de fındık hasadı öncesi üreticilere önemli bir uyarı yapıldı. Uzmanlar, ürün tam olgunlaşmadan gerçekleştirilecek hasadın hem verimde hem de kalite değerlerinde düşüşe yol açabileceğini belirterek üreticilerin resmi hasat takvimini beklemeleri gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin en önemli tarımsal ihraç ürünlerinden biri olan fındıkta hasat sezonu yaklaşırken, bahçelerde hazırlıklar büyük ölçüde tamamlandı. Üreticiler gözünü açıklanacak resmi hasat tarihlerine çevirirken, sektör temsilcileri erken hasadın ciddi ekonomik kayıplara neden olabileceği konusunda uyarıda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Birkaç gün erken toplamak büyük kayıp oluşturabilir"</h2>

<p>Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, fındığın tam olgunlaşmadan toplanmasının randıman ve kilogram kaybına yol açabileceğini söyledi. Bir yıl boyunca verilen emeğin birkaç gün erken hasat nedeniyle değer kaybedebileceğini ifade eden Soydan, üreticilerin aceleci davranmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Hasat tarihlerinin komisyonların sahada yapacağı incelemelerin ardından açıklanacağını hatırlatan Soydan, üreticilerin belirlenen takvime uymasının hem ürün kalitesi hem de gelir açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<h2>Erken hasat maliyeti de artırıyor</h2>

<p>Uzmanlara göre zamanında yapılan hasat yalnızca kaliteyi korumakla kalmıyor, işçilik maliyetlerini de azaltıyor. Olgunlaşan fındığın doğal olarak yere dökülmesi sayesinde toplama işlemi daha kolay yapılırken, erken hasatta hem ürün kaybı yaşanıyor hem de işçilik süresi uzadığı için yevmiye maliyetleri artabiliyor.</p>

<h2>Hasat tarihleri bölgelere göre değişecek</h2>

<p>Fındığın olgunlaşma süreci rakım, iklim koşulları, güneş alma durumu ve bahçenin bulunduğu coğrafi yapıya göre farklılık gösteriyor. Bu nedenle resmi hasat tarihleri sahil, orta ve yüksek kesimler için ayrı ayrı ilan edilecek.</p>

<p>Yetkililer, üreticilerin açıklanacak resmi tarihlere ve bahçelerindeki olgunlaşma seviyesine göre hareket etmelerinin hem rekolteyi hem de randımanı koruyacağını, böylece sezon boyunca yapılan masrafların karşılığının daha sağlıklı alınabileceğini belirtiyor.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>2026 fındık hasadına, sahil kesimde (0-250 metre rakım) 7 Ağustos, orta kesimde (250-500 metre rakım) 14 ağustos, yüksek kesimde (500 metre ve üzeri rakım) 21 Ağustos't</strong>a</span></p>

<blockquote>
<p><i>Ordu’da Fındık Toplama Tarihleri Belli Oldu<br />
<br />
<br />
2018 yılı mahsulü fındık hasat ve ihraç tarihleri, Ticaret Bakanlığı Doğu Karadeniz Bölge Müdürlüğünce oluşturulan Komisyon tarafından belirlendi.<br />
<br />
Ticaret Bakanlığı Doğu Karadeniz Bölge Müdürü Aydın Güler başkanlığında, ilgili kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılımıyla Ordu Valiliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Ordu ili ve ilçelerinin;<br />
<br />
Sahil kesiminde(0-250 metre arası rakım) : 29.07.2018 tarihinde,<br />
<br />
Orta kesiminde(251-500 metre arası rakım) : 05.08.2018 tarihinde,<br />
<br />
Yüksek kesimlerde(500 metre ve üzeri rakım) : 12.08.2018 tarihinde,<br />
<br />
Fındık hasadına, hasat tarihinden 7 gün sonra da fındık ihracatına izin verilmesi kararlaştırıldı.<br />
<br />
Fındık hasat ve ihraç tarihlerinin belirlenmesine ilişkin açıklamada bulunan Ticaret Bakanlığı Doğu Karadeniz Bölge Müdürü Aydın Güler, “Bölgemizde yetişen, ülkemiz için önemli bir ihraç ve döviz potansiyeline sahip fındık ürününün hasat ve ihraç tarihleri Komisyonumuz tarafından belirlenmiştir. Fındık üreticilerimize bol ve bereketli hasat dönemi dileriz” dedi.</i></p>
</blockquote></p>]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, TARIM</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/findik-ureticilerine-kritik-uyari-erken-hasat-geliri-azaltabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/basliksiz-2-272.jpg" type="image/jpeg" length="51653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın İlk İnciri Turgutlu'da Son Hasadına Giriyor: Fiyatlar Yeniden Yükseldi]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/dunyanin-ilk-inciri-turgutluda-son-hasadina-giriyor-fiyatlar-yeniden-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/dunyanin-ilk-inciri-turgutluda-son-hasadina-giriyor-fiyatlar-yeniden-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Turgutlu ilçesinde yetişen ve Kuzey Yarımküre'nin ilk hasat edilen taze inciri olarak bilinen yediveren incirinde ilk sezonun son günleri yaşanıyor. Sezon başında 350 liraya kadar çıkan fiyatlar, hasadın sonuna yaklaşılmasıyla birlikte yeniden 200-250 lira seviyesine yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada yalnızca Manisa'nın Turgutlu ilçesine bağlı yedi mahallede yetiştirilen yediveren inciri, kendine has aroması, iri yapısı ve yıl içinde birden fazla kez ürün vermesiyle dikkat çekiyor. Haziran ayında başlayan ilk hasat döneminin tamamlanmasına sayılı günler kalırken, üreticiler ağustos ortasında başlayacak ikinci hasat için hazırlıklarını sürdürüyor.</p>

<p><img height="1728" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w751841-09.jpg" width="2592" /></p>

<h2>Ürün azaldı, fiyat yeniden yükseldi</h2>

<p>Yaklaşık bin dönümlük alanda üretilen ve yıllık 10 bin tonluk üretim kapasitesine sahip yediveren inciri, sezonun ilk günlerinde kilogramı 300-350 liradan alıcı buldu. Hasadın yoğunlaşmasıyla fiyatlar 50 liraya kadar gerilerken, bahçelerde ürün miktarının azalması ve talebin devam etmesiyle birlikte fiyatlar yeniden 200-250 lira bandına çıktı.</p>

<p>Üreticiler, sabahın erken saatlerinde topladıkları incirleri en geç saat 09.00'a kadar Turgutlu Sebze ve Meyve Hali'ne ulaştırarak satışa sunuyor.</p>

<p><img height="1728" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w751841-05.jpg" width="2592" /></p>

<h2>Turizm bölgeleri ve büyükşehirlerden yoğun talep</h2>

<p>Turgutlu'nun Avşar, Dalbahçe, Kurudere, Yayla, Aşağı Bozkır, Yukarı Bozkır ve Osmancık mahallelerinde yetiştirilen yediveren inciri, yalnızca iç pazarda değil yurt dışında da ilgi görüyor. Özellikle yaz sezonunun etkisiyle Bodrum, Muğla, Didim, Aydın, Antalya ve Burhaniye gibi turizm merkezlerinden yoğun sipariş gelirken, İstanbul, Ankara, Konya, Gaziantep ve Kayseri başta olmak üzere Türkiye'nin birçok iline sevkiyat yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="1728" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w751841-03.jpg" width="2592" /></p>

<h2>"Talebe yetişmekte zorlanıyoruz"</h2>

<p>Yediveren inciri üreticisi Salim Çetin, ilk hasat döneminin sonuna geldiklerini belirterek ürünün turfanda olması nedeniyle büyük ilgi gördüğünü söyledi.</p>

<p>Bu yıl yağışlar nedeniyle hasadın normalden biraz geç başladığını ifade eden Çetin, ilk ürünün yalnızca taze tüketildiğini, ağustos ayında başlayacak ikinci hasatta ise incirin kurutmalık ve reçellik olarak da değerlendirileceğini dile getirdi.</p>

<p>Çetin, bu yıl rekoltenin beklentilerin altında kalmasına rağmen talebin oldukça yüksek olduğunu vurgulayarak, ürün miktarının azalmasıyla fiyatların yeniden yükseldiğini ve Türkiye'nin birçok noktasından gelen siparişlere yetişmekte zorlandıklarını kaydetti.</p>

<p><img height="1728" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w751841-12.jpg" width="2592" /></p>

<h2>İkinci hasat ağustos ortasında başlayacak</h2>

<p>İlk hasadın birkaç gün içinde tamamlanmasının ardından üreticiler yaklaşık 20 günlük bir aranın ardından ikinci hasat dönemine geçecek. Turgutlu'nun dünyaca bilinen yediveren incirinin, ikinci hasatta da hem taze tüketim hem de kurutmalık ve reçellik üretiminde değerlendirilmesi bekleniyor. Bu durumun, bölge ekonomisine katkısını yıl boyunca sürdürmesi öngörülüyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, TARIM</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/dunyanin-ilk-inciri-turgutluda-son-hasadina-giriyor-fiyatlar-yeniden-yukseldi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w751841-04.jpg" type="image/jpeg" length="17742"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fındıkta hasat mesaisi başladı: Üretici maliyet ve rekolte düşüşünden dertli]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/findikta-hasat-mesaisi-basladi-uretici-maliyet-ve-rekolte-dususunden-dertli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/findikta-hasat-mesaisi-basladi-uretici-maliyet-ve-rekolte-dususunden-dertli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin önemli fındık üretim merkezlerinden Giresun'da ağustos ayında başlayacak hasat öncesi üreticiler bahçelerde yoğun mesaiye başladı. Bahçe temizliği ve hazırlık çalışmalarını sürdüren üreticiler, bu sezon hem artan üretim maliyetleri hem de beklenenin altında kalan rekolte nedeniyle endişeli.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hasat öncesinde bahçelerde ot biçme, ocak dibi temizliği ve son bakım çalışmalarını sürdüren üreticiler, sezonun ilk günlerinde yüksek görünen ürün miktarının hasat yaklaştıkça yaşanan dökülmeler nedeniyle önemli ölçüde azaldığını ifade ediyor. Giresun'un sahil kesiminde hasadın ağustos ayının ikinci haftasında başlaması bekleniyor.</p>

<p>Üreticiler, özellikle kahverengi kokarca zararlısının bu yıl da bahçelerde ciddi kayıplara yol açtığını belirtiyor. Yapılan gübreleme ve ilaçlama çalışmalarına rağmen dökülmelerin önüne geçilemediğini söyleyen üreticiler, zararlının meyve kalitesini de olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir diğer önemli sorun ise hızla yükselen üretim maliyetleri. Günlük işçi ücretlerinin 3 bin liraya kadar çıktığını belirten üreticiler, bahçe temizliği, motorlu ekipman kullanımı ve patoz ücretlerindeki artışın üretim giderlerini katladığını ifade ediyor. Mazot fiyatlarındaki yükselişin de maliyetleri daha da ağırlaştırdığına dikkat çeken üreticiler, serbest piyasada fındık fiyatlarının gerilemesine rağmen giderlerin sürekli artmasının kazançlarını erittiğini vurguluyor.</p>

<p>Üreticiler, artan maliyetler karşısında mümkün olduğunca işleri kendi imkanlarıyla yapmaya çalıştıklarını belirterek, yeni sezonda emeğinin karşılığını alabilecekleri bir fiyat politikası beklentisi içinde olduklarını dile getiriyor. Hasat dönemine sayılı günler kala gözler hem açıklanacak fındık alım fiyatlarına hem de sezon boyunca oluşacak piyasa koşullarına çevrilmiş durumda.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, TARIM, GİRESUN</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/findikta-hasat-mesaisi-basladi-uretici-maliyet-ve-rekolte-dususunden-dertli</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 08:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/basliksiz-2-196.jpg" type="image/jpeg" length="23183"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'daki çekirgeler paniğe neden oldu, Bakanlık gerçeği açıkladı!]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/istanbuldaki-cekirgeler-panige-neden-oldu-bakanlik-gercegi-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/istanbuldaki-cekirgeler-panige-neden-oldu-bakanlik-gercegi-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, son günlerde İstanbul ve Marmara Bölgesi'nde çekirge istilası yaşandığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan incelemelerde tarımsal üretimi tehdit eden herhangi bir çekirge popülasyonuna rastlanmadığı belirtilirken, İstanbul'da görülen türün tarıma zarar vermeyen "Beyaz yüzlü çalı çekirgesi" olduğu bildirildi.</p>

<hr />
<h2>Tarım ve Orman Bakanlığı: Türkiye'de çekirge istilası yok</h2>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, son günlerde bazı basın yayın organları ile sosyal medya platformlarında yer alan "İstanbul ve çevre illerde çekirge istilası yaşandığı" yönündeki paylaşımlar üzerine kamuoyunu bilgilendiren bir açıklama yaptı. Bakanlık, Türkiye'de tarımsal üretimi tehdit eden herhangi bir çekirge istilasının bulunmadığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, Bakanlık ekiplerinin İstanbul ve Tekirdağ başta olmak üzere Marmara Bölgesi'nde yaptığı incelemelerde ekonomik zarar oluşturabilecek bir çekirge popülasyonuna rastlanmadığı belirtildi. Kamuoyuna yansıyan görüntülerdeki çekirgelerin ise Türkiye'de doğal olarak bulunan yerli türlere ait olduğu ifade edildi.</p>

<p>Bakanlık, sosyal medyada öne sürülen iddiaların aksine Balkanlar, Afrika veya başka bir bölgeden ülkeye ulaşan sürü halinde bir çekirge istilasının söz konusu olmadığını vurguladı.</p>

<p>İstanbul'da görülen çekirge türünün <strong>Beyaz yüzlü çalı çekirgesi (Decticus albifrons)</strong> olduğu belirtilen açıklamada, bu türün tarımsal üretime zarar vermediği, aksine zararlı böceklerle beslenerek biyolojik dengenin korunmasına katkı sağladığı kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, Türkiye'de çok sayıda çekirge türünün doğal olarak yaşadığına dikkat çekilerek, iklim koşulları ve yumurtlama dönemlerine bağlı olarak bazı türlerin popülasyonlarında dönemsel artışlar görülebileceği ifade edildi. Rüzgarın etkisiyle yerleşim alanlarına taşınabilen bu canlıların sıcak havalarda ışığa yönelmeleri nedeniyle vatandaşlar tarafından daha sık görüldüğü, bunun ise doğal bir süreç olduğu ve istila anlamına gelmediği belirtildi.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, çekirge popülasyonlarının <strong>Yıllık Bitki Sağlığı Mücadele Programı</strong> kapsamında 81 ilde görev yapan teknik ekipler tarafından düzenli olarak izlendiğini bildirdi. Son günlerde gelen ihbarlar üzerine İstanbul ve Tekirdağ'daki çalışmaların da yoğunlaştırıldığı ifade edilen açıklamada, tarımsal üretime zarar verebilecek türlerin ekonomik zarar eşiğine ulaşması halinde gerekli mücadelenin gecikmeden yapılacağı, ancak mevcut durumda böyle bir risk bulunmadığı vurgulandı.</p>

<p>Bakanlık, bitkisel üretimin korunmasına yönelik izleme, sürvey ve mücadele çalışmalarının bilimsel esaslar doğrultusunda sürdürüleceğini belirterek kamuoyunun resmi açıklamalara itibar etmesi çağrısında bulundu.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Gündem, TARIM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/istanbuldaki-cekirgeler-panige-neden-oldu-bakanlik-gercegi-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/basliksiz-2-180.jpg" type="image/jpeg" length="59806"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir Yılda 5 TL'den 50 TL'ye! Soğanda Tarihi Fiyat Artışı]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/bir-yilda-5-tlden-50-tlye-soganda-tarihi-fiyat-artisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/bir-yilda-5-tlden-50-tlye-soganda-tarihi-fiyat-artisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin önemli soğan üretim merkezlerinden Amasya'da bu yıl yaşanan aşırı yağışlar, erkenci soğan üretiminde ciddi verim kaybına neden oldu. Üretimdeki düşüş, tezgâhlara rekor fiyat artışı olarak yansırken, üreticiler ve pazarcılar yüksek fiyatlardan memnun olmadıklarını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bölgede normal şartlarda yaklaşık 60 bin ton olması beklenen erkenci soğan hasadı, bu sezon 35 bin ton seviyesinde kaldı. Arzın azalmasıyla birlikte tarlada kilogram fiyatı 25 ila 42 lira arasında değişirken, pazarlarda ve marketlerde fiyatlar 50 liranın üzerine çıktı.</p>

<p>Pazarcı esnafı, geçen yıl aynı dönemde 5 liraya satılan soğanın bugün yaklaşık 10 kat artışla tüketiciye ulaştığını belirterek, bunun son yılların en dikkat çekici fiyat yükselişlerinden biri olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soğan üreticileri ise fiyatların bu seviyeye çıkmasının ne üretici ne de tüketici açısından sürdürülebilir olmadığını dile getiriyor. Üreticiler, ideal satış fiyatının kilogram başına 20-30 lira bandında olması gerektiğini savunurken, aşırı fiyat artışında fırsatçılığın da etkili olduğunu öne sürüyor.</p>

<p>Öte yandan bazı üreticiler, Türkiye'de yeni hasadın ay sonuna doğru artacağını belirterek bu süreçte soğan ithalatına ihtiyaç olmadığını vurguladı. Kışlık soğan hasadının eylül ve ekim aylarında başlamasıyla birlikte piyasada arzın artması ve fiyatların yeniden gerilemesi bekleniyor.</p>

<p>Vatandaşlar ise özellikle soğan üretiminin yoğun olduğu bir bölgede fiyatların bu seviyeye yükselmesine tepki gösterirken, yaşanan artışın hem mutfak bütçesini hem de alışveriş alışkanlıklarını olumsuz etkilediğini ifade ediyor.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, TARIM</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/bir-yilda-5-tlden-50-tlye-soganda-tarihi-fiyat-artisi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/new-project-122.jpg" type="image/jpeg" length="88916"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Recep Keskin Almanya’da beton kralıydı, Alanya’da tropikal çiftlik kurdu!]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/recep-keskin-almanyada-beton-kraliydi-alanyada-tropikal-ciftlik-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/recep-keskin-almanyada-beton-kraliydi-alanyada-tropikal-ciftlik-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da onlarca yıl inşaat sektöründe "Beton Kralı" olarak anılan, Avrupa'nın önde gelen prefabrik beton üreticilerinden birini yöneten, akademisyenlik yapan ve Alman hükümetine danışmanlık görevlerinde bulunan Prof. Recep Keskin, emekliliğinin ardından rotasını tamamen değiştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Alanya'nın Yeşilöz Mahallesi'nde kurduğu <strong>Tropikal Akademi</strong> ile Türkiye'nin tropikal tarım vizyonuna yön veren isimlerden biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p><img height="1024" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/iponhe-photo-15-768x1024.jpg" width="768" /></p>

<p>Betonarme yapılarla geçen yaklaşık 40 yıllık kariyerin ardından toprağa yatırım yapan Keskin'in hikâyesi, sadece bir meslek değişikliği değil; aynı zamanda bilgi, teknoloji ve üretim kültürünün tarıma taşınmasının da örneklerinden biri olarak görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="768" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/dsffds.jpg" width="1024" /></p>

<h2>Almanya'dan Alanya'ya uzanan başarı hikâyesi</h2>

<p>Uşak'ın Eşme ilçesinde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Recep Keskin, eğitim hayatının ardından Almanya'ya giderek inşaat mühendisliği okudu. Burada hem akademik kariyer yaptı hem de prefabrik beton sektöründe önemli yatırımlara imza attı.</p>

<p>Almanya'da yönettiği şirket, büyük ölçekli prefabrik beton üretiminde sektörün öncü firmalarından biri haline gelirken, Avrupa beton standartlarının hazırlanmasında da aktif görev aldı. Başarıları nedeniyle Alman basınında kendisine uzun yıllar <strong>"Beton Kralı"</strong> unvanı verildi. Aynı dönemde Dessau Uygulamalı Bilimler Üniversitesi'nde profesör olarak ders verdi, Avrupa Türk İş Adamları ve Sanayicileri Derneği (ATİAD) Genel Başkanlığı yaptı ve dönemin Almanya Başbakanı Angela Merkel'in çeşitli heyetlerinde görev aldı.</p>

<p><img height="1024" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/iponhe-photo-1-768x1024.jpg" width="768" /></p>

<h2>Emeklilikte yeni hedef: Tarım</h2>

<p>2014 yılında şirketini oğluna devreden Keskin, uzun yıllardır yaz aylarını geçirdiği Alanya'ya yerleşti.</p>

<p>Başlangıçta hobi amacıyla muz ve avokado yetiştirmeye başlayan Keskin, kısa sürede tropikal tarımın Türkiye için önemli bir ekonomik fırsat sunduğunu fark etti.</p>

<p>Yaptığı araştırmalar, dünyanın farklı ülkelerinden getirdiği fidanlar ve uzun deneme süreçleri sonucunda bugün Alanya'da adeta yaşayan bir tropikal tarım laboratuvarı oluşturdu.</p>

<p><img height="1024" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/iponhe-photo-8-768x1024.jpg" width="768" /></p>

<h2>100'den fazla tropikal tür aynı bahçede</h2>

<p>Yeşilöz Mahallesi'nde kurulan Tropikal Akademi bugün Türkiye'nin en dikkat çekici uygulama bahçelerinden biri olarak gösteriliyor.</p>

<p>Akademide;</p>

<ul>
 <li>Mango</li>
 <li>Avokado</li>
 <li>Pitaya (Ejder meyvesi)</li>
 <li>Papaya</li>
 <li>Kamkat</li>
 <li>Finger lime</li>
 <li>Kahve</li>
 <li>Çeşitli egzotik narenciye türleri</li>
 <li>Dünyanın farklı bölgelerinden getirilen çok sayıda tropikal bitki</li>
</ul>

<p>aynı üretim alanında yetiştiriliyor. Türlerin önemli bir bölümü önce adaptasyon sürecinden geçiriliyor, ardından bölge iklimine uygunluğu test ediliyor.</p>

<p><img height="1024" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/iponhe-photo-24-768x1024.jpg" width="768" /></p>

<h2>Tropikal Akademi sadece üretim merkezi değil</h2>

<p>Recep Keskin'in en büyük hedefi ise meyve üretmekten çok bilgi üretmek.</p>

<p>Bu nedenle Tropikal Akademi;</p>

<ul>
 <li>çiftçilere,</li>
 <li>üniversite öğrencilerine,</li>
 <li>girişimcilere,</li>
 <li>ziraat mühendislerine,</li>
 <li>yeni yatırımcılara</li>
</ul>

<p>uygulamalı eğitim veren bir merkez olarak faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Keskin, tropikal tarım konusunda Türkiye'nin ciddi bir bilgi açığı bulunduğunu belirterek, doğru fide seçimi, anaç kullanımı, sulama teknikleri ve iklim yönetimi gibi konularda eğitim çalışmalarına ağırlık veriyor.</p>

<p><img height="768" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/sas.jpg" width="1024" /></p>

<h2>Mikroklima avantajı</h2>

<p>Keskin'e göre Alanya-Gazipaşa-Anamur hattı, Akdeniz'in en özel mikroklima bölgelerinden biri.</p>

<p>Yüksek nem oranı, don riskinin düşük olması ve uzun vegetasyon süresi sayesinde dünyanın birçok tropikal ürünü bu bölgede yetişebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye'nin gelecekte tropikal meyve ihracatında çok daha güçlü bir oyuncu olabileceğini savunan Keskin, üretimin bilimsel yöntemlerle desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2>Katma değeri yüksek tarım modeli</h2>

<p>Dünya genelinde tropikal meyvelere olan talep her yıl artarken, Türkiye'de de özellikle avokado, mango ve pitaya üretimi son yıllarda hızla büyüyor.</p>

<p>Keskin, yalnızca üretimin değil;</p>

<ul>
 <li>fide geliştirme,</li>
 <li>kurutma,</li>
 <li>paketleme,</li>
 <li>markalaşma,</li>
 <li>kooperatifleşme</li>
</ul>

<p>gibi alanların da geliştirilmesi gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Tropikal Akademi'nin uzun vadeli hedefleri arasında üniversitelerle ortak araştırmalar yapmak, uluslararası uzmanları Türkiye'ye getirerek eğitimler düzenlemek ve bölgeyi tropikal tarımın bilgi merkezi haline dönüştürmek de bulunuyor.</p>

<h2>Betonun yerini toprak aldı</h2>

<p>Recep Keskin'in hikâyesi, kariyer değişiminin ötesinde Türkiye tarımı açısından da önemli bir örnek oluşturuyor.</p>

<p>Bir dönem Avrupa'nın en büyük beton projelerinde imzası bulunan Keskin, bugün sabahın erken saatlerinde tropikal fidanların arasında çalışıyor; yıllarca beton teknolojisine aktardığı disiplin ve mühendislik yaklaşımını şimdi tarımsal üretime uyguluyor.</p>

<blockquote>
<p><strong>Prof. Recep Keskin'in hikâyesi, yalnızca bireysel bir başarı öyküsü değil; aynı zamanda yurt dışında bilgi, sermaye ve tecrübe kazanan Türk girişimciler için de güçlü bir örnek niteliği taşıyor. Yıllarca Avrupa'da sanayi ve inşaat alanında edindiği birikimi Türkiye'nin tarımsal kalkınmasına aktarmayı tercih eden Keskin, tersine beyin göçünün ve yatırım dönüşünün somut bir örneğini ortaya koyuyor. Türkiye'nin sahip olduğu iklim avantajı, verimli toprakları ve artan ihracat potansiyeli düşünüldüğünde, yurt dışında yaşayan iş insanlarının benzer yatırımlarla ülke ekonomisine katkı sağlaması büyük önem taşıyor. Ekovitrin olarak, dünyanın farklı ülkelerinde başarıya ulaşmış Türk girişimcilerin bilgi ve sermayelerini doğdukları topraklarla buluşturacak projelerin artmasını temenni ediyor; Prof. Recep Keskin'in Alanya'da hayata geçirdiği Tropikal Akademi'nin bu anlamda birçok yatırımcıya ilham vereceğine inanıyoruz.</strong></p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberde İnsan, TARIM</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/recep-keskin-almanyada-beton-kraliydi-alanyada-tropikal-ciftlik-kurdu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/basliksiz-2-152.jpg" type="image/jpeg" length="73790"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir Bardak Manda Sütünde Gizli Güç! Uzmanlar Neden Tavsiye Ediyor?]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/bir-bardak-manda-sutunde-gizli-guc-uzmanlar-neden-tavsiye-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/bir-bardak-manda-sutunde-gizli-guc-uzmanlar-neden-tavsiye-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de yüzyıllardır yetiştirilen Anadolu mandası, hem sütü hem de süt ürünleriyle yeniden ilgi odağı oluyor. Özellikle Afyonkarahisar, Samsun, İstanbul, Diyarbakır, Bitlis, Muş, Tokat ve Amasya gibi illerde yetiştirilen mandalar, yüksek besin değerine sahip sütleriyle dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu'nun bereketli ovalarında yüzyıllar boyunca tarımın ve hayvancılığın ayrılmaz bir parçası olan mandalar, uzun yıllar boyunca göz ardı edilmiş bir üretim alanı olarak kaldı. Traktörleşmenin yaygınlaşması, kırsal nüfusun azalması ve modern hayvancılık anlayışının büyük ölçüde sığır yetiştiriciliğine yönelmesiyle birlikte manda varlığı önemli ölçüde geriledi. Ancak son yıllarda yaşanan gelişmeler, bu tabloyu tersine çevirmeye başladı. Sağlıklı beslenme bilincinin artması, doğal ve katkısız ürünlere yönelik talebin yükselmesi, geleneksel lezzetlerin yeniden keşfedilmesi ve devlet desteklerinin güçlenmesi sayesinde manda yetiştiriciliği yeniden yükselen sektörler arasındaki yerini aldı.</p>

<p><img alt="Kocaeli De Manda Sayisi Buyuksehir In Destegiyle Artiyor 31508" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/kocaeli-de-manda-sayisi-buyuksehir-in-destegiyle-artiyor-31508.webp" width="1280" /></p>

<p>Bugün Türkiye'nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren üreticiler, manda sütüne olan talebin her geçen yıl arttığını ifade ediyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan tüketiciler, yüksek besin değerine sahip doğal ürünlere yönelirken manda sütünden elde edilen kaymak, yoğurt, tereyağı ve peynir gibi ürünler de gastronomi sektörünün gözde ürünleri arasında yer alıyor. Bir zamanlar yalnızca kırsal kesimde tüketilen bu ürünler artık gurme restoranlardan zincir marketlere kadar geniş bir pazarda kendine yer buluyor.</p>

<p><img height="1760" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w748492-02-1.jpg" width="2048" /></p>

<p>Türkiye, sahip olduğu Anadolu mandası genetik kaynağı sayesinde bu alanda önemli bir potansiyele sahip ülkeler arasında bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yürüttüğü ıslah projeleri ve yetiştiricilere sağlanan destekler sayesinde son yıllarda manda varlığında dikkat çekici bir artış yaşanırken, üretim tekniklerinde de modernleşme süreci hız kazandı. Geleneksel yöntemlerin yerini hijyen standartlarının yükseldiği, verimliliğin dijital sistemlerle takip edildiği çağdaş işletmeler almaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="6182676F45D2A01Ab04B1013" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/6182676f45d2a01ab04b1013.webp" width="3000" /></p>

<p>Manda yetiştiriciliğinin yeniden ilgi görmesinde yalnızca süt üretimi etkili olmuyor. Uzmanlara göre bu hayvanlar, yüksek katma değer oluşturan ürünlerin temel hammaddesini sağlıyor. Manda sütünden elde edilen kaymağın piyasadaki değeri, birçok süt ürününe kıyasla daha yüksek fiyatlardan alıcı bulurken, mozzarella benzeri özel peynirlerin üretiminde de manda sütü önemli bir avantaj sunuyor. Bu durum, özellikle küçük ve orta ölçekli aile işletmeleri açısından manda yetiştiriciliğini ekonomik olarak cazip hale getiriyor.</p>

<p><img height="1755" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w748492-01.jpg" width="2048" /></p>

<p>Beslenme uzmanları ise manda sütünün sahip olduğu yüksek protein, kalsiyum ve mineral içeriğine dikkat çekiyor. Yoğun kıvamı ve zengin besin profili nedeniyle birçok süt ürününde daha yüksek verim sağlayan manda sütü, özellikle kaymak ve yoğurt üretiminde kaliteyi belirleyen temel unsur olarak kabul ediliyor. Bununla birlikte uzmanlar, yağ oranının inek sütüne göre daha yüksek olması nedeniyle tüketimin dengeli beslenme ilkeleri çerçevesinde yapılması gerektiğini de hatırlatıyor.</p>

<p>Sektör temsilcileri, Türkiye'de manda yetiştiriciliğinin yalnızca hayvancılık faaliyeti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyor. Manda yetiştiriciliği; süt üretimi, süt ürünleri sanayi, kırsal turizm, gastronomi, coğrafi işaretli ürünler ve ihracat potansiyeliyle birlikte ele alındığında çok daha geniş bir ekonomik ekosistem oluşturuyor. Özellikle Afyonkarahisar'ın kaymağı, Samsun'un manda yoğurdu ve çeşitli bölgelerde üretilen geleneksel süt ürünleri, hem iç pazarda hem de uluslararası pazarlarda Türkiye'nin rekabet gücünü artırabilecek önemli değerler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Önümüzdeki yıllarda iklim değişikliğine uyumlu üretim modellerinin önem kazanmasıyla birlikte, doğal mera alanlarından daha etkin yararlanabilen ve yüksek katma değerli ürünler sunan manda yetiştiriciliğinin stratejik önemi daha da artacak gibi görünüyor. Uzmanlar, doğru destek politikaları, modern üretim teknikleri ve güçlü markalaşma çalışmalarıyla Türkiye'nin manda sütü ve manda ürünlerinde dünyanın önde gelen üretici ülkelerinden biri olabileceğine dikkat çekiyor. Anadolu'nun yüzyıllardır süregelen bu kadim mirası, bugün yalnızca geçmişin bir hatırası değil; aynı zamanda kırsal kalkınmanın, sürdürülebilir tarımın ve sağlıklı beslenmenin geleceğini şekillendirecek önemli bir değer olarak yeniden öne çıkıyor.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gündem, TARIM</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/bir-bardak-manda-sutunde-gizli-guc-uzmanlar-neden-tavsiye-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/samsun-23-bin-manda-sayisi-ile-turkiye-de-1-s-14830744-amp.jpg" type="image/jpeg" length="54898"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
