<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ekovitrin Haber</title>
    <link>https://www.ekovitrin.com</link>
    <description>Türkiye ve dünyadan güncel ekonomi, finans, borsa, turizm, sağlık, iş dünyası ve politika haberleri ekovitrin.com farkıyla sizlerle</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ekovitrin.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 05 Sep 2026 11:32:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Gürcü kralının kızı Erzurum'da çıktı: Mezar kitabesinde dikkat çeken sözler]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/gurcu-kralinin-kizi-erzurumda-cikti-mezar-kitabesinde-dikkat-ceken-sozler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/gurcu-kralinin-kizi-erzurumda-cikti-mezar-kitabesinde-dikkat-ceken-sozler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum'un Muratpaşa Mahallesi'nde, Muratpaşa Camii haziresinin güney köşesinde yer alan Ane Hatun Türbesi, 1649 yılında IV. Sultan Mehmed döneminde inşa edildi. Kitabesinde burada Morav Han'ın kızı Ane Hatun'un medfun olduğu belirtiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türbenin kuzeydoğu ayağında bulunan 33'e 42 santimetre ölçülerindeki mermer kitabede, Ane Hatun'un ölümüne de değinilirken, "Ah kim bu kızı Morav Hanın - gitti bir narire'i hüsn idi şeha / Cennete arz-i cemal etdikde - reşkedüp hıdmetin itti hûra / Zumî der tarihini tiz öldü - Nâzeninim Ane Hanım hayfa" ifadeleri yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="" height="1683" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/a-w774651-01.jpg" width="2507" /><br />
Günümüz Türkçesi'nde ise ‘"Ah, yazık ki güzelliğin bir nuru olan Morav Han'ın kızı gitti; cennette yüzünü gösterdiğinde huriler onu kıskanıp hizmetinde bulundu. Şair Zümî ölümüne şu tarihi düştü: 'Nazlı sevgilim Ane Hanım çok erken öldü, eyvah!' anlamına geliyor. Kitabenin sonunda ise Hicri 1059 tarihi bulunuyor. Tarihi kaynaklarda ise Ane Hatun'un Osmanlı hizmetine giren ünlü Gürcü komutan Giorgi Saakadze'nin kızı Ana Saakadze olduğu aktarılıyor. Osmanlı mimarisinde sıkça görülen baldaken tarzında inşa edilen türbe, dört tarafı açık kare planlı yapısıyla günümüze ulaştı. Kesme taştan yapılan türbenin dört ayağı sivri kemerlerle birbirine bağlanırken, üzeri kubbeyle örtülüyor. 3,38 metreye 3,38 metre ölçülerindeki türbenin içerisinde biri büyük, ikisi küçük olmak üzere üç mezar bulunuyor. Büyük mezarın Ane Hatun'a ait olduğu bilinirken, diğer iki küçük mezarın kitabeleri silindiği için kimlere ait oldukları kesin olarak belirlenemiyor.<br />
<img height="1728" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/a-w774651-08.jpg" width="2592" /><br />
"Ane Hatun, Gürcü kralının kızı"<br />
Araştırmacı Taner Özdemir, "Şu anda bulunduğumuz yer, karşı tarafta da gördüğünüz üzere Ane Hatun Türbesi'nin olduğu yerdeyiz. Kültür ve medeniyet şehrimiz Erzurum'da yine önemli bir yerdeyiz. Murat Paşa Haziresinin hemen güneybatı kısmında yer alan Ane Hatun kimdir tabii. Tarihi açıdan değerlendirdiğimizde 17. yüzyılda Giorgi Saakadze dediğimiz Gürcü kralının kızı. Kendisi burada medfun bir şekilde yatıyor. Şimdi burada üç tane sanduka var. O sandukalardan bir tanesi Ane Hatun dediğimiz Gürcü kralının kızı, diğer ikisi de bazı tarihi kaynaklara göre Ane Hatun'un çocukları, bazı kaynaklara göre de Gürcü kralının diğer çocuklarına ait olduğu söyleniyor ama burası tam net bir şekilde ortaya çıkarılmamıştır" dedi.<br />
<img height="1728" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/a-w774651-12.jpg" width="2592" /><br />
"Turizme kazandırılması gerektiğine inanıyoruz"<br />
Özdemir, Gürcü kralının askeri hayatı hakkında bilgi vererek, "Gerek Gürcü kaynaklar, gerek Osmanlı kaynakları, gerekse Cumhuriyet kaynaklarına baktığımız zaman Gürcü kralının özellikle 17. yüzyılda Osmanlı Devleti ve İran arasındaki mücadeleler sırasında arada kaldığını ve daha sonra Osmanlı Devleti'ne sığındığını ve Mehmet Paşa adını aldığını, 17. yüzyılın ilk yarısında da Halep'te öldüğünü biliyoruz. Fakat kızı Erzurum'da medfun. Rivayetlere göre yine Ane Hatun, Erzurum'da bulunduğu süreç içerisinde İslamiyet'i seçiyor, Müslüman oluyor. Şehrin içerisinde birçok hayır hasenat işlerinde bulunuyor ve şehir halkı tarafından çok seviliyor. Hatta biz bu sevgiyi nereden anlıyoruz? Erzurum'da Anne, Ane, Ana isimlerinin çok fazlaca olması bu bizim ifade ettiğimiz şeyleri doğruluyor. Tarihi kitabesine de baktığımız zaman ölüm tarihi olarak 1649 yılını görüyoruz. Dolayısıyla buranın, Murat Paşa Haziresindeki Ane Hatun Türbesi'nin de turizme kazandırılması gerektiğine inanıyoruz" diye konuştu.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberde İnsan, Kültür Sanat, ERZURUM</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/gurcu-kralinin-kizi-erzurumda-cikti-mezar-kitabesinde-dikkat-ceken-sozler</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/basliksiz-1-kurtarildi-1160.jpg" type="image/jpeg" length="70770"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsveç'in “Skatteverket” sırrı: Hikâyenin ucunda Osmanlı var]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/isvecin-skatteverket-sirri-hikayenin-ucunda-osmanli-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/isvecin-skatteverket-sirri-hikayenin-ucunda-osmanli-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada son dönemde İsveç'in vergi dairesi “Skatteverket” hakkında dikkat çekici bir iddia gündeme geldi. Bazı paylaşımlarda Skatteverket kelimesinin “zekât dairesi” anlamına geldiği ve bu uygulamanın Osmanlı döneminde İsveç'e taşındığı öne sürülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ancak tarihsel ve dilbilimsel kaynaklar incelendiğinde hikâyenin gerçeği ile sosyal medyada anlatılan versiyonun birbirinden ayrıldığı görülüyor.</p>

<p>İsveççede “skatt” kelimesi “vergi”, “verk” ise kurum veya teşkilat anlamına geliyor. Skatteverket bu nedenle doğrudan “Vergi İdaresi” anlamında kullanılıyor. İsveç Akademisi'nin sözlük kaynakları ise “skatt” kelimesinin kökenini eski İsveççe ve daha eski Germen dillerine dayandırıyor. Kelimenin “zekât”tan türediğini gösteren güvenilir bir dilbilimsel kaynak bulunmuyor.</p>

<h2>Hikâyenin gerçek kahramanı İsveç Kralı XII. Karl</h2>

<p>Bununla birlikte, sosyal medyada anlatılan hikâyenin Osmanlı bağlantısı tamamen temelsiz değil.</p>

<p>İsveç Kralı XII. Karl, 1709'da Rusya karşısında aldığı yenilginin ardından Osmanlı topraklarına sığındı. Kral ve beraberindeki İsveçliler yaklaşık beş yıl Osmanlı coğrafyasında kaldı.</p>

<p><meta charset="UTF-8" /><img alt="Osmanlı İmparatorluğu'na sığınan İsveç Kralı XII. Demirbaş Şarl - HABER" jsaction="" jsname="kn3ccd" src="https://haber.dk/wp-content/uploads/2025/06/karl1.jpg" /></p>

<p>Bu dönem, iki ülke arasındaki ilişkiler açısından önemli bir dönüm noktası oldu. Karl XII'nin Osmanlı'dan İsveç'e dönüşünün ardından beraberinde Müslümanlar ve Yahudilerden oluşan bir grubun da İsveç'e geldiği İsveç kaynaklarında yer alıyor. Malmö Üniversitesi'nin araştırmasına göre İsveç'teki ilk daha kalıcı Müslüman topluluklardan bazıları bu dönemin ardından ortaya çıktı. Bu kişiler arasında Karl XII'ye borç veren alacaklılar da bulunuyordu.</p>

<h2>İsveç'e İslami izler bırakıldı</h2>

<p>Karl XII'nin Osmanlı'daki yılları İsveç ile Osmanlı dünyası arasındaki kültürel temasları da artırdı.</p>

<p>İsveç'te bugün kullanılan “kalabalik” kelimesinin Türkçe “kalabalık” ile bağlantısı, bu dönemin en çok bilinen dilsel izlerinden biri olarak gösteriliyor. Kahve ve kåldolmar gibi kültürel unsurlar da İsveç'te Karl XII'nin Osmanlı yıllarıyla ilişkilendiriliyor. Ancak tarihçiler bu ürünlerin doğrudan kral tarafından İsveç'e getirildiği iddiasının her zaman kesin belgelerle kanıtlanamadığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Karl XII'nin Osmanlı'dan dönüşü sonrasında İsveç'te Müslümanların dini hayatlarını sürdürebilmeleri açısından da önemli gelişmeler yaşandı. İsveç devlet televizyonu SVT'nin aktardığına göre Karl XII, Osmanlı topraklarında geçirdiği yılların ardından İsveç'e dönen Müslüman ve Yahudi grupların dini faaliyetlerine izin veren bir mektup yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Peki Skatteverket gerçekten zekâtla bağlantılı mı?</h2>

<p>Mevcut tarih ve dilbilim kaynakları bu bağlantıyı doğrulamıyor.</p>

<p>İsveç'in vergi tarihçesine göre ülkedeki vergi sistemi çok daha eskiye dayanıyor. Vergiler, İsveç devletinin oluşumuyla birlikte krallığın ihtiyaçlarını ve savaş giderlerini karşılamak amacıyla alınmaya başladı.</p>

<p>Bugünkü merkezi vergi idaresinin kurumsal tarihi ise çok daha yeni. İsveç Parlamentosu kayıtlarına göre Riksskatteverket 1971'de kuruldu; bugünkü Skatteverket ise 2004 yılında oluşturuldu.</p>

<p>Dolayısıyla “Skatteverket adını Osmanlı'dan gelen zekât uygulamasından aldı” iddiasını destekleyen bir belge bulunmuyor.</p>

<h2>Ancak “Zakat” İsveç mevzuatında gerçekten geçiyor</h2>

<p>Hikâyenin kafa karıştırıcı bir başka boyutu ise İsveç'in Suudi Arabistan'la yaptığı çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması.</p>

<p>2016 tarihli İsveç-Suudi Arabistan vergi anlaşmasında Suudi Arabistan bakımından anlaşma kapsamındaki vergiler arasında açıkça “Zakat” da sayılıyor. İsveç bakımından ise ulusal gelir vergisi, temettü vergisi ve diğer İsveç vergileri sıralanıyor.</p>

<p>Bu düzenleme, İsveç'in kendi vatandaşlarından zekât topladığı anlamına gelmiyor. Söz konusu olan Suudi Arabistan'ın vergi sistemindeki Zakat uygulamasının iki ülke arasındaki vergi anlaşmasında tanınması.</p>

<p>Sosyal medyada anlatılan “Skatteverket = zekât dairesi” iddiasının tarihsel olarak kanıtlanmış bir gerçek olmadığı görülüyor. Ancak bu iddianın ortaya çıkmasına zemin hazırlayan gerçek bir tarihsel arka plan bulunuyor: İsveç Kralı XII. Karl'ın Osmanlı topraklarında yaklaşık beş yıl geçirmesi, dönüşünde Müslümanların da İsveç'e gitmesi ve Osmanlı-İsveç ilişkilerinin İsveç kültüründe çeşitli izler bırakması.</p>

<blockquote>
<p><strong>Sonuç olarak Osmanlı ile İsveç arasında 300 yılı aşkın bir geçmişe dayanan gerçek bir bağ var; ancak “Skatteverket” adının zekâttan geldiğini gösteren tarihsel bir belge henüz yok.</strong></p>
</blockquote></p>]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/isvecin-skatteverket-sirri-hikayenin-ucunda-osmanli-var</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 23:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/yeni-proje-164.jpg" type="image/jpeg" length="32599"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[The Prodigy İstanbul’u Salladı: PSM Loves Summer’a Görkemli Final]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/the-prodigy-istanbulu-salladi-psm-loves-summera-gorkemli-final</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/the-prodigy-istanbulu-salladi-psm-loves-summera-gorkemli-final" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektronik müzik tarihinin en etkili gruplarından The Prodigy, İstanbul’da verdiği konserle PSM Loves Summer’ın beşinci yılını tamamladı. 7 Ağustos’ta gerçekleştirilen konser, grubun karakteristik elektronik altyapıları, punk etkileri ve yüksek enerjili sahne performansıyla müzikseverlere hareketli bir gece yaşattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da yaz boyunca farklı müzik türlerinden dünyaca ünlü sanatçıları ağırlayan PSM Loves Summer, beşinci edisyonunu The Prodigy konseriyle noktaladı. Haziran ayında JMSN ve Moby ile başlayan etkinlik serisi, temmuz ayında Sex Pistols ft. Frank Carter ve Skunk Anansie’nin performanslarının ardından İngiliz elektronik müzik grubunun sahneye çıkmasıyla sona erdi. Serinin toplamda 14 bin 500 müzikseveri buluşturduğu belirtildi.</p>

<p><img alt="Büyük 1786180094 Sex Pistols Ft Frank Carter 4" class="detail-photo img-fluid" height="854" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-1786180094-sex-pistols-ft-frank-carter-4.jpeg" width="1280" /></p>

<h2>35 yılı aşan müzik yolculuğu İstanbul’da devam etti</h2>

<p>1990 yılında kurulan The Prodigy, elektronik müziği rave kültüründen çıkararak rock ve punk etkileriyle geniş kitlelere ulaştıran grupların başında geliyor. Grubun müziğinde elektronik dans altyapıları, breakbeat ve punk-rock unsurları bir araya gelirken, sahne performansları da yıllardır grubun en güçlü özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="Büyük 1786180145 Moby 9" class="detail-photo img-fluid" height="854" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-1786180145-moby-9.jpeg" width="1280" /></p>

<p>The Prodigy, İstanbul konserinde kariyerine damga vuran repertuvarıyla dinleyicilerin karşısına çıktı. “Firestarter”, “Breathe”, “Voodoo People”, “Omen” ve “Invaders Must Die” gibi grubun en bilinen parçaları, konserin yüksek temposunu belirleyen eserler arasında yer aldı.</p>

<p><img alt="Büyük 1786180138 Moby 10" class="detail-photo img-fluid" height="854" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-1786180138-moby-10.jpeg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Keith Flint’in ardından miras devam ediyor</h2>

<p>The Prodigy’nin sahne yolculuğu, grubun kurucu üyelerinden Keith Flint’in 2019 yılında hayatını kaybetmesinin ardından Liam Howlett ve Maxim’in öncülüğünde devam ediyor. Grup, Flint’in bıraktığı güçlü sahne mirasını kendi özgün elektronik müzik anlayışıyla sürdürürken, Avrupa ve ABD başta olmak üzere dünyanın farklı noktalarında konser vermeyi sürdürüyor.</p>

<p><img alt="Büyük 1786180173 Moby 6" class="detail-photo img-fluid" height="854" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-1786180173-moby-6.jpeg" width="1280" /></p>

<p>İstanbul konseri de grubun 2026 Avrupa turnesinin duraklarından biri oldu. The Prodigy, İstanbul’un ardından Avrupa turnesine devam ederek farklı şehirlerde sahne almaya hazırlanıyor.</p>

<p><img alt="Büyük 1786180185 Moby 5" class="detail-photo img-fluid" height="854" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-1786180185-moby-5.jpeg" width="1280" /></p>

<h2>Beşinci yıl, güçlü bir müzik seçkisiyle tamamlandı</h2>

<p>PSM Loves Summer’ın 2026 programı yalnızca elektronik müziğe değil, rock, punk ve alternatif müziğin farklı temsilcilerine de yer verdi. JMSN ile başlayan programda Moby, Sex Pistols ft. Frank Carter ve Skunk Anansie’nin ardından The Prodigy’nin sahne alması, serinin müzikal çeşitliliğini ortaya koydu.</p>

<p><img alt="Büyük 1786180223 Jmsn 4" class="detail-photo img-fluid" height="854" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-1786180223-jmsn-4.jpeg" width="1280" /></p>

<p>Böylece yaz boyunca İstanbul’da farklı kuşaklardan müzikseverleri bir araya getiren konser serisinin beşinci edisyonu, The Prodigy’nin yüksek tempolu performansıyla tamamlandı. Elektronik müzik tarihinin ikonik gruplarından birini İstanbul’da ağırlayan gece, PSM Loves Summer’ın 2026 programının en dikkat çekici konserlerinden biri olarak kayıtlara geçti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/the-prodigy-istanbulu-salladi-psm-loves-summera-gorkemli-final</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-1786180162-moby-7.jpeg" type="image/jpeg" length="61636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2 Yılda İnşa Edildi, 10 Yıldır Restorasyonu Bitmedi! Haydarpaşa Garı'nda Neler Yaşanıyor?]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/2-yilda-insa-edildi-10-yildir-restorasyonu-bitmedi-haydarpasa-garinda-neler-yasaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/2-yilda-insa-edildi-10-yildir-restorasyonu-bitmedi-haydarpasa-garinda-neler-yasaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haydarpaşa Garı, yalnızca İstanbul'un değil, Türkiye'nin de en önemli tarihi yapılarından biri. 1908 yılında hizmete açılan gar, yaklaşık iki yıllık bir inşa sürecinin ardından Anadolu ile İstanbul'u birbirine bağlayan demiryolu ağının simgesi haline geldi. Ancak bugün kamuoyunun gündemindeki soru farklı: "İki yılda yapılan Haydarpaşa Garı'nın restorasyonu neden 10 yılı aşkın süredir tamamlanamıyor?"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu soru özellikle sosyal medyada sıkça dile getirilirken, restorasyon sürecinin perde arkasında ise sanıldığından çok daha karmaşık bir tablo bulunuyor.</p>

<p>Her şey 28 Kasım 2010'da çıkan yangınla başladı. Tarihi gar binasının çatısında meydana gelen yangın, yapının en önemli bölümlerinden birine büyük zarar verdi. Çatı tamamen çökerken, üst katlarda ciddi hasar oluştu. Yangının ardından binanın acil koruma altına alınması sağlandı ancak kapsamlı restorasyon için hazırlık süreci yıllar aldı.</p>

<p><img alt="Images-17" class="detail-photo img-fluid" height="336" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/images-17.jpeg" width="595" /></p>

<p>Gar binasının demiryolu işletmesine kapanması ise yalnızca yangından kaynaklanmadı. Marmaray ve yüksek hızlı tren projeleri kapsamında Haydarpaşa'daki tren seferleri 2012 yılında durduruldu. Böylece hem ulaşım hem de restorasyon süreci aynı dönemde başlamış oldu.</p>

<p>Asıl restorasyon çalışmaları 2016 yılında başladı. Fakat bu süreç sıradan bir bina onarımından çok farklı ilerledi. Çünkü Haydarpaşa Garı, tescilli kültür varlığı statüsünde bulunuyor. Yapının her taşı, her ahşap detayı ve her süslemesi bilim kurullarının denetiminde tek tek sökülerek onarıldı. Yangında zarar gören saat mekanizması, vitraylar, bakır çatı kaplamaları ve tarihi taşlar özgün malzemeler kullanılarak yeniden üretildi. Hatta garın dış cephesindeki taşların birebir aynısını bulabilmek için yıllar önce kapanan taş ocaklarının yeniden açıldığı açıklandı.</p>

<p><img alt="Haydarpasa 2086591" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/haydarpasa-2086591.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak restorasyonu uzatan en önemli gelişme gar binasının dışında yaşandı.</p>

<p>Haydarpaşa Gar sahasında demiryolu altyapı çalışmaları sürerken, 2018 yılında yapılan kazılarda İstanbul tarihini değiştirecek nitelikte arkeolojik kalıntılar ortaya çıktı. Bizans dönemine ait liman yapıları, yollar, mezarlar, kilise kalıntıları ve çok sayıda tarihi eser bulundu. Bunun üzerine alan, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Başkanlığı'nın denetimine geçti ve kazılar yıllarca devam etti. Restorasyonun önemli bölümü de bu kazılarla eş zamanlı yürütülmek zorunda kaldı.</p>

<p><img alt="Images-18" class="detail-photo img-fluid" height="535" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/images-18.jpeg" width="573" /></p>

<p>Süreç boyunca kamuoyuna birçok farklı açılış tarihi verildi. 2023 yılında dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Haydarpaşa Garı'nın 2024 yılında tamamen hizmete açılacağını açıklamıştı. Ancak arkeolojik çalışmaların kapsamının genişlemesi ve proje revizyonları nedeniyle bu hedef gerçekleşmedi.</p>

<p>2026 yılına gelindiğinde ise Kültür ve Turizm Bakanlığı, restorasyonda önemli bir aşamanın tamamlandığını duyurdu. Marmara Denizi'ne bakan üç cephede restorasyon ve konservasyon çalışmaları bitirildi, iskeleler söküldü ve tarihi yapının özgün silueti yeniden ortaya çıktı. Yetkililer, çalışmaların sona yaklaştığını belirtiyor.</p>

<p><img alt="Images-19" class="detail-photo img-fluid" height="452" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/images-19.jpeg" width="678" /></p>

<blockquote>
<p>2026 yılına gelindiğinde ise restorasyon çalışmalarında önemli bir aşama geride bırakıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TCDD iş birliğinde yürütülen çalışmalar kapsamında Haydarpaşa Garı'nın Marmara Denizi'ne bakan üç cephesindeki restorasyon ve konservasyon uygulamaları tamamlandı, cephelerdeki iskeleler kaldırıldı ve tarihi yapının özgün silueti yeniden görünür hale geldi. Kültür ve Turizm Bakanı <strong>Mehmet Nuri Ersoy</strong>, gelişmeyi değerlendirirken, <strong>"İstanbul'un simge yapılarından Haydarpaşa, yıllar sonra yeniden tarihi silüetteki yerini almaya başladı. Bu eşsiz mirası özgün kimliğini koruyarak geleceğe taşıyor, tamamlandığında İstanbul'a yeni bir kültür ve sanat alanı kazandıracak projeyi kararlılıkla sürdürüyoruz."</strong> ifadelerini kullandı.</p>
</blockquote>

<p>Peki "İki yılda yapıldı, on yıldır restore ediliyor" eleştirisi ne kadar doğru?</p>

<p>Haydarpaşa Garı gerçekten de yaklaşık iki yılda tamamlanarak 1908'de hizmete açıldı. Ancak bugünkü çalışmalar, yalnızca çatının onarılmasından ibaret değil. Yangın sonrası restorasyon, deprem güçlendirmesi, tarihi eser koruma kurallarına uygun konservasyon uygulamaları, arkeolojik kazılar ve yeni kültür merkezi projesi aynı anda yürütülüyor. Bu nedenle uzmanlara göre bugünkü süreci, 20. yüzyılın başındaki inşaat koşullarıyla doğrudan karşılaştırmak teknik olarak doğru bir değerlendirme değil.</p>

<p><img alt="Haydarpaşa Garı 02" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/haydarpasa-gari-02.jpg" width="1365" /></p>

<p>Yine de kamuoyunun eleştirilerinde haklı olduğu bir nokta var. Aradan geçen 10 yılı aşkın sürede Haydarpaşa Garı hâlâ yolcularına kavuşamadı. İstanbul'un en önemli simgelerinden biri olan tarihi yapı, yıllardır iskelelerin ve restorasyon perdelerinin ardında bekliyor. Çalışmalarda sona yaklaşıldığı belirtilse de İstanbulluların asıl beklentisi artık yeni bir tarih değil, Haydarpaşa Garı'nın yeniden tren düdükleriyle hayat bulduğu günü görmek.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/2-yilda-insa-edildi-10-yildir-restorasyonu-bitmedi-haydarpasa-garinda-neler-yasaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 19:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/yeni-proje-128.jpg" type="image/jpeg" length="36659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Garanti BBVA’nın kurumsal hafızasını odağına alan arşivi  Salt Araştırma’da çevrimiçi erişime açıldı.]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/garanti-bbvanin-kurumsal-hafizasini-odagina-alan-arsivi-salt-arastirmada-cevrimici-erisime-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/garanti-bbvanin-kurumsal-hafizasini-odagina-alan-arsivi-salt-arastirmada-cevrimici-erisime-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salt tarafından Nisan 2023’te başlatılan Garanti BBVA Arşivi çalışmalarının 10 bin belgelik ilk bölümü tamamlanarak çevrimiçi erişime açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arşiv çalışmaları kapsamında afiş, rapor, reklam filmi, süreli yayın, fotoğraf, albüm, dia, broşür ve çeşitli objelerden oluşan 36 bini aşkın fiziksel materyal, Türkçe ve İngilizce olarak kataloglanıp dijital ortama aktarıldı ve yaklaşık 255 bin dijital belgenin envanter çalışması tamamlandı.</p>

<p><img alt="Büyük Büyük 1785753480 06 Gbph00050005" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-buyuk-1785753480-06-gbph00050005.jpeg" width="862" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bankanın 1946 yılındaki kuruluşundan günümüze uzanan koleksiyon, finansal sistemlerin dönüşümünden gündelik yaşama, iletişim dilinden görsel kültüre geniş bir birikimi barındırıyor; kurumun tarihini Türkiye’nin ekonomik, toplumsal, kültürel ve teknolojik dönüşümüyle birlikte ele alarak farklı okumalara kapı aralıyor. Banka çalışanlarının katkılarıyla yeni materyallerin eklenmeye devam ettiği arşiv, kurumsal kimlikten reklam iletişimine, toplumsal yatırımdan sürdürülebilirlik yaklaşımına uzanan kapsamlı bir seçkiyi içeriyor. Böylece, bankanın kilometre taşlarını, teknolojiyi iş modelinin merkezine alan yaklaşımını ve dönüşen müşteri deneyimi anlayışını da gözler önüne seriyor.</p>

<p><img alt="Büyük Büyük 1785753476 07 Gbph00508001 1950 Ler" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-buyuk-1785753476-07-gbph00508001-1950-ler.jpeg" width="904" /></p>

<p>Bankanın seksen yıllık tarihine ışık tutan <strong><i>80</i></strong><a href="https://saltonline.org/tr/3052" rel="noreferrer" target="_blank"><strong><i> </i></strong></a><strong><i>Yıldır</i></strong><a href="https://saltonline.org/tr/3052" rel="noreferrer" target="_blank"><strong><i> </i></strong></a><strong><i>Yarınlardayız</i></strong> sergisi ise bu kapsamlı arşivden binlerce görsel ve yazılı içeriği bir araya getiriyor. Veri görselleştirme, algoritmik sistemler ve yapay zekâ analizleriyle çok katmanlı ve duyusal bir deneyim sunan sergi, 30 Eylül’e dek <strong>Salt Galata</strong>’daki <strong>Mastercard Sergi Mekânı</strong>’nda ücretsiz ziyaret edilebilir.</p>

<p><img alt="Büyük Büyük 1785753463 10 Afi Ler 0037 Garanti Bankasi Afis Kitap Kumbara 001" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/08/buyuk-buyuk-1785753463-10-afi-ler-0037-garanti-bankasi-afis-kitap-kumbara-001.jpeg" width="959" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/garanti-bbvanin-kurumsal-hafizasini-odagina-alan-arsivi-salt-arastirmada-cevrimici-erisime-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/08/yeni-proje-94.jpg" type="image/jpeg" length="35820"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital Çağa Meydan Okuyan Nostalji: Z Kuşağı Neden Kaset ve Plak Peşinde?]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/dijital-caga-meydan-okuyan-nostalji-z-kusagi-neden-kaset-ve-plak-pesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/dijital-caga-meydan-okuyan-nostalji-z-kusagi-neden-kaset-ve-plak-pesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital müzik platformlarının milyarlarca şarkıyı tek tıkla sunduğu günümüzde, müzikseverler fiziksel dokunuşun ve geçmişin sıcaklığının peşine düştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir dönemin efsanesi olan kaset ve plaklar, nostalji rüzgârıyla yeniden zirveye oynuyor. Özellikle 90'lar ve 2000'li yıllarda doğan gençlerin (Z Kuşağı) üretimi durmuş bu nostalgic ürünlere gösterdiği ilgi, sahafları ve koleksiyoncuları hareketlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Üretimi Yok Ama Talebi Her Geçen Gün Artıyor"</strong></h3>

<p>Eskişehir’de uzun yıllardır kaset ve plak satışı yapan esnaf Aynur Bulut, müzik dinleme alışkanlıklarının köklü bir değişim geçirdiğini ancak geçmişe duyulan özlemin hiç bitmediğini vurguladı. Günümüzde sanatçıların albüm yerine tekli (single) parçalar çıkardığına dikkat çeken Bulut, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bundan 20-30 yıl önce internet yoktu; televizyon kanalları ve kasetler vardı. 70'ler ve 80'ler kuşağı nasıl plaklara özlem duyduysa, bugünün gençleri de fiziksel olarak dokunup sahip olamadıkları kaset ve plakların peşinde. Üretimi olmamasına rağmen, kaset ve plaklara olan talep inanılmaz derecede yüksek."</i></p>
</blockquote>

<h3><img class="" height="1512" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/aw756389-02-1.jpg" width="2016" /></h3>

<h3><strong>Eski Hatıralar Dijitalle Yeniden Hayat Buluyor</strong></h3>

<p>İşletmelerinde sadece kaset ve plak satışı yapmadıklarını, aynı zamanda geçmişin unutulmaya yüz tutmuş teknolojilerini günümüze uyarladıklarını belirten Bulut; VHS, Beta, Hi8 ve MiniDV gibi formatlardaki özel kayıtları USB bellekler ile dijital ortama aktardıklarını söyledi.</p>

<p>Eski oynatıcıların ve kameraların bulunamamasının bu hizmete olan ilgiyi artırdığını ifade eden Bulut, çalışmanın duygusal boyutuna da değindi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Aile büyüklerini kaybeden vatandaşlar, evleri boşaltırken buldukları kasetleri bize getiriyor. O sesleri ve görüntüleri dijitale aktardığımızda çok duygusal anlar yaşanıyor. İnsanların anılarını tazeliyoruz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Düğün Videoları Mahkemelerde Delil Oluyor!</strong></h3>

<p>Geçmişe ait kasetlerin sadece duygusal değil, zaman zaman hukuki boyut kazandığına da dikkat çeken esnaf Aynur Bulut, ilginç bir detayı paylaştı. Eski düğün videolarındaki takı merasimi kayıtlarının, günümüzdeki hukuki anlaşmazlıklarda ve mahkeme süreçlerinde resmi delil olarak talep edilebildiğini dile getirdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/dijital-caga-meydan-okuyan-nostalji-z-kusagi-neden-kaset-ve-plak-pesinde</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/basliksiz-1-1077.jpg" type="image/jpeg" length="16599"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[250 yıllık Çivisiz Cami gelecek nesillere taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/250-yillik-civisiz-cami-gelecek-nesillere-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/250-yillik-civisiz-cami-gelecek-nesillere-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilecik'in Gölpazarı ilçesinde bulunan yaklaşık 250 yıllık tarihi Çivisiz Cami, yapılan incelemeyle yeniden gündeme geldi. Osmanlı taşra mimarisinin özgün örneklerinden biri olarak gösterilen tarihi yapının korunmasına yönelik çalışmaların sürdürüleceği vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gölpazarı Kaymakamı Onur Titiz, kurum amirleriyle birlikte Kasımlar Köyü'nde bulunan tarihi Çivisiz Cami'de incelemelerde bulundu. Yaklaşık 250 yıllık geçmişe sahip olan ve kitabesinde Hicri 1190 (Miladi 1776) tarihi yer alan caminin mimari özellikleri ile koruma süreci hakkında yetkililerden bilgi alan Titiz, yapının kültürel miras açısından taşıdığı değere dikkat çekti.</p>

<p><img class="" height="768" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w754911-02.jpg" width="1024" /></p>

<p>Moloz taş ve çamur harç kullanılarak kuru duvar tekniğiyle inşa edilen tarihi cami, ahşap mahfili, göbekli tavanı ve kalem işi süslemeleriyle öne çıkıyor. Kıble duvarındaki Mekke, şehir ve cami tasvirlerinin yanı sıra bitkisel motifler ile barok karakterli süslemeler, 18. yüzyıl Osmanlı sanatında görülen Batılılaşma etkilerinin taşra mimarisine yansımasını gözler önüne seriyor.</p>

<p>2019 yılında restorasyon çalışmaları tamamlanarak koruma altına alınan Çivisiz Cami, Gölpazarı'nın önemli tarihi ve kültürel değerleri arasında yer almayı sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İncelemelerin ardından tarihi camide köy sakinleriyle birlikte cuma namazını kılan Kaymakam Onur Titiz, namaz sonrası vatandaşlarla bir araya gelerek talep ve önerileri dinledi.</p>

<p>Kaymakam Titiz, Kasımlar Köyü'ndeki tarihi Çivisiz Cami'nin ilçenin kültürel mirası açısından önemli bir değer olduğunu belirterek, bu eşsiz yapının korunarak gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat, BİLECİK</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/250-yillik-civisiz-cami-gelecek-nesillere-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w754911-01.jpg" type="image/jpeg" length="22949"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Altın Portakal'da genç sinemacılara büyük fırsat! Öğrenci filmleri üçüncü kez yarışacak]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/altin-portakalda-genc-sinemacilara-buyuk-firsat-ogrenci-filmleri-ucuncu-kez-yarisacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/altin-portakalda-genc-sinemacilara-buyuk-firsat-ogrenci-filmleri-ucuncu-kez-yarisacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin en köklü sinema etkinliklerinden Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, genç sinemacıları desteklemeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl 63'üncüsü düzenlenecek festival kapsamında gerçekleştirilecek Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması, üçüncü kez sinema öğrencilerinin eserlerini izleyici ve sektör profesyonelleriyle buluşturacak.</p>

<p>24-31 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek festivalde gerçekleştirilecek yarışma, Türkiye'deki sinema eğitimi veren üniversite ve yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin nitelikli kısa filmlerini teşvik etmeyi amaçlıyor. Yarışma sayesinde genç yönetmen adayları hem eserlerini sergileme hem de sektörün önemli isimleriyle bir araya gelme fırsatı yakalayacak.</p>

<h2>Başvurular 31 Ağustos'a kadar sürecek</h2>

<p>Yarışmaya, 1 Ekim 2025 ile 30 Temmuz 2026 tarihleri arasında tamamlanmış, süresi 15 dakikayı geçmeyen öğrenci filmleri kabul edilecek. Her eğitim kurumu yalnızca bir filmle başvuruda bulunabilecek.</p>

<p>Başvurular, 31 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 23.59'a kadar festivalin resmi internet sitesi üzerinden gerçekleştirilebilecek.</p>

<h2>Finalistler festival deneyimi yaşayacak</h2>

<p>Finale kalan öğrenciler ve okullar, festival kapsamında gösterilecek yerli ve yabancı filmleri izleme imkânı bulurken, çeşitli söyleşi ve etkinliklerde sinema dünyasının deneyimli isimleriyle bir araya gelecek. Yarışmada "En İyi Film" seçilen yapım ise Altın Portakal heykelciğiyle ödüllendirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Önceki yıllarda dikkat çeken yapımlar ödüllendirildi</h2>

<p>Geçtiğimiz yıl düzenlenen yarışmada, Türkiye genelindeki 75 farklı sinema okulundan gelen 34 proje arasından seçilen 10 film finale kaldı. Eylül Babur yönetmenliğindeki "Kusursuz Ölçü Nedir?" adlı yapım Jüri Özel Ödülü'nü kazanırken, Abdurrahim Karabulut imzalı "Tümseğin Uğultusu" ise En İyi Film seçildi.</p>

<p>Bir önceki festivalde ise Abdülhalim Erez yönetmenliğindeki "Sistem" birincilik ödülüne layık görülürken, Ramazan Yakut imzalı "Döngü" filmi Jüri Özel Ödülü'nün sahibi olmuştu.</p>

<p>Genç sinemacıların üretimlerini desteklemeyi hedefleyen yarışmanın, bu yıl da Türkiye'nin dört bir yanındaki sinema öğrencilerinin yaratıcı projelerine ev sahipliği yapması bekleniyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/altin-portakalda-genc-sinemacilara-buyuk-firsat-ogrenci-filmleri-ucuncu-kez-yarisacak</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/basliksiz-1-kurtarildi-936.jpg" type="image/jpeg" length="74016"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kafkasör'de 45. buluşma: Artvin'in asırlık geleneği yine binlerce kişiyi buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/kafkasorde-45-bulusma-artvinin-asirlik-gelenegi-yine-binlerce-kisiyi-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/kafkasorde-45-bulusma-artvinin-asirlik-gelenegi-yine-binlerce-kisiyi-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin'in en önemli kültürel miraslarından biri olan Kafkasör Kültür, Turizm ve Sanat Festivali, bu yıl da boğa güreşlerinin heyecanıyla hafızalara kazındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kent merkezine yaklaşık 8 kilometre uzaklıktaki, 1.200 rakımlı Kafkasör Yaylası'nda düzenlenen festivalde boğalar, 45. kez arenaya çıktı.</p>

<p><img alt="A W745117 01" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w745117-01.jpg" width="1920" /></p>

<p>Yaklaşık 200 yıllık geçmişe sahip boğa güreşleri, Artvinliler için yalnızca bir müsabaka değil; kuşaktan kuşağa aktarılan güçlü bir gelenek olmayı sürdürüyor. Festival boyunca yaylada oluşan yoğunluk, Kafkasör'ün yıllardır değişmeyen atmosferini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p><img alt="A W745117 08" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w745117-08.jpg" width="800" /></p>

<p>Bu yılki organizasyona Artvin ve ilçelerinin yanı sıra Rize, Erzurum, Aydın ve Muğla'dan gelen 157 boğa sahibi katıldı. Boğalar; baş, başaltı, küçük başaltı, büyük orta, küçük orta, ayak, deste ve süperbaş olmak üzere 8 kategoride mücadele etti. Festival öncesinde düzenlenen yıldızlar boyunda ise genç boğalar 5 ayrı kategoride güreşti.</p>

<p><img alt="A W745117 02" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w745117-02.jpg" width="1920" /></p>

<h2>30 bin kişi arenadaydı</h2>

<p>Kafkasör Arenası'nda iki gün boyunca süren karşılaşmaları yaklaşık 30 bin kişi takip etti. Sabahın erken saatlerinden itibaren tribünleri dolduran vatandaşlar, yer bulamayanlar ise çadırların bulunduğu alanlardan mücadeleleri izledi. Organizasyonda 25 hakem ve yaklaşık 100 görevli görev yaptı.</p>

<p><img alt="A W745117 04" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w745117-04.jpg" width="1920" /></p>

<h2>Boğalar aylar öncesinden hazırlanıyor</h2>

<p>Kafkasör'e çıkan her boğanın arkasında uzun bir hazırlık süreci bulunuyor. Güreş sezonu öncesinde kampa alınan boğalar, sabah yürüyüşleri ve koşularla kondisyon kazanırken; beslenmelerinde pekmez, üzüm kurusu, arpa, mısır ve yumurta gibi enerji değeri yüksek gıdalar tercih ediliyor.</p>

<p>Arenaya çıkmadan önce ise tüm boğalar sıkı kontrollerden geçiriliyor. Güvenlik amacıyla sivri boynuzlar törpülenirken, haksız rekabetin önüne geçebilmek için idrar örnekleri alınarak doping kontrolü yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W745117 03" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w745117-03.jpg" width="1920" /></p>

<h2>Kafkasör'ün efsane isimleri</h2>

<p>Her yıl olduğu gibi bu yıl da boğaların isimleri ilgi odağı oldu. Bafi, Karayel, Kaçkar, Miro, Aşkar ve Dayı gibi isimlerle arenaya çıkan boğalar, güçlerini ve karakterlerini yansıtan mücadeleleriyle izleyicilerden büyük alkış aldı.</p>

<p><img alt="A W745117 10" class="detail-photo img-fluid" height="1824" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w745117-10.jpg" width="2736" /></p>

<h2>Şampiyonluk kadar prestij de önemli</h2>

<p>Festivalde baş boğa sahibine 200 bin lira ödül verilirken, tüm kategorilerde dağıtılan toplam ödül miktarı 1 milyon 400 bin liraya ulaştı. Ancak Kafkasör'de birçok yetiştirici için en büyük ödül, yıllarca emek verdiği boğasının arenadan galip ayrılması ve adını Artvin boğa güreşleri tarihine yazdırması.</p>

<p><img alt="A W745117 09" class="detail-photo img-fluid" height="1824" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/07/a-w745117-09.jpg" width="2736" /></p>

<h2>Kafkasör, sadece festival değil Artvin'in kimliği</h2>

<p>Doğasıyla, yayla kültürüyle ve yüzlerce yıllık geleneğiyle Kafkasör Festivali, Artvin'in en önemli kültürel değerlerinden biri olmayı sürdürüyor. Her yıl binlerce kişiyi aynı heyecanda buluşturan organizasyon, hem kentin turizmine katkı sağlıyor hem de Karadeniz'in en köklü geleneklerinden birini yaşatmaya devam ediyor.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat, ARTVİN</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/kafkasorde-45-bulusma-artvinin-asirlik-gelenegi-yine-binlerce-kisiyi-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 22:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/untitled-1-142.jpg" type="image/jpeg" length="64927"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süleyman Erdemir'den İş Dünyasına Rehber Niteliğinde Eser: "Girişimcinin Medeniyet İnşası: Kurumsallaşma"]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/suleyman-erdemirden-is-dunyasina-rehber-niteliginde-eser-girisimcinin-medeniyet-insasi-kurumsallasma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/suleyman-erdemirden-is-dunyasina-rehber-niteliginde-eser-girisimcinin-medeniyet-insasi-kurumsallasma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Değişim Dinamikleri Kurucusu ve Yönetim Danışmanı Süleyman Erdemir'in kaleme aldığı "Girişimcinin Medeniyet İnşası: Kurumsallaşma" adlı eser, kurumsallaşma kavramına değer odaklı yaklaşımıyla iş dünyasına yeni bir bakış açısı sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kitap, girişimciliği yalnızca ekonomik başarı ekseninde değil; toplumsal sorumluluk, kurum kültürü ve medeniyet perspektifiyle ele alıyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de uzun yıllardır yönetim danışmanlığı alanında faaliyet gösteren Değişim Dinamikleri'nin kurucusu <strong>Süleyman Erdemir</strong>, yeni kitabı <strong>"Girişimcinin Medeniyet İnşası: Kurumsallaşma"</strong> ile girişimcilik ve kurumsal yönetim alanına farklı bir perspektif kazandırıyor.</p>

<p>Eserde kurumsallaşma, yalnızca şirketlerin büyümesini sağlayan teknik süreçler bütünü olarak değil; kurumların değerlerini, kültürünü ve gelecek vizyonunu şekillendiren temel bir yapı olarak ele alınıyor. Erdemir, sürdürülebilir başarının ancak adalet, hakkaniyet, şeffaflık, liyakat ve etik ilkeler üzerine inşa edilen kurumlarla mümkün olabileceğini vurguluyor.</p>

<h2>Kurumsallaşmaya Farklı Bir Bakış</h2>

<p>Kitapta, kurumsallaşmanın sadece prosedürler, organizasyon şemaları ve yönetmeliklerden ibaret olmadığına dikkat çekiliyor. Kurumların karakterini belirleyen unsurun sahip oldukları değerler olduğu ifade edilirken, güçlü kurumların ancak sağlam ilkeler üzerine kurulabileceği anlatılıyor.</p>

<p>Eserde ayrıca kurumsallaşmanın yanlış amaçlarla kullanılması halinde güçlü görünen ancak topluma zarar veren yapıların da ortaya çıkabileceğine işaret edilerek, "iyi kurumsallık" ile "kötü kurumsallık" arasındaki fark kapsamlı şekilde değerlendiriliyor.</p>

<h2>Girişimciliği Medeniyet Perspektifiyle Ele Alıyor</h2>

<p>Süleyman Erdemir, girişimciliği yalnızca ekonomik kazanç sağlayan bir faaliyet olarak değil; değer üreten, kültür oluşturan ve gelecek nesillere kalıcı kurumlar bırakan bir sorumluluk alanı olarak tanımlıyor.</p>

<p>Kitapta; aile şirketlerinin sürdürülebilirliği, liderlik, kurum kültürü, kurumsal hafıza, yönetim anlayışı ve nesiller arası devamlılık gibi birçok konu uygulamaya dönük örneklerle ele alınıyor.</p>

<h2>İş Dünyası İçin Başvuru Kaynağı</h2>

<p>Yaklaşık otuz yılı aşkın yönetim danışmanlığı tecrübesinden beslenen eser; girişimciler, aile şirketleri, profesyonel yöneticiler, akademisyenler ve kurumsallaşma sürecindeki işletmeler için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.</p>

<p>Kurumların sadece büyümeyi değil, kalıcılığı ve topluma değer üretmeyi hedeflemesi gerektiğini ortaya koyan <strong>"Girişimcinin Medeniyet İnşası: Kurumsallaşma"</strong>, iş dünyasında sürdürülebilir başarı arayanlara kapsamlı bir yol haritası sunuyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası, Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/suleyman-erdemirden-is-dunyasina-rehber-niteliginde-eser-girisimcinin-medeniyet-insasi-kurumsallasma</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/07/basliksiz-1-kurtarildi-893.jpg" type="image/jpeg" length="25207"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinema Biletlerinde Yeni Düzenleme Resmi Gazete’de Yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/sinema-biletlerinde-yeni-duzenleme-resmi-gazetede-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/sinema-biletlerinde-yeni-duzenleme-resmi-gazetede-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan "Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan düzenlemeyle sinema biletlerinde uygulanabilecek indirim oranları yeniden belirlenirken, "film özel bileti" adı altında yeni bir bilet türü de mevzuata eklendi.</p>

<h3>"Film özel bileti" tanımı getirildi</h3>

<p>Yönetmelikte yapılan değişiklikle "film özel bileti", film yapımcısı ile diğer gerçek veya tüzel kişiler arasında yapılan sözleşmeler kapsamında ilgili film için satılan bilet olarak tanımlandı.</p>

<p>Bu kapsamda satılacak biletlerin fiyatları ve uygulanacak indirim oranları, sinema salonu işletmecileri ile filmin yapımcısı veya dağıtımcısı arasında yapılacak sözleşmelerle belirlenecek.</p>

<h3>İndirim oranları yeniden düzenlendi</h3>

<p>Yeni düzenlemeye göre;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Belirli yaş üzeri vatandaşlar, kamu meslek grupları, halk günü ve öğrenciler için tam bilet fiyatı üzerinden yüzde 40’a kadar indirim uygulanabilecek.</li>
 <li>Engelliler, şehit yakınları ve gaziler, sabah seansı izleyicileri, kurum bileti sahipleri ve izleyici özel bileti kullanıcıları için yüzde 50’ye kadar indirim yapılabilecek.</li>
 <li>İnternet üzerinden alınan biletlerde ise mevcut indirimlere ek olarak yüzde 10’a kadar ek indirim uygulanabilecek.</li>
 <li>Film özel biletlerinde ise tam bilet fiyatı üzerinden yüzde 70’i aşmayan oranda indirim uygulanabilecek ve biletler sabit fiyatla satışa sunulabilecek.</li>
</ul>

<h3>Bakanlığa bildirim zorunluluğu</h3>

<p>Yönetmelikle birlikte film özel biletlerine ilişkin bilgilerin, Bakanlığın belirleyeceği sinema salonu işletmecisi dernekleri ve yapımcı meslek birliklerinin yetkilendireceği gerçek veya tüzel kişiler tarafından sağlanan altyapı üzerinden Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirilmesi zorunlu hale getirildi.</p>

<h3>Ülke genelinde geçerli olacak</h3>

<p>Düzenleme kapsamında izleyici özel bileti ve film özel bileti için uygulanacak indirimlerin, ülke genelinde faaliyet gösteren ve uygulamaya katılan sinema salonlarında geçerli olacak şekilde hayata geçirileceği belirtildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/sinema-biletlerinde-yeni-duzenleme-resmi-gazetede-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 07:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/06/untitled-1-111.jpg" type="image/jpeg" length="33259"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Garanti BBVA'dan '80 Yıldır Yarınlardayız' sergisi]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/garanti-bbvadan-80-yildir-yarinlardayiz-sergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/garanti-bbvadan-80-yildir-yarinlardayiz-sergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Garanti BBVA, 80 yıllık yolculuğunu anlatan "80 Yıldır Yarınlardayız" sergisini İstanbul'da basın mensuplarına özel bir davetle tanıttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Garanti BBVA, 80 yıllık yolculuğunu anlatan "80 Yıldır Yarınlardayız" sergisini 2 Haziran'da, Salt Galata'da basın mensuplarına özel bir davetle tanıttı. Bankanın Ankara'da atılan temellerinden bugüne uzanan kurumsal hafızası, geçmişi bugüne taşıyan ve yeniden yorumlayan bir yapı olarak katılımcılarla paylaşıldı. "80 Yıldır Yarınlardayız" sergisi, yalnızca bir kurum tarihini görünür kılmayı değil; farklı dönemlerde bankanın parçası olmuş çalışanların, müşterilerin ve paydaşların birlikte oluşturduğu yaşayan bir hikâyeyi geleceğe taşımayı amaçlıyor.<br />
<br />
Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, bankanın Türkiye ile birlikte büyüyen yolculuğuna dikkat çekti. 12 kurucu ortakla atılan temellerin bugün 23 bin çalışanın emeğiyle çok güçlü bir yapı olarak devam ettiğini vurgulayan Akten, kurum kültürünün en önemli gücünün insan kaynağı olduğunu ifade etti. Garanti BBVA'nın 80 yıllık geçmişine rağmen her zaman genç, dinamik ve kendini yenileyen bir kurum olduğunun altını çizdi.<br />
<br />
Garanti BBVA, 80. yıl iletişimlerinin ilk adımı olan Salt Galata'daki basın buluşmasıyla birlikte, kurumun 80 yıllık hafızasını dijital bir deneyim olarak ziyaretçilerle buluşturdu. Etkinlik kapsamında davetliler, bu deneyim alanını keşfetme imkânı buldu. Dijital deneyim alanı, Garanti BBVA'nın 80. yıl kapsamında, hayata geçireceği kapsamlı iletişim ve deneyim programının başlangıç noktasını oluşturuyor.<br />
<br />
Bu kapsamda Türkiye'nin farklı illerinde düzenlenecek Vizyon Buluşmaları, 23 bin çalışana özel büyük ölçekli etkinlikler, 80 bin fidanlık Hatıra Ormanı, kurum içi kulüplerinin özel projeleri ve gönüllülük çalışmalarıyla Garanti BBVA ailesi ortak hikâyeler etrafında bir araya gelecek.<br />
<br />
Köklü bir geçmişten geleceğe uzanan dönüşüm<br />
Garanti BBVA'nın 80 yıllık kurum kültürü yalnızca finansal dönüşümün değil, aynı zamanda insan hikâyelerinin de bütününü oluşturuyor. Farklı dönemlerden çalışanların deneyimleri, kurum kültürünün dönüşümü, birlikte üretme biçimleri ve ortak değer unsurları bu anlatının temel yapı taşları arasında yer alıyor. 1946 yılında Ankara'da kurulan Garanti BBVA, geçen 80 yıl boyunca sürekli dönüşerek finans sektörünün öncü kurumlarından biri haline geldi. Kuruluşundan itibaren yalnızca bankacılık hizmetleri sunmayı değil; üretimi desteklemeyi, ticareti güçlendirmeyi, ekonomik gelişime katkı sağlamayı ve müşterilerinin her döneminde onlara A'dan Z'ye yol arkadaşlığı yapmayı hedefleyen banka, attığı adımlarla geniş bir etki alanı oluşturdu.<br />
<br />
Akten: "80 yıllık bir hikâyeyi anlatıyoruz ama hiç 80 hissetmiyoruz, hissettirmiyoruz"<br />
Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, "Bugün burada yalnızca bir kuruluş yıl dönümünü değil, Türkiye ile birlikte büyüyen 80 yıllık bir kurumsal mirası konuşuyoruz. Ama bu 80 yıl, alıştığımız anlamda bir yaş alma öyküsü de değil. Aksine; her dönemde kendini yeniden tanımlayan, değişimi kucaklayan ve sürekli yenilenebilen bir yapıdan bahsediyoruz. Bu yüzden 80. yılımızı yıl boyunca farklı deneyimlerle devam edecek bir anlatı olarak ele alıyoruz. Garanti Bankası'nın hikâyesi, 1946'da Türkiye'nin üretmesi, güçlenmesi ve dünyayla bağ kurması amacıyla başladı. Türkiye büyüdükçe, şehirler değiştikçe ve teknoloji hayatın merkezine yerleştikçe biz de kendimizi sürekli dönüştürdük. Dijital deneyim alanımızın ziyaretçileri de reklam afişlerinden çalışan fotoğraflarına, şubelerin dönüşümünden dijitalleşmenin ilk adımlarına kadar uzanan pek çok hafıza parçasını bir arada deneyimleme imkânı bulacaklar. Garanti BBVA için bu anlatı, geçmişe dönük bir arşivleme faaliyetinden çok; sürekli gelişen, yeni hikâyelerle büyüyen ve kurumun geleceğine eşlik edecek ortak bir bellek oluşturma anlayışını temsil ediyor. Biz her zaman değişimi kucaklayan, teknolojiyi iş modelinin merkezine koyan ve geleceğe yatırım yapan bir anlayışla hareket ettik. İnternet bankacılığını hayata geçirdiğimiz dönemde şubeye gitmeden işlem yapmak birçok kişi için neredeyse bilim kurgu gibiydi. Ama biz teknolojinin hayatın akışını değiştireceğine inanıyorduk" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Sektöre yön veren yenilikler<br />
Garanti BBVA, 80 yılda Türkiye'de bankacılık sektörüne yön veren birçok yeniliğe imza attı. Gerçek zamanlı online bankacılık altyapılarından internet ve mobil bankacılığa, sanal POS'tan Bonus ödeme sistemine, temassız ve dijital ödeme çözümlerinden yapay zekâ destekli uygulamalara kadar birçok alanda geliştirdiği çözümlerle sektörde öncü rol üstlendi.<br />
<br />
Salt ile hafızaya katkı<br />
Eğitimden kültür-sanata, toplumsal cinsiyet eşitliğinden çevreye kadar uzanan geniş bir yelpazede yürütülen çalışmalarla farklı alanlarda değer üretmeye devam eden banka, bu yaklaşımın önemli bir parçasını ise hafıza oluşturuyor. Salt ile yürütülen arşiv çalışmaları sayesinde, bankanın 80 yıllık birikimi yalnızca kurumsal bir arşiv olarak değil, aynı zamanda daha geniş bir değer alanı olarak korunuyor.<br />
<br />
Salt ile birlikte yürütülen kapsamlı arşiv süreci kapsamında, 2023 yılından bu yana afiş, fotoğraf, rapor, reklam filmi, süreli yayın, albüm, negatif-pozitif film, broşür ve çeşitli objelerden oluşan 36 bini aşkın fiziksel materyal Türkçe ve İngilizce olarak kataloglanarak dijital ortama aktarıldı. Yaklaşık 255 bin dijital materyalin envanter çalışması tamamlandı. Kurum hafızasına dair gerçekleştirilen görüşmeleri de içeren Garanti BBVA Arşivi'nin 10 bin belgelik ilk bölümü ise 2026 yılında Salt Araştırma üzerinden erişime açılacak.<br />
<br />
Salt'ın arşivleme ve araştırma alanındaki uzmanlığıyla şekillenen bu yaklaşım, Garanti BBVA'nın kurumsal geçmişini sistematik biçimde koruma altına alırken, Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal dönüşümüne dair önemli izleri de görünür kılıyor.<br />
<br />
80 yıllık serüven, yaşayan bir dijital deneyime dönüşüyor<br />
Sergi, geçmişi yalnızca anlatan değil, onu bugüne taşıyan ve yeniden yaşatan bir kurguyla tasarlandı. Ziyaretçiler bu deneyimde sabit bir anlatıcıya bağlı kalmadan, kendi rotalarını belirleyerek ilerliyor. Bu yönüyle sergi, her ziyaretçiye kişisel bir keşif alanı sunuyor.<br />
<br />
"80 Yıldır Yarınlardayız" sergisi 3 Haziran - 30 Eylül tarihlerinde Salt Galata'da ziyaret edilebilecek.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/garanti-bbvadan-80-yildir-yarinlardayiz-sergisi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/06/aw716686-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="40509"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Azerin’den Amasya’da Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümüne özel konser]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/azerinden-amasyada-canakkale-zaferinin-109-yil-donumune-ozel-konser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/azerinden-amasyada-canakkale-zaferinin-109-yil-donumune-ozel-konser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Azerbaycan devlet sanatçısı Azerin, Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümü dolayısıyla geldiği Türkiye’de Amasya’da konser verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amasya Belediyesi’nin düzenlediği özel konserde sahne alan ünlü sanatçı, seslendirdiği şarkı, türkü ve marşlarla Amasyalıları coşturdu. Yavuz Selim Meydanı'ndaki konseri yaklaşık 10 bin kişi izledi. Vatandaşlar ellerindeki Türk ve Azerbaycan bayraklarını konser boyunca dalgalandırdı.</p>

<p><img alt="AW165400_02" class="img-fluid detail-photo" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2024/03/aw165400-02.jpg" style="width: 100%" / width="2592" height="1728"><br />
Amasya’da bulunmaktan mutluluk duyan Azerin, “Bugün aldığımız her nefes önce Allah, 109 yıl önce bizim için orada son nefesini veren, tabii ki başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Çanakkale’yi geçilmez kılan şehit ve gazilerimizin, ulu ecdadın sayesindedir” dedi.<br />
Amasya Belediye Başkanı Dr. Bayram Çelik, sevilen sanatçıya günün anısına çiçek ve hediyeler vererek teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="AW165400_01" class="img-fluid detail-photo" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2024/03/aw165400-01.jpg" style="width: 100%" / width="2592" height="1728"></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/azerinden-amasyada-canakkale-zaferinin-109-yil-donumune-ozel-konser</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Mar 2024 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2024/03/aw165400-03.jpg" type="image/jpeg" length="31053"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazeteci-yazar Dr. Kazım Kılınç "Gel Gönlümü Yuva Yap" şiir kitabı çıktı]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/gazeteci-yazar-dr-kazim-kilinc-gel-gonlumu-yuva-yap-siir-kitabi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/gazeteci-yazar-dr-kazim-kilinc-gel-gonlumu-yuva-yap-siir-kitabi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[K Medya Grubu Başkanı, Turcomoney Genel Yayın Yönetmeni, ekonomist Dr. Kazım Kılınç’ın yeni şiir kitabı raflardaki yerini aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Scala Yayınevi’nden çıkan “Gel Gönlümü Yuva Yap” isimli şiir kitabı için imza günü düzenlendi. Scala Yayınevi’nin bahçesinde düzenlenen imza günü, şiir dinletisi ile gerçekleştirildi. Kazım Kılınç birinci, ikinci ve üçüncü şiir kitabından seçtiği şiirleri seslendirirken, sanatçı Yaser Yılmaz gitarıyla eşlik etti. Kılınç aşk ve doğa temalı şiirleri coşkulu bir şekilde okurken, dinleyenler alkışlarıyla cevap verdi. Kitaba adını veren Gel Gönlümü Yuva Yap ve Cüneyt Arkın’la ilgili şiiri seslendirirken, dinleyenlerden bazı okurların gözlerinin nemlendiği dikkat çekti.</p>

<p>Duygusal anların yaşandığı şiir dinletisine Kılınç’ın üniversiteden akademisyen arkadaşları, öğrencileri, medyadan arkadaşları ve yakın dostları katılırken, çeşitli yerlerden gelen okurlar Kılınç’a aldıkları kitapları imzalattı.</p>

<p><img alt="5cc546ff-637c-4da6-9545-240b429cf217" class="img-fluid detail-photo" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2024/03/5cc546ff-637c-4da6-9545-240b429cf217.jpg" style="width: 100%" / width="1600" height="1200"></p>

<p>Oldukça coşkulu ve romantik bir atmosferde gerçekleştirilen şiir dinletisi, üniversiteler başta olmak üzere önümüzdeki günlerde başka noktalarda da tekrarlanacak.</p>

<p>Üçüncü şiir kitabı hakkında konuşan Kazım Kılınç, çok duygulandığını belirterek, “Bugüne kadar birçok ekonomi kitabım yayınlandı. Şiir kitaplarımı gören bazı dostlarım, ekonomi ve şiir diyerek şaşırdıklarını belirttiler. Onlara, evet yıllarca ekonomi kitaplarla, makalelerle, TV kanallarında ekonomi programlarıyla, ekonomi dergiciliğiyle tanınıyorum. Ama ben önce insanım. Duygusal bir insanım. Ben de herkes gibi aşık oluyorum, seviyorum, özlüyorum, kızıyorum, üzülüyorum. Olaylar karşısında duygularımı kağıda döküyorum. Sevdiklerimle ilgili duygularımı, hayvanarla ilgili düşüncelerimi şiirlerimle dile getiriyorum. Çiçeklerle, ağaçlarla, denizlerle, dağlarla ilgili düşüncelerimi şiir yoluyla haykırıyorum” diyor.</p>

<p>206 sayfa olarak piyasaya çıkan kitapta, 95 şiir yer alıyor.</p>

<p>Kitabı Scala Yayınevi ve D&amp;R başta olmak üzere kitapçılardan edinmek veya internetten satın almak mümkün.</p>

<p><img alt="5d0309e9-990e-43ef-9c17-0c20ea968db1" class="img-fluid detail-photo" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2024/03/5d0309e9-990e-43ef-9c17-0c20ea968db1.jpg" style="width: 100%" / width="2048" height="2048"></p>

<p></p>

<p><b>Gel Gönlümü Yuva Yap şiirinde kısa bir bir bölüm…</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hadi gel!</p>

<p>Gönlümün kapısı her daim açık sana</p>

<p>Hemen gel!</p>

<p>Gel gönlümü yuva yap!</p>

<p><b>DR. KAZIM KILINÇ'I YAKINDAN TANIYALIM</b></p>

<p>Ekonomist, gazeteci yazar Dr. Kazım Kılınç, Elazığ’da doğdu. İstanbul Bakırköy Lisesi’nden mezun oldu.&nbsp; Yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yaptı. Aynı fakültede yüksek lisans ve doktora programlarını tamamladı. Kılınç, 1986 yılında ekonomi gazeteciliğine başladı, Türkiye Gazetesi’nde Türkiye’de ilk defa günlük borsa yorumları kaleme alan isim oldu.</p>

<p>Ekovitrin Medya Grubu’nun kurucularından biri olan ve Ekovitrin Dergisi’nin kurucu genel yayın yönetmeni olarak uzun yıllar görev yapan Kılınç, TGRT, Kanal 6, Start TV, Habertürk ve SKYTürk’te ekonomi, borsa ve KOBİ’lerle ilgili programları hazırlayıp sundu. Kılınç, son olarak TRT Haber’de Global Pazar isimli programı hazırlayıp sundu. Programda ülke raporlarını yayınladı, cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar ve iş dünyasının önde gelen isimleriyle yaptığı söyleşileri ekrana getirdi.</p>

<p>K Medya Grubu Başkanı, Turcomoney Genel Yayın Yönetmeni Dr. Kazım Kılınç, 17 yıldır aşkın süredir üniversitelerde makro ekonomi, mikro ekonomi, Türkiye Ekonomisi, girişimcilik derslerini veriyor. Esenyurt Üniversitesi’nde öğretim üyesi Dr. Kazım Kılınç, ilk baskısı 1991 yılında yapılan satış rekorları kıran 200 Soruda A’dan Z’ye Borsa kitabını yazdı. Birkaç defa yapılan yapılan baskılarla en çok satanlar arasında yer alan kitap, mesleğe hazırlananlar için referans kaynağı oldu. 1997 yılında gazeteci Bilal Koçak ile kaleme aldığı En Üsttekiler kitabında Almanya’daki başarılı Türk işadamlarının hayatını yazdı. Büyük ilgi gören kitap, en çok satan kitaplar listesinde yer aldı.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/gazeteci-yazar-dr-kazim-kilinc-gel-gonlumu-yuva-yap-siir-kitabi-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Mar 2024 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2024/03/basliksiz-1-kurtarildi-kurtarildi-kurtarildi-128.jpg" type="image/jpeg" length="47015"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze katliamlarını kitaplaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/gazze-katliamlarini-kitaplastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/gazze-katliamlarini-kitaplastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Bünyamin Aydemir’in kaleme aldığı “Caniler ve Ötekiler” ile “Filistin Battaniyesi” adlı iki tiyatro oyunu kitap olarak okuyucusuyla buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Siyonizmin, evanjelizmin ve kapitalist güç odaklarının Ortadoğu’daki barbarlıklarını, soykırımını, vahşetini anlatan sözü edilen tiyatro oyunları aynı zamanda Filistin halkının derin trajedisine de ayna tutuyor.<br />
Çizgi Yayınevinden çıkan kitap kısa sürede büyük bir ilgi odağı olurken yazar Bünyamin Aydemir, siyonist ve kapitalist güç odaklarının yaptıkları katliamların, zulmün ve soykırımın sanat yoluyla anlatılmasının önemli olduğunu belirterek, “aziz Filistin halkının maruz kaldığı derin yıkımı ve trajediyi durdurmak için herkesi kendi alanında çalışmalar yapmaya, bu işi dert edinmeye ve özellikle sanat alanında olabildiğince fazla çalışmalar yapmaya davet ediyorum” dedi.<br />
“Bu hakikati anlatma davasıdır”<br />
Sanatın böyle bir şey için araç olarak kullanılmasının oldukça gerekli ve önemli olduğunu belirten yazar Aydemir, “On yıllardır siyonizm sanat yoluyla kendisini anlatıyor, kendisini dayatıyor. Piyasaya sürdükleri filmlerle, romanlarla, şiirlerle, tiyatro oyunlarıyla kendisini hep haklı, masum ve mağdur göstererek kitleleri manipüle ediyor. Bize göstermek istediklerini gösteriyor, bize inandırmak istediklerini inandırıyor. Şurası kesin ki, hepimiz siyonizmin hakikatleri ters yüz eden hikayeleriyle büyüdük, hala o hikayelere maruz kalıyoruz. Oysa hakikat başka. Artık kendi hikayelerimizi, kendi sözümüzü sanatsal yollarla kitlelere duyurmak zorundayız. Bu bir hakikati anlatma davasıdır. Bu davaya herkesin kendi alanında ve kendi çapında hizmet etmesi insanlık borcudur. Bendeniz bu kitapla bir nebze de olsa Gazzeliler’e olan derin mahcubiyetimi ve insanlık borcumu hafifletmeye çalıştım” şeklinde konuştu.<br />
Tüm kitap satış ortamlarında<br />
“Caniler ve Ötekiler” ile “Filistin Battaniyesi” adlı iki tiyatro oyunu barındıran kitabın bugünden itibaren tüm kitapçılarda ve internet kitap satış sitelerinde okuyucuya ulaşacağı bildirildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/gazze-katliamlarini-kitaplastirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Feb 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2024/02/aw144685-01.jpg" type="image/jpeg" length="75293"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
