<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ekovitrin Haber</title>
    <link>https://www.ekovitrin.com</link>
    <description>Türkiye ve dünyadan güncel ekonomi, finans, borsa, turizm, sağlık, iş dünyası ve politika haberleri ekovitrin.com farkıyla sizlerle</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ekovitrin.com/rss/is-dunyasi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 06:23:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/rss/is-dunyasi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Google Gemini, Türkiye Millî Futbol Takımları'nın Resmi Sponsoru Oldu]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/google-gemini-turkiye-milli-futbol-takimlarinin-resmi-sponsoru-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/google-gemini-turkiye-milli-futbol-takimlarinin-resmi-sponsoru-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Google ve Türkiye Futbol Federasyonu, taraftar deneyimine yeni bir deneyim katacak bir yıllık dev bir iş birliğine imza attı. İş birliği kapsamında Google Gemini, Türkiye Milli Futbol Takımları’nın resmi sponsoru oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile gerçekleştirdiği ortaklıkla, gelişmiş yapay zeka modeli Gemini’ın Türkiye Millî Futbol Takımları’nın resmi sponsoru olduğunu duyurdu. Bu stratejik sponsorluk, Google’ın en yenilikçi yapay zeka çözümlerini arkasına alarak Türkiye’nin köklü spor kültürünü kutlamayı ve futbolseverlerin taraftar deneyimini tamamen dijitalleştirmeyi hedefliyor. Sponsorluk anlaşması kapsamında, Google’ın çok modlu (multimodal) yapay zeka asistanı Google Gemini, millî takımlar ile onların tüm dünyadaki küresel taraftar kitleleri arasında güçlü bir köprü görevi üstlenecek. Ortaklığın ana odağını ise yapay zeka yardımıyla sürükleyici içerikler üretmek ve taraftarlara, destekledikleri futbolcular ve takımlarla etkileşime geçebilecekleri inovatif yollar sunmak oluşturuyor.</p>

<p><strong>Yapay zeka destekli taraftar deneyimi </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Google ve Türkiye Futbol Federasyonu, bir yıl boyunca gücünü Google Gemini’dan alan taraftar odaklı bir dizi dijital aktivasyonu hayata geçirecek. Bu kapsamda futbolseverler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Gemini ile kendilerine özel benzersiz destek görselleri tasarlayabilecek,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yine Gemini’ın yapay zeka yetenekleri sayesinde takımları için özgün marşlar ve sloganlar oluşturarak desteklerini adeta yeşil sahada futbolcuların yanındaymış gibi coşkuyla hissettirebilecek,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karmaşık futbol kuralları hakkında bilgi edinmek, takım performanslarını ve maç istatistiklerini Gemini ile yorumlayarak keyifli futbol sohbetleri gerçekleştirmek için yine <strong>Google Gemini</strong>’ın yapay zeka yeteneklerinden yararlanabilecekler.</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Pazarlama Direktörü Dr. Sema Tuğçe Dikici işbirliği ile ilgili şunları söyledi: "Google gibi küresel bir teknoloji deviyle bu sponsorluk sözleşmesini imzalamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu iş birliği, en son yapay zeka teknolojilerini kullanarak hem ülkemizdeki hem de dünyanın dört bir yanındaki geniş taraftar kitlemizle çok daha güçlü bağlar kurmamıza olanak tanıyacak. Tüm millî futbol takımlarımızı kapsayacak ve bir yıl boyunca sürecek olan bu teknoloji odaklı ortaklığın yaratacağı sinerjiyi heyecanla bekliyoruz."</p>

<p><strong>“Bu büyük hayalin bir parçası olmaktan büyük bir heyecan ve gurur duyuyoruz”</strong><br />
Google Türkiye Pazarlama Direktörü Serkan Girgin ise: "Türkiye Futbol Federasyonu ile yaptığımız işbirliği sayesinde Türkiye Millî Futbol Takımlarını desteklemekten ve bu büyük hayalin bir parçası olmaktan dolayı heyecanlı ve gururluyuz. Google Gemini, insanın yaratıcılığını ve üretkenliğini desteklemek amacıyla geliştirilmiş bir yapay zeka teknolojisi. Bu işbirliğiyle, Gemini’ın üretken yeteneklerini Türkiye'nin köklü ve tutkulu futbol kültürüyle buluşturuyoruz. Bu ortaklık ile Milli Takımlarımız sahada mücadele sergilerken, futbolseverler de Gemini ile kendi marşlarını besteleyip destek görsellerini tasarlayacak; takımımıza yaratıcılıklarıyla ile eşlik edecekler." dedi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası, Spor</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/google-gemini-turkiye-milli-futbol-takimlarinin-resmi-sponsoru-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/06/basliksiz-1-kurtarildi-643.jpg" type="image/jpeg" length="38926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnşaat sektöründe büyüme sürüyor  ancak yavaşlama sinyalleri güçleniyor]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/insaat-sektorunde-buyume-suruyor-ancak-yavaslama-sinyalleri-gucleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/insaat-sektorunde-buyume-suruyor-ancak-yavaslama-sinyalleri-gucleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin büyüme verilerini açıklamasının ardından sektörel performans rakamları netleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Büyüme rakamlarını değerlendiren Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren: “Ülke ekonomimizin büyümesinde en önemli aktörlerden biri olan inşaat sektörünün sürdürülebilir büyüme performansını koruyabilmesi için devam eden kamu yatırımlarının ödeneklerindeki kısıtlamalara çözüm getirilmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve maliyet baskısını azaltacak politikaların </strong></p>

<p><strong>hayata geçirilmesi, ülke ekonomimizin de yüksek büyüme rakamlarını</strong><strong>tekrar yakalamasını sağlayacaktır” dedi.</strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamları ile ilgili yaptığı yazılı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“2026 yılı birinci çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerine göre Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyürken, inşaat sektörü yüzde 3,2 oranında büyüme kaydetmiştir. Böylece inşaat sektörü, genel ekonominin üzerinde bir performans göstermeye devam etmiştir. Bununla birlikte, sektörün büyüme hızında belirgin bir yavaşlama yaşandığı görülmektedir. 2025 yılı genelinde yüzde 10,8, 2025 yılının son çeyreğinde ise yüzde 8,6 olan büyümenin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 3,2’ye gerilemesi, sektörde önceki dönemde görülen güçlü ivmenin zayıfladığına işaret etmektedir. Bu yavaşlamada, sıkı finansman koşulları, yüksek kredi maliyetleri ve özel sektör yatırımlarındaki temkinli seyir belirleyici olmuştur. 2023 ve takip eden yıllarda deprem bölgesine yönelik yeniden inşa faaliyetleri ve kamu kaynaklı altyapı yatırımları sektörü güçlü biçimde desteklemiş; ancak, 2026 yılı itibarıyla göreceli olarak daha sınırlı hale gelen bu katkı, özel sektör kaynaklı inşaat faaliyetlerindeki yavaşlamayı telafi etmede yetersiz kalmıştır.</p>

<p>“Ekonominin Lokomotifi” olarak nitelendirilen inşaat sektörü, 2026 yılının ilk çeyreğinde genel ekonominin üzerinde büyümeyi başarmış olsa da büyümedeki bu keskin düşüş dikkatle izlenmelidir. Üretim endeksindeki gerileme ve güven endeksindeki zayıflama sektörün yılın geri kalanında daha sınırlı bir büyüme patikasına girebileceğine işaret etmektedir. Ayrıca, ABD-İsrail-İran arasında yaşanan savaşın neden olduğu belirsizlik ortamının yılın başından bu yana birçok şok ile karşı karşıya kalan küresel ekonomiye olan etkileri özellikle ikinci çeyrek rakamlarında daha net görülecektir.</p>

<p>Ülke ekonomimizin büyümesinde en önemli aktörlerden biri olan inşaat sektörünün sürdürülebilir büyüme performansını koruyabilmesi için devam eden kamu yatırımlarının ödeneklerindeki kısıtlamalara çözüm getirilmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve maliyet baskısını azaltacak politikaların hayata geçirilmesi, ülke ekonomimizin de yüksek büyüme rakamlarını tekrar yakalamasını sağlayacaktır.”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/insaat-sektorunde-buyume-suruyor-ancak-yavaslama-sinyalleri-gucleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/06/1780319022-tmb-ba-kan-m-erdal-eren-1.jpg" type="image/jpeg" length="63692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KVKK'dan Mesai Takibinde Biyometrik Veri Ayarı: Açık Rıza Bile Yetmeyecek]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/kvkkdan-mesai-takibinde-biyometrik-veri-ayari-acik-riza-bile-yetmeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/kvkkdan-mesai-takibinde-biyometrik-veri-ayari-acik-riza-bile-yetmeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), çalışanların kabusu haline gelen ve mahremiyet sınırlarını zorlayan mesai takip sistemlerine yönelik devrim niteliğinde bir adım attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="p-rc_6656bcd273a0350f-19">Kurul, iş yerlerinde parmak izi, yüz tanıma ve retina taraması gibi biyometrik verilerle mesai takibi yapılmasını yasaya aykırı bularak resmi bir ilke kararı yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_6656bcd273a0350f-20">Resmi Gazete’de yer alan karara göre, biyometrik verilerin geri döndürülemez nitelikte olması ve ele geçirilmesi halinde büyük mağduriyetler yaratma riski, bu düzenlemenin en önemli gerekçesini oluşturuyor. Kurul, işçi ile işveren arasındaki yapısal güç dengesizliği nedeniyle çalışanlardan alınan "açık rızanın" özgür iradeye dayanmadığını ve bu durumun tek başına hukuki bir zemin oluşturamayacağını net bir şekilde ortaya koydu. Ayrıca mevcut İş Kanunu mevzuatında, işverenlerin mesai takibini mutlaka biyometrik sistemlerle yapmasını zorunlu kılan açık bir hüküm bulunmadığına dikkat çekildi.</p>

<p><a href="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/06/ilgili-kkarar-metni.pdf" rel="nofollow" target="_blank"><span style="color:#e74c3c">İlgi̇li̇ Karar Metni İçin Tıklayın</span></a></p>

<p id="p-rc_6656bcd273a0350f-21">Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın emsal kararlarına da atıfta bulunulan ilke kararında, personelin mesai saatlerini denetlemek gibi sınırlı bir idari amaç için bu denli yoğun bir veri işlemenin "ölçülülük ve veri minimizasyonu" ilkelerini açıkça ihlal ettiği vurgulandı. KVKK, işverenlerin personelin çalışma sürelerini belgelemek için biyometrik sistemler yerine şifreli kartlar, PIN tabanlı geçişler, RFID/NFC kimlik kartları veya geleneksel imza föyleri gibi kişisel haklara daha az müdahale eden alternatif yöntemleri kullanması gerektiğini hükme bağladı. Karara aykırı şekilde biyometrik veri toplamaya devam eden ve gerekli idari ile teknik tedbirleri almayan veri sorumluları hakkında ise kanun kapsamında çok ciddi idari yaptırımların uygulanacağı açıklandı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/kvkkdan-mesai-takibinde-biyometrik-veri-ayari-acik-riza-bile-yetmeyecek</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/06/basliksiz-1-kurtarildi-637.jpg" type="image/jpeg" length="75790"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Edirne'de maden işçilerinin eylemi 13'üncü gününde]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/edirnede-maden-iscilerinin-eylemi-13uncu-gununde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/edirnede-maden-iscilerinin-eylemi-13uncu-gununde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde faaliyet gösteren Kiremitçiler Maden Ocağı işçileri, maaş ve tazminatlarını alamadıkları iddiasıyla başlattıkları eylemlerini 13'üncü günde de sürdürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Maden ocağı önünde bir araya gelen işçiler, aylardır emeklerinin karşılığını alamadıklarını öne sürerek haklarını talep etti. Maden ocağı önünde slogan atan işçiler, yaşadıkları mağduriyetin giderilmesini istedi.<br />
İşçiler adına yapılan açıklamada, maaş ve tazminat alacaklarının ödenmesini beklediklerini belirterek yetkililere çağrıda bulunuldu. İşçiler, talepleri karşılanıncaya kadar eylemlerini sürdüreceklerini ifade etti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/edirnede-maden-iscilerinin-eylemi-13uncu-gununde</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/06/710138987-1480606224095850-3148286046616333784-n.jpg" type="image/jpeg" length="84834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATO Başkanı Baran: "Reel sektörün güçlü kalması, sürdürülebilir büyümenin en temel şartıdır"]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/ato-baskani-baran-reel-sektorun-guclu-kalmasi-surdurulebilir-buyumenin-en-temel-sartidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/ato-baskani-baran-reel-sektorun-guclu-kalmasi-surdurulebilir-buyumenin-en-temel-sartidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye'nin 2026 yılı birinci çeyrek büyüme verileri hakkında, "Reel sektörün güçlü kalması, sürdürülebilir büyümenin en temel şartıdır. İş dünyası olarak üretmeye, yatırım yapmaya ve ülkemiz için değer oluşturmaya devam edeceğiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ATO Başkanı Baran, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı 2026 yılı birinci çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi. Yüzde 2,5 olarak açıklanan büyüme oranının beklentilerin altında gerçekleştiğini belirten Baran, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve küresel ekonomideki belirsizliklere rağmen Türkiye ekonomisinin büyümesini 23 çeyrektir sürdürmesinin önemli olduğunu söyledi. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla Gayrisafi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yılın birinci çeyreğinde, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 35,7 artarak 16 trilyon 999 milyar 977 milyon lira olduğunu kaydeden Baran, GSYH'yi oluşturan faaliyetlere bakıldığında, bilgi ve iletişim faaliyetlerinin yüzde 9,5, diğer hizmet faaliyetlerinin yüzde 5,2, tarım sektörünün yüzde 4,6, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetlerinin yüzde 3,7, finans ve sigorta faaliyetlerinin yüzde 3,5, inşaat sektörünün yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetlerinin yüzde 3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetlerinin yüzde 1,9 ve kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetlerinin yüzde 1,8 arttığını, sanayi sektörünün ise yüzde 0,8 azaldığını dile getirdi.<br />
<br />
"Jeopolitik risklerin sürdüğü bir süreçten geçiyoruz"<br />
Mevcut şartlar altında beklenenin altında da olsa ekonominin büyüme performansını korumasının önemine dikkat çeken Baran, "Dünya ekonomisinde belirsizliklerin arttığı, ticarette korumacı eğilimlerin güçlendiği, jeopolitik risklerin sürdüğü bir süreçten geçiyoruz. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası ve yüksek finansman maliyetleri reel sektörümüz üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Böyle bir dönemde büyüme oranı beklentilerin altında kalmış olsa da ekonomimizin pozitif bölgede kalmayı sürdürmesi son derece kıymetli. İş dünyamız son dönemde yüksek kredi maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve artan işletme giderlerine rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracat yapmaya devam ediyor. Ekonomimizin büyüme performansını koruyabilmesi ve yeniden daha güçlü bir ivme yakalayabilmesi için reel sektörün desteklenmesi büyük önem taşıyor. Özellikle üretim ve yatırım yapan işletmelerimizin finansmana erişimini kolaylaştıracak, yatırım iştahını artıracak ve işletmelerimizin nakit akışını rahatlatacak düzenlemeler, büyümeye doğrudan katkı sağlayacaktır" ifadelerine yer verdi.<br />
<br />
"Reel sektörün güçlü kalması, sürdürülebilir büyümenin en temel şartıdır"<br />
Ekonomik programın temel hedeflerinden biri olan fiyat istikrarının önemine işaret eden Baran, "Enflasyonla mücadelede elde edilecek başarı, uzun vadeli ekonomik istikrar açısından büyük önem taşıyor. Ancak bu süreçte üretim gücümüzü, yatırım kapasitemizi, ihracat ve istihdam seviyemizi koruyacak adımların da eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi gerekiyor. Reel sektörün güçlü kalması, sürdürülebilir büyümenin en temel şartıdır. İş dünyası olarak üretmeye, yatırım yapmaya ve ülkemiz için değer oluşturmaya devam edeceğiz" cümlelerine yer verdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/ato-baskani-baran-reel-sektorun-guclu-kalmasi-surdurulebilir-buyumenin-en-temel-sartidir</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2023/12/ato-baskani-gursel-baran-bvwc-cover.jpg" type="image/jpeg" length="36654"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İTO Başkanı Avdagiç: Büyümede dayanıklılık sürüyor, sanayi ve ihracat güçlendirilmeli]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/ito-baskani-avdagic-buyumede-dayaniklilik-suruyor-sanayi-ve-ihracat-guclendirilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/ito-baskani-avdagic-buyumede-dayaniklilik-suruyor-sanayi-ve-ihracat-guclendirilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyümesine ilişkin değerlendirmede bulunan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, küresel belirsizliklere rağmen ekonominin dirençli yapısını koruduğunu belirterek, sürdürülebilir büyüme için sanayi ve ihracat odaklı politikaların daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avdagiç, yaptığı yazılı açıklamada, genç ve dinamik nüfus yapısı, ticari esneklik ve üretim motivasyonunun Türkiye ekonomisinin en önemli avantajları arasında yer aldığını vurguladı. Bölgesel çatışmalar, jeopolitik riskler ve yüksek enerji maliyetlerine rağmen büyüme eğiliminin sürmesinin önemli bir başarı olduğunu ifade eden Avdagiç, bununla birlikte sanayi üretimi ve ihracatta görülen zayıf seyrin dikkatle takip edilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Küresel ekonomide yaşanan dalgalanmaların etkilerine rağmen Türkiye'nin büyüme performansını sürdürdüğüne işaret eden Avdagiç, doğrudan yabancı yatırımların artırılmasının ve yeni ihracat pazarlarına erişimin büyük önem taşıdığını belirtti. İthalat ve ihracatta hedef odaklı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini dile getiren Avdagiç, üretim kapasitesini artıracak politikaların öncelik haline gelmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sanayi temelli ve ihracata dayalı ekonomik yapının güçlendirilmesinin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade eden Avdagiç, maliye politikaları, teşvik mekanizmaları ve finansman imkanlarıyla desteklenen üretim modelinin Türkiye'yi yeniden şekillenen küresel ticaret düzeninde daha güçlü bir konuma taşıyacağını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enflasyonla mücadeleden taviz verilmemesi gerektiğini vurgulayan Avdagiç, finansman ve kur politikalarında yapılacak dengeli düzenlemelerle ihracatçıların yaşadığı sıkıntıların aşılabileceğine inandıklarını ifade etti.</p>

<p>İTO Başkanı Avdagiç, ilk çeyrek büyüme verilerinin Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını ve potansiyelini bir kez daha ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/ito-baskani-avdagic-buyumede-dayaniklilik-suruyor-sanayi-ve-ihracat-guclendirilmeli</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2023/06/ito-sekib-avdagic-3-oidn-coverjpg.webp" type="image/jpeg" length="61300"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay Zeka Çılgınlığı Trilyon Dolarlık Kulübü Salladı! İşte Dünyanın En Büyük 14 Şirketi]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/yapay-zeka-cilginligi-trilyon-dolarlik-kulubu-salladi-iste-dunyanin-en-buyuk-14-sirketi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/yapay-zeka-cilginligi-trilyon-dolarlik-kulubu-salladi-iste-dunyanin-en-buyuk-14-sirketi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka teknolojilerine olan talep, küresel piyasalarda taşları yerinden oynattı. Trilyon dolarlık şirketler kulübüne iki yeni dev katılırken, listenin zirvesindeki isim dudak uçuklattı. İşte piyasa değeri 1 trilyon doları aşan dünyanın en değerli 14 şirketi...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Yapay Zeka Rüzgarı Borsayı Salladı: Trilyon Dolarlık Kulübe İki Yeni Üye!</h2>

<p>Teknoloji dünyasında yaşanan yapay zeka devrimi, küresel piyasaların devlerini uçuşa geçirdi. Yapay zeka çiplerine ve teknolojilerine olan talebin her geçen gün katlanarak artması, borsada trilyon dolarlık piyasa değerine sahip olan şirketlerin sayısını hızla artırıyor.</p>

<p>Son hamleyle birlikte, devler ligi olarak bilinen "Trilyon Dolarlık Şirketler Kulübü"ne iki yeni teknoloji üreticisi daha adını yazdırdı. ABD’nin en büyük bellek çipi üreticisi <strong>Micron Technology</strong> ve Güney Koreli yarı iletken devi <strong>SK Hynix</strong>, tarihlerinde ilk kez 1 trilyon dolar barajını aşarak listeye giriş yaptı.</p>

<h3>Zirvede NVIDIA İmparatorluğu Var</h3>

<p>Yapay zeka çiplerinin mutfağında yer alan <strong>NVIDIA</strong>, <strong>5,2 trilyon dolarlık</strong> akılalmaz piyasa değeriyle dünyanın en değerli şirketi unvanını koruyor. NVIDIA'yı, Alphabet (Google) ve Apple yakından takip ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, küresel ekonomiye yön veren ve piyasa değeri 1 trilyon doların üzerinde olan bu 14 dünya devi hangileri? İşte sıralı tam liste:</p>

<h2>İşte Dünyanın En Değerli 14 Şirketi (2026 Güncel Liste)</h2>

<p>Aşağıdaki tabloda, piyasa değerlerine göre dünyanın en büyük şirketleri ve merkez ülkeleri yer almaktadır:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Sıra</strong></td>
   <td><strong>Şirket Adı</strong></td>
   <td><strong>Ülke</strong></td>
   <td><strong>Piyasa Değeri</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>1</strong></td>
   <td><strong>NVIDIA</strong></td>
   <td>ABD</td>
   <td>5,2 Trilyon Dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>2</strong></td>
   <td><strong>Alphabet (Google)</strong></td>
   <td>ABD</td>
   <td>4,66 Trilyon Dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>3</strong></td>
   <td><strong>Apple</strong></td>
   <td>ABD</td>
   <td>4,52 Trilyon Dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>4</strong></td>
   <td><strong>Microsoft</strong></td>
   <td>ABD</td>
   <td>3,09 Trilyon Dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>5</strong></td>
   <td><strong>Amazon</strong></td>
   <td>ABD</td>
   <td>2,85 Trilyon Dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>6</strong></td>
   <td><strong>TSMC</strong></td>
   <td>Tayvan</td>
   <td>2,14 Trilyon Dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>7</strong></td>
   <td><strong>Broadcom</strong></td>
   <td>ABD</td>
   <td>2 Trilyon Dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>8</strong></td>
   <td><strong>Saudi Aramco</strong></td>
   <td>Suudi Arabistan</td>
   <td>1,8 Trilyon Dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>9</strong></td>
   <td><strong>Tesla</strong></td>
   <td>ABD</td>
   <td>1,63 Trilyon Dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>10</strong></td>
   <td><strong>Meta Platforms</strong></td>
   <td>ABD</td>
   <td>1,55 Trilyon Dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>11</strong></td>
   <td><strong>Samsung</strong></td>
   <td>Güney Kore</td>
   <td>1,34 Trilyon Dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>12</strong></td>
   <td><strong>SK Hynix</strong></td>
   <td>Güney Kore</td>
   <td>1,06 Trilyon Dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>13</strong></td>
   <td><strong>Berkshire Hathaway</strong></td>
   <td>ABD</td>
   <td>1,04 Trilyon Dolar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>14</strong></td>
   <td><strong>Micron Technology</strong></td>
   <td>ABD</td>
   <td>1,01 Trilyon Dolar</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3>Çip Üreticileri Yükselişte</h3>

<p>Listenin detaylarına bakıldığında, yapay zekanın sadece yazılım firmalarını değil, bu yazılımların çalışmasını sağlayan donanım ve çip üreticilerini de zirveye taşıdığı görülüyor. Tayvanlı <strong>TSMC</strong> 2 trilyon dolar barajını aşarken, Güney Koreli <strong>Samsung</strong> ve <strong>SK Hynix</strong> ile Amerikalı <strong>Micron</strong> listedeki ağırlıklarını iyice artırdı. Küresel ekonomide teknoloji ağırlıklı bu büyümenin önümüzdeki süreçte de devam etmesi bekleniyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/yapay-zeka-cilginligi-trilyon-dolarlik-kulubu-salladi-iste-dunyanin-en-buyuk-14-sirketi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/untitled-1-recovered-61.jpg" type="image/jpeg" length="24892"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASO'dan "NEET" gençleri ekonomiye kazandırma raporu]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/asodan-neet-gencleri-ekonomiye-kazandirma-raporu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/asodan-neet-gencleri-ekonomiye-kazandirma-raporu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası'nın (ASO), "Kayıp Potansiyel: Türkiye'de NEET Gençlerin Profili, NEET'e Yol Açan Nedenler ve Çözüm Yolları" başlıklı kapsamlı araştırma raporu yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'de her dört gençten birinin ne eğitimde ne istihdamda (NEET) olduğuna dikkat çekilen raporda, bu duruma yol açan nedenler ve çözüm yolları çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alınarak somut çözüm önerileri sunuldu. NEET gençlerin doğru politikalar ve güçlü koordinasyon ile üretime ve istihdama kazandırılabileceğini belirten ASO Başkanı Seyit Ardıç, "Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimizi ekonomiye kazandırmak geleceğimiz için en stratejik yatırımların başında gelmektedir" dedi.<br />
Ankara Sanayi Odası (ASO), sanayi, üretim, istihdam, eğitim ve teknolojik dönüşüm alanlarında Türkiye'nin yapısal sorunlarını veri temelli analizlerle ele alan ve çözüm önerileri sunan araştırma raporlarına bir yenisini daha ekledi. İş gücü piyasasının yapısal sorunlarını ve gençlerin üretim süreçlerine katılımını çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendiren ASO, hazırladığı "Kayıp Potansiyel: Türkiye'de NEET Gençlerin Profili, NEET'e Yol Açan Nedenler ve Çözüm Yolları" başlıklı kapsamlı araştırma raporuyla; tüm paydaşlara yönelik somut politika önerileri sundu.<br />
ASO tarafından hazırlanan raporda; gençlerin üretim süreçlerine kazandırılmasının sosyal bir gerekliliğin yanında Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınması, üretim gücü, verimlilik kapasitesi ve rekabetçiliği açısından stratejik bir zorunluluk olduğu vurgulandı.<br />
<br />
Dört gençten biri "NEET"<br />
Raporda Türkiye'nin, OECD ülkeleri arasında en yüksek NEET oranına sahip ülkelerden biri olduğuna dikkat çekildi. 15-29 yaş grubundaki gençlerin yüzde 25,9'u ne eğitimde ne istihdamda yer alırken, kadınlarda bu oran yüzde 36,5 seviyesine ulaşıyor. Türkiye'nin NEET oranı, OECD ortalamasının yaklaşık iki katı seviyesinde bulunuyor.<br />
Araştırmada, NEET sorununun yalnızca genç işsizliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekilerek; eğitim sistemi, iş gücü piyasası ve sosyal politika arasındaki yapısal uyumsuzlukların bir sonucu olduğu ifade edildi. Raporda, gençlerin üretim süreçlerinden uzak kalmasının; ekonomik büyümeden toplumsal refaha, verimlilikten beşerî sermaye kapasitesine kadar geniş bir alanı doğrudan etkilediği belirtildi.<br />
<br />
"Diplomalı ama mesleksiz" riskine dikkat çekildi<br />
Çalışmada, Türkiye'de NEET oranlarının yüksekliği, bireysel tercihlerden çok; beceri temelli olmayan, iş gücü piyasasıyla zayıf bağlara sahip ve uygulamalı eğitimi yeterince içermeyen bir eğitim sisteminin sistemik sonucu olarak da ortaya çıktığı vurgulandı. "Diplomalı ama mesleksiz" bir gençlik riskine dikkat çekilen raporda, eğitim-istihdam bağının güçlendirilmesinin kritik önemde olduğu ifade edildi.<br />
Raporda ayrıca, Ankara Sanayi Odası'nın üyeleri arasında yapılan istihdam anketine göre işletmelerin yüzde 48'inin "yetkin ve yetişmiş personel bulamama" sorununu ilk sıraya koyduğu belirtilirken; Türkiye'de aynı anda hem yüksek genç işsizliği hem de nitelikli personel açığı yaşandığına dikkat çekildi. Bu durumun, iş gücü piyasasında beceri uyumsuzluğu bulunduğunu ortaya koyduğu kaydedildi.<br />
Araştırmada; özellikle imalat sanayiinin ihtiyaç duyduğu CNC operatörü, kaynakçı, bakım-onarım uzmanı ve endüstriyel otomasyon teknisyeni gibi alanlarda ara eleman ihtiyacının arttığı; buna karşın gençlerin daha çok masa başı işlere yöneldiği ifade edildi. Mesleki eğitim kurslarının yaygınlaştırılması ve gençlerin üretim odaklı alanlara yönlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.<br />
<br />
Kadınlardaki yüksek NEET oranı yapısal sorunlara işaret ediyor<br />
Raporda, kadınların NEET oranının erkeklerin iki katından fazla olmasının; bakım ekonomisi, toplumsal rol dağılımı ve kadınların iş gücü piyasasına erişimde karşılaştığı yapısal sorunlarla doğrudan ilişkili olduğu ifade edildi. Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımı için bakım hizmetleri, esnek çalışma modelleri ve hedefli destek programlarının önemine dikkat çekildi.<br />
Raporda ayrıca; geçici koruma altındaki mülteci gençler ve engelli gençlerin, mevcut sistem içinde büyük ölçüde görünmez kalan kırılgan gruplar arasında yer aldığı belirtilerek, politika araçlarının bu grupları da kapsayacak şekilde yeniden yapılandırılması gerektiği vurgulandı.<br />
<br />
Büyük bir ekonomik potansiyel üretime kazandırılabilir<br />
Araştırmada, Türkiye'nin NEET probleminin yıllık ekonomik maliyetinin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın yüzde 2,8 ila yüzde 3,5'i arasında olduğu tahmin edilirken, bunun yaklaşık 38 milyar ila 47,5 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe karşılık geldiği kaydedildi. Uygulanacak etkili politikalarla Türkiye'nin her yıl savunma bütçesi büyüklüğünde ilave bir ekonomik potansiyeli üretime kazandırabileceği vurgulandı.<br />
Raporda yer verilen "odaklı senaryo" analize göre ise; etkili politika uygulamalarıyla 2025 yılında 4,7 milyon seviyesinde olan 15-29 yaş NEET sayısının 2030 yılı itibarıyla 3,2 milyon seviyesine kadar düşürülebileceği, bu sayede yaklaşık 18 milyar dolarlık ekonomik kazanım sağlanabileceği ifade edildi.<br />
<br />
Çözüm için beş temel politika önerisi<br />
ASO'nun araştırmasında; Almanya'nın ikili eğitim sistemi, İtalya'nın koordinasyon modeli ve Güney Kore'nin psikososyal destek yaklaşımı detaylı biçimde incelenirken, Türkiye için uygulanabilir politika önerileri geliştirildi. Eğitim ile üretim arasındaki bağın güçlendirilmesi, gençlerin iş gücü piyasasına geçiş sürecinin desteklenmesi ve mesleki yönlendirme mekanizmalarının yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi.<br />
Raporda çözüm için beş temel politika önceliği öne çıktı. Bunlar; hedefe duyarlı politika tasarımı, güçlü kurumsal eşgüdüm, sonuç odaklı izleme kapasitesi, kadın NEET'lere yönelik bakım ve esnek çalışma desteği ile Ankara'nın pilot uygulama merkezi olarak değerlendirilmesi şeklinde sıralandı. Raporda; sahip olduğu sanayi altyapısı, üniversite ekosistemi, kurumsal kapasitesi, veri üretim gücü ve genç nüfus profiliyle Ankara'nın, NEET politikalarının uygulanabilirliğini test edebilecek önemli bir model şehir potansiyeli taşıdığı vurgulandı. Başarılı uygulamaların yerelden ulusal ölçeğe taşınabileceği ifade edildi.<br />
Raporda ayrıca; İŞKUR, MEB, YÖK, yerel yönetimler, sanayi odaları ve sivil toplum kuruluşlarının aynı yönetişim zemini içinde çalışacağı "Ulusal NEET Koordinasyon Kurulu" oluşturulması önerildi. Büyükşehirlerde kariyer danışmanlığı, psikososyal destek, mesleki yönlendirme ve işveren eşleştirmesi sunacak "NEET Destek Merkezleri" kurulmasının da çözüm sürecine önemli katkı sağlayacağı belirtildi.<br />
<br />
Ardıç: "Kayıp bir kuşak değil, büyük bir potansiyel olarak görüyoruz"<br />
ASO Başkanı Seyit Ardıç, rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, genç nüfusun Türkiye'nin en büyük kalkınma potansiyelini oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:<br />
"Bugün Türkiye'de her dört gencimizden biri ne eğitimde ne istihdamda yer alıyor. Kadınlarda ise bu oran çok daha yüksek seviyelere çıkıyor. Biz bu tabloya yalnızca bir istihdam sorunu olarak bakmıyoruz. Bu konu; Türkiye'nin üretim gücü, verimlilik kapasitesi ve gelecekteki rekabet gücü açısından stratejik bir başlıktır. Biz üretim süreçlerinin dışında kalan gençlerimizi kayıp bir kuşak olarak değil, doğru politikalarla yeniden kazanılabilecek büyük bir potansiyel olarak görüyoruz."<br />
ASO'nun raporunda eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekildiğini ifade eden Başkan Ardıç, "Bugün sanayimiz nitelikli personel ararken, çok sayıda gencimiz iş gücü piyasasının dışında kalıyor. Bu durum bize temel sorunun yalnızca işsizlik değil, beceri uyumsuzluğu olduğunu gösteriyor. Özellikle uygulamalı eğitim modellerinin güçlendirilmesi, mesleki eğitimin geliştirilmesi ve gençlerin üretim süreçleriyle daha erken buluşması büyük önem taşıyor" dedi.<br />
Raporda kadınların iş gücüne katılımını destekleyecek bakım hizmetleri, esnek çalışma modelleri, NEET destek merkezleri ve güçlü kurumsal koordinasyon gibi somut politika önerilerine de yer verdiklerine işaret eden Başkan Ardıç, "Doğru politikalar, güçlü koordinasyon ve sonuç odaklı uygulamalarla gençlerimizi üretime, istihdama ve ekonomik hayata çok daha güçlü şekilde kazandırabileceğimize inanıyoruz. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimizi ekonomiye kazandırmak, geleceğimiz için yapılacak en stratejik yatırımların başında gelmektedir. Raporumuzun; politika yapıcılar, eğitim kurumları ve özel sektör için yol gösterici bir kaynak olacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Sorunları tespit etmenin yanında çözüm önerileri de sunuyoruz"<br />
Ankara Sanayi Odası olarak yalnızca sorunları tespit eden değil, çözüm önerileri geliştiren bir yaklaşım benimsediklerini ifade eden Başkan Ardıç, şöyle devam etti:<br />
"İş gücü piyasalarının işleyişini ve sorunlarını daha etkin bir perspektifle ele alıyor, hazırladığımız araştırma raporlarıyla politika yapıcılara yön gösterici analizler sunuyoruz. Bu çalışmalarda temel yaklaşımımız, sorunları tespit etmenin yanında somut ve uygulanabilir politika önerileri de ortaya koymaktır."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/asodan-neet-gencleri-ekonomiye-kazandirma-raporu</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/untitled-1-recovered-45.jpg" type="image/jpeg" length="31766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İhracatçıdan Rekabet Gücü İçin Kur ve KDV Desteği Çağrısı]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/ihracatcidan-rekabet-gucu-icin-kur-ve-kdv-destegi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/ihracatcidan-rekabet-gucu-icin-kur-ve-kdv-destegi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İhracatçı firmaların artan üretim, enerji ve işçilik maliyetleri karşısında küresel pazardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için yeni finansal destek modellerinin hayata geçirilmesi talep ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sektör temsilcileri, özellikle KDV ertelemesi ve döviz bozdurma işlemlerinde ihracatçıya özel avantajlı kur uygulamalarının devreye alınmasını istiyor.</strong></p>

<p>Türkiye ekonomisinin lokomotifi konumunda olan sanayi ve makine sektörlerinde faaliyet gösteren ihracatçı firmalar, mevcut küresel ve yerel maliyet baskıları nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor. Üreticinin üzerindeki finansman yükünün hafifletilmesi amacıyla devlet desteklerinin artırılması gerektiğini belirten sektör temsilcileri, nakit akışını rahatlatacak yapısal çözümler öneriyor.</p>

<h2>"İhracatçıya KDV Ödemelerinde 1 Yıl Erteleme Sağlanmalı"</h2>

<p>İhracat yapan firmaların en büyük çıkmazlarından birinin nakit akışı yönetimi olduğunu ifade eden uzmanlar, KDV konusunda yeni bir düzenleme yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Sektör paydaşları, ihracatçı firmaların üzerindeki finansal baskıyı azaltmak adına şu öneride bulunuyor:</p>

<blockquote>
<p>"İhracatçı firmalar için KDV ödemeleri belirli bir süreyle ertelenmeli. Örneğin, devletin ihracatçıya KDV ödemelerini 1 yıl sonra yapma imkanı sunması, firmaların elindeki nakit gücünü üretime ve yatırıma yönlendirmesini sağlayacaktır. Bu tarz uygulamalar üretim motivasyonunu doğrudan artırır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2>"Destekleyici Kur Modeli Devreye Alınmalı"</h2>

<p>Mevcut kur politikalarının ve kur üzerindeki baskının ihracatçının kar marjını ve küresel pazardaki fiyat rekabetini olumsuz etkilediği vurgulanıyor. Döviz kazandırıcı faaliyetlerin teşvik edilmesi için daha güçlü bir kur modeline ihtiyaç duyulduğunu belirten temsilciler, alternatif bir sistem öneriyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Özel Kur Desteği:</strong> İhracatçının elde ettiği döviz gelirini piyasa kurunun üzerinde, devlet destekli özel bir orandan bozabilmesi imkanı tanınmalı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Örnek Model:</strong> Mevcut dolar kuru seviyesinin, ihracatçıya özel olarak belirlenecek daha yüksek ve avantajlı bir teşvik kuru üzerinden hesaplanması, üretimi ve yatırımı ciddi oranda teşvik edecektir.</p>
 </li>
</ul>

<h2>"Üreten Firmalar Desteklenirse Türkiye Kazanır"</h2>

<p>Türkiye'nin küresel ticaretteki payının artması ve ekonomik istikrarın sürdürülebilmesi için üreticinin stratejik olarak korunması gerektiğinin altı çiziliyor. İhracatçıların sadece kendi ticari hacimlerini değil, istihdamı ve ülkeye giren döviz miktarını da büyüterek makroekonomiye doğrudan katkı sağladığı belirtilirken, bu firmaların özel destek kapsamına alınmasının Türkiye'nin geleceği açısından kritik önem taşıdığı ifade ediliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Gündem, İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/ihracatcidan-rekabet-gucu-icin-kur-ve-kdv-destegi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/untitled-1-recovered-44.jpg" type="image/jpeg" length="36798"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Engin Aksoy: ''Mart 2026 sonu itibarıyla son bir yılda 28,8 milyar TL yatırım yaptık'']]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/engin-aksoy-mart-2026-sonu-itibariyla-son-bir-yilda-288-milyar-tl-yatirim-yaptik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/engin-aksoy-mart-2026-sonu-itibariyla-son-bir-yilda-288-milyar-tl-yatirim-yaptik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy, ''Nisan 2025-Mart 2026 arası dönemi kapsayan mali yıl sonuçlarımıza göre, servis gelirlerimiz 144,8 milyar TL olarak gerçekleşti. 31 Mart 2026 sonu itibarıyla son bir yılda 28,8 milyar TL yatırım yaptık. Mobil abone sayımız 25,2 milyon, sabit genişbant abone sayımız 1,3 milyon oldu'' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy, İhlas Haber Ajansı'na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Aksoy, yeni mali yılı değerlendirirken, net sıfır emisyon ve elektronik atık konularında bilgiler verdi.<br />
Yeni mali yıl sonuçlarını değerlendiren Engin Aksoy, ''Şirket olarak, tam 20 yıldır ülkemizin toplumsal ve ekonomik gelişiminde önemli bir rol oynuyoruz. Nisan 2025 - Mart 2026 arası dönemi kapsayan mali yıl sonuçlarımıza göre, servis gelirlerimiz 144,8 milyar TL olarak gerçekleşti. 31 Mart 2026 sonu itibarıyla son bir yılda 28,8 milyar TL yatırım yaptık. Mobil abone sayımız 25,2 milyon, sabit genişbant abone sayımız 1,3 milyon oldu. Faturalı abone sayımız ise 21,7 milyona yükseldi. Vodafone Yanımda ve Online Self Servis gibi dijital kanallarımızı kullanan aylık aktif müşteri sayımız 18,1 milyon olurken, bu müşterilerimizin aylık toplam etkileşimi 345 milyona ulaştı. Mali yılımızda müşterilerimizin toplam mobil data kullanımı 5 bin 540 petabyte olarak gerçekleşti. Bu dönemde dijital servisler alanında da gelişmeye devam ettik. Yeni nesil mobil finans çözümümüz Vodafone Pay’in ürünlerini kullanan tekil kullanıcı sayısı 10 milyonu aştı. Bine yakın farklı işlem yapabilen kişisel dijital asistanımız TOBi, aylık ortalama 7,1 milyon müşteriyle etkileşime geçti ve bir yıl içinde 262 milyon kez konuşma başlattı'' şeklinde konuştu.<br />
''2040’a kadar değer zincirimizde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyoruz''<br />
Aksoy, küresel ısınmanın etkilerini azaltmak ve net sıfır emisyon hedefi için yaptıkları çalışmaları şöyle açıkladı: ''Pek çok şirket gibi biz de içinde bulunduğumuz ekosisteme karşı taşıdığımız sorumluluğun farkındayız. Bu doğrultuda, sürdürülebilirliği stratejimizin ve iş modelimizin merkezine alıyoruz. Öncelikli konularımızdan biri, net sıfır emisyon. 2028’e kadar operasyonlarımızdan kaynaklanan karbon emisyonlarını sıfırlamayı, 2040’a kadar değer zincirimizde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyoruz. Hem kendi operasyonlarımızda iklim krizinin etkilerini en aza indirmeyi hem de dijital altyapımız ve IoT çözümlerimizle müşterilerimizin karbon ayak izlerini azaltmalarına destek olmayı amaçlıyoruz.<br />
''Şebeke ve ofislerimizde tükettiğimiz elektriğin tamamını yenilenebilir''<br />
2024-25 mali yılında, Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarımız baz yıl olan 2020’ye göre yüzde 94,77 oranında azaldı. Bu performans 2040 net sıfır emisyon hedefimize giden yolda somut adımlarla ilerlediğimizin en net kanıtı. Şebeke ve ofislerimizde tükettiğimiz elektriğin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından temin ederek Kapsam 2 emisyonlarımızı sıfırladık. Ayrıca, enerji ihtiyacımızı yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı önceliklendiriyoruz. 2024-2025 mali yılında kendi tesislerimizde ürettiğimiz 1,36 GWh yenilenebilir elektrikle bir önceki yıla göre üretim kapasitemizi yüzde 14,28 artırdık. Müşterilerimize sunduğumuz IoT çözümleriyle de bir önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 77’lik artışla müşterilerimizin 933 bin 371 ton karbon emisyon salımına engel olmalarına destek olduk.<br />
''30 bin ağaçla sağlanabilecek 4 bin 700 ton karbondioksit tasarrufuna eşdeğer bir oran yakaladık''<br />
Operasyonel süreçlerimizdeki enerji ihtiyacını yüksek enerji verimliliği sağlayan enerji yönetim sistemleriyle yönetiyoruz. Teknoloji merkezlerimizin iklimlendirme altyapısını yönetmek için Yapay Zekâ Destekli Dijital Termal Yönetim Uygulaması’nı kullanıyoruz. Bu sayede Güç Kullanım Verimliliği parametresinde yüzde 10 iyileşme sağladık, iklimlendirme altyapısında ise yüzde 30’a varan enerji tasarrufu elde ettik. Toplam 4 veri merkezimizde hayata geçirdiğimiz Değişken Frekanslı Sürücü uygulamasıyla, yıllık yaklaşık 1.100 MWh enerji tasarrufu elde ederek, yaklaşık 525 ton karbon emisyonunu engelledik ve 23 bin ağaç dikimine eşdeğer çevresel katkı sağladık. Ayrıca, yapay zekâ destekli optimizasyonlar sayesinde yıllık 9,6 GWh enerji tasarrufu elde ederek, yaklaşık 3 bin kişinin yıllık elektrik tüketimine ve 30 bin ağaçla sağlanabilecek 4 bin 700 ton karbondioksit tasarrufuna eşdeğer bir oran yakaladık.''<br />
''Şebeke kaynaklı 2 bin 137 ton e-atığın geri kazanım ve geri dönüşümünü, 4 bin 508 kilo atığın ise yeniden kullanımını sağladık''<br />
Elektronik atık yönetimine de önem verdiklerini vurgulayan Aksoy, ''Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre, e-atık miktarının 2050 yılında 120 milyon tona ulaşması bekleniyor. Her ne kadar birçok ülkede mevzuata dayalı çeşitli toplama sistemleri mevcut olsa da geri dönüştürülebilen e-atık miktarı üretilen toplamın çok altında kalıyor. "Herkes için dijital ve yeşil bir gelecek inşa etme" vizyonumuz doğrultusunda insanların iyiliği için çalışmak ve doğayı korumak en önemli amaçlarımız arasında. Döngüsellik ve e-atık yönetimi de bu çerçevede önem verdiğimiz bir konu başlığı. Şirketimizde operasyon, ürün ve hizmetlerimiz sonucu ortaya çıkan e-atıkların hem oluşmasını azaltmaya, hem de geri dönüşümünü artırmaya odaklanıyoruz. Döngüsel ekonomi yaklaşımını benimseyerek, kaynak verimliliği ve karbon salımlarının azaltılmasını sağlıyoruz. 2025 mali yılımızda, şebeke kaynaklı 2 bin 137 ton e-atığın geri kazanım ve geri dönüşümünü, 4 bin 508 kilo atığın ise yeniden kullanımını sağladık. Şebeke kaynaklı atıkların yanı sıra 28,57 ton operasyonel atığın tümünün geri dönüşümünü sağladık. Telefonların yanı sıra arızalı ve hasarlı şebeke ekipmanlarını da ikinci el olarak değerlendiriyoruz. Bu şekilde, 18 bin 839 mobil cihazı yeniden kullanıma uygun hale getirdik'' diye konuştu.<br />
''Toplamayı hedeflediğimiz e-atık miktarına hedef tarihimizden önce ulaştık ve toplam 37 tonu aşkın e-atığı geri dönüşüme kazandırdık''<br />
Elektronik atıkların toplanması için yeni başlattıkları proje hakkında bilgi veren Aksoy, ''WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle bir yıl önce "Dünya İçin Lazım" projesini hayata geçirdik. Amacımız; e-atıkları dönüştürerek doğamıza "sıfır atık" katkısında bulunmak, e-atık dönüşümleri sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak. Bu proje kapsamında doğayı korumak üzere e-atıkları toplayıp geri dönüştürüyoruz ve doğayı koruyacak bilinçli bireylerin yetişmesini desteklemek amacıyla doğayı koruma eğitimleri veriyoruz. 7-14 yaş arası çocuklar başta olmak üzere ebeveynler, eğitmenler gibi toplumun farklı kesimlerine yönelik atölyeler, seminerler, eğitimler, üretici etkinlikler ve dijital içeriklerle geniş katılımlı bir etki alanı oluşturuyoruz. Projeyle, çocukların ve yetişkinlerin e-atık, doğayı koruma, sürdürülebilirlik gibi konularda bilinçlenmesini hedefliyoruz. Projemizin gördüğü ilgiden son derece memnunuz. Bu yoğun ilgi sayesinde, toplamayı hedeflediğimiz e-atık miktarına hedef tarihimizden önce ulaştık ve toplam 37 tonu aşkın e-atığı geri dönüşüme kazandırdık. Projemize destek veren gönüllü sayısı 500’ü, doğayı koruma eğitimleriyle ulaştığımız kişi sayısı da 75 bini aştı.<br />
Proje kapsamında "Doğa Elçileri" adını verdiğimiz bir program başlattık. Bu program, çocukların doğayla bağ kurmasını; e-atık ve çevre konularına yönelik farkındalık geliştirmesini; gözlem, düşünme ve üretim yoluyla öğrenmesini destekleyen çevrim içi bir öğrenme sürecini ifade ediyor. Şu ana kadar 23 Doğa Elçisi seçildi. Mentorları ile eşleşen bu elçiler; e-atık, doğa koruma, sürdürülebilirlik odaklı eserlerini dijital bir sergi için üretmeye devam ediyor.<br />
"Dünya İçin Lazım" projemizle e-atıkların geri dönüşümüne katkı sağlamayı sürdürüyoruz. Müşterimiz olsun olmasın herkesi bir gün lazım olur diye çekmecelerde duran e-atıkları geri dönüştürülmesi için mağazalarımıza getirmeye davet ediyoruz'' ifadelerini kullandı.<br />
Aksoy, sürdürülebilirlik konusunda ise şu açıklamayı yaptı: ''Şirket olarak, ekonomik başarının çevreye bir maliyeti olmadan elde edilebileceğine inanıyoruz. Çevresel sürdürülebilirlik sağlandıkça ekonomik sürdürülebilirlik ve toplumsal refahın var olabileceğini savunuyoruz. Gerek kendi operasyonlarımızda gerekse müşterilerimize sunduğumuz ürün ve servislerde de bu yaklaşımı temel alıyor, içinde bulunduğumuz toplum ve gezegenimiz için çalışıyoruz. Hem küresel politikalar hem de şirketlerin sürdürülebilirlik stratejileri için kritik bir kavram haline gelen yeşil ekonominin gelecekte daha da hız kazanmasını ve şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerini iş stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline getirmesini bekliyoruz. Net sıfır hedeflerimizi gerçekleştirmek ve toplumun bu konuda farkındalığını artırmak için çalışmaya devam edeceğiz.''</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji, İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/engin-aksoy-mart-2026-sonu-itibariyla-son-bir-yilda-288-milyar-tl-yatirim-yaptik</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/untitled-1-recovered-40.jpg" type="image/jpeg" length="66740"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vodafone’un 5G kapsama reklamında milli basketbolcu Alperen Şengün oynadı]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/vodafoneun-5g-kapsama-reklaminda-milli-basketbolcu-alperen-sengun-oynadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/vodafoneun-5g-kapsama-reklaminda-milli-basketbolcu-alperen-sengun-oynadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından Türkiye’nin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü seçilen Vodafone, bunu müşterileriyle kutluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>21 Haziran’a kadar devam edecek yeni kampanyada, operatör müşterilerinin Hediye Çarkı’nda kazandığı internet 10’a katlanacak. Kampanya kapsamında milli basketbolcu Alperen Şengün ve Vodafone’un reklam yüzü Cengiz Bozkurt’un rol aldıkları özel bir reklam filmi de hazırlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="" height="1750" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/aw713181-01-1.jpg" width="1167" /><br />
<br />
Uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından Türkiye’nin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü seçilen Vodafone, yeni bir kampanya düzenliyor. Buna göre, operatör müşterileri, Hediye Çarkı’nı her çevirmede internet kazanacak ve kazandıkları interneti 10’a katlayacak. 21 Haziran’a kadar sürecek kampanyadan tüm Vodafone’lular yararlanabilecek. Müşteriler, Hediye Çarkı’nı Yanımda uygulamasında her hafta, operatör mağazalarında ise ayda bir kez çevirerek kampanyaya katılabilecek. Kampanya kapsamında milli basketbolcu Alperen Şengün ve operatörün reklam yüzü Cengiz Bozkurt’un rol aldıkları özel bir reklam filmi de hazırlandı.<br />
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:<br />
"Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti veren bir numaralı mobil operatörüz. 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vermeye başladık. Hemen ardından, uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından ülkemizin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü sertifikasını kazandık. 5 kıtadaki 5G deneyimimizi Türkiye’deki yaygın kapsama gücümüzle birleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu mutluluğumuzu müşterilerimizle paylaşmak istedik ve 5G kapsama liderliğimizi kutlamak üzere yeni bir kampanya başlattık. Tüm müşterilerimizin Hediye Çarkı’nda kazandığı interneti 10’a katlayacağız. Müşterilerimizi kampanyamızdan yararlanmaya davet ediyoruz."<br />
Ayrıntılı ve güvenilir analiz<br />
Açıklamaya göre, P3 tarafından 1-8 Nisan tarihleri arasında toplam 30 bin kilometrelik alanda yapılan ölçümlerde 5G kapsama alanı değerlendirildi. 5G kapsama alanının güvenilir ve anlamlı bir şekilde tespit edilmesini sağlamak için P3 tarafından global standartlara uygun metodolojiler uygulandı. Vodafone Türkiye elde ettiği sonuçlarla ülke genelinde en geniş 5G kapsamasını sağladı.<br />
Kutlamaya özel reklam film<br />
Operatör, 5G kapsama liderliğini kutladığı kampanya kapsamında özel bir reklam filmi de hazırladı. Milli basketbolcu Alperen Şengün’ün rol aldığı filmde bir basketbol maçının en kritik anı gösteriliyor. "5G kapsamasında Türkiye’de sahanın yeni lideri Vodafone" mesajını veren reklam filminde Alperen Şengün’ün yanı sıra markanın reklam yüzü Cengiz Bozkurt da yer alıyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji, İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/vodafoneun-5g-kapsama-reklaminda-milli-basketbolcu-alperen-sengun-oynadi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/a-w713181-02.jpg" type="image/jpeg" length="30760"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[E-ihracatta Trendyol’da ilk 5’te yer alan Denizli’de satıcılar ürün gamını genişletiyor]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/e-ihracatta-trendyolda-ilk-5te-yer-alan-denizlide-saticilar-urun-gamini-genisletiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/e-ihracatta-trendyolda-ilk-5te-yer-alan-denizlide-saticilar-urun-gamini-genisletiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekstilin başkenti Denizli, Trendyol ile geleneksel üretim gücünü e-ticaretin hızıyla birleştirdi. Şehrin lokomotifi olan ev tekstili ve hazır giyim liderliğini korurken; Denizlili satıcılar e-ticaret sayesinde ürün yelpazesini genişletti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><i>Denizli’den Türkiye’nin dört bir yanına giden sepetlerde artık sadece bornoz ve çarşaf değil; oto aksesuarı başta olmak üzere hayatın her alanına dokunan sürpriz ürünler de yer alıyor. Türkiye’nin her bölgesinden sipariş alarak bir akıllı alışveriş rotası haline gelen Denizli, Trendyol’daki e-ihracat performansıyla da Türkiye genelinde 5’inciliğe yükseldi.</i></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="941" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/infografik-yatay.png" width="1672" /><br />
Ev tekstili ve giyim ürünleriyle tanınan Türkiye ekonomisinin dinamik şehirlerinden Denizli'deki Trendyol satıcıları, platform üzerinden ülke geneline yayılan bir satış performansı sergiliyor. Trendyol verilerine göre, Denizlili üreticilerin en çok satış yaptığı iller İstanbul, Ankara ve İzmir olurken, üç büyük şehri Bursa, Antalya, Kocaeli, Adana, Mersin, Konya, Muğla, Tekirdağ, Gaziantep ve Balıkesir takip etti.</p>

<p></p>

<p><strong>Denizlili satıcıların ilk 100 listesinde sürpriz ürünler</strong></p>

<p>Ev tekstili Denizli’nin e-ticaretinin ana omurgasını oluşturmaya devam ederken, Trendyol verileri Denizlili üreticilerin pazarın nabzını tutarak niş alanlarda da Türkiye genelinde söz sahibi olmaya başladığını gösterdi. Denizli'den yurt geneline yapılan satışların hayatın her alanına yayıldığı göze çarparken, ilk 100 listesinde paspas, kılıf, pet shop ürünleri ve oto aksesuarı gibi ürünler dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p><strong>Denizli’nin üretim gücü, Trendyol ile küresel pazarlara açılıyor</strong></p>

<p>Denizli, tekstil başta olmak üzere üretim gücüyle Türkiye’nin ihracat kaslarından biri olmayı sürdürürken, e-ihracat bu potansiyelin küresel pazarlara taşınmasında kritik bir rol üstleniyor. Dijitalleşmenin hız kazandığı bu dönemde, yerel üreticilerin sınır ötesi ticarete erişimini kolaylaştırmak, rekabet güçlerini artırmanın en önemli unsurlarından biri haline geliyor.</p>

<p>Trendyol, sunduğu teknoloji, lojistik ve pazarlama altyapısıyla Denizlili üretici ve satıcıların e-ihracata katılımını kolaylaştırarak, ürünlerini dünya pazarlarıyla buluşturuyor. Böylece sadece satış hacmini artırmakla kalmayıp, yerel kalkınmaya da doğrudan katkı sağlayan bir köprü görevi görüyor.</p>

<p>Denizli, yıllık 5 milyar dolara ulaşan rakamla Türkiye'nin dünyaya ihracatında sekizinci sırada yer alıyor. Denizli, Trendyol ekosistemi içindeki e-ihracat performansıyla Türkiye beşincisi olarak dikkat çekiyor. E-ihracat, Denizli'de en hızlı büyüyen alan olarak göze çarpıyor.</p>

<p>Kentin üretim gücünün dijital kanallarla daha geniş pazarlara taşınması, sanayi ve ihracat temsilcileri tarafından da Denizli’nin yeni büyüme alanlarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Selim Kasapoğlu: “Rekabetin Yolu Dijitalden Geçiyor”</strong></p>

<p>Denizli’nin üretim gücü ve girişimci ruhuyla Türkiye’nin en önemli sanayi şehirlerinden biri olduğunu belirten <strong>Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu</strong>,<i> </i>günümüzde rekabette öne çıkmanın yolunun üretilen değeri dijital dünyada güçlü bir şekilde konumlandırıp küresel pazarlara doğrudan taşıyabilmekten geçtiğini ifade ederek şunları söyledi: <i>"E-ticaret ve mikro ihracat, özellikle KOBİ’lerimiz için önemli fırsatlar sunuyor. Daha önce yalnızca toptan çalışan birçok işletmemiz bugün kendi markasını oluşturarak dijital platformlar üzerinden son kullanıcıya ulaşabiliyor. Bu dönüşüm hem katma değeri artırıyor hem de firmalarımızın rekabet gücünü yükseltiyor. Biz de Denizli Sanayi Odası olarak şehrimizin e-ihracat ve e-ticaret alanındaki potansiyelinin farkındayız. Hedefimiz, firmalarımızın dijital dönüşüm süreçlerini desteklemek, markalaşmayı güçlendirmek ve Denizli’nin üretim başarısını dijital ticarette de daha ileri taşımaktır.”</i></p>

<p><strong>“Osman Uğurlu: E-ihracat, Denizli’ye esnek ve doğrudan satış kanalı açıyor”</strong></p>

<p><strong>Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu</strong> ise, e-ihracatın Denizli için stratejik önemine vurgu yaptı: <i>"Avrupa başta olmak üzere birçok pazara yüksek kaliteli tekstil ürünleri ihraç ediyoruz. Ancak geleneksel ihracat modeli genellikle büyük siparişler ve uzun vadeli anlaşmalar üzerine kurulu. E-ihracat ise bu yapıyı tamamlayan ve esnek hale getiren yeni bir kanal oluşturuyor. Bugün Denizlili bir üretici, e-ihracat sayesinde Almanya’daki bir son kullanıcıya tek bir bornoz satışı gerçekleştirebiliyor. Bu, geçmişte mümkün olmayan bir iş modeliydi. Aynı şekilde ABD veya Körfez pazarlarına küçük hacimli ama yüksek katma değerli ürünler gönderilebiliyor."</i></p>

<p></p>

<p><strong>Dijitalin Denizli’ye getirdiği köklü değişim</strong></p>

<p>Denizlili işletmeler, e-ticaret ve e-ihracatın sağladığı verilerle daha esnek ve talep odaklı üretim gerçekleştiriyor. Bir ürünün hangi şehirde ya da ülkede çok sattığı, hangi renk veya modelin daha çok talep gördüğü gibi veriler, Denizli'deki üretim planlamasına doğrudan yansıdı.</p>

<p>Trendyol verileri, Denizli'deki üretim modelinin köklü bir dönüşüm geçirdiğini gösteriyor. E-ticaret ve e-ihracat öncesinde ürünler önce toptancı, ardından perakendeci zinciriyle son kullanıcıya ulaşıyordu. Ancak günümüzde dijitalin gücüyle üretici doğrudan müşteriyle buluşabiliyor. Bu dönüşüm kadın ve genç girişimcilerin daha kolay pazara girmesini, küçük atölyelerin marka haline gelmesini ve sınırlı bir kitleye hitap eden özel ürünlerin üretimini artırdı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası, DENİZLİ</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/e-ihracatta-trendyolda-ilk-5te-yer-alan-denizlide-saticilar-urun-gamini-genisletiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/d-i-n-d-i-r-i-l-e-n-l-e-r-basliksiz-1-96.jpg" type="image/jpeg" length="38119"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Borusan, "Herkesin Faydasına" diyen 3 yenilikçi projeye güç katıyor]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/borusan-herkesin-faydasina-diyen-3-yenilikci-projeye-guc-katiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/borusan-herkesin-faydasina-diyen-3-yenilikci-projeye-guc-katiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borusan Holding, 500'ü aşkın başvuruyla kendi rekorunu kıran Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın 4. döneminde kalıcı değer yaratacak üç yeni girişime güç katıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Muğla’daki ekosistemi yerel halkla birlikte onaran yaklaşımlardan, tribünlerdeki engelleri kaldıran ve ileri yaştaki bireylerin dijital dünyayla bağını güçlendiren girişimlere uzanan üç proje; 600.000 TL’lik hibe ve stratejik rehberlikle etki alanlarını büyütecek.</strong></p>

<p></p>

<p>Borusan Holding, 2022 yılında hayata geçirdiğiBorusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü döneminde destekleyeceği üç projeyi açıkladı.</p>

<p></p>

<p>Bugüne kadarki en yüksek başvuruyu alan programın odağında, iklim kriziyle mücadele ve eşitsizliklerin azaltılması başlıklarında inovatif çözümler geliştiren projeler vardı. Bu dönemde, yaban hayatın korunmasından tribünlerdeki engellerin aşılmasına ve ileri yaştaki bireylerin dijital dünyayla güvenle bütünleşmesine kadar toplumsal hayata dokunan girişimler öne çıktı.</p>

<p></p>

<p><strong>Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş</strong>, yeni döneme ilişkin görüşlerini şu sözlerle özetledi: “Dördüncü dönemimizde rekor başvuru almak, toplumdaki dayanışma ve çözüm üretme arzusunun ne kadar güçlü olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Gelen her projede daha adil, daha kapsayıcı ve yaşanabilir bir dünya hayalini derinden hissettik. Seçtiğimiz bu üç kıymetli proje hem doğayla hem de birbirimizle kurduğumuz bağı yenilikçi yaklaşımlarla onarmaya odaklanıyor. İnanıyorum ki bu girişimler, yaratacakları somut etkiyle filizlenip büyüyecek ve yarınlar için umut veren, kalıcı hikayelere dönüşecek.”</p>

<p></p>

<p><strong>66 şehirden 538 başvuru: Farklı disiplinler ortak faydada buluştu</strong></p>

<p></p>

<p>Bu sene de “Herkesin Faydasına” mesajıyla yola çıkan Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’na bu dönemde 66 şehirden 538 başvuru yapıldı. Rakamsal rekorun yanı sıra başvuru sahiplerinin profil çeşitliliği de dikkat çekici düzeydeydi. Öğretmenlerden sivil toplum çalışanlarına, kooperatiflerden sanatçı ve akademisyenlere uzanan geniş başvuru profili, programın disiplinler arası etki potansiyelini ortaya koyuyor.</p>

<p></p>

<p>Program kapsamında iklime dayanıklı yaşam alanlarının desteklenmesi, doğal varlıkların ve biyoçeşitliliğin korunması, yerel kalkınmanın ve üretimin desteklenmesi, erişilebilirliğin sağlanması, kapsayıcı tasarım örneklerinin geliştirilmesi ve eğitimde eşitliğin güçlendirilmesi gibi konuları merkeze alan projeler değerlendirildi.</p>

<p></p>

<p>Desteklenecek projeler, farklı disiplinlerde uzmanlaşmış jüri üyelerinin değerlendirmeleriyle kesinleşti. Jüri, şu isimlerden oluştu: Marka ve İletişim Stratejisti Ahmet Akın, Dünya Gazetesi Sürdürülebilirlik Yazarı Aslı Dede, Yuvam Dünya Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Kocabıyık, UN Global Compact Network Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele, Borusan Holding Kurumsal İletişim Müdürü Dr. Dilek Özkan, Impact Hub İstanbul Kurucu Ortağı Semih Yaşar Boyacı, Araştırma Uzmanı ve Sosyolog Sevinç Küçükoğlu.</p>

<p></p>

<p><strong>Toplumsal dönüşüm ve doğa için harekete geçen 3 ilham verici proje</strong></p>

<p></p>

<p>Jüri, titiz değerlendirmeler sonucu desteklenecek üç projeyi belirledi.</p>

<p></p>

<p>İklim kriziyle mücadele odaklı “<strong>Mega Yangınlar Sonrası Yaban Hayatı ve Topluluk Dayanıklığı Programı”</strong>, Muğla’da yaban hayatının habitat kullanımındaki değişimleri ve insan-yaban hayatı etkileşimlerini odağına alıyor. Fotokapan çalışmaları, kapsamlı habitat analizleri ve yerel paydaş görüşmelerinden elde edilen veriler ışığında proje; yangın sonrası ekolojik ve toplumsal dayanıklılığı destekleyen yenilikçi koruma önerileri geliştirmeyi hedefliyor.</p>

<p></p>

<p>Eşitsizliklerin azaltılması odak alanında desteklenmeye hak kazanan sosyal girişim “<strong>VolleyVoice Erişilebilir Tribün Projesi”</strong>, görme engelli taraftarların spor müsabakalarını canlı betimleme ile doğrudan tribünden takip edebilmesini sağlıyor. Uçtan uca erişilebilir bir maç deneyimi sunan proje, sporda kapsayıcı bir kültür yaratmanın yanı sıra bu erişilebilirliği sürdürülebilir bir modele taşımayı hedefliyor.</p>

<p></p>

<p>Yine eşitsizliklerin azaltılması hedefiyle yola çıkan <strong>“Ekrana Hâkim Ol: Yaşlılar için Dijital Dayanıklılık Programı”</strong> projesi, İstanbul ve Ankara’da 55 yaş üstü bireyler için dijital beceri ve güven inşa eden topluluk temelli bir atölye programı. Bilgi okuryazarlığı, dijital güvenlik, eleştirel kullanım gibi farklı öğrenme modülleri aracılığıyla bireyleri dijital dünyada daha etkin paydaşlara dönüştürmeyi hedefliyor. Ayrıca akran destek ağları oluşturmayı ve ileri yaş ihtiyaçlarını kapsayan dijital tasarım pratikleri için karar alıcılara veri sunmayı amaçlıyor.</p>

<p></p>

<p>Borusan tarafından seçilen projeler 600.000 TL’lik hibenin yanı sıra ihtiyaç analizleri, iş modeli geliştirme eğitimleri, mentorluk, görünürlük, proje tanıtımı ve iletişim yönetimi gibi uçtan uca desteğe erişiyor. Girişimciler ayrıca Borusan ve Impact Hub İstanbul’un yaygın iletişim ağlarına dahil olarak, projelerini daha geniş kitlelere ulaştırabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü döneminde desteklenecek projeler:</strong></p>

<p></p>

<p>· Natura Derneği- Mega Yangınlar Sonrası Yaban Hayatı ve Topluluk Dayanıklığı Programı (Ekip: Özlem Parlar Ürker, Dr. Yasin İlemin, Doç. Dr. Okan Ürker)</p>

<p></p>

<p>· Volleyvoice- Erişilebilir Tribün Projesi (Ekip: Nihan Cabbaroğlu, İbrahim Ünsal, Ayşe Nur Çelik, Elif Kain)</p>

<p></p>

<p>· Ekrana Hâkim Ol: Yaşlılar için Dijital Dayanıklılık Programı (Ekip: Esra Özgür)</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/borusan-herkesin-faydasina-diyen-3-yenilikci-projeye-guc-katiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/bsfp-etkinligi-mayis-2026.jpg" type="image/jpeg" length="82602"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TCK By Kıraç’tan Türkiye Sanayisinde Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/tck-by-kiractan-turkiye-sanayisinde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/tck-by-kiractan-turkiye-sanayisinde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1,35 milyar TL’lik üretim hamlesiyle büyüme ivmesini artıran TCK by Kıraç, Bursa/Başköy’deki yeni teknoloji yatırımıyla üretim altyapısını güçlendirirken Türkiye’nin küresel pazarlardaki stratejik üretim gücünü dünyaya taşımaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galvaniz teknolojileri, yol güvenliği sistemleri, enerji altyapıları ve savunma sanayine yönelik üretim alanlarında faaliyet gösteren TCK by Kıraç A.Ş., düzenlediği basın toplantısında yeni yatırım planlarını, üretim kapasitesini güçlendirecek hamlelerini ve ihracat hedeflerini paylaştı.</p>

<p>Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, şirketin son yıllarda farklı üretim alanlarında entegre bir sanayi yapısı oluşturduğunu belirterek, yeni yatırımlarla üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><img height="1080" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/f87fa903-e579-4698-a590-61493cb60c41.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>1,35 Milyar TL’lik Üretim Yatırımı</strong></h2>

<p>TCK by Kıraç’ın Bozüyük Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirdiği yeni üretim kampüsü, yaklaşık <strong>1,35 milyar TL yatırım büyüklüğü</strong> ile şirketin son dönemdeki en önemli sanayi yatırımları arasında yer alıyor.</p>

<p>Toplam <strong>54.476 m² alan üzerine kurulan ve yaklaşık 30.000 m² kapalı alana sahip tesis</strong><strong>,</strong> yüksek otomasyon altyapısı, robotik üretim sistemleri, sıcak daldırma galvanizleme, otomatik paketleme hatları ve dijital izlenebilirlik sistemleriyle faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre tesis, çelik altyapı üretiminde yüksek verimlilik ve üretim kapasitesi hedefi doğrultusunda konumlandırılırken; ilk etapta <strong>222 kişiye istihdam sağlayan yatırımda çalışan sayısı yaklaşık 350 kişiye ulaştı.</strong></p>

<p>Serkan Malçok, üretim yatırımlarının odağında verimlilik, teknoloji ve ölçeklenebilir üretim altyapısının bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Sanayi yatırımlarında yalnızca kapasite artışına değil; yüksek kalite standardı, verimli üretim ve sürdürülebilir altyapıya odaklanıyoruz. Yeni tesislerimizle birlikte hem üretim kabiliyetimizi hem de ihracat gücümüzü artırmayı hedefliyoruz.”</p>

<blockquote>
<p><span style="color:#e74c3c"><img height="2048" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/b1213d25-f1b7-4c17-970c-df004ca80019.jpg" width="1536" /></span></p>

<p><strong><span style="color:#e74c3c">TCK by Kıraç’ın savunma sanayi, solar enerji ve yol güvenliği alanındaki dev yatırım hamlesini duyurduğu basın toplantısını Ekovitrin Yayın Koordinatörü Ali Karabaş yerinde takip ederek şirketin küresel vizyonuna dair bilgiler aldı.</span></strong></p>
</blockquote>

<h2><strong>Savunma Sanayine Bursa Başköy’de Yeni Teknoloji Yatırımı</strong></h2>

<p>Basın toplantısında öne çıkan başlıklardan biri de <strong>Bursa Başköy’de devam eden savunma sanayi ve ileri üretim teknolojileri yatırımı</strong><strong> </strong>oldu.</p>

<p>Şirket, inşaat sürecinde sona yaklaşılan yatırım kapsamında yeni nesil makine ve ekipman yatırımlarına ilişkin fizibilite çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Yatırımın; <strong>savunma sanayi altyapıları, radar ve görüntüleme sistemleri, yüksek dayanımlı özel çelik çözümleri, kritik saha yapıları ve akıllı güvenlik altyapıları</strong> alanlarında üretim kapasitesini artırması hedefleniyor.</p>

<p>Serkan Malçok, savunma sanayinde güçlü üretim altyapısı ve yerli tedarik zincirinin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Savunma sanayisinde sürdürülebilir büyümenin en önemli unsurlarından biri güçlü yerli üretim kapasitesi ve yüksek kalite standartlarına sahip tedarik zinciridir. Bu alandaki yatırımlarımızı uzun vadeli bir perspektifle sürdürüyoruz.”</p>

<h2><img height="839" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/5d8fc519-394f-45b8-83cc-6d50f7d87dd2.jpg" width="1280" /></h2>

<h2><strong>İhracatta Hedef Yeni Pazarlar</strong></h2>

<p>TCK by Kıraç, ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında <strong>Avrupa, Balkanlar, Körfez ülkeleri, Kuzey Afrika ve Amerika pazarlarına</strong> odaklanıyor.</p>

<p>Romanya ve Gürcistan’daki operasyonlarını büyüten şirket, önümüzdeki dönemde <strong>Polonya, Kazakistan ve ABD pazarlarında daha aktif rol almayı</strong> hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirket yönetimi, orta vadede <strong>ihracat payını yaklaşık %70 seviyesine çıkarmayı</strong> planladıklarını açıkladı.</p>

<p>Öte yandan TCK by Kıraç, <strong>SAHA EXPO kapsamında Norveç merkezli Nordic Deployment ile iş birliği anlaşması</strong> imzaladığını duyurdu. Şirket, söz konusu iş birliğinin savunma sanayi ve kritik saha altyapıları alanındaki küresel büyüme hedeflerine katkı sağlamasını bekliyor.</p>

<h3><strong>Yol Güvenliği, Solar Enerji ve Savunma Sanayinde Büyüme Odağı</strong></h3>

<p>TCK by Kıraç, büyüme stratejisini yol güvenliği sistemleri, solar enerji altyapı çelikleri ile savunma ve kritik altyapı çözümleri olmak üzere üç temel üretim alanı üzerine kurguluyor. Şirket; otoyol bariyerlerinden motosiklet dostu güvenlik sistemlerine, çarpışma yastıkları ve ses bariyerlerinden solar taşıyıcı sistemlere, radar direklerinden özel mühendislik yapılarına kadar geniş bir üretim yelpazesinde faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, özellikle stratejik sektörlerde teknoloji odaklı üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlara öncelik verdiklerini belirterek, yol güvenliği, enerji altyapıları ve savunma sanayi alanlarında üretim kabiliyetlerini güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Malçok, ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında yüksek katma değerli üretim alanlarında yeni pazarlardaki etkinliği artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/tck-by-kiractan-turkiye-sanayisinde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/abdd68ec-ef78-46c4-97ee-7a4c574fe9bf.jpg" type="image/jpeg" length="39624"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[The Grand Tarabya’nın Yeni Genel Müdürü Uğur Talayhan Oldu]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/the-grand-tarabyanin-yeni-genel-muduru-ugur-talayhan-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/the-grand-tarabyanin-yeni-genel-muduru-ugur-talayhan-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2025’te yönetimini Accor’un devraldığı ve önümüzdeki dönemde Fairmont’a dönüşecek olan The Grand Tarabya Managed by Accor’un yeni genel müdürü Uğur Talayhan oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Accor yönetimi altında devam eden renovasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Fairmont markasına dönüşmesi planlanan otelde, Fairmont’un imza özellikleri; yapının köklü geçmişi ve yerel kültürüyle harmanlanarak hayata geçiriliyor. <strong>The Grand Tarabya Managed by Accor’un bu önemli dönüşüm sürecini yönetecek yeni Genel Müdürü ise lüks otelcilik alanındaki önemli başarılarıyla tanınan Uğur Talayhan oldu. </strong>Otelciliğin gerçek anlamda mutfağından gelerek sektörün zirvesine yükselen Talayhan, 30 yılı aşkın deneyimiyle The Grand Tarabya’nın yeni dönemine liderlik edecek.</p>

<p></p>

<h1>UĞUR TALAYHAN KİMDİR?</h1>

<p></p>

<p>17 yaşında eğitimine devam ederken, mutfakta çalışmaya başlayan Talayhan, Londra’da Mutfak Şefliği ve Yiyecek &amp; İçecek Müdürlüğü pozisyonlarında tecrübe edindikten sonra kariyerini Portekiz, Dubai ve Çin’de sürdürdü. Le Royal Meridien Beach Resort &amp; Spa Dubai, St. Regis Beijing ve Çin’de Raffles Hotel gibi prestijli otellerde üst düzey yöneticilik yaptı; Starwood Çin bünyesinde Luxury Collection, Westin ve Sheraton markalarının yönetimini üstlendi.</p>

<p>2014’te Raffles Hainan Genel Müdürü olarak FRHI Hotels &amp; Resorts bünyesine katılan Talayhan, 2016’da Accor’un FRHI’yi satın almasıyla Accor Grubu ile çalışmalarına devam etti. 2017’de Swissôtel The Bosphorus İstanbul Genel Müdürü ve Accor Türkiye Lüks Markalar Bölge Başkan Yardımcısı olarak göreve başlayan Talayhan, bu pozisyonu yedi yıl boyunca başarıyla yürüttü.</p>

<p>Talayhan Swissôtel The Bosphorus İstanbul’un genel müdürlüğünü yürütürken 2023 yılında Altın Lider Ödülleri'nde Yılın En Beğenilen CEO’su olarak seçildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekim 2024’ten Kasım 2025’e kadar Rotana Grubu Türkiye, Doğu ve Orta Avrupa Ülke Müdürü olarak görev yapan Talayhan son olarak Kasım 2025’te Fairmont The Palm Dubai’nin genel müdürü olarak atanmıştı. <strong>2025 Klass Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Turizmcisi” ödülüne layık görülen Talayhan,</strong> ayrıca TÜRYİD Yönetim Kurulu Üyeliği, Chaîne des Rôtisseurs Türkiye Yönetim Kurulu Gastronomiden Sorumlu Direktörlüğü ve TÜROB Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunmuştur.</p>

<p></p>

<h1>The Grand Tarabya Managed by Accor</h1>

<p>İstanbul’un Boğaziçi kıyısındaki seçkin Tarabya semtinde yer alan ve yakında Fairmont markasına dönüşecek olan, The Grand Tarabya Managed By Accor Oteli, dünya çapında 110’dan fazla ülkede 5.600’den aşkın tesisi bulunan lider konaklama grubu Accor’un İstanbul’daki 38. otelidir. Boğaziçi’nin eşsiz konumunda yer alan The Grand Tarabya Managed by Accor Oteli, İstanbul’un kültürel ve tarihi cazibe merkezlerine kısa bir mesafede bulunuyor; misafirlerine lüks ve kalite eşliğinde; her noktasından ayrı ayrı muhteşem manzaralar ve huzurlu bir sahil ortamı sunuyor.</p>

<p>1966’da Türkiye’nin ilk beş yıldızlı otellerinden biri olarak açılan ve 2013’te yenilenerek tekrar hizmete giren The Grand Tarabya, uzun yıllardır zarafet ve güzelliğin simgesi olarak öne çıkmaktadır. Tesis; 248 oda ve suit, 29 rezidans, yedi farklı yeme-içme noktası ve kapsamlı bir wellness merkezine sahiptir. The Grand Tarabya Managed by Accor, yeni Genel Müdürü Uğur Talayhan yönetiminde yola devam etmektedir.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/the-grand-tarabyanin-yeni-genel-muduru-ugur-talayhan-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/d-i-n-d-i-r-i-l-e-n-l-e-r-basliksiz-1-41.jpg" type="image/jpeg" length="25969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alfemo ilk çeyrekte siparişleri yaklaşık 3 Kat Artırdı, ciro 2 Katın üzerine çıktı]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/alfemo-ilk-ceyrekte-siparisleri-yaklasik-3-kat-artirdi-ciro-2-katin-uzerine-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/alfemo-ilk-ceyrekte-siparisleri-yaklasik-3-kat-artirdi-ciro-2-katin-uzerine-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zeren Group çatısı altında faaliyet gösteren Alfemo, 2026 yılının ilk çeyreğinde sergilediği güçlü performansla mobilya sektöründe fark yarattı! Şirket, yılın ilk üç ayında cirosunu geçen yılın aynı dönemine göre iki katının üzerine çıkarırken, siparişlerini yaklaşık 3 katı oranında artırarak sektörünün en hızlı büyüyen markası oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mobilya sektöründe talep ertelemenin yoğun şekilde hissedildiği, iç pazarda fiyat hassasiyetinin arttığı bir dönemde elde edilen bu büyüme, Alfemo’nun stratejik yaklaşımının ve doğru konumlandırmasının önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>“Zor Koşullarda Gelen Büyüme, Doğru Stratejinin Sonucu”</strong></p>

<p>Alfemo Genel Müdürü Tolga Kaya, yılın ilk çeyrek sonuçlarını şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<p>“Yavaşlayan küresel ekonomi, artan enerji maliyetleri ve sıkı finansal koşullara rağmen büyümemizi sürdürmenin gururunu yaşıyoruz. Mobilya sektöründe talep ertelemenin diğer sektörlere kıyasla daha yoğun yaşandığını gözlemliyoruz. Buna rağmen, üretim hacmimizi <strong>üç katına çıkararak önemli</strong> bir başarı elde ettik. Bu da doğru stratejilerle ilerlediğimizin en güçlü göstergesidir.</p>

<p>“Bu başarı, verimliliğimizi artırarak çalışan <strong>sayımızı da %15 oranında artırarak istihdama yansıtmamızı</strong> sağladı. Bölgesel istihdama sunduğumuz katkı ise bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Geniş ürün yelpazemiz ve stratejik marka yaklaşımımızla, tüketicilerimizin yaşam alanlarına değer katmaya ve her koşulda onların yanında olmaya devam edeceğiz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yeni Bayi ve Ürünlerle Büyüme Hız Kesmiyor!</strong></p>

<p>Alfemo, Türkiye genelinde mağaza sayısını iki katına çıkarma hedefi doğrultusunda bayi yapılanmasını istikrarlı şekilde genişletmeye devam ediyor. Marka, 100 yeni bayi adayı ile görüşmelerini sürdürürken, 2026 yılının ilk çeyreğinde 25 yeni satış noktasını bünyesine katarak büyümesini sahaya güçlü bir şekilde yansıttı. Markaya duyulan güven, girişimci adaylarından gelen taleplerle birlikte ivmesini koruyor.</p>

<p>Büyümenin önemli itici güçlerinden biri olan tecrübeli ekip organizasyonu ve yeni ürün stratejisi, yılın ilk çeyreğinde etkisini belirgin biçimde ortaya koydu. Toplam siparişlerin yaklaşık yarısı yeni koleksiyonlardan oluşurken, özellikle döşeme ve panel ürün gruplarında güçlü talep dikkat çekti.</p>

<p>Aynı dönemde hayata geçirilen marka konumlandırma, tutundurma ve pazarlama odaklı iletişim çalışmaları da performansın temel unsurları arasında yer aldı. Yenilenen tasarım dili, tüketici beklentilerine uygun ürün stratejisi ve ulaşılabilir fiyat politikasıyla Alfemo, yeni imajı ve genişleyen ürün gamı sayesinde daha geniş kitlelere ulaşarak pazardaki rekabet gücünü ve marka konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor.</p>

<p><strong>Alfemo, Gençlik Endeksi’nde de kendini ispatladı!</strong></p>

<p>Gençlerin marka algısı, tercih dinamikleri ve satın alma davranışlarını analiz eden Gençlik Endeksi G-250 araştırmasının sonuçları açıklandı. Türkiye İtibar Akademisi (TİA) iş birliğiyle gerçekleştirilen çalışmada Alfemo; marka olarak güçlü varlığı ile sunduğu dengeli fiyat-performans yaklaşımı sayesinde mobilya kategorisinde gençlerin tercih ettiği markalar arasında yer aldı.</p>

<p>Bursa Teknik Üniversitesi akademik danışmanlığında yürütülen araştırma, 16-27 Mart 2026 tarihleri arasında CATI yöntemiyle gerçekleştirildi. Türkiye genelinde 72 ilde, 26 bölgede ve 4.800’ü aşkın katılımcıyla yapılan çalışmada; 18-35 yaş arası gençlerin en çok güvendiği, itibar ettiği ve tercih ettiği 250 marka, sektörel bazda kapsamlı şekilde değerlendirildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/alfemo-ilk-ceyrekte-siparisleri-yaklasik-3-kat-artirdi-ciro-2-katin-uzerine-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/yeni-proje-54.jpg" type="image/jpeg" length="52433"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğanlar Holding’de Yönetim Yapısı Yenilendi: Hakan Göral Grup CEO ünvanıyla Göreve Başladı]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/doganlar-holdingde-yonetim-yapisi-yenilendi-hakan-goral-grup-ceo-unvaniyla-goreve-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/doganlar-holdingde-yonetim-yapisi-yenilendi-hakan-goral-grup-ceo-unvaniyla-goreve-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğanlar Holding, kurumsal dönüşüm ve çok sektörlü büyüme stratejisini hızlandırmak amacıyla önemli bir yönetim adımı attı. Grubun tüm şirketlerinden sorumlu olmak üzere Hakan Göral, Grup CEO’su unvanıyla göreve başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>36 yılı aşkın holding yöneticiliği deneyimine sahip olan Göral’ın liderliği, Doğanlar Holding’in kurumsal yapısını güçlendirme, portföy değerini artırma ve stratejik büyüme hedeflerini hayata geçirme yolunda kritik bir dönüm noktasını temsil ediyor.</p>

<p>Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Doğan konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p>

<p>“Hakan Göral’ın Doğanlar Holding bünyesine katılması, grubumuzun kurumsal dönüşüm ve değer yaratma yolculuğunda belirleyici bir adımıdır. Büyük holding yapılarında edindiği kapsamlı deneyim ve kanıtlanmış liderlik vizyonuyla, tüm grup şirketlerimize somut değer katacağına inanıyoruz.”</p>

<p><strong>Yeni Dönemin Stratejik Öncelikleri</strong></p>

<p>Hakan Göral’ın göreve başlamasıyla birlikte, Doğanlar Holding’in önümüzdeki dönem ajandasında kurumsal yönetişimin güçlendirilmesi öncelikli başlık olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Stratejik büyüme ve portföy yönetimi kapsamında; çekirdek iş kollarında değer artırıcı adımların yanı sıra, BIOEN ve DGNMO kodlarıyla Borsa İstanbul’da işlem gören grup şirketlerinde operasyonel verimliliğin ve şirket değerinin artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Ayrıca organik ve inorganik büyümeyi destekleyecek birleşme, satın alma ve stratejik ortaklık fırsatlarının değerlendirilmesi de grubun öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Hakan Göral Kimdir?</strong></p>

<p>1967 doğumlu Hakan Göral, Boğaziçi University Makine Mühendisliği Bölümü mezunudur. Marmara University’nde Endüstri Mühendisliği alanında yüksek lisansını tamamlayan Göral, ayrıca Northwestern University Kellogg School of Management ve Stanford University’de ileri düzey yöneticilik programlarına katılarak akademik birikimini güçlendirmiştir.</p>

<p>Profesyonel kariyerine 1990 yılında Koç Holding bünyesinde başlayan Göral, burada 12 yıl görev yapmıştır. Ardından, İtalyan Magneti Marelli ortaklığı olan Mako’da 4 yıl boyunca üst düzey yöneticilik yapmıştır. Sonrasında Kuzey Avrupalı otomotiv yan sanayi grubu Componenta’da 6 yıl boyunca Türkiye operasyonlarından sorumlu Başkan – CEO ve uluslararası yönetim ekibi üyesi olarak görev almıştır.</p>

<p>Ardından İnci Holding’de dört yıl boyunca Grup CEO’su olarak tüm grup şirketlerinden sorumlu görev üstlenmiş, sonrasında Tekfen Holding’de son üç yılı Grup CEO’su olmak üzere toplam on yıl görev yapmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Otomotiv, lojistik, tarım, inşaat ve enerji başta olmak üzere birçok sektörü kapsayan bu holding portföylerinde; kurumsal yönetim, stratejik dönüşüm, birleşme ve satın alma entegrasyonu ile dijital dönüşüm alanlarında önemli projelere liderlik etmiştir.</p>

<p>Componenta, İnci Holding ve Tekfen Holding’de yeniden yapılandırma ve M&amp;A süreçlerinde aktif rol alarak yeni büyüme akslarının oluşturulması ve hayata geçirilmesinde önemli katkılar sağlamıştır.</p>

<p>Kariyeri boyunca pek çok şirkette yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu komitelerinde görev alarak; farklı disiplinler ve kurumsal kültürler içerisinde güçlü bir kurumsal yönetim deneyimi kazanmıştır.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/doganlar-holdingde-yonetim-yapisi-yenilendi-hakan-goral-grup-ceo-unvaniyla-goreve-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/yeni-proje-53.jpg" type="image/jpeg" length="23878"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya ev tekstili sektörü HOMETEX'te buluştu]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/dunya-ev-tekstili-sektoru-hometexte-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/dunya-ev-tekstili-sektoru-hometexte-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin en büyük, dünyanın ise sayılı ev tekstili organizasyonları arasında yer alan HOMETEX 2026 Ev Tekstili Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi'nde kapılarını açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği'nin (TETSİAD) ev sahipliğinde, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen fuarın açılışı Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, protokol üyeleriyle ve sektör temsilcileriyle birlikte gerçekleştirildi. 11 holde yaklaşık 200 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen fuarda, 600'e yakın firma ürünlerini ve yeni koleksiyonlarını sergiliyor. Fuar kapsamında yüzlerce yabancı firma temsilcisi yeni ticaret bağlantıları için HOMETEX'i ziyaret ederken, alım heyeti kapsamında da 45 ülkeden gelen 250'ye yakın iş insanı Türk firmalarıyla iş görüşmeleri gerçekleştiriyor.</p>

<p><img height="2730" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/a-w708504-03.jpg" width="4091" /><br />
Bolat: "Türkiye fuarcılıkta küresel merkez haline geldi"<br />
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, HOMETEX'in 33 yıllık geçmişiyle dünyanın önde gelen uluslararası fuar organizasyonlarından biri olduğunu söyledi. Türkiye'nin artık fuarcılıkta ve uluslararası ticarette güçlü merkezlerden biri haline geldiğini belirten Bolat, "Geçmişte sektör Frankfurt'a giderdi. Bugün Türkiye uluslararası ticaretin ve fuarcılığın merkezlerinden biri haline geldi. HOMETEX de bu başarının en güzel örneklerinden biri olarak kayda geçecektir. TETSİAD'ı ve KFA Fuarcılık firmamızı bu önemli organizasyon için kutluyorum" dedi.<br />
Bakan Bolat, tekstil ve konfeksiyon sektörünün Türkiye ekonomisi için stratejik değer taşıdığını vurgulayarak, Türkiye'nin bu alanda 211 ülkeye ihracat yaptığını kaydetti. Türkiye'nin tekstil ve konfeksiyon ihracatında dünyada 7'nci, Avrupa Birliği'nde ise 3'üncü sırada yer aldığını ifade eden Bolat, "Ev tekstilinde Türkiye Avrupa birincisi, dünyada 5'inci konumdadır" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="834" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/a-w708504-02.jpg" width="1250" /><br />
"Müşterilerin ilk adresi türkiye"<br />
Bakan Bolat, HOMETEX'in prestijli fuar kapsamına alındığını ve firma başına destek miktarının yükseltildiğini bildirdi. Ticaret Bakanlığı'nın alım heyetleri, UR-GE projeleri, fuar destekleri, marka programları ve tanıtım destekleriyle sektörün yanında olduğunu dile getiren Bolat, küresel ticarette yaşanan zorluklara rağmen Türkiye'nin üretim, tedarik ve lojistik gücüyle öne çıktığını söyledi. Ömer Bolat, "Kriz dönemlerinde uluslararası müşterilerin ilk döndüğü adres yine Türkiye oluyor" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img height="1001" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/a-w708504-01.jpg" width="1500" /><br />
Şahinler: "HOMETEX sektörümüzün dünyaya verdiği güçlü mesajdır"<br />
TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahinler, HOMETEX'in Türk ev tekstili sektörünün üretim kapasitesini, tasarım vizyonunu, ihracat gücünü ve küresel rekabet yetkinliğini dünyaya gösterdiğini söyledi. Şahinler, "HOMETEX sektörümüzün dünyaya verdiği güçlü bir mesaj haline gelmiştir. Yakın coğrafyamızdaki savaşlara ve küresel ekonomideki kırılmalara rağmen fuarımız katılım gücünü korumuştur" dedi.<br />
Bu yıl fuarın 11 holde, yaklaşık 200 bin metrekarelik alanda, 600'e yakın katılımcı firmayla düzenlendiğini belirten Şahinler, 45 ülkeden 250'den fazla iş insanının alım heyeti kapsamında firmalarla buluşturulduğunu ifade etti. Şahinler, ev tekstili sektörünün geleceğinde dijitalleşme, yapay zeka, sürdürülebilirlik ve tasarım odaklı üretimin belirleyici olacağını kaydetti. TETSİAD'ın bu doğrultuda HomeTex.org platformunu hayata geçirdiğini aktaran Şahinler, "HomeTex.org ile üreticileri, markaları, tasarımcıları ve global alıcıları aynı dijital ekosistemde buluşturmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. Şahinler, platformun firmalara kendilerini dünyaya tanıtma ve profesyonel alıcılarla 7/24 iletişim kurma imkanı sağlayacağını belirtti. TETSİAD Başkanı Şahinler ayrıca ev tekstil sektörüne destekleri için de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'a teşekkür etti.<br />
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, HOMETEX'in Türkiye'de fuarcılık kültürünün gelişmesine önemli katkılar sunan köklü organizasyonlardan biri olduğunu söyledi. İbrahim Burkay, tekstil ve konfeksiyon sektörünün 30 milyar dolara yaklaşan ihracatıyla Türkiye ekonomisinin lokomotif alanları arasında yer aldığını belirtti. Türkiye'nin son yıllarda üretim, ihracat ve teknoloji alanlarında önemli hamleler gerçekleştirdiğini ifade eden Burkay, özel sektörün bu dönüşümde güçlü bir sorumluluk üstlendiğini kaydetti. Aynı zamanda KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı da olan İbrahim Burkay, Türkiye'nin ev tekstilinde trendlerin belirlendiği önemli merkezlerden biri haline geldiğini vurgulayarak, "Ev tekstili sektörümüz 3 milyar doların üzerindeki ihracatıyla tekstil ve konfeksiyonun en güçlü ürün gruplarından birini oluşturuyor. HOMETEX'te firmalarımız yeni koleksiyonlarını dünyanın dört bir yanından gelen alıcılarla buluşturuyor. Bu fuar, sektörümüzün tasarım kabiliyetini, üretim kalitesini ve ihracat vizyonunu dünyaya gösteren güçlü bir vitrindir" diye konuştu.<br />
KFA Fuarcılık'ın HOMETEX başta olmak üzere uluslararası ölçekte önemli organizasyonlara imza attığını belirten Burkay, Ticaret Bakanlığı'nın prestijli fuar desteklerinin sektör açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Başkan Burkay, Bakanlık destekleriyle gerçekleştirilen alım heyetlerinin sektöre yeni ticaret kapıları açtığını belirterek, "600'e yakın firmamızın katıldığı bu organizasyonun üretimimize, ihracatımıza ve ülke ekonomimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Destekleri için Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat'a ve bakanlık bürokratlarımıza teşekkürlerimizi sunuyorum" dedi.<br />
<br />
"Türkiye kalite ve katma değerde farkını ortaya koyuyor"<br />
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, Türkiye'nin dünya ev tekstili ihracatında 5'inci sırada yer aldığını, Avrupa'nın ise en büyük ev tekstili üreticisi konumunda bulunduğunu söyledi. Öksüz, Avrupa'nın dünya genelinden yaptığı ithalatta ortalama birim fiyatın 6,2 euro seviyesinde olduğunu, Türkiye'den yaptığı ithalatta ise bu rakamın 9,7 euroya ulaştığını belirtti. Öksüz, "Bu tablo Türkiye'nin kalite, katma değer ve rekabet üstünlüğünü açık şekilde ortaya koyuyor" dedi.<br />
Küresel talep daralması ve maliyet artışlarına rağmen sektörün üretmeye, istihdam sağlamaya ve dünya pazarlarındaki güçlü duruşunu korumaya devam ettiğini ifade eden Öksüz, Ticaret Bakanlığı destekleriyle düzenlenen alım heyetlerinin sektör için önemli fırsatlar oluşturduğunu söyledi.<br />
"Tekstil Türkiye ekonomisinin temel direklerinden biri"<br />
İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu, HOMETEX'in 33 yıldır sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olduğunu söyledi. Develioğlu, tekstil sektörünü Türkiye'nin dünyaya açılan en güçlü kapılarından biri olarak nitelendirdi. Sektörün maliyet baskıları, kur dengesi ve enerji giderleri gibi zorluklarla karşı karşıya bulunduğunu belirten Develioğlu, "Tekstil ve hazır giyim sektörümüz yüksek istihdam kapasitesi ve ihracat gücüyle Türkiye ekonomisinin temel direklerinden biri olmaya devam ediyor" dedi.<br />
Develioğlu, HOMETEX'in sektörün küresel rekabet gücünü ortaya koyduğunu belirterek, fuarın katılımcı firmalar için verimli geçmesini diledi. Konuşmaların ardından Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve protokol üyeleri fuarın açılış kurdelesini kesti. Protokol üyeleri daha sonra fuarda stant açan firmaların stantlarını gezdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/dunya-ev-tekstili-sektoru-hometexte-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/a-w708504-06.jpg" type="image/jpeg" length="15294"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana’da Sürdürülebilirlik Konferansı Yoğun İlgi Gördü]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/adanada-surdurulebilirlik-konferansi-yogun-ilgi-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/adanada-surdurulebilirlik-konferansi-yogun-ilgi-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşil İş Platformu’nun hayata geçirdiği “Sürdürülebilirlik Konferansları 2026”nın son durağı Adana oldu. “COP31’e Doğru: Adana’da iş dünyası, akademi, kamu yöneticileri ve üniversite öğrencileri bir araya gelerek, sanayi ve enerjide yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim, enerji verimliliği ve karbonsuzlaşma başlıklarını ele aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üretim ve enerji sektörlerinde sürdürülebilir çözümleri masaya yatırmak amacıyla Yeşil İş Platformu tarafından düzenlenen “COP31’e Doğru: Adana” isimli Adana Sürdürülebilirlik Konferansı, 13 Mayıs günü Adana Divan Otel’de yoğun bir katılımla gerçekleşti. Alanında uzman konuşmacıların paylaşımlarıyla dikkat çeken iki oturumlu konferanslarda “Enerjide Sürdürülebilirlik” ve “Üretimde Sürdürülebilirlik” başlıkları vizyoner bakış açılarıyla sunuldu.</p>

<p></p>

<p><strong>Açılış konuşmalarında sanayi ve üniversite iş birlikleri vurgusu</strong></p>

<p>Konferansın açılış konuşmalarını Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç ve Adana Alparslan Türkeş Bilim Ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen yaptı.</p>

<p></p>

<p><strong>Kıvanç: “Doğaya sırtını dönen, geleceğe yürüyemez”</strong></p>

<p>Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Kıvanç Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeki Kıvanç:<strong> </strong>“Dünya, tarihin en hızlı ve zorunlu dönüşümlerinden birini yaşıyor. ‘İkiz Dönüşüm’ dediğimiz dijitalleşme ve yeşil dönüşümü bir bütün olarak ele almak zorundayız. Adana Sanayi Odası olarak, Adana Sanayi Kampüsü'nü hayata geçirdik. Model Fabrika ile yalın üretim ve verimlilik artışı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik Merkezimiz ile firmalarımızın yeşil dönüşüm yol haritalarını çiziyoruz. Enerji Verimliliği Merkezimiz ile enerjiyi, en akılcı şekilde yönetmenin yollarını gösteriyoruz. <strong> </strong>COP31’e giden bu süreç, küresel ticaretin kurallarının yeniden yazıldığı bir ‘ekonomik anayasa’ sürecidir. Unutmayalım ki; doğaya sırtını dönen bir sanayi, geleceğe yürüyemez.”</p>

<p></p>

<p><strong>Sözen: “Su ayak izi belgesini alan ilk üniversite ATÜ’dür”</strong></p>

<p>Adana Alparslan Türkeş Bilim Ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü<br />
Prof. Dr. Adnan Sözen: “Kaynakları sınırsızmış gibi kullanan geleneksel kalkınma anlayışı artık sürdürülebilir değildir. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak kurduğumuz Sürdürülebilirlik Kampüs Koordinatörlüğümüz ile karbon ve su ayak izi hesaplamaları, enerji verimliliği, yeşil kampüs uygulamaları, sürdürülebilirlik eğitimleri, kamu sanayi üniversitesi iş birlikleri gibi alanlarda çalışmalar yürütmekteyiz. ATÜ, ISO 14046 Standardı kapsamında yürütülen doğrulama sürecini başarıyla tamamlayarak da dünyada su ayak izi belgesi alan ilk üniversite oldu. ATÜ olarak sürdürülebilirliği bölgesel bir dönüşüm hareketine dönüştürmeye çalışıyoruz.”</p>

<p></p>

<p><strong>Birinci Oturum: Enerjide Sürdürülebilirlik</strong></p>

<p>Moderatörlüğünü Escarus Genel Müdürü Dr. Kubilay Kavak’ın üstlendiği “Enerjide Sürdürülebilirlik” başlıklı ilk oturumda konuşmacılar, enerji verimliliği, yenilenebilir kaynaklar ve karbonsuzlaşma stratejileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Oturuma; Mars Enerji CEO’su ve Lisanssız Elektrik Üretim Derneği Lİ-DER Başkanı Yalçın Kıroğlu, ATP GreenX Birim Başkanı Tuğba Sarı ve Beta Enerji ve Teknoloji Sürdürülebilirlik Lideri Ayşegül Yılmaztürk katıldı. Oturum sonunda öğrencilerin soruları yanıtlandı.</p>

<p><img class="" height="2732" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/ikinci-oturum-gorsel-2.jpg" width="4096" /></p>

<p></p>

<p><strong>Kavak: “Büyük bir dönüşümün eşiğindeyiz”</strong></p>

<p>Escarus Genel Müdürü ve TSKB Sürdürülebilirlik Danışmanı Dr. Kubilay Kavak Dr. Kubilay Kavak: “Paul Kalanithi'ye ait muazzam bir cümle var: ‘Yıkıcı bir umutsuzluk kadar kötü olan tek şey gerçek dışı bir iyimserliktir.’ Tam da bu sözün işaret ettiği hakikate tekabül eden bir dönemdeyiz. İklim meseleleri tartışılırken İran ile Amerika-İsrail bloğu savaşa tutuştu. Böylesine bir dönemde ülkemizin COP31’e ev sahipliği yapması çok değerli. Ekonomist Dergisi ‘Küresel enerji piyasaları bir krizin eşiğinde’ diye bir başlık attı. Financial Times, ‘Küresel gıda krizi kapıda’ diye bir manşet attı. Yeni çağın petrolü büyük olasılıkla kritik mineraller olacak. Büyük bir dönüşümün eşiğindeyiz. Konu sadece yeşil dönüşüm değil; konu bir de dijital dönüşüm bu ikisi birbirini besleyerek birbiriyle iç içe girerek gidiyor. Hem Türkiye'de hem dünyada konuştuğumuz konuların çehresi çok değişiyor.”</p>

<p></p>

<p><strong>Kıroğlu: “Talep, elektrik üretim artışının 4-5 katı” </strong></p>

<p>Mars Enerji CEO’su ve Lisanssız Elektrik Üretim Derneği Lİ-DER Başkanı Yalçın Kıroğlu: “Türkiye’nin şu an %40’a yakın enerji kaynaklarını kullanabiliyor olması, Hürmüz gibi enerji krizlerini ülkemizin çok hafif etkilerle atlatmasını sağlıyor. Elektrik tüketiminde çok ciddi bir artış var, bu dönemi bir devrim gibi hissedebiliyorum. Şu anda dünyadaki elektrik tüketiminin %1-2’si yapay zekâ tarafından harcanmaya başladı. Özellikle Türkiye’de bireysel yapay zekâ kullanımı, kurumsal kullanımının 3 katı seviyesinde. Bu kapsamda veri merkezlerinin büyüklüğünün 2033 yılında kadar 836 milyar dolara çıkması bekleniyor. Dünyada yapay zekânın gelişmesindeki en önemli risk faktörü yapay zekânın ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayamamak. Talep artışı elektrik üretim artışının 4-5 katı kadar. Bu da yapay zekânın gelişimindeki en önemli bariyer olarak ortaya çıkıyor.”</p>

<p><img height="2732" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/ikinci-oturum-gorsel-1.jpg" width="4096" /></p>

<p><strong>Sarı: “Elinde alternatif enerji planı olan kazanacak”</strong></p>

<p>ATP GreenX Birim Başkanı Tuğba Sarı: “Yeni bir dünyaya doğru dönüşümden geçiyoruz. Bu noktada elimizde karbon verisi var ve böylece süreçleri fırsata dönüştürebiliriz. Hepimiz karbon verisini ölçtükten sonra birtakım iyileştirmeler yapıyoruz. Bu nedenle en önemli taraf ölçümlerin doğru yapılması ve verileri dijital bir ortamda yönetebiliyor olmamız. 7 Mayıs’ta açıklanan son yönetmelikle şu ana kadar SKDM kapsamında yaptığımız Excel tabanlı raporlamalar bitti, resmi izleme planı, yıllık doğrulama ve üç katmanlı raporlama zorunlu oldu.</p>

<p>Enerji verimliliği dediğimiz başlığın altında en önemli yapılması gereken şey, enerji verimlilik projeleri. Hürmüz Boğazı’nda yaşananlar tam bir enerji savaşı. Yenilenebilir kaynaklarına yapılan yatırımlarla beraber elinde alternatif enerji planı olan ülkeler savaşları kazanacak.”<br />
<img height="2732" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/birinci-oturum-gorsel-2.jpg" width="4096" /></p>

<p><strong>Yılmaztürk: “Sürdürülebilirlik yönlendiricileri olmalı”</strong></p>

<p>Beta Enerji ve Teknoloji Sürdürülebilirlik Lideri Ayşegül Yılmaztürk: “Operasyonel süreçler sırasında sürdürülebilirlikten bahsetmek bazen gerçekten çok zor olabiliyor. Regülasyonlar da ayrıca zorlayabiliyor. Ticaret Bakanlığımız ve TÜBİTAK bu konularda son derece destekleyici davranıyor. Beta Enerji olarak 85’ten fazla ülkeye ihracat yaptığımız için tüm süreçlerin ana noktasına sürdürülebilirliği koyduk. Yeni fabrikamızda kuracağımız 8 megavatlık GES projemizle elektriğin tamamını oradan karşılamayı planlıyoruz. Bir projemiz en az altı aylık bir süreç üzerinden ilerliyor. Veri izleme ve ölçümleme sistemlerine sahip olmak çok kıymetli. Bunlar olmadan yapılan iyileştirme çalışması projelerinin hiçbir katkısı olduğunu düşünmüyorum. Şirketlerde özellikle sürdürülebilirlik yönlendiricilerinin bulundurulması gerekiyor çünkü o bilinci sağlamak da kolay değil.”</p>

<p><img height="2732" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/birinci-oturum-gorsel-1.jpg" width="4096" /></p>

<p></p>

<p><strong>İkinci Oturum: Üretimde Sürdürülebilirlik</strong></p>

<p>İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi, SURKAM Müdürü Prof. Dr. Rana Atabay Kuşçu yönetimindeki “Üretimde Sürdürülebilirlik” başlıklı ikinci oturumda ise yeşil üretim süreçleri ve döngüsel ekonomi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Oturuma; Adana Alparslan Türkeş Bilim Ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Prof. Dr. Tuğçe Demirdelen, Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Çomu ve Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Kıvanç Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeki Kıvanç katıldı. Oturum sonunda öğrencilerin soruları yanıtlandı ve toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.</p>

<p><img height="4096" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/acilis-gorsel-1.jpg" width="2732" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kuşçu: “İşin öznesi insan, üçüz dönüşüm şart”</strong></p>

<p>İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi, SURKAM Müdürü Prof. Dr. Rana Atabay Kuşçu:</p>

<p>“Enerjideki rakamlar üretimdeki sürdürülebilirliği yakından ilgilendiriyor. Küresel enerji kaynaklı karbon emisyonları 2024 yılında yaklaşık 38 milyar tona ulaştı. Sanayiciye ve KOBİ’lere çok büyük görevler düşüyor. Sadece veriyi sağlıklı toplamak değil, güvenli depolamamız da gerekiyor. Burada işin öznesi insan… İnsanı dönüştürmeyi unuttuğumuz zaman dönüşümün eksik kalacağına inanıyorum. Üçüz dönüşüm şart. Hem üreticinin hem de tüketicinin alışkanlıklarını değiştirmesi gerekiyor. Türk milletinin kültüründe bu zaten var, onu hatırlayıp özümüze dönmemiz gerekiyor. Üniversite-sanayi iş birlikleri ise kimsenin içini tam dolduramadığı, olgunlaştırılması gereken bir başlık… En önemli eksik ise üniversite raporlarının çok uzun olması, sanayicilerin ise hap bilgilere ihtiyaç duyması. Bu noktada COP31 sürecinin bir kaldıraç olacağına inanıyorum.”</p>

<p><img height="1360" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/toplu-gorsel-2-1.jpg" width="4096" /></p>

<p><strong>Demirdelen: “Döngüsel ekonomi genlerimize var”</strong></p>

<p>Adana Alparslan Türkeş Bilim Ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Prof. Dr. Tuğçe Demirdelen: “İzleme sistemlerine geçtiğimiz dönemde ilk olarak kayıp kaçak enerjileri gözlemledik. Sanayi tarafında ise suyu az kullanma hedefimiz vardı. Su kıtlığı onu biraz hızlandırdı. Bu sene bol yağış alındı ama suyu koruyup tutmazsanız, buharlaşır. Tam da noktada su izleme sistemleri ile suyu ve atık suyu izlemeye başladık. Göstergelerimiz arttıkça arttı. Bunların sonucunda manuel cihazlarımızın bir kısmını izlenebilir hale getirdik ve akıllı makineler aldık fakat bu sefer de bilgi güvenliği konusu ortaya çıktı. Bizler bilgi güvenliğini sağlayamazsak, sürdürülebilirliği sağlayamayız. Biz ikiz dönüşümden bahsediyoruz, yeşil dönüşüm için dijital dönüşüm şart ama asıl mesele üçüz dönüşümde. İnsanı da dönüştürmemiz lazım. Şu anda serverlarımızı, bulutlarımızı geliştirmemiz gerekiyor. Döngüsel ekonomiye gelecek olursak biz Türk milleti olarak savaşlardan çıkan bir ulus olduğumuz için bu kavramı zaten uygulayan bir milletiz. Kavramın adı sonradan konuldu. Döngüsel ekonomi zaten bizim genlerimize var. Üniversite-sanayi iş birlikleri içinse öncü ekipler kurulması gerekiyor. Sahaları gezip, ziyaretler gerçekleştirilmesi de önemli. Bu noktada altyapılarla ilgili kamu bacağı da eklenmesi gerekiyor. Sürdürülebilirlik konusunda yaşama adım atan üniversite konusunu hayata geçirmemiz gerekiyor.”</p>

<p><img height="3060" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/toplu-gorsel-3.jpg" width="4080" /></p>

<p></p>

<p><strong>Çomu: “Mikro adımlarla makro hedeflere koşuyoruz”</strong></p>

<p>Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Çomu:<br />
“Sürdürülebilir tarım projelerimizden ilkini 2013 yılında Muş’ta başlattık. Bunu bugün bölgemizde Aladağ’da da yapıyoruz. Bir Ar-Ge merkezi kurduk ve elimizdeki kaynağı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz; bazıları biyobozunur ürünler gibi geleceğe hitap eden ürünler. Son 10 yıldır doğada çözünebilir ham maddeler üretmeye çalışıyoruz, son yıllarda bu durum ülkelerin politikası haline geldi. Biz de Çukurova’dan çıkan mısırdan plastik ham maddesi üretiyoruz. Türkiye’nin en büyük mısır yağı ihracatçısıyız, dünyada da ilk üçteyiz. Son 4-5 yılda çok büyük oranda enerji verimliliğine odaklandık. Önümüzdeki yıl sonunda tamamen güneş enerjisine geçmiş olacağız. Şu anda gelecek 50 yıla yatırım yapıyoruz, atık su artıma tesisi yapıyoruz. Hem yağ hem nişasta atıklarını işleyecek ayrıca biyogaz üretimi de yapacak. İşin özü mikro adımlarla makro hedeflere koşmaya çalışıyoruz.”</p>

<p></p>

<p><strong>Kıvanç: “Türkiye’de GES’i çatısına kuran ilk işletme biz olduk”</strong></p>

<p>Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Kıvanç Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeki Kıvanç: Dünya üzerinde sürdürülebilirliği başlatan ve en önemli yerlere getiren sektör, tekstil sektörü oldu. Çünkü zorunlu tutulduğumuz ve baskı gördüğümüz alanlar oldu. Denetlemeler yapıldı ve dönüşüm sağlandı. Bu durum da verimlilik olarak bize geri döndü. Çevreyi korumaya başladık, 2011 yılında Japonya’dan getirilen panellerle Türkiye’de GES’i çatısına kuran ilk işletme biz olduk. Tekstil sektöründe minimum %25 geri dönüştürülmüş ham madde kullanmazsak markalar bizden ürün almıyorlar. 2030 yılında ise mutabakata göre ya %100 geri dönüştürülüş ya da %100 organik ham madde olmasını bekliyorlar, biz de bu hedefe doğru ilerliyoruz. Bizleri aslan terbiyecisi gibi terbiye ettiler. Biz sürdürülebilir üretim yaptıkça da bizi tercih ediyorlar. Bu noktada sürdürülebilirliğin de sürdürülebilir olması gerekiyor. Teknolojiyle entegre etmemiz gerekiyor; ölçemediğinizin hesabını veremezsiniz.”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası, ADANA</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/adanada-surdurulebilirlik-konferansi-yogun-ilgi-gordu</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/toplu-gorsel-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="18065"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nisan’da mezuniyet heyecanı ve bahçe hazırlıkları sepetlere yansıdı]]></title>
      <link>https://www.ekovitrin.com/nisanda-mezuniyet-heyecani-ve-bahce-hazirliklari-sepetlere-yansidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ekovitrin.com/nisanda-mezuniyet-heyecani-ve-bahce-hazirliklari-sepetlere-yansidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol’un Nisan ayı alışveriş verilerine göre; müşteriler baharla birlikte hem gardıroplarını hem yaşam alanlarını yenilemeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mezuniyet ve davet sezonunun yaklaşmasıyla abiye ve mezuniyet elbiselerinde siparişler Mart ayına göre yüzde 48 yükseldi. Nisan ayında bahçe ve balkon alışverişleri baharın en dikkat çekici başlıklarından biri oldu. Türkiye genelinde bahçe takımı siparişleri %67, bahçe aydınlatması %65, çitler ise %60 arttı. 24-26 Nisan tarihleri arasındaki Bahçe Günleri kampanyasında ise “kendin yetiştir” trendi öne çıktı: Çiçek tohumu, torf ve bitki bakım ürünleri en çok satılanlar arasında yer aldı.</p>

<p><img height="1024" src="https://ekovitrincom.teimg.com/ekovitrin-com/uploads/2026/05/infografik.jpeg" width="1536" /></p>

<p>Nisan ayında bahar alışverişinin etkisi özellikle moda, kozmetik, kişisel bakım ve yaşam alanlarına yönelik kategorilerde hissedildi. Trendyol verilerine göre ay boyunca en çok sipariş verilen kategoriler arasında; T-shirt, kapak ve kılıf, sneaker, yüz kremi, pantolon, yüz güneş kremi, parfüm, bluz, elbise ve çorap yer aldı. Sezon geçişinin etkisi, artış gösteren kategorilerde de kendini gösterdi. Mart ayına kıyasla T-shirt siparişleri yüzde 8, yüz güneş kremi siparişleri yüzde 21, güneş gözlüğü siparişleri yüzde 13 arttı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Mezuniyet ve davet sezonu alışverişe yansıdı</strong></p>

<p>Mezuniyet ve davet sezonunun yaklaşmasıyla<strong> </strong>abiye ve mezuniyet elbiselerinde yüzde 48’lik artış yaşanırken, klasik topuklu ayakkabı ve terlik kategorilerinde de yükseliş görüldü. Trendyol’da en çok aranan kelimeler arasında “elbise”, “çanta”, “kadın elbise”, “bluz”, “ceket”, “pantolon”, “etek” ve “abiye elbise” gibi sezon geçişine işaret eden aramalar yer aldı.</p>

<p></p>

<p><strong>Bahçe ve balkonlarda ‘Kendin Yetiştir’ trendi öne çıktı </strong></p>

<p>Bahar alışverişinin en dikkat çekici başlıklarından biri bahçe ve balkon kategorilerinde yaşanan hareketlilik oldu. Nisan ayında Türkiye genelinde bahçe takımı siparişleri yüzde 67, bahçe aydınlatması yüzde 65, çitler yüzde 60 arttı. Saksılık, aşılı meyve fidanları, tohumlar, bitki ve tohum kategorisi ile torf ve topraklar da artış gösteren kategoriler arasında yer aldı.</p>

<p>24-26 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen Bahçe Günleri kampanyasında ise ‘Kendin Yetiştir’ trendi öne çıktı. Kampanyada en çok satılan bahçe ürünleri arasında kadife çiçeği tohumu, Bodrum papatyası tohumu, yıldız çiçeği tohumu, iç mekan bitki toprağı, torf, gübre, bitki bakım ürünleri, dekoratif sarmaşık ve balkon çiti yer aldı.</p>

<p></p>

<p><strong>Güneş kremi, parfüm ve bakım ürünleri bahar sepetlerinde yerini aldı</strong></p>

<p>Nisan ayında kişisel bakım ve kozmetik ürünlerine de ilgi arttı. Yüz güneş kremi, parfüm, yüz kremi, kolajen, deodorant ve vücut spreyi öne çıkan kategoriler olurken; kolajen tablet, kadın parfümü, maskara, saç bakım şampuanı, tonik ve güneş kremi en çok satılan ürünler arasında yer aldı.</p>

<p>Nisan ayında en çok alışveriş yapılan iller sıralamasında İstanbul ilk sırada yer aldı. İstanbul’u Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Kocaeli, Adana, Mersin, Konya ve Gaziantep takip etti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.ekovitrin.com/nisanda-mezuniyet-heyecani-ve-bahce-hazirliklari-sepetlere-yansidi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ekovitrincom.teimg.com/crop/1280x720/ekovitrin-com/uploads/2026/05/kargo-gorsel.jpg" type="image/jpeg" length="20438"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
