banner596

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: “Hedefimiz insanlara yenilikçi araçlarla ulaşarak Türkiye ile bağ kurmalarını sağlamak”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Yunus Emre Enstitüsü’nün danışma kurulu toplantısında konuştu. Ersoy, “Hedefimiz insanlara yenilikçi araçlarla ulaşarak Türkiye ile bağ kurmalarını sağlamak. Yeniye ayak uydurmalı, hatta yeni olanı biz ortaya koymalıyız” dedi.

Politika 06.10.2022, 12:45
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: “Hedefimiz insanlara yenilikçi araçlarla ulaşarak Türkiye ile bağ kurmalarını sağlamak”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Yunus Emre Enstitüsü’nün danışma kurulu toplantısında konuştu. Ersoy, “Hedefimiz insanlara yenilikçi araçlarla ulaşarak Türkiye ile bağ kurmalarını sağlamak. Yeniye ayak uydurmalı, hatta yeni olanı biz ortaya koymalıyız” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yıl dönümünde dünyanın farklı coğrafyalarında Türk dilinin ve kültürünün tanıtımı çerçevesinde yapılabilecek faaliyetlerin istişare edilmesi amacıyla Yunus Emre Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen Yunus Emre Vakfı Danışma Kurulu Toplantısı’na katıldı. Beyoğlu’nda bir otelde saat 11.00’de başlayan toplantıya Bakan Ersoy’un yanı sıra, Yunus Emre Vakfı Danışma Kurulu Başkanı ve Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş ve O3 Medya kurucusu Saner Ayar ile akademisyen, yazar ve sanatçılarından oluşan Yunus Emre Vakfı Danışma Kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda konuşan Bakan Ersoy, dünya üzerindeki farklı toplumlara ulaşmak için yenilikçi araçların kullanılmasını ve yeniye ayak uydurulup dijital dünyanın hızına yetişilmesi gerektiğini vurguladı.

“Hedefimiz insanlara yenilikçi araçlarla ulaşarak Türkiye ile bağ kurmalarını sağlamak”

Geleneksel diplomasi pratiklerini alternatif diploması araçları ile güçlendirmeyen ve gençleri bu bağlamda geleceğe hazırlamayan ülkeleri zor zamanların beklediğini söyleyen Bakan Ersoy, “Medeniyetimizin insana yaklaşımının bir abidesi olan Yunus’un öğretileri, Türkiye’nin insan odaklı kamu ve kültürel diplomasi pratiklerinde her zaman rehberimiz olmuştur. Yunus Emre Enstitüsü bu rehberliği eyleme ve esere dönüştürme kapısıdır. Geleneksel diplomasi pratiklerini ’kamu diplomasisi’, ’kültürel diplomasi’, ’stratejik iletişim’, ’dijital diplomasi’, ’bilim diplomasisi’, ’spor diplomasisi’ ve ’gastro diplomasi’ gibi alternatif diplomasi araçları ile güçlendirmeyen, bunları eşgüdüm içerisinde kullanamayan, ’yurttaş diplomat’ prensibi ile gençlerini geleceğe hazırlamayan ülkeleri gerçekten zor zamanlar beklemektedir. Genel oturum konumuz bu gerçeğin bir yansımasıdır. Bir konuşma başlığı değil bir hedef ortaya koyuyoruz. Coğrafi, sosyal, kültürel, ekonomik, politik, etnik ve dini farklılıkları aşmak, farklılıklarıyla dünyayı zenginleştiren insanlara ’hayatın doğal akışı içerisinde’ yenilikçi araçlarla ulaşmak ve hayatlarına dokunmak. Bu sayede Türkiye ile bir bağ kurmalarını sağlamak ve o bağı güçlendirmek, sürekli kılmak” dedi.

“Yeniye ayak uydurmalı, hatta yeni olanı biz ortaya koymalıyız”

Bu hedefe ulaşmak için geleneksel kültürlerarası iletişim ve etkileşim yöntemleri ile birlikte dijitalleşen ve sanala evrilen yeni yaşam pratiklerine uygun yol haritası belirlemek ve projeler üretmek zorunda olduklarını söyleyen Ersoy, “Yeniye ayak uydurmalı ve hatta yeni olanı biz ortaya koymalıyız. Elbette dijital dünyanın hızını yakalayabilmek, özellikle sosyal medyanın sunduğu muazzam boyut ve çeşitlilikteki içeriklerin arasından sıyrılmak için insanlarla kendi hayatları ve tercihleri içerisinde buluşabilmeliyiz. Onların seçimi olabilmeliyiz ve onlara kendi konfor alanları içerisinde ulaşabilmeliyiz. Yani ifade etiğimiz gibi hayat akışlarının bir parçası olmak zorundayız. Aksi durumda sizler de takdir edersiniz ki hedeflerimize ve hedef kitlemize ulaşmada, sürdürülebilirlikte sorun yaşarız. Geleneksel etkileşim araçlarının yanı sıra, süreklilik içermesi nedeniyle başta Türk dizileri olmak üzere uzun metrajlı görsel yapıtlar, kısa filmler, dijital oyunlar ve sanal evrenin muhtelif içerikleri üzerinden kültürlerarası iletişim alanlarının genişletilmesi artık bir zorunluluk olarak görülmektedir” diye konuştu.

“1923’te Türkiye Cumhuriyeti’ni tüm dünyada tanıtmak ne kadar önemli idiyse 100. yılında da en az o kadar önemli”

Toplantıda konuşan Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş ise, “Bugün Yunus Emre Vakfının en önemli organlarından olan danışma kurulu toplantımızı yapmak üzere bir aradayız. Danışma kurulunda ifade edilecek görüş ve düşüncelerinizin tamamı kayıt altına alınacak. Bu görüş ve düşünceler mümkün mertebe Yönetim Kurulu ve Mütevelli heyet toplantılarında da değerlendirilerek 2023 yılı eylem planlarına yansıtılmaya çalışılacak. Bugün burada zaman darlığından dolayı tam olarak ifade edemediğiniz görüş ve düşüncelerinizi yazılı olarak da Enstitümüze ulaştırdığınızda mutlaka değerlendirilecektir. Bugün 2023 yılı için üst başlığımız ’Cumhuriyetimizin 100. Yılı’ ve sloganlarımız ’Cumhuriyet ile büyüyen Türkiye’, ’Kültür ağları ile örüyoruz dünyayı’. Bu bağlamda dört adet de odak sorusu hazırladık. Şimdi tarihi bir dönemece geldik. 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’ni tüm dünyada tanıtmak ve anlatmak ne kadar önemli idiyse, bugün 100. yılında da en az o kadar önemli” ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)