<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ekovitrin Haber</title>
    <link>https://www.ekovitrin.com</link>
    <description>Türkiye ve dünyadan güncel ekonomi, finans, borsa, turizm, sağlık, iş dünyası ve politika haberleri ekovitrin.com farkıyla sizlerle</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ekovitrin.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 12 Jul 2026 20:17:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyaliz devinden özel hastane yatırımı! Daviva ilk özel hastanesini Avcılar’da açıyor]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/diyaliz-devinden-ozel-hastane-yatirimi-daviva-ilk-ozel-hastanesini-avcilarda-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/diyaliz-devinden-ozel-hastane-yatirimi-daviva-ilk-ozel-hastanesini-avcilarda-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyaliz ve ilaç alanındaki yatırımlarıyla sağlık sektöründe önemli bir konuma sahip olan Daviva Şirketler Topluluğu, özel hastanecilik alanındaki ilk yatırımını hayata geçirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Daviva Sağlık Grubu bünyesinde yaklaşık 1 milyar TL yatırımla kurulan Daviva Avcılar Hastanesi, modern sağlık altyapısı, yüksek hizmet kapasitesi ve ileri teknoloji donanımıyla hizmet verecek.</p>

<p><img height="2038" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/lobi.jpg" width="3057" /></p>

<p>Yaklaşık 12.500 metrekare kapalı alanda kurulu olan ve 203 yatak kapasitesine sahip hastane, deneyimli uzman kadrosuyla hasta kabulüne başlamaya hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="1893" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/hasta-odasi-1.jpg" width="2865" /></p>

<p><strong>Güçlü Altyapı ve Modern Sağlık Teknolojileri</strong></p>

<p>Sağlık sektörüne büyük ölçekli yatırımlar yapan Daviva Sağlık Grubu, ileri teknoloji ile donatılmış altyapı ile çok sayıda branşta tanı ve tedavi hizmetleri sunacak.</p>

<p>[youtube-video]https://www.youtube.com/watch?v=aMYg--Etx10[/youtube-video]</p>

<p>27 erişkin, 22 yenidoğan, 7 koroner ve 5 kalp-damar cerrahisi olmak üzere toplam 61 yoğun bakım yatak kapasitesi olan Daviva Avcılar Hastanesi’nde toplam 11 ameliyathane ve cerrahi müdahale odası yer alıyor. Gelişmiş teknolojik altyapısıyla öne çıkan Daviva Avcılar Hastanesi’nde; genel cerrahi, üroloji ve kadın sağlığı operasyonlarında önemli konfor sunan robotik cerrahi sistemleri, robotik ortopedi cerrahisi, hibrit ameliyathane ve ileri görüntüleme teknolojileri bulunuyor. Ayrıca sağlık teknolojilerinin geleceğinde önemli bir yere sahip olan yapay zekâ destekli uygulamalar ile ilgili alt yapı çalışmaları sayesinde tanı ve tedavi süreçlerinde daha hızlı, doğru ve güvenilir çözümler sunulması hedefleniyor.</p>

<p><img height="1885" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/bilgisayarli-tomografi.jpg" width="2768" /></p>

<p><strong>550 Kişilik İstihdam</strong></p>

<p>Yaklaşık 550 kişilik sağlık profesyonelinden oluşan kadrosuyla faaliyet gösterecek olan Daviva Avcılar Hastanesi, sağlık sektöründe önemli bir istihdam alanı oluşturuyor. Uzman hekimler, sağlık çalışanları ve teknik ekipten oluşan kadro ile multidisipliner sağlık hizmeti sunulması planlanıyor.</p>

<p><img height="2752" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/dr-hakan-yavuz-daviva-yonetim-kurulu-baskani.jpg" width="4128" /></p>

<p><strong>Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Yavuz: “Sürdürülebilir ve entegre bir sağlık ekosistemi oluşturuyoruz”</strong></p>

<p>“2008 yılında Daviva Diyaliz ile temellerini attığımız Daviva Şirketler Topluluğu’nu, bugün sağlık sektörünün farklı alanlarında büyüyen güçlü bir yapıya dönüştürmenin gururunu yaşıyoruz. Diyaliz alanında başlayan yolculuğumuz, Daviva İlaç yatırımıyla genişledi; hastane yatırımlarımızla da sağlık hizmetlerini daha bütüncül bir yapıya taşıyoruz. Daviva Sağlık Grubu’nu oluştururken hedefimiz yalnızca yeni sağlık yatırımları yapmak değil, birbirini tamamlayan hizmet alanlarıyla sürdürülebilir bir sağlık ekosistemi oluşturmaktı. İnsan hayatını merkeze alan, etik değerlere bağlı ve bilimsel gelişimi önceleyen yaklaşımımız doğrultusunda sağlık sektöründe uzun vadeli bir değer üretmeyi amaçlıyoruz. Daviva Avcılar Hastanesi de bu vizyonun önemli yapı taşlarından biri olacak. Bunun yanında Çorlu’da gerçekleştirdiğimiz hastane yatırımıyla birlikte sağlık hizmet ağımızı genişletip, farklı bölgelerde kaliteli sağlık hizmetine erişimi artırmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde Daviva markasını; diyaliz, hastane, ilaç ve ileri sağlık hizmetlerini kapsayan entegre bir sağlık yapısı olarak büyütmeye devam edeceğiz.”</p>

<p><img height="4128" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/fuat-akin-daviva-yonetim-kurulu-baskan-vekili.jpg" width="2752" /></p>

<p><strong>Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fuat Akın: “Teknolojiyi sağlık hizmetinin merkezine konumlandırdık”</strong></p>

<p>Daviva Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fuat Akın ise hastanenin teknolojik altyapısı ve sağlık yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu: “Hastanemizi planlarken öncelikli odağımız güçlü bir teknolojik altyapı oluşturmak oldu. Gelişmiş görüntüleme sistemleri, modern tanı üniteleri, dijital sağlık altyapıları ve ileri tıbbi donanımlarla çağın ihtiyaçlarına uygun kapsamlı bir sağlık merkezi kurduk. Sağlık hizmetlerinde dijitalleşme ve ileri teknoloji kullanımının geleceğin sağlık sistemleri açısından belirleyici olduğuna inanıyoruz. Güçlü altyapısı ve teknolojik kapasitesiyle Daviva Sağlık Grubu’nun hem sağlık sektörüne hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sunacağını düşünüyoruz. Daviva Sağlık Grubu’nun aynı zamanda Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki uluslararası rekabet gücünü destekleyen önemli bir merkez olacağına inanıyoruz.”</p>

<p><img height="1165" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/dr-tarkan-dizdar-daviva-saglik-grubu-genel-muduru.jpg" width="814" /></p>

<p><strong>Genel Müdür Dr. Tarkan Dizdar: “Hasta deneyimini merkeze alan bir sağlık modeli kurduk”</strong></p>

<p>Daviva Sağlık Grubu Genel Müdürü Dr. Tarkan Dizdar ise hastanenin hizmet yaklaşımına ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Daviva Sağlık Grubu’nda hasta güvenliği, hizmet kalitesi ve hasta deneyimini merkeze alan bir sağlık modeli oluşturduk. Bunun yanında çalışan memnuniyetini destekleyen, sürdürülebilir bir kurum kültürü oluşturmayı da öncelikli hedeflerimiz arasında görüyoruz. Deneyimli hekim kadromuz, multidisipliner yaklaşımımız ve güçlü sağlık altyapımız ile hastalarımıza kapsamlı sağlık hizmetleri sunmayı amaçlıyoruz. Sağlık hizmetinin yalnızca tedavi süreçlerinden ibaret olmadığına; iletişim, güven, erişilebilirlik ve hasta memnuniyetinin de en az tıbbi başarı kadar önemli olduğuna inanıyoruz. Hastanemizde sağlık hizmetlerinin her aşamasında şeffaflık, erişilebilirlik ve hasta odaklı yaklaşım temel önceliğimiz olacak. Amacımız, hastalarımızın kendilerini güvende ve değerli hissettikleri bütüncül bir sağlık deneyimi sunmak.”</p>

<p><img height="2000" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/e-k-o00126.jpg" width="3000" /></p>

<p>Ekovitrin Yayın Koordinatörü <strong>Ali Karabaş</strong>, İstanbul'da düzenlenen Daviva Avcılar Hastanesi'nin tanıtım lansmanında Daviva Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Hakan Yavuz</strong>, Yönetim Kurulu Başkan Vekili <strong>Fuat Akın</strong> ve Genel Müdürü <strong>Dr. Tarkan Dizdar</strong> ile bir araya geldi. Karabaş, yaklaşık <strong>1 milyar TL yatırımla</strong> hayata geçirilen hastanenin modern sağlık altyapısı, ileri teknoloji donanımı, sağlık turizmi hedefleri ve grubun gelecek yatırımlarına ilişkin bilgi aldı.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/diyaliz-devinden-ozel-hastane-yatirimi-daviva-ilk-ozel-hastanesini-avcilarda-aciyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/basliksiz-1-kurtarildi-851.jpg" type="image/jpeg" length="82275"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı 2 Yıllık Karnesini Açıkladı!!]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/saglik-bakanligi-2-yillik-karnesini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/saglik-bakanligi-2-yillik-karnesini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" doğrultusunda göreve başlamasının ardından yapılan çalışmaları açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun 2 Temmuz 2024 tarihinde göreve başlamasıyla birlikte "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda sağlık sistemini güçlendirecek kapsamlı uygulamalar hayata geçirildi. Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran, hizmet kalitesini yükselten ve koruyan, geliştiren, üreten sağlık modelini esas alan bu dönüşüm süreciyle sağlıkta yeni bir dönem başlatıldı.<br />
<br />
12 ülkeye resmi ziyaret gerçekleştirildi<br />
Bakan Memişoğlu’nun göreve başladığı tarihten bugüne kadar küresel iş birliklerini geliştirecek 38 uluslararası belgeye imza atıldı, sağlık diplomasisini güçlendirmek adına 12 ülkeye resmi ziyaret gerçekleştirildi.<br />
<br />
598 Aile Sağlığı Merkezi açıldı<br />
Son iki yılda 126 yeni Sağlıklı Hayat Merkezi ve 598 Aile Sağlığı Merkezi açılırken, ayrıca 100 adet ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesisi inşa edildi. Türkiye genelinde bugün toplam 348 Sağlıklı Hayat Merkezi ve 8 bin 350 Aile Sağlığı Merkezi ile birinci basamak sağlık hizmeti sunuluyor.<br />
<br />
45 milyon vatandaşın kronik hastalık taraması ve izlemi gerçekleşti<br />
Aile hekimliği hizmetleri kapsamında toplum sağlığının korunmasına yönelik kronik hastalık tarama ve izlem çalışmaları yürütülüyor. Koruyucu sağlık vizyonu ile 45 milyon vatandaşın kronik hastalık taraması ve izlemi gerçekleştirildi. Taramalar sonucunda aile hekimliği birimlerinde yaklaşık 12 milyon vatandaşa ilk kez tanı konularak, tedavi süreçleri başlatıldı.<br />
<br />
Bekleyen randevu sayısı 322 bin seviyesine geriledi<br />
MHRS’de bekleyen randevu talebi sayısı yaklaşık 4 milyondan 322 bin seviyesine gerileyerek, randevu bekleyen vatandaş sayısında yüzde 92 oranında rekor bir düşüş sağlandı.<br />
<br />
Sigara Bırakma Poliklinikleri'nin sayısı üç kat arttı<br />
Sigara Bırakma Poliklinikleri'nin sayısı üç kat artarak bin 577’ye yükselirken, polikliniklerde 497 bin 622 muayene gerçekleştirildi. ALO 171 hattı ile 888 bin 810, sahadaki mobil ekipler ile 875 bin 247 vatandaşa sağlık hizmeti sunuldu. Bağımlılıkla mücadele kapsamında ALO 191 hattı üzerinden de 581 bin 730 vatandaşa rehberlik sağlandı.<br />
<br />
"Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik" yayımlandı<br />
Yönetmelik ile bakım sürekliliğini esas alan entegre bir hizmet modeli belirlenerek, evde sağlık, palyatif bakım, aile hekimliği ve yataklı tedavi hizmetlerinin bir arada sunulması hedeflendi. Evde sağlık hizmetlerinin kapsamı genişletilerek başvuru kanalları artırılırken, palyatif bakım ve evde sağlık koordinasyon birimleri oluşturulmasına yönelik düzenlemeler yapıldı.<br />
<br />
"Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği" yayımlandı<br />
Yeni yönetmelik ile geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama ünitesi ve uygulama merkezi açma şartları kolaylaştırılırken, verilen hizmetin daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya ulaşması hedeflendi. GETAT uygulamalarında sağlık hizmet sunumu genişletildi. Uygulamalarda Bakanlığın yayımlandığı 15 kılavuzun esas alınması gerekliliği ortaya konuldu.<br />
<br />
"Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği" yayımlandı<br />
Düzenleme ile aile sağlığı merkezlerine ilişkin asgari fiziki şartlar hizmet sunumundaki ihtiyaçlara göre güncellendi. Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı istihdamına ilişkin usul ve esaslarda düzenleme yapılarak, aile hekimliği uygulamasında personel istihdamı teşvik edildi.<br />
<br />
Kampanyalarla sağlıklı yaşam teşvik edildi<br />
2025 yılında hayata geçirilen "İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa Kampanyası" ile vatandaşlar yaklaşık 513 bin kilo verdi. Kampanyanın devamı niteliğinde olan 2026 yılında hayata geçirilen "Hareket Yaşını Öğren Sağlıklı Yaşa Kampanyası" ile vatandaşların hastalanmadan sağlığını korumasını ve hareketli olmasını amaçlandı. "Ulusal Kanser Tarama Programı" kapsamında vatandaşlar kısa mesajla kanser taramalarına davet edildi. Bu kapsamda gönderilen SMS sayısı 99 milyonu buldu.<br />
<br />
1 milyon 723 bin anne adayına danışmanlık hizmeti verildi<br />
1 milyon 723 bin anne adayına gebelik ve doğum sürecinde eğitim ve danışmanlık hizmeti verildi. "Her Gebeye Ebe" uygulaması kapsamında görev yapan koordinatör ebeler ise 722 bin 629 gebeye rehberlik etti.<br />
<br />
Ülke genelindeki denetimlerle sağlık hizmet kalitesine katkı sağlandı<br />
Sağlık hizmet sunumunda karşılaşılan gerek finansal gerekse insan sağlığı açısından riskli olabilecek durumlar veri analiz yöntemiyle tespit edilerek, önlemeye çalışan yeni nesil teftiş sistemi REDES ile denetimler gerçekleştirildi. Tespit edilen sorunlar çözülerek, sağlıkta hizmet kalitesi yükseltildi.<br />
<br />
İran’a insanı yardım gönderildi<br />
İran’a iki kez insani amaçlı tıbbi malzeme gönderildi. İlk etapta 8 Nisan’da İran’a Ağrı Doğubayazıt Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden 3 tır (60 palet) tıbbi cihaz, ilaç ve sarf malzemesi İran’a ulaştırıldı. İkinci etapta ise 25 Nisan’da 6 tır (107 palet) yardım malzemesi olarak bölgeye sevk edildi.<br />
<br />
782 yeni ilaç geri ödeme kapsamına alındı, dijital organ bağışı düzenlemesi hayata geçirildi<br />
Vatandaşların ilaca erişimini kolaylaştırmak için son iki yılda 782 yeni ilaç geri ödeme kapsamına alındı. Dijital organ bağışı uygulaması hayata geçirilerek, organ bağışı süreçleri e-Devlet ve e-Nabız üzerinden kolay ve erişebilir hale getirildi. Bu kapsamda 136 bin 884 vatandaş dijital organ bağışçısı oldu, uygulama sayesinde aylık organ bağış sayısı 2 bin 500’den 14 bine yükseldi.<br />
<br />
Hepatit A aşısı 81 ilde kullanıma sunuldu<br />
Yerli aşı çalışmaları kapsamında hepatit A ve suçiçeği aşıları teknoloji transferiyle Türkiye’de üretilmeye başlandı. Hepatit A aşısı 81 ilin tamamında kullanıma sunulurken, altı bileşenli karma aşı ve gebelere yönelik Tdab aşısı da programa dahil edildi.<br />
<br />
"İlacım Nerede?" özelliği ile reçetedeki ilaçlara erişim kolaylaştı<br />
e-Nabız sistemine entegre edilen "İlacım Nerede?" uygulamasıyla aylık ortalama 900 bin vatandaşa yönlendirme desteği sunuldu. Yeni özellikle vatandaşlar zaman kaybetmeden sorgulama yaparak, reçetesindeki ilaçların bulunduğu eczanelere erişim sağlayabiliyor.<br />
<br />
Sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı 6,2 puan arttı<br />
Koruyan, geliştiren ve üreten sağlık vizyonu ile yapılan çalışmalar doğrultusunda genel sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı son bir yılda 6,2 puan artarak yüzde 69,4’e yükseldi.<br />
<br />
136 yeni mevzuat düzenlemesi hayata geçirildi<br />
Sağlık hizmet sunumunun daha etkin, şeffaf ve sürdürülebilir şekilde sunulmasını sağlamak amacıyla mevzuat altyapısı sürekli olarak güçlendirilirken, son 2 yılda hayata geçirilen toplam 136 mevzuat düzenlemesiyle hayata geçirilen değişikliklerin hukuki altyapısı oluşturuldu.<br />
<br />
Yerli kalp-akciğer makinesi ile ilk açık kalp ameliyatı gerçekleştirildi<br />
Yerli kalp akciğer makinesi LIFELINE HLM, ilk kez Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde gerçekleştirilen açık kalp ameliyatında başarıyla kullanıldı. ASELSAN tarafından geliştirilen, hayvan deneyleri ve klinik çalışmaları ise Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından yapılan yerli kalp akciğer makinesi, operasyon süresince sergilediği yüksek performansla sağlık teknolojilerinde önemli bir eşiğin geride bırakılması sağlandı.<br />
<br />
CAR-T hücre tedavisi başarıyla uygulandı<br />
Hematolojik kanserlerde kullanılan CAR-T hücre tedavisi tamamen yerli imkanlarla geliştirildi. Tedavi geçtiğimiz yıl aralık ayında ilk kez Etlik Şehir Hastanesi’nde uygulanmaya başlanırken, bugüne kadar 12 hastaya CAR-T hücre tedavisi uygulandı.<br />
<br />
Mamografi Tarama Raporlama Sistemi hayata geçirildi<br />
Meme kanserinin erken teşhisi amacıyla geliştirilen Mamografi Tarama Raporlama Sistemi hayata geçirildi. 2024 yılından bu yana 2 milyondan fazla tarama sonucu bu sistemle değerlendirilirken, şüpheli sonuçların önceliklendirilmesi sayesinde erken tanı ve raporlama süreçlerinin etkinliği artırılırdı.<br />
<br />
Yerli Renkli Doppler Ultrasonografi cihazı üretim çalışmaları başladı<br />
Yerli Renkli Doppler Ultrasonografi cihazının geliştirilmesine yönelik proje çağrısı kapsamında sözleşme ve imza süreçleri tamamlanarak, üretim çalışmalarına başlandı. 2026 sonu itibarıyla kamu hastanelerinde yerli ultrason cihazlarının kullanılmaya başlanılması planlanıyor.<br />
<br />
OED cihazları ülke geneline yaygınlaştırıldı<br />
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun Türkiye’nin "sağlık vizyonunda tarihi bir eşik" olarak nitelendirdiği OED cihazları ülke genelinde kullanılmaya başlandı. Ani kalp durmalarında erken ve etkili müdahale imkanı sağlayan OED cihazları, ölüm ve kalıcı sakatlık riskini azaltarak acil sağlık hizmetlerinin etkinliğine önemli katkı sunuyor.<br />
<br />
Yerli Mobil Dijital Röntgen Cihazı kamu hastanelerinde kullanılmaya başlandı<br />
ASELSAN iş birliği ile geliştirilen "Mobil Dijital Röntgen Cihazı" kamu hastanelerinde kullanılmaya başlandı. Cihaz, yoğun bakımda ve acil durumlarda çekilen görüntüleri yapay zekayla işleyerek ön tanı desteği sağlandı.<br />
<br />
25 Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) kuruldu<br />
Sağlık alanındaki bilimsel çalışmaların yenilikçi teknolojilere dönüştürülmesi amacıyla hayata geçirilen TÜSEB Teknoloji Transfer Ofisi yapılanması kapsamında üniversitelerde ve şehir hastanelerinde 25 Teknoloji Transfer Ofisi kuruldu.<br />
<br />
3 GÖKBEY hava ambulansı sağlık filosuna katılacak<br />
Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen GÖKBEY ambulans helikopterinin test uçuşları yapıldı. En zorlu coğrafi ve iklim şartlarında sağlık hizmetine erişimi destekleyecek olan GÖKBEY, vatandaşlara hızlı ve etkin acil müdahale imkanı sunacak. 2026 yılı sonuna kadar 3 adet GÖKBEY ambulans helikopterinin sağlık filosuna katılması öngörülüyor.<br />
<br />
"Sağlıklı Çocuk Sağlıklı Gelecek" programı ile yaklaşık 825 bin öğrenciye ulaşıldı<br />
"Sağlıklı Çocuk Sağlıklı Gelecek" programı kapsamında 2 bin 639 okulda yaklaşık 825 bin öğrenciye ulaşıldı. Programın merkezinde yer alan "Sağlık Elçisi" modeli ile çocukların sağlık bilgilerini sadece öğrenmekle kalmayıp paylaşma ve yayma sorumluluğu kazanmaları hedefleniyor.<br />
<br />
Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) eğitimleriyle 397 bin 140 vatandaşa sağlık eğitimi sunuldu<br />
Bakan Memişoğlu’nun 10 Nisan 2025’te ilk dersine katıldığı Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) eğitimleri kapsamında bugüne kadar 397 bin 140 kişiye sağlık okuryazarlığı eğitimi verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/saglik-bakanligi-2-yillik-karnesini-acikladi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 21:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/untitled-1-recovered-83.jpg" type="image/jpeg" length="58393"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekleristan'ın "Antep Fıstıklı" Ürününde Ay Çekirdeği Tespit Edildi]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/ekleristanin-antep-fistikli-urununde-ay-cekirdegi-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/ekleristanin-antep-fistikli-urununde-ay-cekirdegi-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İflas eden tatlı zinciri Ekleristan, bu kez Tarım ve Orman Bakanlığı'nın taklit ve tağşiş listesiyle gündeme geldi. Bakanlığın yayımladığı denetim sonuçlarına göre, "Antep fıstıklı ekler" olarak satışa sunulan bir üründe Antep fıstığı yerine ay çekirdeği kullanıldığı tespit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, 2 Temmuz'da güncellediği taklit ve tağşiş yapılan gıdalar listesine yeni firmaları ekledi. Listede, geçtiğimiz aylarda iflas eden Ekleristan markasının da yer alması dikkat çekti.</p>

<p>Bakanlığın analizlerine göre, Bursa'nın Nilüfer ilçesinde faaliyet gösteren Cevizden Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından Ekleristan markasıyla üretilen, <strong>11 Şubat 2026 üretim tarihli "Antep fıstıklı ekler"</strong> ürününde yapılan incelemelerde, etikette belirtilen Antep fıstığı yerine <strong>ay çekirdeği</strong> kullanıldığı belirlendi.</p>

<p>Gıda mevzuatına göre, etikette beyan edilen hammaddenin yerine farklı ve daha düşük maliyetli bir bileşenin kullanılması <strong>"taklit ve tağşiş"</strong> kapsamında değerlendiriliyor.</p>

<h3>425 şubeye kadar büyümüştü</h3>

<p>Pandemi döneminde Bursa'da üç şubeyle faaliyet göstermeye başlayan Ekleristan, franchise sistemiyle kısa sürede büyüyerek 52 ilde 425 şubeye ulaştığını açıklamış, yurt dışı yatırım planlarıyla da gündeme gelmişti.</p>

<p>Ancak hızlı büyümenin ardından yaşanan mali sıkıntılar nedeniyle Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, Ekleristan Gıda, Cevizden Gıda ve Snowland Taşımacılık'ın konkordato taleplerini reddetmiş, şirketler hakkında <strong>1 Nisan 2026</strong> itibarıyla iflas kararı verilmişti. Söz konusu karar daha sonra Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı'nın son denetim sonuçlarıyla birlikte, iflas eden marka bu kez de gıda güvenliği açısından kamuoyunun gündemine taşınmış oldu.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası, Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/ekleristanin-antep-fistikli-urununde-ay-cekirdegi-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/basliksiz-1-kurtarildi-771.jpg" type="image/jpeg" length="80364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz tatilinde çocukları siber dünyadan nasıl koruruz?]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/yaz-tatilinde-cocuklari-siber-dunyadan-nasil-koruruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/yaz-tatilinde-cocuklari-siber-dunyadan-nasil-koruruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka tuzakları, veri hırsızlığı ve dijital tehditler. Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte ebeveynler çocuklarının sıkılma ihtimaline karşı hazırlık yaparken, siber saldırganlar bu dönemi büyük bir fırsat penceresi olarak görüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Okulların tatil olmasıyla birlikte çocukların evde geçirdiği ve ekrana baktığı süre ciddi oranda artış gösteriyor. Ancak genç internet kullanıcıları, her geçen gün daha da tehlikeli hale gelen bir dijital ortama adım atıyor.<br />
<br />
Günümüzde kötü niyetli aktörler; hiper gerçekçi yapay zeka videoları (deepfake), ikna edici ses taklitleri ve hedefli sosyal mühendislik dolandırıcılıkları üreten son derece erişilebilir araçlar kullanıyor. Bu profesyonel tuzaklar, deneyimli uzmanları bile yanıltabilirken, akıllı telefon veya tablet başında denetimsiz zaman geçiren bir çocuğun bunları fark etmesi neredeyse imkânsız hale geliyor.<br />
<br />
Fortinet, gençleri korumanın yolunun teknik kontroller ile aktif ebeveynliğin birleşiminden geçtiğini vurguluyor. Ailelerin yaz tatilini güvenle geçirmelerine yardımcı olmak adına Fortinet, şu stratejik adımları öneriyor:<br />
<br />
<strong>Açık bir iletişim kurun: </strong>Çocuklarla siber riskler hakkında açıkça konuşmak, onları korumanın en etkili yolu. Çocukları dijital dünyanın taşıdığı spesifik tehlikeler konusunda bilgilendirmek, onların soru sorma ve rahatsız edici durumları paylaşma özgüvenini artırıyor. Ebeveynlerin siber güvenlik alışkanlıklarında çocuklarına örnek olmaları ve belirli bağlantılardan neden uzak durulması gerektiğini onlara net bir dille anlatmaları gerekiyor.<br />
<br />
<strong>Ev ağlarını ve cihazları güvenceye alın: </strong>Yazılımları güncel tutmak ve evdeki Wi-Fi ağını şifrelemek siber güvenliğin temelini oluşturuyor. Mümkün olan her platformda çok aşamalı kimlik doğrulamayı (MFA) etkinleştirmek ve eski şifreleri tekrar kullanmak yerine güçlü parolalar belirlemek önem taşıyor. Tatil döneminde seyahat eden ailelerin; otel veya restoranlarda sosyal medya hesabı üzerinden giriş yapılmasını isteyen halka açık Wi-Fi ağlarına karşı temkinli olması gerekiyor.<br />
<br />
<strong>Bilgi kirliliğiyle mücadele edin ve dijital itibarı koruyun: </strong>İnternet dünyası, uydurma içeriklerle dolup taşıyor. Çocuklara, özellikle yapay zeka destekli sahte içeriklerin arttığı bu dönemde, okuduklarını ve izlediklerini eleştirel bir gözle değerlendirmeyi öğretmek gerekiyor. Dijital ayak izlerinin kalıcılığı üzerine konuşmak büyük önem taşıyor; çünkü internette paylaşılan her şey çocuğun dijital itibarını şekillendiriyor ve kötü niyetli kişiler tarafından şantaj ya da manipülasyon aracı olarak kullanılabiliyor.<br />
<br />
<strong>Ruh sağlığını izleyin ve ekran sınırları belirleyin: </strong>Evde aşırı ekrana maruz kalmak çocukların psikolojisini olumsuz etkiliyor. Gözetimsiz internet erişimi, siber zorbalığa ve sosyal medyanın zararlı dinamiklerine maruz kalma riskini artırıyor. Cihaz kullanımı konusunda net sınırlar koymak çocukların dijital dünyadan uzaklaşmasını sağlıyor. Bu sayede çocukların ruh sağlığı korunurken, yorgunluktan kaynaklanan ve siber tuzaklara düşmeye yol açan hatalar da önlenebilir.<br />
<br />
<strong>Aşırı paylaşımı engelleyin ve çevrim içi avcılara karşı tetikte olun: </strong>Çocukları ev adresi, okul adı veya ödeme bilgileri gibi kişisel verileri paylaşmamaları konusunda uyarmak gerekiyor. Siber suçlular, popüler oyunlara yönelik sahte bağlantılar göndererek bu bilgileri suistimal ediyor ve ebeveynlerin finansal güvenliğini tehlikeye atabiliyor. Fortinet ayrıca, sosyal medyada yapılan "canlı yayınların" çocuğun tam konumunu siber avcılara açıkça gösterdiğini ve aile evinin boş olduğu sinyalini verdiğini belirtiyor. Çevrim içi dünyada "yabancı tehlikesi" somut bir tehdit olarak karşımıza çıkıyor; dijital dünyada saldırganlar kendilerini çocukla aynı yaşta göstererek (catfishing) gençleri mesajlar yoluyla kolayca manipüle edebiliyor.<br />
<br />
Günümüzde birçok cihaz, çocukların dijital faaliyetlerini izlemek ve engellemek için yerleşik güvenlik araçlarına sahip bulunuyor. Ancak bazı kritik adımların ebeveynler tarafından manuel olarak atılması gerekiyor. Kredi kartlarının çocukların hesaplarına tanımlı olmadığından emin olmak, giriş bilgilerini ebeveyn kontrolünde tutmak ve uygunsuz içerik engelleyicileri aktif hale getirmek, manuel müdahale gerektirse de hayati önem taşıyor.<br />
Modern dünyada ebeveynlerin yapılacaklar listesi değişiyor; artık çocukların yanına koruyucu kıyafetler koymak kadar, güvenli cihazlar hazırlamak ve onların dijital sağlığını yönetmek de bu listenin bir parçasını oluşturuyor. Tatil dönemleri, bu kurallara her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyulan zamanlar olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/yaz-tatilinde-cocuklari-siber-dunyadan-nasil-koruruz</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/basliksiz-1-kurtarildi-762.jpg" type="image/jpeg" length="76206"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eczanelerde satılacak tıbbi bitki çayları için yeni yönetmelik]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/eczanelerde-satilacak-tibbi-bitki-caylari-icin-yeni-yonetmelik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/eczanelerde-satilacak-tibbi-bitki-caylari-icin-yeni-yonetmelik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni yönetmelikle birlikte tıbbi bitki çaylarının üretimi, ruhsatlandırılması ve satışı yeni kurallara bağlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düzenlemeye göre Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan tıbbi bitki çayları yalnızca eczanelerde satışa sunulacak. Market, aktar ve benzeri noktalarda satılan gıda amaçlı bitki ve meyve çaylarının satışı ise mevcut uygulama kapsamında devam edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Tıbbi bitki çayları Sağlık Bakanlığı denetiminde olacak</h3>

<p>Yeni düzenlemeyle tıbbi bitki çayları, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından bilimsel ve teknik kriterler doğrultusunda incelenerek ruhsatlandırılacak. Ruhsat başvurularının eksiksiz yapılması halinde değerlendirme süreci 90 gün içinde tamamlanacak.</p>

<p>Ruhsat alan tüm ürünler karekod sistemiyle Ürün Takip Sistemi'ne (ÜTS) kaydedilecek. Böylece üretimden eczaneye kadar tüm süreç tekil kutu bazında takip edilerek ürün güvenliği artırılacak.</p>

<h3>Eczanelerde kişiye özel tıbbi bitki çayı hazırlanabilecek</h3>

<p>Yönetmelik kapsamında eczanelerde, majistral yöntemle kişiye özel tıbbi bitki çayları hazırlanabilecek. Bu ürünlerin içerikleri ve kullanım alanları, TİTCK tarafından yayımlanacak monograflar ve kılavuzlar doğrultusunda belirlenecek.</p>

<p>Hazırlanacak ürünlerde yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış tıbbi bitki çayları ile farmakope standartlarına uygun hammaddeler kullanılabilecek.</p>

<h3>Ruhsat başvurularına uzmanlık şartı</h3>

<p>İnsan sağlığını doğrudan etkileyen bu ürünlerin üretim ve ruhsat süreçlerinde görev alacak kişiler için yeni şartlar getirildi. Ruhsat başvurusu yapacak gerçek kişilerin ilgili lisans programlarından mezun olması, şirketlerin ise yetkin uzman personel istihdam etmesi gerekecek.</p>

<p>Ürünlerin kalite, güvenlilik ve etkililik raporları ise ilgili alanlarda eğitim almış, mesleğini Türkiye'de icra etme yetkisine sahip ve uzmanlık ya da fitoterapi sertifikası bulunan kişiler tarafından hazırlanacak.</p>

<h3>Markette satılan bitki çayları kapsam dışında</h3>

<p>Yönetmelik, tedavi amacı taşıyan tıbbi bitki çayları ile gıda amaçlı tüketilen bitki ve meyve çaylarını birbirinden ayırıyor.</p>

<p>Beslenme amacıyla tüketilen bitki ve meyve çayları ile takviye edici gıdaların market, aktar ve benzeri satış noktalarında satışı devam edecek. Buna karşılık, standart doz, kullanım talimatı ve ruhsatlandırma süreçlerinden geçen tıbbi bitki çayları yalnızca eczanelerden temin edilebilecek.</p>

<h3>Ambalajlarda bilimsel bilgiler yer alacak</h3>

<p>Yeni uygulamayla tıbbi bitki çaylarının ambalajlarında kullanılan bitkilerin Türkçe ve Latince isimleri ile içerikteki miktarları açık şekilde belirtilecek. Böylece ürün içeriklerinin daha şeffaf ve standart hale getirilmesi amaçlanıyor.</p>

<h3>Endemik bitkilerin kullanımı teşvik edilecek</h3>

<p>Türkiye'ye özgü endemik bitkiler de bilimsel verilerle güvenlilik ve etkinliği kanıtlanması halinde tıbbi bitki çayı üretiminde kullanılabilecek.</p>

<p>Ancak doğal yaşamın korunması amacıyla üreticilerin sürdürülebilir temin planları, taksonomik kayıtlar ve nesli tehlike altında bulunan türler için uluslararası koruma kriterlerine uygun belgeleri sunması zorunlu olacak.</p>

<h3>Uluslararası rekabet hedefleniyor</h3>

<p>Yönetmelikle birlikte tüm üretim süreçlerinde uluslararası İyi İmalat Uygulamaları (GMP) standartlarına uygunluk şartı getirildi. Yeni sistem sayesinde kalite kontrol süreçlerinden geçen yerli tıbbi bitki çaylarının uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde yer alması ve ihracat potansiyelinin artırılması hedefleniyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/eczanelerde-satilacak-tibbi-bitki-caylari-icin-yeni-yonetmelik</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/basliksiz-1-kurtarildi-757.jpg" type="image/jpeg" length="51644"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Polifarma'dan yetim ilaçlarda yerli hamle]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/polifarmadan-yetim-ilaclarda-yerli-hamle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/polifarmadan-yetim-ilaclarda-yerli-hamle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin ilk yerli SMA -etkin maddesini üreten Polifarma, farklı nadir hastalıklara yönelik yetim ilaçlarda da yerli üretim ve ihracat hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyada 300 milyon, Türkiye’de ise 5 milyondan fazla kişinin nadir hastalıklarla yaşadığına dikkat çeken Polifarma CEO'su Dr. Ecz. Başbuğ Öke, bu hastalıkların tedavisinde kullanılan yetim ilaçların, toplum sağlığı kadar sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği ve ülkelerin teknoloji üretme kapasitesi açısından da stratejik önem taşıdığını söyledi. </strong></p>

<p>Türkiye’de milyonlarca insanı etkileyen nadir hastalıklar, yalnızca sağlık sistemlerinin değil, aynı zamanda ülkelerin bilimsel yetkinliklerinin, teknoloji üretme kapasitelerinin ve ekonomik sürdürülebilirliklerinin de önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Nadir hastalıklar ve yetim ilaçlar, bu yıl kuruluşunun 40'ıncı yılını kutlayan yüzde 100 yerli sermayeli ilaç şirketi Polifarma'nın sağlıkta yerelleşme ve ileri teknoloji ilaç geliştirme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor. Nadir hastalıklara yönelik yatırımlarını kısa vadeli ticari hedeflerin ötesinde, uzun vadeli toplumsal fayda ve sürdürülebilir değer yaratma perspektifiyle şekillendiren şirket; Ar-Ge, üretim ve teknolojiye yaptığı yatırımlarla hammaddeden bitmiş ilaca kadar tüm süreçlerde yerli üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Polifarma’nın SMA tedavisinde kullanılan Nusinersen etken maddesine yönelik geliştirdiği yerli molekül ve ilaç üretim projesi ise Türkiye'nin bu alandaki yetkinliğini güçlendirecek en önemli çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Dünyada 300 milyon kişi nadir hastalıklarla yaşıyor</strong></p>

<p>Nadir hastalıklar, Avrupa Birliği tanımına göre 2 bin kişide bir veya daha az görülen hastalıklar olarak tanımlanıyor. Her biri tek başına nadir görülmesine rağmen, nadir hastalıklar dünya genelinde yaklaşık 300 milyon, Avrupa'da 30 milyon ve Türkiye’de 5 milyondan fazla insanın yaşamını etkilediği tahmin ediliyor. Ayrıca ülkemizde yüksek akraba evliliği oranları nedeniyle nadir hastalıkların görülme sıklığının Avrupa ülkelerine kıyasla daha yüksek olduğu değerlendiriliyor. Erken teşhis edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyebilen nadir hastalıklarla mücadelede tanı, tedavi, ilaca erişim ve bilimsel araştırmalar kritik önem taşıyor. Yüksek Ar-Ge kapasitesi ve ileri teknoloji üretim altyapısı gerektiren bu alan, ülkelerin sağlıkta dışa bağımlılığını azaltmaları açısından da stratejik bir rol üstleniyor.</p>

<p>Nadir hastalıklara yönelik geliştirilen tedaviler ise "yetim ilaç" olarak adlandırılıyor. Bunun nedeni, bu hastalıkların sınırlı sayıda hastayı etkilemesi nedeniyle ilaç geliştirme süreçlerinin oldukça maliyetli ve uzun olmasına rağmen ticari geri dönüşünün görece düşük olması. Bu nedenle dünya genelinde birçok ilaç şirketi bu alana yatırım yapmakta çekimser davranırken, birçok ülkede yetim ilaçlar özel teşvikler, Ar-Ge destekleri ve hızlandırılmış erişim mekanizmalarıyla destekleniyor.</p>

<p><strong>Türkiye için stratejik bir konu</strong></p>

<p>Polifarma CEO'su Dr. Ecz. Başbuğ Öke, yetim ilaçların yalnızca belirli hasta gruplarına yönelik tedaviler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek “Yetim ilaçlar, hasta sayılarının sınırlı olması nedeniyle geliştirilmesi zor ve yüksek yatırım gerektiren ürünler arasında bulunuyor. Bu nedenle dünya genelinde birçok şirket bu alana temkinli yaklaşıyor. Ancak yüz milyonlarca insanın nadir hastalıklarla yaşadığı düşünüldüğünde, nadir hastalıkların yalnızca hasta bireyleri değil, aynı zamanda onların ailelerini ve yakın çevresini de derinden etkilediği ve bu tedavilere erişimin artırılmasının büyük önem taşıdığı görülüyor” dedi. Yetim ilaç geliştirme kapasitesinin bir ülkenin sağlık alanındaki bilimsel gücünün ve teknoloji üretme yetkinliğinin de önemli göstergelerinden biri olduğunu kaydeden Öke, “Bu nedenle Polifarma olarak adımlarımızı, ticari hedeflerimizin yanı sıra toplumsal faydayı da gözeterek atıyoruz” diye konuştu</p>

<p></p>

<p>Türkiye'nin nadir hastalıklar konusundaki özgün durumuna dikkat çeken Öke, “Nadir hastalıklar Türkiye açısından sağlık sektörümüzün olduğu kadar toplumsal geleceğimizin de önemli başlıklarından biri. Ülkemizde akraba evliliklerinin görece yaygın olması nedeniyle nadir hastalıkların görülme sıklığının Avrupa ülkelerine göre daha yüksek olduğu biliniyor. Bu nedenle yetim ilaçlar konusunda yapılacak her yatırımın yalnızca bugünün hastalarına değil, gelecek nesillere de katkı sağlayacağını düşünüyoruz" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Sağlıkta bağımsızlık hedefi</strong></p>

<p>Türkiye'nin sağlıkta bağımsızlık hedeflerine ulaşmasında ileri teknoloji ilaç geliştirme kabiliyetinin kritik önem taşıdığını da vurgulayan Öke, şunları söyledi:</p>

<p>“Bir ülkenin kendi yetim ilaçlarını geliştirebilmesi ve üretebilmesi, sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir kazanç ancak bunun etkisi sağlık alanıyla sınırlı değil. Yetim ilaçlar ve bu ilaçların üretiminde kullanılan ileri teknolojiye sahip etkin maddeler, yüksek katma değerli ürünler arasında yer alıyor. Bu alanda geliştirilecek yerli üretim kapasitesinin, Türkiye'nin yalnızca kendi sağlık ihtiyaçlarını karşılamasına değil, aynı zamanda küresel sağlık sektöründeki konumunu güçlendirmesine ve ihracat potansiyelini artıracağına da inanıyoruz. Polifarma olarak bu alanda sorumluluk üstleniyor, ülkemizin yetim ilaç geliştiren ve ihraç eden ülkeler arasında daha güçlü bir konuma gelmesi için çalışıyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>En çok Ar-Ge harcaması yapan 10 şirket arasında </strong></p>

<p>Türkiye AR-GE 500 Araştırması’na göre ilaç sektöründe en çok Ar-Ge harcaması yapan 10 şirket arasında yer alan Polifarma'nın geçtiğimiz yıl hizmete aldığı Tekirdağ Ergene'deki yeni Ar-Ge merkezi, şirketin nadir hastalıklar alanındaki uzun vadeli vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor. 11 bin 233 metrekare alan üzerine kurulan merkez, Türkiye'de İlaç Etkin Maddesi (API) sentezi yetkinliğine ve onayına sahip yalnızca altı ilaç firması merkezinden biri olarak öne çıkıyor. Antisens oligonükleotid üretim platformuna yatırım yapan ilk ve tek Türk firması olan Polifarma, bu altyapı sayesinde mRNA teknolojileri ve genetik hastalıkların tedavisine yönelik ileri araştırmalar yürütmeyi hedefliyor. GLP normlarına uygun altyapıyla tasarlanan merkezde API üretim tesisleri, biyoteknolojik ürünlere yönelik üretim hatları, ileri otomasyon sistemleri ve sürdürülebilirlik odaklı atık yönetimi altyapıları bulunuyor. Merkez aynı zamanda kişiselleştirilmiş tıp uygulamaları ve nadir hastalıklara yönelik yeni tedavilerin geliştirilmesi için önemli bir araştırma platformu işlevi görüyor. Bu tesiste SMA tedavisine yönelik etkin madde üretiminin yanı sıra gelecekte ilacın üretimi ile farklı nadir hastalıklara yönelik ilaç ve etkin madde geliştirme çalışmalarının da yürütülmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>Yetim ilaçla Altın Havan Ödülü aldı</strong></p>

<p>Polifarma'nın nadir hastalıklar alanındaki çalışmalarının çok yönlü olduğuna ve bu alana yatırım yaptıklarına dikkat çeken Başbuğ Öke, şunları söyledi:</p>

<p>“Hem etkin madde hem de bitmiş ürün formunda üretimini gerçekleştirebildiğimiz; yetişkinlerde ve 2 yaş üzeri sistinozisli çocuklarda korneal sistin kristal birikimlerinin tedavisinde endike olan ürünümüz ile Altın Havan Ödülleri’nde, ‘Bir Yetim İlacın Etkin Maddeden Bitmiş Ürüne Dikey Entegrasyon ile Yerli Üretimi Projesi’ kapsamında ödüle layık görüldük. Şirketimizin reçeteli pazarlar bölümü bünyesinde, nadir hastalıklar alanında aktif olarak çalışılan üç ürünümüz bulunuyor. Herediter anjiyoödem tedavisinde kullanılan ikatibant asetat etkin maddeli ürünümüz ile başlayan ilk çalışmamız, nadir hastalıklarda fark yaratma ve bu alanda büyüme hedefimiz açısından önemli bir adım oldu. Ardından, kistik fibrozis tedavisinde kullanılan tobramisin etkin maddeli inhaler antibiyotiğimiz ile nadir hastalıklar portföyümüze yeni bir ürün daha ekledik. Son olarak, fenilketonüri ile ilgili bir adım attık ve bu alanda sapropterin etkin maddeli ürün sunan Türkiye’deki tek yerli firma olduk. 2027 yılının ilk aylarında hayata geçirmeyi planladığımız yeni projelerle portföyümüzü daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Hastaların yaşam kalitesini artıran, erişilebilir ve sürdürülebilir çözümler geliştirmeye devam ederken, nadir hastalıklara değer veren ve bu alanda sürdürülebilir katkı sağlamayı hedefleyen bir firma olma yolunda ilerlemenin gururunu yaşıyoruz.”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/polifarmadan-yetim-ilaclarda-yerli-hamle</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 08:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/basliksiz-1-1045.jpg" type="image/jpeg" length="43685"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SGK'dan sağlıkta yeni tarife: Kamu ve özel hastanelerde ücretler değişti]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/sgkdan-saglikta-yeni-tarife-kamu-ve-ozel-hastanelerde-ucretler-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/sgkdan-saglikta-yeni-tarife-kamu-ve-ozel-hastanelerde-ucretler-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Sağlık Uygulama Tebliği'nde yaptığı değişiklik Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle kamu ve özel sağlık kuruluşlarında uygulanacak muayene katılım payları yeniden belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SGK muayene katılım paylarını yeniden düzenledi</strong></p>

<p>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Sağlık Uygulama Tebliği'nde yaptığı değişiklikle kamu, üniversite ve özel sağlık kuruluşlarında uygulanacak muayene katılım paylarını güncelledi. Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme, 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yeni tarifeye göre, ikinci basamak resmi sağlık hizmeti sunucularında hekim ve diş hekimi muayeneleri için katılım payı 50 TL olarak uygulanacak.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı'na bağlı eğitim ve araştırma hastaneleri, üçüncü basamak devlet hastaneleri ile devlet üniversitelerinin tıp ve diş hekimliği fakülteleri ve sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinde ise muayene katılım payı 90 TL olarak belirlendi.</p>

<p>Vakıf üniversitelerinin tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinde, ayrıca ikinci ve üçüncü basamak özel sağlık kuruluşlarında yapılacak muayenelerde katılım payı 100 TL olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenlemeyle birlikte aile hekimlerinin sevkiyle gerçekleştirilen muayenelerde önemli bir kolaylık da getirildi. Sağlık Bakanlığı tarafından sözleşme yapılmış, görevlendirilmiş veya yetkilendirilmiş aile hekimlerinin sevkiyle sağlık kuruluşlarına başvuran kişilerden alınacak muayene katılım payı yüzde 50 indirimli tahsil edilecek.</p>

<p>Öte yandan Sağlık Uygulama Tebliği'nde yer alan ilgili maddede bulunan "5" ibaresi de "30" olarak değiştirildi. Yeni düzenleme, Resmi Gazete'de yayımlandığı 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/sgkdan-saglikta-yeni-tarife-kamu-ve-ozel-hastanelerde-ucretler-degisti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/basliksiz-1-1023.jpg" type="image/jpeg" length="38728"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sırma Maden Suyu Krizi: “İçmeyin” Uyarısı Yapıldı!]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/sirma-maden-suyu-krizi-icmeyin-uyarisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/sirma-maden-suyu-krizi-icmeyin-uyarisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsviçre, Türkiye menşeli Sırma Maden Suyu’nun belirli bir üretim partisi için geri çağırma kararı aldı. Kararın, yapılan resmi analizlerde söz konusu ürün grubunda “yüksek bor (boron) içeriği” tespit edilmesi üzerine alındığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsviçre’de faaliyet gösteren dağıtım şirketi üzerinden piyasaya sunulan ürün, gıda güvenliği denetimleri kapsamında incelendi. Denetim sonuçlarının ardından, ilgili partinin tüketilmemesi ve satış noktalarına iade edilmesi yönünde uyarı yayımlandı.</p>

<p>Yetkililer, geri çağırmanın tüm ürünleri kapsamadığını, yalnızca belirli bir üretim serisiyle sınırlı olduğunu vurguladı. İlgili partinin üretim tarihinin 2 Eylül 2025, son tüketim tarihinin ise 26 Kasım 2026 olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h3>Tartışmanın odağında: Bor seviyesi</h3>

<p>Geri çağırma kararının merkezinde, doğal mineralli sularda jeolojik kaynaklardan gelen bor elementi bulunuyor. Bor, yer altı su kaynaklarının yapısına bağlı olarak doğal şekilde içme sularında yer alabiliyor ve oranı bölgeden bölgeye değişiklik gösterebiliyor.</p>

<p>İsviçre makamlarının değerlendirmesinde, ilgili partideki bor seviyesinin ülke içi kabul edilen sınırların üzerinde olduğu ifade edildi. Bu durum, ürünün güvenlik değerlendirmesinin yerel standartlara göre yapıldığını da ortaya koydu.</p>

<hr />
<h3>Standartlar neden farklı?</h3>

<p>Uluslararası alanda bor için tek ve ortak bir sınır değeri bulunmuyor. Bu durum ülkeler arasında farklı değerlendirmelere yol açabiliyor.</p>

<ul>
 <li>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), içme suyu için boru kılavuz değerlerle değerlendiriyor</li>
 <li>Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), günlük tolere edilebilir alım seviyeleri üzerinden risk analizi yapıyor</li>
 <li>Bazı ülkeler ise mineral suyu doğrudan borat bileşikleri üzerinden sınırlandırıyor</li>
</ul>

<p>Bu farklı yaklaşımlar, aynı ürünün bir ülkede satışta kalırken başka bir ülkede geri çağrılmasına neden olabiliyor.</p>

<hr />
<h3>Türkiye’deki durum</h3>

<p>Türkiye’de doğal mineralli sularda bor seviyeleri, bazı kaynaklarda daha yüksek değerlere ulaşabilse de mevcut mevzuat çerçevesinde genellikle uygun kabul edilebiliyor. Bu nedenle ürünün Türkiye pazarındaki durumu ile İsviçre’deki değerlendirme kriterleri arasında farklılık oluşabiliyor.</p>

<hr />
<h3>Sadece bir parti etkileniyor</h3>

<p>Yetkililer, geri çağırmanın markanın tüm üretimini kapsamadığını özellikle vurguluyor. Sadece belirli bir üretim bandında tespit edilen değerler nedeniyle sınırlı bir geri çağırma süreci yürütülüyor.</p>

<hr />
<h3>Gözler gıda güvenliği standartlarında</h3>

<p>Yaşanan gelişme, doğal kaynaklı ürünlerde ülkeler arasındaki gıda güvenliği standart farklarını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre bu tür olaylar, özellikle mineral içeriği doğal olarak değişken olan ürünlerde sıkça tartışma konusu olabiliyor.</p>

<p>Kaynak: https://polizeiticker.ch/artikel/zu-hoher-bor-gehalt-mineralwasser-zurueckgerufen-278728?utm_source=chatgpt.com#google_vignette</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/sirma-maden-suyu-krizi-icmeyin-uyarisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/06/basliksiz-1-946.gif" type="image/jpeg" length="22165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Gazi Yaşargil Şeyh Said İsyanında Doğdu, Dünyanın En Büyük Cerrahı Oldu]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/prof-dr-gazi-yasargil-seyh-said-isyaninda-dogdu-dunyanin-en-buyuk-cerrahi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/prof-dr-gazi-yasargil-seyh-said-isyaninda-dogdu-dunyanin-en-buyuk-cerrahi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern beyin cerrahisinin kurucularından, "Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı" unvanına layık görülen Prof. Dr. Gazi Yaşargil'in hayatı, yalnızca bilimsel başarılarla değil, adeta bir romanı andıran doğum hikâyesiyle de dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsan beynine dair cerrahi teknikleri değiştiren ve milyonlarca hastanın hayatına dokunan Yaşargil'in yaşamı, Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki çalkantılı günlerde başladı.</p>

<h2>Şeyh Said İsyanının Ortasında Bir Doğum</h2>

<p>1925 yılında yaşanan Şeyh Said İsyanı sırasında ayaklanmanın merkezlerinden biri olan Diyarbakır'ın Lice ilçesi, isyancı grupların kuşatması altındaydı. İlçede devleti temsil eden Kaymakam Asım Bey'in emrinde yalnızca küçük bir güvenlik birliği bulunuyordu. Direnişin sürdürülememesi üzerine Kaymakam Asım Bey, eşi Sehavet Hanım ve iki yaşındaki kızları Selma rehin alındı.</p>

<p>Altı aylık hamile olan Sehavet Hanım, ailesiyle birlikte Lice ve Hani arasındaki yüksek dağlık bölgelere götürüldü. Kış şartlarının hüküm sürdüğü, kar altında kalan mezralarda ve mağaralarda aylarca tutuldu. Rehine hayatı boyunca açlık, soğuk ve ölüm korkusuyla mücadele eden aile için en zor günler yaşanıyordu.</p>

<p>Ancak bu zorlu koşullar içerisinde tarihe geçecek bir mucize gerçekleşti. Sehavet Hanım, dağ başındaki bir mezrada sağlıklı bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Kaymakam Asım Bey, oğluna "savaştan sağ ve zaferle dönmüş kişi" anlamına gelen <strong>Gazi</strong> adını verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>O bebek, ilerleyen yıllarda dünyanın en saygın beyin cerrahlarından biri olacak <strong>Prof. Dr. Gazi Yaşargil'di.</strong></p>

<h2>Tıp Dünyasının Efsanesi Oldu</h2>

<p>6 Temmuz 1925'te dünyaya gelen Gazi Yaşargil, ilk ve orta öğrenimini Türkiye'de tamamladıktan sonra tıp eğitimine başladı. Daha sonra Avrupa'ya giderek kariyerini İsviçre'de sürdürdü.</p>

<p>Özellikle Zürich Üniversitesi'nde yürüttüğü çalışmalarla nöroşirürji alanında devrim niteliğinde yeniliklere imza attı. Beyin ameliyatlarında kullanılan mikroskopik cerrahi tekniklerin geliştirilmesinde öncü rol oynayan Yaşargil, bugün dünyanın dört bir yanında uygulanan modern beyin cerrahisinin temelini attı.</p>

<h2>Mikronöroşirürjinin Babası</h2>

<p>Gazi Yaşargil'in geliştirdiği yöntemler sayesinde daha önce ulaşılamayan beyin damarlarına ve hassas sinir dokularına zarar vermeden müdahale edilebilmesi mümkün hale geldi.</p>

<p>Cerrahi alanda geliştirdiği:</p>

<ul>
 <li>Mikrocerrahi teknikler,</li>
 <li>Beyin damar ameliyatları,</li>
 <li>Anevrizma operasyonları,</li>
 <li>Bypass yöntemleri,</li>
 <li>Cerrahi ekipman ve klips sistemleri,</li>
</ul>

<p>nöroşirürji tarihinde dönüm noktası olarak kabul edildi.</p>

<p>Bugün dünyanın birçok ülkesinde kullanılan çok sayıda teknik ve ekipman hâlâ onun adıyla anılıyor.</p>

<h2>"Yüzyılın Beyin Cerrahı"</h2>

<p>Amerikan Nörolojik Cerrahlar Kongresi tarafından Prof. Dr. Gazi Yaşargil, 1999 yılında "<strong>Yüzyılın Beyin Cerrahı</strong>" olarak ilan edildi.</p>

<p>Bu unvan, yalnızca bir bilim insanına verilen ödül değil, aynı zamanda modern nöroşirürjinin şekillenmesinde oynadığı benzersiz rolün de uluslararası kabulü anlamına geliyordu.</p>

<p>Tıp çevrelerinde Yaşargil için sık sık şu ifade kullanıldı:</p>

<blockquote>
<p>"Beyin cerrahisini Yaşargil'den önce ve Yaşargil'den sonra diye iki döneme ayırmak mümkündür."</p>
</blockquote>

<h2>Binlerce Cerrahın Hocası</h2>

<p>Yaşargil yalnızca başarılı ameliyatlarıyla değil, yetiştirdiği öğrencilerle de dünya tıbbına yön verdi.</p>

<p>Yüzlerce beyin cerrahını eğiten, binlerce hekimin yetişmesine katkı sağlayan Yaşargil'in geliştirdiği teknikler bugün milyonlarca hastanın yaşamına umut olmaya devam ediyor.</p>

<p>Bilimsel çalışmaları yüzlerce makale ve kitapta yer aldı. Dünyanın en prestijli üniversitelerinde dersler verdi, sayısız ödüle layık görüldü.</p>

<h2>İnsanlığa Adanmış Bir Ömür</h2>

<p>Dağlarda rehin tutulan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Gazi Yaşargil, yaşamı boyunca insan beyninin sırlarını çözmeye ve hastalara şifa olmaya adandı.</p>

<p>Zorlu şartlarda başlayan hayat yolculuğu, onu yalnızca Türkiye'nin değil, tüm insanlığın ortak gururlarından biri haline getirdi.</p>

<p>10 Haziran 2025 tarihinde hayata veda eden Prof. Dr. Gazi Yaşargil, geride modern beyin cerrahisini değiştiren bir bilim mirası bıraktı.</p>

<p>Bugün dünyanın dört bir yanında gerçekleştirilen sayısız beyin ameliyatında onun geliştirdiği yöntemlerin izleri bulunuyor.</p>

<p>Bir dağ mezrasında başlayan hayat, tıp tarihine altın harflerle yazılan bir başarı hikâyesine dönüştü.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberde İnsan, Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/prof-dr-gazi-yasargil-seyh-said-isyaninda-dogdu-dunyanin-en-buyuk-cerrahi-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/06/basliksiz-1-kurtarildi-747.gif" type="image/jpeg" length="26638"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Polifarma’da e-KT dönemi başladı]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/polifarmada-e-kt-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/polifarmada-e-kt-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Bir karekod; daha az kağıt, daha az karbon ayak izi, gelecek için daha çok fayda” yaklaşımıyla Elektronik Kullanma Talimatı (e-KT) uygulamasına geçiş sürecini Nisan 2026’da kademeli olarak başlatan Polifarma, dijitalleşme, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda önemli bir adım attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Türkiye'nin öncü ilaç firmalarından Polifarma, teknolojiyi insan sağlığı, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik odağında geliştirme hedefi doğrultusunda önemli bir adım attı. Polifarma, Elektronik Kullanma Talimatı (e-KT) uygulamasına geçiş sürecini Nisan 2026 itibarıyla kademeli olarak başlattı.</p>

<p>İlaç kutularında yer alan basılı kullanma talimatlarının karekod aracılığıyla dijital ortama taşınmasını sağlayan e-KT sistemi, çevresel faydalarının yanı sıra hasta deneyimini ve erişilebilirliği güçlendiren yenilikçi bir uygulama olarak öne çıkıyor. Polifarma'nın kademeli olarak hayata geçirdiği bu dönüşüm sayesinde hastalar, ilaç kutuları üzerindeki karekodu akıllı cihazlarıyla okutarak kullanma talimatlarına hızlı ve kolay şekilde erişebiliyor. Böylece güncellenen bilgiler eş zamanlı olarak sisteme yansırken kullanıcılara her zaman en güncel içerik sunuluyor. Polifarma, bu dönüşümü “Bir karekod; daha az kağıt, daha az karbon ayak izi, gelecek için daha çok fayda” yaklaşımıyla hayata geçirerek dijitalleşme, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik hedeflerini bir araya getiriyor.</p>

<p><strong>Yılda 160 ton kağıt tasarrufu hedefleniyor</strong></p>

<p>Polifarma, e-KT uygulamasıyla sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını bir adım daha ileri taşıyor. Uygulamanın yaygınlaşmasıyla yılda yaklaşık 160 ton kağıt tasarrufu elde edilmesi ve yaklaşık 600 ton karbon emisyonunun azaltılması hedefleniyor. Basılı kullanma talimatlarının üretim, depolama ve lojistik süreçlerinde kullanılan kaynakların azalması sayesinde doğal kaynak tüketimi daha verimli hale geliyor. Atık miktarının önemli ölçüde azalmasını destekleyen sistem, baskı ve lojistik süreçlerinde sağladığı verimlilik sayesinde yakıt tüketiminin ve buna bağlı çevresel etkilerin azaltılmasına da katkı sunuyor.</p>

<p><strong>Hasta odaklı ve erişilebilir bir deneyim</strong></p>

<p>Polifarma yeni sistemle aynı zamanda hasta deneyimini güçlendiren önemli bir adım atmış oldu. Kullanıcılar ihtiyaç duydukları bilgilere anında ulaşabilmesine imkan sağlayan e-KT sisteminin dijital erişilebilirlik özellikleri daha kapsayıcı bir kullanım deneyimi sağlanıyor. Güncel bilgiye hızlı ve kolay erişim imkanı sunan sistem, ilaç kullanım süreçlerinde de kullanıcıların ihtiyaç duyduğu bilgilere daha etkin şekilde ulaşmasına olanak tanıyor.</p>

<p><strong>Operasyonel verimlilikte yeni dönem</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>e-KT uygulaması yalnızca çevresel ve kullanıcı odaklı faydalar sunmakla kalmıyor; aynı zamanda operasyonel süreçlerde de önemli kazanımlar sağlıyor. Basım ve doküman yönetimi süreçlerinin dijitalleşmesiyle çalışanların zaman tasarrufu elde etmesi ve bu zamanı daha katma değerli işlere yönlendirebilmesi mümkün hale geliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/polifarmada-e-kt-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/06/polifarma-3.jpeg" type="image/jpeg" length="31587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Polifarma, İSO 500 Listesinde  26 Basamak Birden Yükselerek 286’ncı Sırada Yer Aldı]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/polifarma-iso-500-listesinde-26-basamak-birden-yukselerek-286nci-sirada-yer-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/polifarma-iso-500-listesinde-26-basamak-birden-yukselerek-286nci-sirada-yer-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İSO 500 2025 listesinde geçen yıla göre 26 basamak birden yükselerek 286’ncı sırada yer alan Polifarma, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasındaki yükselişini sürdürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Polifarma, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” listesinde geçen yıla göre 26 basamak birden yükselerek 286’ncı sırada yer aldı. Aynı zamanda bulunduğu ilaç sektöründeki yükselişini sürdüren Polifarma; yerli ilaç sanayisindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıllık yaklaşık 500 milyon kutu ve serum üretim kapasitesine sahip olan ve ürünlerini 55 ülkeye ihraç eden şirket, Ar-Ge ve yerli etkin madde üretimine yönelik yatırımlarıyla hem Türkiye’deki hem de global pazardaki konumunu her geçen gün güçlendiriyor. 2025 yılında 9,5 milyar TL’nin üzerinde üretimden satış gerçekleştiren şirket, 9,7 milyar TL’nin üzerindeki net satışla,<strong> </strong>Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının yer aldığı listede yükselişini sürdürdü.</p>

<p><strong>55 ülkeye ihracat yapıyor</strong></p>

<p>Tekirdağ Ergene’de yaklaşık 62 bin metrekare alan üzerine kurulu üretim tesislerinde faaliyet gösteren Polifarma; ilaç, serum, parenteral beslenme solüsyonları, tıbbi cihaz ve veteriner ürünleri dahil farklı alanlarda yıllık yaklaşık 500 milyon kutu ve serum üretim kapasitesine sahip bulunuyor. Şirket, ürünlerini 55 ülkeye ihraç ederken, 47 ülkede ruhsatlı ürün portföyüyle küresel pazarlardaki varlığını da güçlendiriyor.</p>

<p><strong>Yüzde yüz yerli sermaye</strong></p>

<p>40 yıllık tecrübesi, yüksek üretim kapasitesi, Ar-Ge yetkinliği ve sürdürülebilir büyüme vizyonu sayesinde 2025 yılında da listede yükselerek yer alan Polifarma; gerçekleştirdiği yatırımlarla ilaçta yerli üretimin artırılması ve yüksek katma değerli teknolojilerin Türkiye’ye kazandırılması hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’nin en çok Ar-Ge harcaması yapan ve Ar-Ge harcamasını en fazla artıran firmaları arasında yer alan Polifarma’nın, 2025 yılında faaliyete geçirdiği PolAr-Ge merkezi, ilaç etkin madde geliştirme ve üretimi alanında Türkiye’nin en kapsamlı merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Bu merkezde etkin madde sentezinden bitmiş ürün geliştirmeye kadar uzanan entegre bir yapıya sahip olan Polifarma, özellikle nadir hastalıklar ve ileri teknoloji gerektiren tedavi alanlarına yönelik çalışmalar yürütüyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası, Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/polifarma-iso-500-listesinde-26-basamak-birden-yukselerek-286nci-sirada-yer-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/06/basliksiz-1-kurtarildi-kurtarildi-kurtarildi-kurtarildi-kurtarildi-32.jpg" type="image/jpeg" length="37414"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SGK geri ödeme listesini genişletti: 32 ilaç daha kapsama alındı]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/sgk-geri-odeme-listesini-genisletti-32-ilac-daha-kapsama-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/sgk-geri-odeme-listesini-genisletti-32-ilac-daha-kapsama-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), vatandaşların tedavi imkanlarına erişimini kolaylaştırmak amacıyla 32 ilacı daha geri ödeme listesine ekledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla 32 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını açıkladı. Bakan Işıkhan, sağlık hizmetlerinde vatandaşların tedavi imkanlarına ulaşmasını kolaylaştırmaya devam ettiklerini belirtti.</p>

<p><img height="680" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/06/h-km-e-p-p-w-q-a-a9-v-b-k.jpg" width="544" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geri ödeme kapsamına alınan yeni ilaçların 21'inin yerli üretim olduğunu vurgulayan Bakan Işıkhan, bu adımla birlikte sağlıkta yerli ve milli kapasitenin daha da güçlendiğini ifade etti. Yerli üretime verilen destek, sektörün gelişimi açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p>Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda yeni düzenlemenin detaylarını aktaran Bakan Işıkhan, geri ödeme listesine eklenen ilaçların hastalara şifa olmasını temenni ederek tüm vatandaşlara sağlıklı bir ömür diledi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/sgk-geri-odeme-listesini-genisletti-32-ilac-daha-kapsama-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/06/basliksiz-1-kurtarildi-kurtarildi-kurtarildi-kurtarildi-24.jpg" type="image/jpeg" length="14118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu: "10 Milyonun Üstünde İnsana 513 Ton Kilo Kaybettirdik"]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/saglik-bakani-memisoglu-10-milyonun-ustunde-insana-513-ton-kilo-kaybettirdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/saglik-bakani-memisoglu-10-milyonun-ustunde-insana-513-ton-kilo-kaybettirdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye genelinde büyük bir hareketlilik başlatacak olan "Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyasının tanıtım etkinliğine katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen ve renkli anlara sahne olan etkinlikte konuşan Memişoğlu, Türkiye'nin koruyucu sağlık hizmetlerinde ulaştığı başarıyı çarpıcı rakamlarla gözler önüne serdi. Geçtiğimiz yıl yürütülen çalışmalar neticesinde 10 milyondan fazla vatandaşa ulaşıldığını belirten Bakan, <strong>"Geçen sene 10 milyonun üstünde insana tam 513 ton kilo kaybettirdik"</strong> dedi.</p>

<h3>Seymenlerle Misket Oynadı, Takım Elbiseyi Çıkarıp Spor Yaptı</h3>

<p>Etkinlik alanına gelişinde Ankara'nın simgesi seymenler tarafından karşılanan Bakan Memişoğlu, sergilenen gösteriyi izledikten sonra seymenlerle birlikte misket oynayarak alandaki coşkuya ortak oldu. Konuşması öncesinde kravatını ve ceketini çıkaran Memişoğlu, sağlıklı bir yaşam için hareket etmenin önemini bizzat uygulayarak gösterdi. Konuşmasının ardından stantları gezen Bakan, hem bisiklet sürdü hem de basketbol oynayarak vatandaşları harekete davet etti.</p>

<h3>"Hedefimiz Hastalanmadan Bedeni Korumak"</h3>

<p>Türkiye'nin son 24 yılda sağlık hizmetlerinde dünyaya örnek bir model sunduğunu vurgulayan Bakan Memişoğlu, artık önceliğin "hastalıkları tedavi etmek" kadar <strong>"hastalanmadan bedeni koruma kültürünü geliştirmek"</strong> olduğunu ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>"Bizler bu sağlık hizmetinin yanında esasında sağlık kültürü oluşturup insanların hastalanmadan bedenini korumayı, sağlığını koruma kültürünü geliştirmemiz gerektiğini düşünüyoruz. O nedenle de koruyan sağlık sisteminde ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ diyoruz."</p>
</blockquote>

<p>1,5 milyon kişilik dev bir sağlık ordusuyla hem tedavi hem de koruyucu sağlık hizmeti verdiklerini hatırlatan Memişoğlu, toplumun önündeki en büyük iki riskin <strong>yoğun hareketsizlik ve bağımlılık</strong> olduğuna dikkat çekti.</p>

<h3>513 Ton Kilo Kaybı ve Erken Teşhis Başarısı</h3>

<p>Geçtiğimiz yıl başlatılan "Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" mottosunun meyvelerini topladıklarını belirten Bakan Memişoğlu, meydanlarda ve alışveriş merkezlerinde yapılan ölçümlerle farkındalık oluşturduklarını söyledi. Obezite ve hareketsizlikle mücadelede Sağlıklı Hayat Merkezleri’nin (SHM) rolüne değinen Bakan, şu verileri paylaştı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Obezite ile Mücadele:</strong> Boy ve kilo ölçümü yapılan 10 milyonun üzerinde vatandaş, diyetisyen ve fizyoterapistlere yönlendirilerek toplamda <strong>513 ton kilo kaybı</strong> sağlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kanser Tarama Seferberliği:</strong> Geçen yıl <strong>7.7 milyon vatandaş</strong> telefonla aranarak kanser taramalarına davet edildi. Bu sayede, henüz klinik belirtiler başlamadan erken safhada <strong>28 binin üzerinde</strong> kanser vakası yakalanarak tedavi altına alındı.</p>
 </li>
</ul>

<h3>"Nüfus Cüzdanınız Değil, Kaslarınızın Yaşı Önemli"</h3>

<p>Türkiye genelinde <strong>348 adet Sağlıklı Hayat Merkezi</strong> bulunduğunu ve bu merkezlerde diyetisyenden psikoloğa, kanser taramasından gebe okuluna kadar 17 farklı hizmetin <strong>tamamen ücretsiz</strong> sunulduğunu hatırlatan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, vatandaşlara çağrıda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Nüfus cüzdanınızda hangi yaş yazarsa yazsın bedeninizin, kaslarınızın yaşı önemlidir. Ve siz bu yaşı genç tutmak için hareketli olmak zorundasınız. Biz sizleri hastanelerde beklemeyeceğiz; mobil ekiplerimizle, aile hekimlerimizle sahada olacağız. Lütfen beraber kilolarımızı verelim, hareketli olalım, sağlıklı kalalım."</p>
</blockquote></p>]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/saglik-bakani-memisoglu-10-milyonun-ustunde-insana-513-ton-kilo-kaybettirdik</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/06/basliksiz-1-kurtarildi-kurtarildi-kurtarildi-75.jpg" type="image/jpeg" length="29897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şeref Özata Sordu, Ahmet Maranki Yanıtladı! Anne ve Babalar İçin Hayati Uyarılar!]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/seref-ozata-sordu-ahmet-maranki-yanitladi-anne-ve-babalar-icin-hayati-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/seref-ozata-sordu-ahmet-maranki-yanitladi-anne-ve-babalar-icin-hayati-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekovitrin Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Şeref Özata, Kastamonu atalık Siyez buğdayının tescil edilmesinden geleneksel İnebolu pazarına, yerli üretim bitkisel kapsüllerden dünya pazarına uzanan çalışmaları yerinde incelemek üzere Ahmet Maranki’yi İstanbul Topkapı’daki Kozmik Yaşam Merkezi’nde ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de gıda güvenliği, ata tohumlarının korunması, hibrit yağlar, gizli tehlike emülgatörler ve nişasta bazlı şekerlerin insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerinin masaya yatırıldığı bu derinlikli söyleşide, Maranki çarpıcı uyarılarda ve çözüm önerilerinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[youtube-video]https://www.youtube.com/watch?v=sH-TTqX0ToE[/youtube-video]</p>

<p><strong>Şeref Özata: Türkiye’de gıda güvenliği konusunda sorular sormak istiyorum size. Türkiye’de gıda güvenliği konusunda nerelerdeyiz? Sanal marketlerden, pazarlardan her taraftan inanılmaz bir pompalama var. Ama bunun insan sağlığıyla ilgisi ya da güvenilir gıda olup olmadığına baktığımızda cevap alamıyoruz. Gıda egemenliği kimin elinde?</strong></p>

<p><strong>Ahmet Maranki:</strong> Çok doğru bir noktaya parmak bastınız Şeref Bey. Dünyada küresel güçlerin başlattığı bir çalışma var. Henry Kissinger’ın ünlü bir sözüyle başlayalım: "Petrolü kontrol eden devletleri kontrol eder, gıdayı kontrol eden ise insanları kontrol eder." Hakikaten bugüne kadar gördüğümüz kadarıyla bu planı gerçekleştirdiler. Şu anda Sayın Cumhurbaşkanımızın da çok önemli bir sözü var; "Gıda güvenliği ülke güvenliği kadar önemlidir" diyor. Neden? Çünkü şu anda dünyada büyük bir gıda güvensizliği var. Bugün hastanelerin sayıları her ay, her yıl katlanarak artıyorsa burada bir problem var demektir. 1970’li yıllarda İstanbul’da sadece 5 tane hastane vardı; Şişli Etfal, Vakıf Gureba, Çapa, Cerrahpaşa ve Kadıköy’de bir yer vardı. Bugün özelleriyle beraber İstanbul’da 300’ün üzerinde hastane var ama yine de yeterli olmuyor. İşte bunun temel sebebi güvensiz gıdalardır.</p>

<p><strong>Şeref Özata: Nedir bu güvensiz gıdalar, bizi nasıl etkiliyorlar?</strong></p>

<p><strong>Ahmet Maranki:</strong> Birincisi katkı maddeleri, yani emülgatör dediğimiz "E" kodlu maddelerdir. Piyada şu an yaklaşık 1500 adet katkı maddesi var ve bunların %80’i zararlı kimyasallardan oluşuyor. Ne yazık ki inanç yönünden bakanlar için de domuz türevli karışımlar içeriyorlar, bu da helal-haram noktasında ayrı bir güvensizlik yaratıyor. Bu maddeler gıdaların raf ömrünü uzatıyor, çeşni, tat ve koku veriyor, yumuşak tutuyor ama bir bedeli var; karaciğerimizi ve böbreklerimizi bozuyor. İkincisi ise Çin tuzu dediğimiz monosodyum glutamattır. Anneler evde köfte yapıyor ama çocuk yemiyor. Niye? Çünkü o fastfoodlarda Çin tuzunu alan çocukta bu madde bir uyuşturucu gibi bağımlılık yapıyor ve çocuk evdeki doğal yemeği beğenmiyor.</p>

<p>Üçüncü büyük tehlike ise süttür. İnekler ve danalar bile hayatlarının sadece belli bir döneminde süt emerken, insanlara sürekli süt pompalanıyor. Profesör Doktor Ahmet Aydın’ın da belirttiği gibi süt mukustur. Biz sütü doğrudan içmek yerine Allah’ın yarattığı o sütten ev yoğurdu, kefir ve peynir yapıp tüketmeliyiz. Bilinenin aksine günde 50 gram geleneksel tereyağı yemek insanlığın kurtuluşuna vesiledir, çünkü bunlar bizim beyin kodlarımızda olan gıdalardır.</p>

<p><strong>Şeref Özata: Tahıllar ve diğer temel gıda ürünlerindeki dönüşüm hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></p>

<p><strong>Ahmet Maranki:</strong> Küresel güçlerin ikinci büyük hedefi tahılı bozmaktı; "Harsı (tarımı) bozup nesli bozacağım" dediler ve yaptılar. Anadolu’da DNA’sı 14 kromozom olan atalık Karakılçık ve Siyez gibi buğdaylarımızın genetiği bugün çaprazlanarak 48 kromozoma kadar çıkarıldı. Protein değerleri farklılaştı. Nuh’un gemisinden çıkan o orijinal gıdaları beynimiz tanımadığı için bedenimiz buna hastalıklarla tepki gösteriyor. Bugün en büyük problem bağırsak emilim problemidir; herkeste bir kabızlık ve çölyak var. Bunun sebebi genetiği değişmiş gıdalardaki yüksek glutendir. Gluten, Latince "glu" yani tutkal demektir. Bağırsağı yapıştırıyor ve kilitliyor. Esas beyin bağırsaktır; yediklerimiz bağırsakta özümlenip karaciğere gider. Karaciğeriniz bloke edilirse yüzünüz gülmez.</p>

<p>Aynı şekilde rafine tuzlar da büyük bir oyun. Doğal bir tuzda 84 mineral vardır ve bizim kültürümüzde ekmekle tuz ikram edilir. Ancak tuzu rafine edip 83 mineralini atıyorlar, geriye sadece sodyum klorür kalıyor. İnsanlar iyot, selenyum, demir, kalsiyum ve çinkoyu nereden alacak? Eskiden kaya tuzundan alıyorlardı. Bizim rafine tuz yerine kristalize olmuş kaya tuzlarını kullanmamız gıda güvenliğini artırır. Yağlar konusunda da kanola, mısır özü ve ayçiçeği gibi hibrit edilmiş, ısıl işlem görmüş rafine yağlar yerine sızma zeytinyağı ve tereyağı tüketmeliyiz. Marketlerde satılan bembeyaz tavuklar da ayrı bir sorun. Doğal tavuk kıpkırmızı olur. Bir salatalık bile 6 ayda yetişirken tavuk nasıl 40 günde yetişir? Bunlara verilen hormonlar ve antibiyotikler, özellikle erkek çocuklarda östrojen dengesini bozuyor, göğüs büyümelerine yol açıyor ve doğurganlık oranını düşürüyor.</p>

<p><strong>Şeref Özata: GDO’lu ürünlere karşı bir süre önce bir savaş başlatmıştınız, bu mücadeleden bir sonuç alabildiniz mi?</strong></p>

<p><strong>Ahmet Maranki:</strong> Konuşmak yetmiyor Şeref Bey, üretmek lazım. Ben bir devlet değilim, duyarlı bir yurttaşım ve yurttaşlık vazifemi yapıyorum. Dönemin Kastamonu Valisi Şehmuz Günaydın, Ticaret Odamız ve Ziraat Odamızla birlikte hareket ederek DNA’sı 14 olan atalık Siyez buğdayını 5 bin ton geliştirdik, çiftçilerimize dağıttık ve Kastamonu adına tescilledik. Hatta bu tohumu 11 yıl önce Amerika Nuh Tatları Presidyumu’na göndererek dünyada geni değişmeyen 10 gıdadan biri olarak tescillettim. Kastamonu Devrekani’de fabrikalarımızı kurduk; Siyez’den yapılmış tarhanamızı, ekmeğimizi, bulgurumuzu ve çocuklarımız için özel sağlıklı atıştırmalıklarımızı ürettik. Lafla değil, fiilen mücadele ediyoruz.</p>

<p><strong>Şeref Özata: Çiftçileri organize ettiğinizi biliyoruz. Sağlıklı ürün alabilmek için ne kadarlık bir çiftçi ailesine ulaştınız? Sizin için kaç aile özel üretim yapıyor?</strong></p>

<p><strong>Ahmet Maranki:</strong> Kimyasal zehir olan pestisiler şu an insan neslini yok ediyor. Meyve ve sebzelerdeki bu zehir miktarı bazen mevzuatta izin verilenin 50 katı fazla çıkıyor ve bunun kontrolü mevcut sistemde mümkün olmuyor. Biz de buna karşılık bir çözüm ürettik. Batı Karadeniz bölgesindeki dürüst, vatanperver çiftçilerimize ata tohumlarımızı, yerli meyve fidanlarımızı verdik ve onlarla alım garantili sözleşme yaptık. 14 yıl önce İstanbul’da organik geleneksel İnebolu pazarını kurduk. Şu an Sinop, Devrekani, Tosya, Çatalzeytin, Bozkurt, İnebolu ve Bartın Melen bölgesinde 300’e yakın sözleşmeli çiftçimiz var. Yaz-kış 12 ay boyunca araçlarımız perşembe gününden ürünleri topluyor, cuma ve cumartesi günleri İnebolu pazarında insanlığın hizmetine sunuyoruz.</p>

<p>Marketlerde devasa boyutta ıspanaklar satılırken, bizim pazarımızda küçücük kuzu ıspanaklar, yerli pırasalar, manda yoğurdu, köy horozları ve doğada kendiliğinden yetişen kırlangıç otu, ıspıt gibi şifalı bitkiler yer alıyor. İnsanı bir kez, iki kez aldatırsınız ama üçüncüde aldanmaz. Bu pazar tam 17 yıldır burada başarıyla ayakta duruyor; insanlar Çatalca’dan, Silivri’den, Yalova’dan arabalarıyla gelip alışveriş yapıyorlar. Biz bunu başardık ve ahirette bizi kurtaracak bir eser bıraktık.</p>

<p><strong>Şeref Özata: Tarım Bakanlığı’nın çiftçilere desteğini yeterli görüyor musunuz? (Kozmik Yaşam Merkezi'ndeki üretim faaliyetlerinizden de bahseder misiniz?)</strong></p>

<p><strong>Ahmet Maranki:</strong> Sizinle 50 yıllık İstanbul Üniversitesi Siyaset Kürsüsü’nden, master ve doktora yıllarından beri beraberiz, ilim yaptık ve birbirimizi iyi tanıyoruz, o yüzden rahat konuşuyorum. İstanbul Topkapı’daki Kozmik Yaşam Merkezi’nde 17 senedir hizmet veriyoruz. Biz bu işe önce kendimiz sağlıklı yaşayalım diye dört ürünle başladık. İneklerin neden hastalanmadığını araştırdık, yonca yediklerini gördük ve Alfa Alfa dağ yoncasını araştırıp tabletini yaptık. İlk defa Avrupa Birliği Gıda Kodeksine uygun şekilde Tarım ve Sağlık Bakanlığı onaylı listelere girdik. Ardından Kur’an-ı Kerim’deki ayetlerden yola çıkarak zencefil ve zerdeçalın tabletini, tozunu ürettik. Denizlerin neden çürümediğini araştırıp kainattaki en önemli bitkilerden biri olan Spirulina yosununu ürettik. Bu yosundaki demir oranı ıspanaktan 54 kat fazladır ve bugün kadınlarımızın en büyük problemi olan demir eksikliğine birebirdir.</p>

<p>Kendimiz için ürettiğimiz bu şifaları sonra ümmetle paylaşalım dedik. Bugün geldiğimiz noktada Bakanlık onaylı 25 tane bitkisel kapsülümüz var. Bunların hepsi 500 kilodan 1 kilo elde edilen özel ekstraktlardır. Son 10 yılda bunu daha da geliştirerek 1 tondan 1 kilo çıkan 3 fazlı Zerdeçal ekstraktını ürettik ki bu teknoloji Avrupa’da bile yok. Berlin laboratuvarlarından "ilaç gibi kullanılabilir" raporu aldık. Korona salgını döneminde Çinlilerin kullandığı pelin otu (yavşan otu) üzerinde çalıştık. Şu an şarküteriden parfüme, temizlik ürünlerinden özel çay ve kahvelere kadar Maranki patentli 1574 ürünümüz bulunuyor. Ayrıca iki doktor kızımla birlikte Frankfurt şubemizi açtık, ürünlerimizi Avrupa Birliği’nde tescilleyerek dünyaya ihracat yapan bir konuma geldik. Medya platformlarında 3,5 milyon takipçimizle hem Allah rızası hem de kulların duası için yolumuza devam ediyoruz.</p>

<p><strong>Şeref Özata: (Merkezde ikram edilen Siyez unlu sağlıklı atıştırmalığı tadarak) Tebrik ederim, başarılar dilerim hocam. Bu atıştırmalık çok lezzetli, tam şeker hastaları için ideal bir ürün bence.</strong></p>

<p><strong>Ahmet Maranki:</strong> Çok önemli bir noktaya değindin Şeref kardeşim. Bugün toplumun en büyük problemi şeker hastalığıdır. Türkiye’de nüfusun üçte biri şeker hastası veya buna meyilli durumda. Kullanılan şeker hapları ve insülinler otoimmün sistemi tamamen bozuyor; artık yeni doğan çocuklar bile Tip 1 diyabet riskiyle doğuyor. Bunun en büyük sebebi genetiği değiştirilmiş gıdalar ve yüksek glutenli beyaz ekmektir. İnsülin pankreasta ve bağırsaklarda salgılanır; siz bağırsağı kilitler, kabız ve çölyak olursanız sistem çöker. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da yıllar önce beyaz ekmeğin tehlikelerine dikkat çekerek siyah ekmeğe geçilmesi yönünde açıklamalar yapmıştı. Ekmeğin mayasında insan sağlığına zararlı 17 emülgatör, Çin tuzu, bromat ve dinen caiz olmayan katkı maddeleri (E920 Sistein) var.</p>

<p>Çocuklarımızı vuran ikinci büyük tehlike ise cips ve patis gibi rafine edilmiş hazır gıdalardır. Yağ 40 derecenin üzerinde yanarsa trans yağ seviyesi katlanır ve o fabrikalarda cipsler akşama kadar o yanmış yağların içinde bulamaç halinde pişer. İşte bu tehlikeye karşı yine iş bize düştü; Kastamonu’da Siyez buğdayından, içinde fındık, ceviz ve antioksidan oranı yüksek üzüm çekirdeği (resveratrol) bulunan, çocukların beyin gelişimini destekleyen bu sağlıklı atıştırmalıkları ürettik. Eğer anne-baba olarak eve bunları koymazsanız, çocuk gider marketten o zehirleri alır ve genç yaşta karaciğer yetmezliği, siroz, egzama veya böbrek iflasıyla karşılaşır. Biz çocuklarımızın geleceği için bu ürünleri ürettik ve insanlığa miras bıraktık. Ziyaretiniz için teşekkür ederim.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası Video Haber, Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/seref-ozata-sordu-ahmet-maranki-yanitladi-anne-ve-babalar-icin-hayati-uyarilar</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/06/basliksiz-1-902.jpg" type="image/jpeg" length="66294"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tek fotoğrafla bitki hastalığı belirleyen sistem geliştirdiler, Cezayir'den talep geldi]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/tek-fotografla-bitki-hastaligi-belirleyen-sistem-gelistirdiler-cezayirden-talep-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/tek-fotografla-bitki-hastaligi-belirleyen-sistem-gelistirdiler-cezayirden-talep-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üniversite öğrencisi Seyyid Ahmed Topbaş ve ortağı, bitkilerdeki hastalık teşhisini çekilen tek bir fotoğraflarla belirleyebilen yapay zeka destekli bir model geliştirdi. Patent süreçleri tamamlanan sistem, çiftçiye akıllı önerilerde bulunarak hastalık zararını en aza indiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akşehir ilçesinde çiftçi bir ailenin çocuğu olan ve küçük yaşlardan beri yazılımla ilgilenen Topbaş, hazır modelleri kullanmak yerine kendi özgün yapay zeka mimarilerini geliştirdiklerini anlattı.<br />
Küçük yaşından itibaren bilgisayar, yazılım, algoritma ile ilgilendiğini ve son yıllarda da yapay zekaya merak sardığını, sürekli araştırmalar yaptığını belirten Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü öğrencisi Topbaş, hazır modelleri kullanmak yerine kendi özgün yapay zeka mimarilerini geliştirdiklerini anlattı.<br />
Akşehir ilçesinde çiftçi bir ailenin çocuğu olduğunu aktaran Topbaş, "Dedem ve babam yıllardır buğday ve diğer bitkisel üretimleri yapıyorlar. Yazılımlar ve yapay zeka kadar tarımla da sahada yakından ilgileniyorum" dedi.<br />
<br />
"5 mühendisin farklı teşhisi ve yanlış ilaç maliyeti projeyi ortaya çıkardı"<br />
Geçen yıl kendi buğday tarlalarında görülen bir hastalık için sahaya 5 farklı ziraat mühendisi çağırdıklarını ve her birinin farklı teşhis koyduğunu dile getiren Topbaş, projenin çıkış hikayesini şu sözlerle anlattı:<br />
"Bu mühendislerin sadece teşhis ve vizite giderleri bile küçük aile işletmeleri için çok ciddi bir yük; sahada bu maliyetler çok yüksek rakamlara ulaşabiliyor. Kaldı ki asıl büyük zarar, yanlış teşhis sonucu tarlaya atılan yanlış ilaçlar ve ziyan olan mahsulden kaynaklanıyor. Bununla ilgili dünyada daha teknolojik sistemler olup olmadığını araştırdım. Bazı sistemler var ancak doğruluk garantisi olmayan, arkasında durulmayan yapılar. Üstelik tamamen online (internete bağlı) çalışıyorlar. Kırsalda internetin çekmediği bir noktada bu sistemlerin donması veya yanlış yönlendirmesi çiftçi için ciddi ürün kayıplarına ve zararlara yol açabiliyor."<br />
<br />
Kırsalın şartlarına uygun; internetten bağımsız<br />
Kırsalda her yerde cep telefonunun internetinin verimli kullanılamadığının bilinciyle, tamamen offline (internetsiz) çalışabilen bir sistem geliştirmek için ortağıyla yola çıktıklarını anlatan Topbaş, yapay zeka ve derin öğrenme sistemlerini kullanarak "EDGE Computing Tabanlı İnternetten Bağımsız Bitki Hastalık Teşhis ve Akıllı Reçeteleme Sistemi" oluşturduklarını kaydetti.<br />
Geliştirdikleri teknolojide 2 yapay zeka ve 1 fenoloji motorunun senkronize çalıştığını belirten Topbaş, sisteme ilişkin şunları söyledi:<br />
"Fenoloji motorumuz anlık ve geçmiş meteoroloji verilerini analiz ediyor. Çiftçimiz tarlasında, örneğin buğdayda bir hastalık gördüğü an bunu fotoğraflayıp sisteme yüklüyor. Bulunduğu yeri manuel belirtmesine gerek yok; sistem bunu GPS verileri üzerinden otomatik doğruluyor ve bölgedeki iklim verileriyle ilişkilendiriyor. Geliştirdiğimiz model, yüklenen tek bir fotoğraftan katmanlı 3 farklı analiz görseli çıkarıyor. O bitkinin yapısına göre nerede, hangi hastalığın başlayabileceğini tespit ediyor. Kendi mimarimiz olan modele ve fenolojik motora yüklenen bu veriler, internete hiç ihtiyaç duymadan cihazın kendi işlemcisi üzerinde (Edge Computing) işleniyor. 15-30 saniyelik çok kısa bir sürede hastalık tahmini tamamlanıyor. Sistemimiz organik tarım yapan üreticilere biyolojik çözüm önerileri sunarken, endüstriyel tarımcılara ise kimyasal çözümler sunuyor. Burada en kritik nokta; bizimkisi ticari bir ilaç markası önerisi değil, doğrudan bilimsel 'etken madde' önerisidir. Üstelik sistem güncellemeleri çok kolay yapılıyor ve kullanıcının internet paketini neredeyse hiç harcamıyor."<br />
<br />
"Kendi modelimizle yüzde 96,82 doğruluğa ulaştık"<br />
Projenin Ar-Ge aşamasında ilk başta küresel hazır Google modellerini test ettiklerini ancak tarımsal sahadaki doğruluk paylarının yüzde 5 ile yüzde 60 arasında kaldığına dikkati çeken genç girişimci, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
"Bu düşük oranlar tarım sektörü için bizi asla tatmin etmedi. Çünkü tarımda yüzde 60 doğruluk, büyük rekolte zararlarına yol açabilecek tehlikeli bir orandır. Çiftçi zaten yüksek girdi maliyetleriyle üretim yaparken, bir sistem hatası yüzünden tüm ürününden olabilir. Biz bu riski yok etmek için kendi yapay zeka modelimizi sıfırdan geliştirdik ve sadece buğdayda şimdiden yüzde 96,82'lik çok yüksek bir doğruluk başarısına ulaştık."<br />
<br />
"Hedefimiz yüzde 100 doğruluk"<br />
Topbaş, sadece buğday özelinde veri tabanına 14 bin 956 doğrulanmış fotoğraf yüklediklerini ve yapay zekayı bu büyük veriyle eğittiklerini belirterek, şöyle konuştu:<br />
"Girişimci olarak hedefimiz her zaman yüzde 100 kusursuz sonuç almak. Örneğin mısır ürünü için veri tabanımızda doğrulanması gereken 80 ile 100 bin arası fotoğraf var. Bunların tamamını sisteme işlediğimizde mısırda da tam isabetle sonuç alabileceğiz. Şu an ayçiçeği ürününde ise etiketleme aşamasındayız. Öz sermayemiz kısıtlı olduğu için adımlarımızı temkinli ve kendi imkanlarımızla atıyoruz; bu aşamada güçlü bir yatırım desteği alabilmemiz süreçlerimizi çok daha hızlandıracaktır. Şu an buğdayda yüzde 96,82 gibi yüksek bir oranda olmamıza rağmen veri optimizasyonuna devam ediyoruz. Sahadaki negatif testleri sıfırlamak için sağlıklı buğday verilerini de sisteme entegre ederek modelin hata payını tamamen ortadan kaldırıyoruz. Veri tabanını daha da genişleterek bu yapay zekayı kusursuz bir uzman haline getireceğiz."<br />
<img height="2048" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/06/a-w720480-01.jpg" width="1536" /><br />
Traktörlere ve dronlara entegre edilebilecek<br />
Google modellerinin aksine, kendi geliştirdikleri modelin tamamen bitkisel üretim ve tarımsal hastalıklar üzerine kurgulanmış özel bir mimari olduğunu ve bunun patentini aldıklarını vurgulayan Seyid Ahmed Topbaş, "Bu teknolojiyi sadece mobil uygulama ile sınırlandırmadık. Geliştirdiğimiz yazılım altyapısı drone ve traktörlere bile entegre edilebilecek esneklikte. Çiftçinin gözle göremediği, tarlanın derinliklerinde başlayan hastalıkları, bu makinelere takılacak akıllı bir kamera aparatı veya drone taraması anında erkenden tespit edebilecek" dedi.<br />
<br />
Uluslararası arenada ilk görüşme Cezayir hükümetiyle<br />
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bazı akademisyenler ve öğretim üyeleri ile sürekli iletişim halinde olduklarını, model geliştirme süreçlerinde bilimsel destek aldıklarını belirten Topbaş, projenin küresel vizyonuna ilişkin şunları söyledi:<br />
"Geliştirdiğimiz tarımsal model uluslararası düzeyde de ilgi görmeye başladı. Afrika'dan heyetler geldi ve kendi bölgeleri için stratejik olan zeytin bitkisiyle ilgili bilgi istediler. Şu an sistemimizde zeytin yok ancak yapılacak iş birlikleriyle zeytin ürününü de hızla çalışıp modele öğretebiliriz. Çünkü her coğrafyanın kendine has zorlukları var; örneğin Afrika'da yaprağın üzerine gelen çöl tozu, standart kameralarda bir hastalık gibi görünebilir. Biz bu tarz çevresel faktörleri yapay zekaya doğru şekilde öğretmeden sahaya hizmet sunmuyoruz. Bu doğrultuda Cezayir hükümeti yetkilileriyle resmi görüşmeler gerçekleştirdik ve onların tarım sahalarına bu sistemi uyarlamak üzere bir çalışma takvimi planlıyoruz. Sistemimiz mimari olarak artık tamamen hazır, bölgeye ait verilerin yüklenmesiyle birlikte küresel ölçekte sonuç almaya başlayacağız."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/tek-fotografla-bitki-hastaligi-belirleyen-sistem-gelistirdiler-cezayirden-talep-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/06/a-w720480-02.jpg" type="image/jpeg" length="51212"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sahte Servisler Mercek Altında: Bakanlık Denetimleri Sıklaştırdı]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/sahte-servisler-mercek-altinda-bakanlik-denetimleri-siklastirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/sahte-servisler-mercek-altinda-bakanlik-denetimleri-siklastirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, internet üzerinden kendilerini yetkili servis gibi tanıtarak tüketicileri mağdur eden kişi ve işletmelere karşı denetimlerini artırırken, vatandaşların güvenilir servis bilgilerine ulaşabilmesi için Servis Bilgi Sistemi'ni (SERBİS) etkin şekilde kullanıma sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, özellikle bakım, onarım ve montaj gibi satış sonrası hizmetlerde tüketicilerin sıklıkla internet arama motorlarına başvurduğu, ancak bu yöntemle ulaşılan servis bilgilerinin her zaman güvenilir olmadığı belirtildi. Arama sonuçlarında üst sıralarda yer alan bazı işletmelerin, üretici ve ithalatçı firmaların marka ve logolarını izinsiz kullanarak yetkili servis izlenimi oluşturduğu ifade edildi.</p>

<p>Yetkililer, yaz aylarının yaklaşmasıyla klima, buzdolabı ve derin dondurucu gibi ürünlerde servis talebinin arttığını, buna paralel olarak sahte servis girişimlerinde de yükseliş yaşandığını vurguladı.</p>

<h3>Tüketiciler Hangi Risklerle Karşılaşıyor?</h3>

<p>Bakanlığa göre sahte servisler nedeniyle tüketiciler yüksek servis ücretleri ödeyebiliyor, orijinal olmayan yedek parçalarla karşılaşabiliyor veya ürünlerini hasarlı şekilde geri alabiliyor. Ayrıca yetkisiz müdahaleler sonucu ürünlerin garanti kapsamı dışına çıkabildiği, bazı durumlarda ise cihazların tamamen kullanılamaz hale gelebildiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, kişisel verilerin talep edilmesi yoluyla dolandırıcılık girişimlerinin de görülebildiğine dikkat çekildi.</p>

<h3>Yetkili Servis Bilgileri SERBİS'te Toplanıyor</h3>

<p>Tüketicilerin güvenilir servis bilgilerine ulaşabilmesi amacıyla geliştirilen Servis Bilgi Sistemi (SERBİS), yetkili servis sorgulamalarının tek merkezden yapılmasına imkan tanıyor. Sistem üzerinden ürünlerin yetkili servis bilgilerine ulaşılabiliyor ve servislerin doğruluğu teyit edilebiliyor.</p>

<p>Bakanlık, üretici ve ithalatçı firmalara yetkili servis bilgilerini sisteme eksiksiz girme ve güncel tutma yükümlülüğü getirildiğini hatırlatarak, vatandaşların servis hizmeti almadan önce bilgileri mutlaka resmi kaynaklardan kontrol etmeleri gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ticaret Bakanlığı, "SERBİS ile güvenli ticaret, güçlü koruma" anlayışıyla sahte servis faaliyetlerine karşı denetim ve yaptırımların kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/sahte-servisler-mercek-altinda-bakanlik-denetimleri-siklastirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2024/03/guney-korede-yeni-doktor-istemiyoruz-krizi-gkgv.webp" type="image/jpeg" length="16402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı Sıcaklarda Su Yerine Çay ve Kahve Tüketmek Vücudu Kurutuyor!]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/asiri-sicaklarda-su-yerine-cay-ve-kahve-tuketmek-vucudu-kurutuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/asiri-sicaklarda-su-yerine-cay-ve-kahve-tuketmek-vucudu-kurutuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, sıcak havalarda sıvı ihtiyacını karşılamak adına yapılan en büyük hatanın su yerine çay ve kahveye yönelmek olduğu konusunda uyarıyor. Kontrolsüz meyve tüketimi, ağır yemekler ve yazın artış gösteren besin zehirlenmeleri de sağlığı tehdit eden diğer unsurlar arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Çay ve Kahve Suyun Yerini Tutmaz, Aksine Vücuttan Su Atar</h2>

<p>Yaz aylarında terleme yoluyla vücudun ciddi oranda su ve elektrolit kaybettiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanları, su tüketiminin hayati önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<p>Toplumda çok sık yapılan bir hataya dikkat çeken uzmanlar, şu uyarılarda bulunuyor:</p>

<blockquote>
<p>"Bireylerin çay ve kahve içerek sıvı ihtiyaçlarını karşıladıklarını düşünmesi büyük bir yanılgıdır. Çay ve kahve asla suyun yerini tutmaz. Aksine, içerdikleri bileşenler nedeniyle vücuttan su atılmasına (dehidrasyona) yol açarak sıvı ihtiyacını daha da artırır."</p>
</blockquote>

<h2>Yaz Menüsü: Ağır Yemekler Yerine Hafif Alternatifler</h2>

<p>Sıcak havalarda beslenme düzeninin mevsime göre revize edilmesi gerektiğinin altı çiziliyor. Kızartma, kavurma gibi ağır ve yağlı yemekler, sindirim sistemine aşırı yük bindirmenin yanı sıra kalp ve damar sağlığını da riske atabiliyor.</p>

<p><strong>Yaz aylarında tercih edilmesi gereken hafif alternatifler:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Zeytinyağlı sebze yemekleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk çorbalar (ayran aşı vb.)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tahıllı ve proteinli zengin salatalar</p>
 </li>
</ul>

<h2>Karpuz ve Kavundaki Gizli Tehlike: Porsiyon Kontrolü</h2>

<p>Yaz mevsiminin vazgeçilmez meyveleri olan karpuz, kavun, incir ve üzüm, vitamin ve mineral açısından zengin olsalar da yüksek şeker oranları (glisemik indeks) nedeniyle dikkatli tüketilmelidir.</p>

<p>Özellikle diyabet hastalarının bu meyveleri çok ölçülü tüketmesi gerekirken, sağlıklı bireyler için de sınır belirlenmiş durumda. Sağlıklı bir yaz süreci için <strong>kadınlarda günlük ortalama 2 porsiyon, erkeklerde ise 3 porsiyon</strong> meyve tüketiminin aşılmaması öneriliyor.</p>

<h2>Sıcak Havalarda Besin Zehirlenmelerine Dikkat!</h2>

<p>Yüksek sıcaklıklar, mikroorganizmaların yiyeceklerde çok hızlı üremesine zemin hazırlıyor. Bu durum yaz aylarında besin zehirlenmesi vakalarını ciddi oranda artırıyor.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Riskli Besin Grupları</strong></td>
   <td><strong>Alınması Gereken Önlemler</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Et, Tavuk, Balık</td>
   <td>Açıkta ve oda sıcaklığında asla bekletilmemeli, hızlıca tüketilmelidir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Yumurta ve Süt Ürünleri</td>
   <td>Soğuk zincir kırılmadan saklanmalı, dışarıda bırakılmamalıdır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Dışarıda Tüketilen Gıdalar</td>
   <td>Güvenilirliğinden ve saklama koşullarından emin olunan yerler tercih edilmelidir.</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2>Asitli ve Şekerli İçecekler Yerine Sağlıklı Alternatifler</h2>

<p>Serinlemek amacıyla sıkça tüketilen asitli ve şekerli içecekler, vücuda boş kalori yüklemesi yaparken sindirim sistemini de olumsuz etkiliyor. Yazı formda ve sağlıklı geçirmek adına bu içeceklerin yerine; <strong>soğutulmuş bitki çayları, sade maden suyu ve meyve/sebze dilimleriyle aromalandırılmış su bazlı içeceklerin</strong> tercih edilmesi, hem sıvı hem de elektrolit dengesini korumanın en sağlıklı yoludur.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/asiri-sicaklarda-su-yerine-cay-ve-kahve-tuketmek-vucudu-kurutuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/06/basliksiz-1-873.jpg" type="image/jpeg" length="98171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'de Türk Göz cerrahına uluslararası bilim ödülü]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/abdde-turk-goz-cerrahina-uluslararasi-bilim-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/abdde-turk-goz-cerrahina-uluslararasi-bilim-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tıbbı, uluslararası bilim dünyasında dikkat çeken önemli bir başarıya daha imza attı. Göz Hastalıkları Uzmanı ve Oküloplastik Cerrah Op. Dr. İskender Alkın Solmaz, kornea hastalıklarının tedavisine yönelik geliştirdiği yenilikçi çalışmasıyla, Amerika Birleşik Devletleri'nin başkenti Washington DC'de düzenlenen American Society of Cataract and Refractive Surgery (ASCRS) 2026 Yıllık Kongresi'nde "Best Paper of Session" (Oturumun En İyi Bildirisi) ödülüne layık görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oftalmoloji alanının en prestijli bilimsel organizasyonları arasında gösterilen kongrede ödüle değer görülen çalışma, kornea hastalıklarının tedavisine yönelik yenilikçi yaklaşımıyla uluslararası bilim çevrelerinin dikkatini çekti.<br />
Dr. Solmaz ve ekibi tarafından geliştirilen çalışma, kornea hücrelerinin korunmasına yönelik yeni nesil bir damla tedavisini konu alıyor. Uzmanlar, bu yaklaşımın kornea dokusundaki hücresel hasarın önlenmesine katkı sağlayabileceğini ve gelecekte bazı hastalarda kornea nakli ihtiyacını azaltabilecek potansiyele sahip olduğunu değerlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="928" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/06/a-w718373-02-1.jpg" width="991" /><br />
Dünyanın önde gelen üniversitelerinden akademisyenlerin, araştırmacıların ve göz cerrahlarının yer aldığı bilimsel platformda sunulan çalışma; bilimsel içeriği, yenilikçi yaklaşımı ve gelecekteki tedavi yöntemlerine sağlayabileceği katkılar nedeniyle kendi oturumunun en başarılı bildirisi seçildi.<br />
Washington DC'de alınan bu ödül, Dr. Solmaz'ın uzun yıllardır sürdürdüğü klinik ve akademik çalışmaların uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu gösteren önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><img height="818" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/06/a-w718373-03.jpg" width="1368" /><br />
Uluslararası düzeyde çalışmalarını sürdürüyor<br />
Op. Dr. İskender Alkın Solmaz, İstanbul'daki kliniğinde göz kapağı estetiği, blefaroplasti, oküloplastik cerrahi ve yüz gençleştirme alanlarında çalışmalarını sürdürürken, akademik araştırmalarına da aktif olarak devam ediyor.Türkiye'nin yanı sıra Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Amerika başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden gelen hastaları kabul eden Dr. Solmaz, klinik deneyimini bilimsel üretimle birleştiren hekimler arasında gösteriliyor.<br />
Bugüne kadar 25 binden fazla cerrahi operasyon ve medikal müdahalede görev alan Dr. Solmaz, çalışmalarını yalnızca klinik uygulamalarla sınırlı tutmayarak uluslararası araştırma projelerinde de aktif rol üstleniyor.<br />
2022 yılında Kanada'nın Toronto kentinde kurduğu TelomEYE Pharmaceuticals şirketi aracılığıyla göz hastalıklarına yönelik yenilikçi biyoteknolojik tedaviler üzerinde çalışmalarını sürdüren Dr. Solmaz, aynı zamanda çeşitli patent başvuruları ve uluslararası araştırma projeleriyle bilimsel faaliyetlerine devam ediyor. Şirketin geliştirmekte olduğu ürünler, uluslararası biyoteknoloji ve ilaç sektöründe ilgi görürken, çeşitli yatırımcıların da dikkatini çekmeye devam ediyor. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) süreçlerine yönelik çalışmaların da sürdüğü belirtiliyor.<br />
Başarının arkasında bilimsel bir ekip var<br />
ASCRS 2026'da ödüle layık görülen çalışma, Op. Dr. İskender Alkın Solmaz liderliğinde yürütülen araştırma programının bir parçası olarak geliştirildi. Dr. Solmaz, aldığı ödülün bireysel bir başarıdan çok ekip çalışmasının sonucu olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:<br />
"ASCRS gibi dünyanın en önemli oftalmoloji platformlarından birinde ödül almak bizim için büyük bir gurur. Bu başarı yalnızca bir sunumun değil, yıllardır devam eden bilimsel çalışmaların, ekip ruhunun ve ortak emeğin bir sonucudur. Türkiye'den çıkan araştırmaların uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu görmek ayrıca mutluluk verici."<br />
Dr. Solmaz, araştırma sürecine katkı sağlayan tüm ekip üyelerine teşekkür ederek, TelomEYE Pharmaceuticals'ın Kurucu Ortağı ve Tıbbi Direktörü (CMO) Dr. Işılay Kavadarlı başta olmak üzere projede görev alan tüm çalışma arkadaşlarının bu başarıda önemli pay sahibi olduğunu ifade etti.<br />
Dr. İskender Alkın Solmaz'ın kurucuları arasında yer aldığı Kanada merkezli biyoteknoloji şirketi TelomEYE Pharmaceuticals, kornea hastalıkları ve göz yüzeyi bozukluklarına yönelik yenilikçi tedavi yöntemleri geliştirmek amacıyla araştırmalar yürütüyor.<br />
Şirket bünyesinde sürdürülen çalışmaların uluslararası akademik çevrelerde giderek daha fazla ilgi gördüğü belirtilirken, ASCRS 2026'da elde edilen ödül de bu bilimsel yaklaşımın uluslararası düzeydeki karşılığını ortaya koyan önemli gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor.<br />
Washington DC'de alınan bu ödül, yalnızca Op. Dr. İskender Alkın Solmaz ve ekibinin başarısı olarak değil, Türk tıbbının ve Türk oftalmolojisinin uluslararası bilim dünyasındaki görünürlüğüne katkı sağlayan önemli bir gelişme olarak görülüyor.<br />
Kornea hastalıklarının tedavisinde yeni yaklaşımlar geliştirilmesine yönelik yürütülen bu çalışmaların önümüzdeki yıllarda daha geniş hasta gruplarına ulaşabilecek bilimsel gelişmelere kapı aralayabileceği ifade ediliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/abdde-turk-goz-cerrahina-uluslararasi-bilim-odulu</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 17:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/06/a-w718373-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="58140"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağımlılığın Türkiye’ye Yıllık Faturası: 75 Milyar Dolar!]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/bagimliligin-turkiyeye-yillik-faturasi-75-milyar-dolar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/bagimliligin-turkiyeye-yillik-faturasi-75-milyar-dolar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Gençlik Buluşması ve Yeşilay Fest programı kapsamında geldiği Samsun’da çarpıcı açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde (YEDAM) düzenlenen basın toplantısında konuşan Dinç, Türkiye’de bağımlılıklar nedeniyle her yıl 75 milyar dolar ekonomik kayıp yaşandığını belirterek, kumar ve tütün bağımlılığına karşı çok sert uyarılarda bulundu.</p>

<hr />
<h2>"Tek Gündemimiz İnsanımızın Bağımsızlığı"</h2>

<p>Yeşilay’ın 106 yıldır sadece bağımlılıkla mücadele ettiğini ve başka hiçbir gündemlerinin olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Mehmet Dinç, mücadeleyi bir "bağımsızlık meselesi" olarak gördüklerini belirtti. Dinç, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Bir milletin toprağı ne kadar mukaddesse insanı da o kadar mukaddestir. Vatanımızı savunmak için nasıl her türlü fedakarlığa hazırsak, çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak için de canımızı vermeye hazırız. 81 ilde, 120 şubemiz, 105 YEDAM merkezimiz, 188 Genç Yeşilay topluluğumuz ve 65 spor kulübümüzle her eve, her sokağa temas etmek için gece-gündüz çalışıyoruz."</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>"Tütün Bağımlılığı Normalleştiriliyor: Yılda 120 Bin Kayıp"</h2>

<p>YEDAM’lara yapılan başvurularda ilk sırada tütün bağımlılığının yer aldığını ifade eden Dinç, sigaranın toplumda tehlikeli bir şekilde normalleştirildiğine dikkat çekti.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>En Büyük Can Kaybı:</strong> "Diğer bağımlılıklara razıyız, tütüne razı olalım" algısının çok yanlış olduğunu belirten Dinç, <i>"Bu memlekette her yıl 120 bin insanımızı tütüne bağlı hastalıklardan kaybediyoruz. Hiçbir bağımlılıkta bu kadar büyük bir kaybımız yok"</i> dedi.</p>
 </li>
</ul>

<hr />
<h2>Kumar Bağımlılığına Savaş: "Yasal ya da Yasa Dışı Fark Etmez"</h2>

<p>Samsun’da ve Türkiye genelinde kumar bağımlılığı başvurularında ciddi bir artış yaşandığını belirten Dinç, kumar endüstrisinin çocuklara ve gençlere spor, sinema, oyunlar ve sosyal medya kanalları üzerinden "şans", "talih", "bahis" gibi masumlaştırılmış isimlerle ulaştığını vurguladı.</p>

<h3>"En Büyük Ekonomik Kayıp Kumardan"</h3>

<p>Bağımlılıkların ekonomiye etkisi üzerine hazırladıkları rapordaki verileri paylaşan Yeşilay Başkanı, ürkütücü tabloyu şu sözlerle özetledi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>75 Milyar Dolarlık Kayıp:</strong> "Her yıl bağımlılıklar nedeniyle 75 milyar dolar para kaybediyoruz. Bu para ülkemizin kalkınması için kullanılsa ne kadar büyük problemlerimizin çözüleceğini sizlerin takdirine bırakıyorum. Bu kayıptaki en büyük kara delik ise kumar bağımlılığıdır."</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Geçiş Köprüsü Yasal Kumar:</strong> Yasal ve yasa dışı kumar ayrımını kabul etmediklerini belirten Dinç, <i>"Yasa dışı kumara başlayanların başlangıç aşaması genelde yasal kumar siteleri oluyor. Bizim için kumar kumardır"</i> dedi.</p>
 </li>
</ul>

<hr />
<h2>Bağımlılıkla Mücadele Üst Kurulu'na 3 Kritik Teklif</h2>

<p>Kumarın ulaşılabilirlik kanallarını daraltmak adına devlet kademelerinde önemli adımlar attıklarını ifade eden Doç. Dr. Mehmet Dinç, Bağımlılıkla Mücadele Üst Kurulu’na sundukları ve hayata geçen 3 önemli gelişmeyi aktardı:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Atılan Adımlar</strong></td>
   <td><strong>Mevcut Durum / Hedef</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Reklam Kısıtlaması</strong></td>
   <td>Spor müsabakaları hariç toplu alanlarda kumar reklamları yasaklandı. Yeşilay, reklamların tıpkı alkol ve tütün gibi <strong>tamamen yasaklanmasını</strong> talep ediyor.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Banka Uygulamaları</strong></td>
   <td>Kamu bankalarının mobil uygulamalarındaki kumar/şans oyunu oynama özellikleri kaldırıldı. Sırada özel bankalar var.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Gelire Paralel Kredi</strong></td>
   <td>Kontrolsüz borçlanmayı ve büyük aile yıkımlarını önlemek adına, kişinin gelirine uygun kredi modeli hayata geçirildi.</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Doç. Dr. Mehmet Dinç, sadece "kendini koru" demenin yeterli olmadığını, hem arzı azaltacak yasal düzenlemelerin takipçisi olacaklarını hem de toplumu psikolojik ve sosyal olarak güçlendirmeye devam edeceklerini belirterek sözlerini noktaladı. Toplantıda Yeşilay Samsun Şube Başkanı Emre Güneş ve cemiyet üyeleri de hazır bulundu.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/bagimliligin-turkiyeye-yillik-faturasi-75-milyar-dolar</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/basliksiz-1-862.jpg" type="image/jpeg" length="34216"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Modern Çağın İksiri: Normal Su Yerine Alkali Su İçersek Ne Olur?]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/modern-cagin-iksiri-normal-su-yerine-alkali-su-icersek-ne-olur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/modern-cagin-iksiri-normal-su-yerine-alkali-su-icersek-ne-olur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada paylaşılan bir “alkali su” tarifi dikkat çekti. Instagram’da yapılan paylaşımda, limon, tarçın, yeşil elma ve elma sirkesiyle hazırlanan karışımın gece boyunca bekletildiğinde “alkali suya dönüşeceği” iddia ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Paylaşımda yer alan tarife göre, 2 litre suyun içerisine dilimlenmiş bir limon, bir adet çubuk tarçın ve yarım yeşil elma ya da bir çay kaşığı elma sirkesi ekleniyor. İsteğe bağlı olarak maydanoz ve nane yapraklarının da kullanılabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Karışımın sabaha kadar bekletilmesi gerektiği ifade edilirken, hazırlanan suyun gün içerisinde sabah bir bardak, ardından iki saatte bir ve gece yatmadan önce tüketilmesi öneriliyor. Ayrıca her akşam malzemelerin yenilenmesi tavsiye ediliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre limonlu su, elma sirkesi ve benzeri karışımlar sağlıklı beslenmenin bir parçası olabilir ancak bunların vücudun pH dengesini ciddi şekilde değiştirdiğine dair güçlü bilimsel kanıt bulunmuyor. İnsan vücudu, özellikle kan pH’ını böbrekler ve akciğerler aracılığıyla zaten dengede tutuyor.</p>

<p>Ayrıca limon ve elma sirkesi doğrudan asidik maddeler arasında yer alıyor. Limonun metabolizma sonrası bazı “alkali yan ürünler” oluşturabileceği belirtilse de bunun kan pH’ını anlamlı şekilde değiştirmediği ifade ediliyor.</p>

<p>Bununla birlikte:</p>

<ul>
 <li>Limonlu su içmek sıvı tüketimini artırabilir,</li>
 <li>C vitamini sağlayabilir,</li>
 <li>Elma sirkesi bazı çalışmalarda kan şekeri kontrolüne sınırlı katkı gösterebilir.</li>
</ul>

<p>Ancak “detoks”, “vücudu alkalileştirme”, “hastalıkları önleme” gibi iddialar için yeterli bilimsel destek bulunmuyor.</p>

<h2>Evde basit malzemelerle kendi alkali suyunuzu hazırlamanız oldukça kolay.</h2>

<p>İşte en yaygın ve pratik üç farklı yöntem:</p>

<h3>1. Limonlu Alkali Su (En Doğal Yöntem)</h3>

<p>Limon asidiktir ancak vücuda girdiğinde metabolize edilerek <strong>anyonik</strong> hale gelir ve alkali bir etki yaratır.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Malzemeler:</strong> 1 litre su, 1 adet limon.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hazırlanışı:</strong> Limonu dilimleyin veya suyunu sıkıp suya ekleyin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İpucu:</strong> Suyun etkisini artırmak için oda sıcaklığında 8-12 saat bekletmeniz önerilir.</p>
 </li>
</ul>

<h3>2. Karbonatlı Alkali Su (En Hızlı Yöntem)</h3>

<p>Karbonatın (Sodyum Bikarbonat) pH seviyesi oldukça yüksektir, bu da suyunuzu hızla alkali hale getirir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Malzemeler:</strong> 1 litre su, yarım çay kaşığı karbonat (mümkünse eczanelerde satılan İngiliz karbonatı).</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hazırlanışı:</strong> Karbonatı suya ekleyin ve tamamen çözünene kadar karıştırın.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dikkat:</strong> Tansiyon probleminiz veya sodyum kısıtlamanız varsa bu yöntemi uygulamadan önce bir uzmana danışmanızda fayda var.</p>
 </li>
</ul>

<h3>3. pH Damlaları Kullanmak</h3>

<p>Eğer dışarıdayken veya hızlıca hazırlamak isterseniz, eczanelerde satılan hazır pH damlalarını kullanabilirsiniz. Genellikle bir bardağa birkaç damla eklemek yeterli olur.</p>

<hr />
<h3>Küçük Bir Tavsiye</h3>

<p>Alkali su hazırlarken kullandığınız suyun <strong>filtre edilmiş</strong> veya kaliteli bir içme suyu olması önemlidir. Ayrıca suyu hazırladıktan sonra gün içinde tüketmeye özen gösterin</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/modern-cagin-iksiri-normal-su-yerine-alkali-su-icersek-ne-olur</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/glass-jar-with-lime-drink-1.jpg" type="image/jpeg" length="65365"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
