banner363

banner453

banner454

banner403

banner420

MHP lideri Bahçeli: “Teröristbaşı Gülen’in geldiği gün öldüğü gün olacaktır”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli PKK’nın kanlı emelleriyle rota tayin edenlerin Türk milletinin şamarını eninde sonunda kafalarına yiyeceklerini dile getirerek, “Tıpkı Humeyni gibi, Türkiye’ye gelmesini bekledikleri Fetullah Gülen’e fazla umut bağlamasınlar, çünkü teröristbaşı Gülen’in geldiği gün öldüğü gün olacaktır“ dedi.

Politika 19.10.2021, 12:19
MHP lideri Bahçeli: “Teröristbaşı Gülen’in geldiği gün öldüğü gün olacaktır”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli PKK’nın kanlı emelleriyle rota tayin edenlerin Türk milletinin şamarını eninde sonunda kafalarına yiyeceklerini dile getirerek, “Tıpkı Humeyni gibi, Türkiye’ye gelmesini bekledikleri Fetullah Gülen’e fazla umut bağlamasınlar, çünkü teröristbaşı Gülen’in geldiği gün öldüğü gün olacaktır“ dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Bahçeli burada yaptığı konuşmasında, Türkiye’de adaletli, bütünlük ve sadelik içeren, dolaylı vergi yükünü hafifleten kapsamlı bir vergi reformuna ihtiyaç olduğunu dile getirerek, “Adaletli bir vergi sistemi aynı zamanda demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerin ayrılmaz bir parçasıdır. Bildiğiniz gibi, toplanan vergilerin yüzde 67’si dolaylı, yüzde 33’ü de dolaysız vergilerden teşekkül etmektedir. İki vergi türü arasında açılan makası kapatmak lazımdır” dedi.

“Kaynak dağılımında adalet ve etkinlik, sağlanmalıdır”

Vergi sisteminin verimliliği ve etkinliğinin, toplanan vergi gelirlerinin milli gelire oranıyla ölçüldüğüne işaret eden Bahçeli, şunları söyledi:

“Vergi yükü oranı azalsa bile kayıt dışılıktaki artış, hedeflenen vergi gelirlerine ulaşmayı zorlaştırmaktadır. Dar gelirli vatandaşlarımızı, asgari ücretle geçinen milyonlarca kardeşimizi, üreten, geliştiren ve istihdama destek veren insanlarımızı boğmayacak, bunaltmayacak adil bir vergi sisteminin varlığı kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Parti Programı’mızda vurgulandığı üzere;

‘Kamunun elde ettiği gelirlerin harcamaları karşılaması esastır. Kamu gelirlerinin tahakkukunda; kamu harcamalarının sağlam kaynaklardan karşılanması, yatırım, üretim ve ticaretin teşvik edilmesi gibi ekonomik politikaların yanı sıra, sosyal adaletin sağlanması, bölgesel gelişmişlik farklarının en aza indirilmesi, istihdamın artırılması gibi sosyal politikalar göz önünde bulundurulmalıdır. Kaynak dağılımında adalet ve etkinlik, hizmet üretiminde verimlilik sağlanmalıdır.’ Herkesin mali gücüne göre vergi ödediği adaletli bir vergi sisteminin tesisi esas olmalıdır.”

“İstihdam, üretim ve ihracat artışı sağlayan müteşebbislerimize yönelik vergi indirim ve kolaylıklarını içeren bir program uygulanmalıdır”

Vergiye ilişkin düzenlemelerde, kamu finansmanıyla ilgili önceliklerin yanı sıra verginin üretim ve istihdamın üzerindeki etkileri ile sosyal yönünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden MHP lideri Bahçeli, “Vergi sistemi, ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel yapısını dikkate alan dinamik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Bu çerçevede yatırım yapan insanlarımıza, istihdam, üretim ve ihracat artışı sağlayan müteşebbislerimize yönelik vergi indirim ve kolaylıklarını içeren bir program uygulanmalıdır” diye konuştu.

“Vergi kanunları; verginin konusu, matrahı ve vergi çeşitleri itibarıyla tümüyle gözden geçirilerek uygulamada basitlik ve etkinlik ortam bulmuş olacaktır”

Gelir vergisinin kişiselliği ve mali güce göre vergilendirme ilkeleri dikkate alınarak üniter vergilemeye ağırlık verilmesinin kendilerine göre en uygun yol olduğuna dikkati çeken Bahçeli, “Düşüncemiz odur ki, vergi kanunları; verginin konusu, matrahı ve vergi çeşitleri itibarıyla tümüyle gözden geçirilerek uygulamada basitlik ve etkinlik ortam bulmuş olacaktır” ifadesine yer verdi.

“Çalışmanın iyisi kötüsü olmaz. Zira rızkın iyisi kötüsü olamaz”

Bir süredir İstanbul’un bazı ilçelerinde kağıt toplayanlarla ilgili arzu etmedikleri üzücü olaylar yaşandığı, bunu konuyu da özellikle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kaşıyıp siyaset malzemesi haline getirmeye çalıştığını söyleyen Bahçeli, şöyle devam etti:

“Kılıçdaroğlu’nun en iyi bildiği şey bulanık suda balık avlama merakıdır. Bu merak başına çok işler açsa da dediğim dedik çaldığım düdük havasında ısrar etmektedir. Kılıçdaroğlu garibanın yanında olduğunu söylüyor. Bu söze kendisi bile inanmıyor, hiç kimseye de inandırıcı gelmiyor. Sokak aralarında kağıt toplayan kardeşlerimize sosyal güvenliğiniz olacak diyor, hiç kimsenin onlara müdahale edemeyeceğini, üstelik toplama işini rahatlıkla yapacaklarını iddia ediyor. Çalışmanın iyisi kötüsü olmaz. Zira rızkın iyisi kötüsü olamaz. Ne var ki, asıl mesele kağıt toplayıcı kardeşlerimizi rahatlatmak değil, onları daha huzurlu, daha güvenli, daha insani şartlarda çalışabilmelerinin önünü açmaktır. Bunun yolu da ilk etapta eğitimdir.”

“Osman Kavala Sorosçu’dur, Selahattin Demirtaş teröristtir, yerleri de demir parmaklıkların arkasıdır”

CHP yönetimi sorununun karmaşıklaşarak kronikleşen kasvetli bir sorun olduğunu dile getiren Bahçeli, “Kılıçdaroğlu geçen haftaki grup toplantısında millet adına adalet istediğini açıklamış. Masum insanların hapishanelerde kin ve intikam duygularıyla tutulmasına karşı çıkmış. Keşke konuşması bunlarla sınırlı kalsaydı. Fren ve dikiş tutmayan Kılıçdaroğlu en sonunda karanlık niyetini hain isimleri peşpeşe sıralayarak ifşa etmiştir. Kılıçdaroğlu utanmadan, sıkılmadan sormuş; Osman Kavala neden hapiste? Selahattin Demirtaş neden hapiste? Her soru kendi içinde bir cevap barındırır, ama akıl dağılması yaşayan bu şahıs için bunun bir önemi yoktur. Osman Kavala Sorosçu’dur, Selahattin Demirtaş teröristtir, teröristin yeri de hukukun üstün olduğu tüm demokratik ülkelerde demir parmaklıkların arkasıdır” diye konuştu.

“Bürokratlara verdiğin süre doldu, üstelik bir gün de geçti. Sayın Kılıçdaroğlu, ne oldu, heyben doldu mu?”

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun amcalığa, ağabeyliğe soyunarak bürokrasiye ‘ayar’ vermeye kalkıştığını ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

“Şu konuşana bakın hele, diyor ki: ‘18 Ekim Pazartesi itibarıyla bu düzenin illegal isteklerine verdiğiniz tüm desteğin sorumluluğu size de ait olmaya başlayacaktır. ‘Emir almıştım’ diyerek bu kirli işlerden sıyrılamazsınız. Size kanun dışı ne yaptırılıyorsa pazartesi itibarıyla durun. Bu illegal paralel sistemlerden elinizi eteğinizi çekin.’ Süre doldu, üstelik bir gün de geçti. Sayın Kılıçdaroğlu, ne oldu, heyben doldu mu? Attığın taş yerini buldu mu? Başın göğe erdi mi? Senin hukuka bakışın bu mudur? O tarihe kadar yapan yaptı, kapan kaptı, 18 Ekim’den sonra sorumlusunuz demek mi istiyorsun?”

“Teröristbaşı Gülen’in geldiği gün öldüğü gün olacaktır”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun kendi içinde vahim çelişkilerle hasta olduğunu dile getiren MHP lideri Bahçeli, “Kılıçdaroğlu’nun bürokrasiyi tehdit mesajı vesayetçi bir söylemdir. Bürokraside hata yapan çıkacaktır, bunlar tespit edilip ayıklanır. Ancak şerefli Türk bürokratını tehdit etmek müstevli üslubudur. Bu üslubun faili ateş olsa cürmü kadar yer yakacaktır. FETÖ stratejileri CHP’yi kavramış, İP’i kasnağa çevirmiştir. Okyanus ötesinde zillet ittifakının lobi çalışmasını üstlenen, Türkiye husumetini kamçılama arayışında olan vatan hainlerinin itibarsız dayanışmasıyla siyaset yapanlar, PKK’nın kanlı emelleriyle rota tayin edenler bu milletin şamarını eninde sonunda kafalarına yiyeceklerdir. Tıpkı Humeyni gibi, Türkiye’ye gelmesini bekledikleri Fetullah Gülen’e fazla umut bağlamasınlar, çünkü teröristbaşı Gülen’in geldiği gün öldüğü gün olacaktır.”

Yorumlar (0)